Futbolun Arka Bahçesi

Zizou vs Cholo

Mini Bar/Serie A

Bir zamanlar Serie A vardı. Pazar günleri iple çekilirdi. Ligin ‘7 kızkardeşinin’ birbiriyle amansız mücadelesine şahit olurduk. Şüphesiz 90’lı yılların ikinci yarısından 2000’lerin başına kadar İtalyan ligi dünyanın en sert mücadelelerine sahne oluyordu. Var olan süper yıldızların üzerine her yaz döneminde kırılan transfer rekorlarıyla İtalya, futbolun kutsal ülkesiydi. Parti buradaydı. Simeone ve Zidane buradaydı. Arjantinli’nin eski kıtaya ayak basması çok güç olmadı. Müthiş yeteneği ve vaat ettiği gelecekle Pisa 1990’da renklerine bağlamıştı. İki sezonun ardından elde tutmak imkânsızdı. Cholo, Sevilla ve Atletico’yla 5 yıllık bir İspanya macerası yaşayıp Inter’e transfer olduğunda ise Çizme’de kadife ayaklı bir Fransız ilk sezonunda Juventus’la henüz şampiyonluk yaşamıştı. İkilinin İtalya’da oynadığı dönemde 6 defa karşı karşıya gelme olanağı yakaladılar. 5 kırmızı karta sahne olan bu altı maçın üçünü Simeone kazanırken ikisi berabere bitti. Zidane ise tek galibiyetini Serie A tarihinin belki de en gerilimli maçında alacaktı.

6 puanlık maç, 18 senelik ihtilaf
İki büyük oyuncuyu karşı karşıya getiren ilk maç Giuseppe Meazza’da oynandı. Juve’nin Şampiyonlar Ligi, Inter’in UEFA Kupası finali oynayacağı sezon lig mücadelesi de bu iki takım arasında geçti. Günümüzün bir başka figür antrenörü Antonio Conte’nin de yer aldığı 7 sarı 1 kırmızı kartlık maçı Djorkaeff’in golüyle kazanan Inter olmuştu. 30 haftanın ardından lider Juve ve 1 puan gerideki takipçisi Della Alpi’de kapıştılar. Oldukça hararetli bir atmosferde, hakem polemikleri ve başka bir sürü tartışmanın içinde, yine kartların havada uçuştuğu maçı kazanan Del Piero’nun golüyle ‘Yaşlı Hanımefendi’ oldu. La Gazetta Dello Sport her iki isim için de 6 puanı uygun görmüştü. UEFA Finali’ni düşünen Inter 4 puanlık dezavantajın da etkisiyle ligi bıraktı ve Bianconeri art arda ikinci şampiyonluğuna uzandı.

Efsaneleri özlediyseniz, tansiyona doymak istiyorsanız sizi şöyle alalım; gözyaşlarınıza hakim olabilirseniz tabi..

Son randevu ise Aralık 2003’te gerçekleşti. Fernando Torres’in Simeone’ye kaptanlık yaptığı sezonda Atletico, Bernabeu’da 2-0 mağlup olmuştu. Diego Pablo ise İtalya günlerinden oldukça uzaktı. Bu akşam kalpleriyle oynayan iki büyük yıldızın bu defa saha kenarındaki sihirlerini bekleyeceğiz. Futbolun ruhla oynandığı dönemden hatırladığımız bu iki hocanın kapışması yine yüksek gerilime, kartlara müsait. Basın toplantısında objektiflere gülümseyen Zidane oldukça dingin ve rahat bir görüntü çiziyordu ama Mark Clattenburg’un ilk düdüğüyle birlikte nabzının iki misline yükseleceğine kuşku yok. Güzel bir gece bizi bekliyor.

Son Yazıları Mini Bar

Kupa Efsaneleri: Maradona

So Foot, özel sayısında Dünya Kupası tarihine damga vurmuş 100 futbolcuyu sıralamış.

Bu Adam Bir Makine!

Cristiano Ronaldo Dünya Kupası’na şimdiden ayak izlerini bıraktı bile. Hatırlayacaksınız, B grubunun
Başa Dön