Futbolun Arka Bahçesi

Astana Sonrası Beşiktaş Öncesi

Mini Bar/Süper Lig

Arena tribünlerinin müdaviminden kulübün çıkmazları üzerine..

Galatasaray, bu sene geçen sezona oranla daha bir ruhsuz oynuyor. En son Astana maçında da gördüğümüz üzere rakip geriye yaslandığı zaman oyuncular oyunu açma adına yan paslarla zaman geçirmenin ötesine geçemiyorlar. İleri uçtaki oyuncuların ise rakip kalecinin her aldığı topu ceza sahasının dışına kadar sürmesine müsaade ediyor ve en ufak bir tepki dahi gösterme niyetleri dahi yok. Kanatlardan gelmeye çalışan bir sistemle rakiplerinin üstüne gitse de; özellikle Yasin’in pas tercihlerindeki yanlışlar ve içeride iyi yer tutamayan Burak ve Umut gibi oyuncuların formsuzluğu baskıların cılız kalmasına sebep olmakta.

Mustafa Denizli, 3. maçında Selçuk’un yanında 4. farklı ismi kullandı. Emre’yi denedi olmadı, Rodriguez olmadı, Bilal olmadı, sıra bu kez de Chedjou’daydı. Chedjou, Selçuk’a bir miktar daha hareket alanı sağlasa da görüldü ki o da bu bölgeyi doldurabilecek belli özelliklere sahip değil. Fakat herkesin aradığı Melo tarzı bir oyuncu transfer edilse de takımdaki diğer problemler çözülecek gibi görünmüyor. Çünkü Galatasaray’da hücumda ve savunmada da büyük sıkıntılar var. Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’ne sadece Anderlecht’ten 1 puan alıp veda etmiş Galatasaray’ın bu yılki en büyük şansı 32 takım içinde 32’nci sıradaki Astana takımını çekmekti. Galatasaray’ın Kazak rakibini geçerek grubu üçüncü bitirmesi doğal sonuç. Bu kadro kalitesiyle daha fazlası sürpriz olurdu. Maç özelinde ise, özgüven, pozisyon bilgisi, top kullanma becerisi ve de hücum opsiyonları açısından da çok kötü sinyaller vardı.

Beşiktaş maçı için iyi bir izlenim vermeyen takım, özellikle orta sahada Atiba-Oğuzhan-Sosa’ya karşı ziyadesiyle zorlanacakmış gibi görünmekte. Denizli, şampiyonluk yolundaki rakibine karşı puan farkını en azından korumak istiyorsa Pazartesi akşamı kalabalık ve ileriye top taşıyacak bir orta saha formasyonu kurmalı. Orta sahanın ileri uçla olan bağının daha etkili bir organizasyonla düzenlenmesi şart. Aksayan kanatlarla bu iş çözülemiyorsa ortadan Selçuk’un, Podolski ve Sneijder’e katkıları doğrudan gol pozisyonu yaratabilmeli. Defansta ise en zayıf halka olarak Olcan gözükürken, diğerleri de pek güven vermiyor. Forvet hattı içinse Sinan Gümüş’e daha fazla şans tanınması gerektiğine inanıyorum. Takım plânlaması için Mustafa Denizli’nin göründüğünden biraz daha fazla kafa yorması gerekecek. Hocanın işi eldeki bu kadroyla oldukça zor.

Kulübün içinde bulunduğu mali sıkıntıların uluslararası organizasyonlarda önüne engel teşkil edebileceği öngörüsüyle, hali hazırdaki yönetim sözde daha ciddi bir finansal disipline gideceğini beyan etmişti. Sezon başında Melo’yu adeta kulübe para girişi sağlamak için gönderdiğini hissettiren bir durum oluşmuştu. Çünkü yerini dolduracak bir futbolcu bulunamadığı gibi tek bir Podolski transferiyle de taraftarın ağzına bal çalınmıştı. Diyelim ki sen zaruri de olsa transfer yapmayarak kulübe yük bindirmek istemedin. Peki daha ilk yarı bitmeden eldeki kadroyla idare etmeye çalışan Hamza Hamzaoğlu ile yollarını ayırmanın mali disiplinle nasıl bir izahı var? Mustafa Denizli’ye ödenen paranın bile sümenaltı edilmeye çalışıldığı iddialarının gündeme geldiği Divan toplantısında, Başkan’ın suallere cevap vermeyip toplantıyı yarıda kestiği bir yönetimle karşı karşıyayız. Bu yönetim, mali disiplin çerçevesinde acaba yeni teknik direktöre devre arasında düşünülecek kadro plânlaması konusunda fren yaptırabilecek mi?

Sonuç olarak Galatasaray, Avrupa’da yoluna devam ediyor ama ne oyunuyla ne de yönetimiyle pek bir umut vermiyor. Maçın ardından gelen ıslıklı protesto da bu oyuna, bu takıma, ve aslında bu başarısız yönetime tepkiydi.

Son Yazıları Mini Bar

Kupa Efsaneleri: Maradona

So Foot, özel sayısında Dünya Kupası tarihine damga vurmuş 100 futbolcuyu sıralamış.

Bu Adam Bir Makine!

Cristiano Ronaldo Dünya Kupası’na şimdiden ayak izlerini bıraktı bile. Hatırlayacaksınız, B grubunun
Başa Dön