Futbolun Arka Bahçesi

Kupa Efsaneleri: Zidane & Platini

Dünya Kupası/Mini Bar

Dünya Kupası’nın tarihine geçen 100 futbolcu listesinin 3 numarasında Zinedine Zidane var, ve pek itiraz kaldıracak bir tercih değil bu. Ancak So Foot, finali bile olmayan Platini’yi 9’uncu sıraya koyarak eski UEFA başkanına azcık iltimas geçmiş gibi!

So Foot, Dünya Kupası özel sayısından çevrilmiştir.

Şarkıyı biliyoruz. Ve 1, ve 2, ve 3; Zizou, 1998’de Zafer Takı’nın üstünde oturuyor. Ardından 2002 faciası. 2006’da başlar üzerinde döndüğü milli takıma unutulmaz kafa darbesiyle kaybedilen finalle veda eder. Şarkıyı iyi biliyoruz; ancak elbette Zidane kadar iyi söyleyemeyiz. So Foot’un özel sayısına 1998’deki özel takımı şöyle anlatıyor: “Sıklıkla bizim defansif bir ekip olduğumuza dair sözler duyuyorum. Bu son derece yanlış! Gerçekten defansif olan tek oyuncu Deschamps’tı, ama Deschamps sürekli ileri doğru oynardı. Bizi aslında güçlü bir takım yapan şey her pozisyonda fevkalade isimlere sahip oluşumuzdu. Jacquet tarafından çok iyi yönetiliyorduk.”

2002 Dünya Kupası hakkındaki sözleri ise şöyleydi: “Her şey Senegal’e kaybedilen maç sonrası sorgulanır olmuştu. Oysa basitçe şansımızın yaver gitmediği bir maçtı sadece. Rakip kaleye şut yağdırdık, direkleri dövdük; kazanabilirdik! Yenilgiden sonra adeta bambaşka bir turnuvaya döndü. Pirés yoktu, ben de sakattım, bir daha toparlanamadık.”

Ve son olarak 2006: “Bu tip durumlarda genellikle tetikleyici bir güce ihtiyaç duyarsınız. Bu da İspanya maçıydı, İspanyollar ‘Zidane’yi biz emekli edeceğiz’ cümlesini nakarat haline getirmişti. Bu bizi ateşledi. 3-1 kazandık. Sonraki turda futbolcularıyla, formasıyla, temsil ettiği değerlerle çok özel bir Brezilya takımıyla karşılaştık. Onlara karşı güçlü olduğumuzu gösterme niyetindeydik.” İtalya’ya karşı, bir nevi Euro 2000’in rövanşı niteliğindeki final hakkında ise tek kelime etmedi. O halde biz de etmiyoruz. Şarkıyı biliyoruz; sessiz kalmayı da!

Üç Dünya Kupası; ve her seferinde hayal kırıklığıyla sonuçlanan bir aşk hikayesi. Bütün Fransa’nın Michel’i kupayı kaldırırken görme rüyası iki defa Almanya’ya karşı yarı finalde suya düştü. Özellikle 1982’deki mistik Sevilla akşamı herkesin aklındadır. Bundan daha acımasız bir yenilgi bulmak da zordur. Bu karşılaşma, onun kariyerindeki en büyük hatıralardan biri olsa da gerçekten kalp kırıcıydı. 1986’da ise kasık sakatlığının zayıflattığı bir Platini vardı; ve 5 maçta 9 gol atarak ışık saçtığı EURO 84 performansından uzaktı. Yine de ikinci turda İtalya’ya karşı ilk golü, çeyrek finalde ise Brezilya’ya karşı beraberlik golünü atmıştı. Doğumgününde attığı bu gol, Fransa milli takımı formasıyla izlediğimiz son golüydü ayrıca. 50 defa milli takım kaptanı olarak sahaya çıkmış, üç Ballon d’Or sahibi oyuncu Dünya Kupası’nı kaldıramayacaktı. Ne futbolcu ne de teknik direktör olarak… Hâlâ bir şansı daha vardı; 1998 Dünya Kupası’nın organizatörü olarak Fransa’yı finale kadar Brezilya’yla eşleştirmemek için ufak düzenlemeler yaparak fayda sağladı!

Son Yazıları Dünya Kupası

Modric ve Rakitic`in İzinde

Yakın tarih ulusal futbol sistemine damga vurmuş olan Lampard-Gerard, Xavi-Iniesta ve Schweinsteiger-Kroos

Black, Blanc, Beur

Fransa, 1998’de pik yaptığı Dünya Kupası’nın ardından 2002’de gruplardan çıkamayarak şaşırtmıştı. 2006

Rus Salatası #5

Parti bitti, herkes gitti, dava düştü, konu kapandı. Bazıları için durum bu.
Başa Dön