Futbolun Arka Bahçesi

Man Utd vs Preud’homme

Rasathane/Şampiyonlar Ligi

Bir adam bir takımı nasıl mı etkiler? Bu isim Sir Alex Ferguson olunca, tahmin edilenden çok daha fazla bir etki yaratabilir. Kırmızı şeytanlar “Sir”in takımdan ayrılmasının ardından kendini toplayamadı desek yeri. Moyes hatasından çabuk dönüp Van Gaal’a emanet ettikleri takım, alışık olan Manchester United’ın oldukça gerisinde. Ne kadar gerisinde diye sorarsanız; Moyes sezonunda Avrupa dışında kalarak üstün bir başarısızlık göstermesini saymazsak, “Kırmızı Şeytanlar” 1995/1996 sezonundan bu yana ilk defa Devler Ligi için ön eleme oynamak zorunda. Aslına bakarsanız 95/96 sezonunda da ligdeki konumu nedeniyle Şampiyonlar Ligi’ne kalamayan Manu, son olarak 1993/1994 yılında Galatasaray ile ön eleme oynamış ve futbol tarihimiz adına efsaneleşen o maçlar ile kupanın dışında kalmıştı.

Kırmızı Şeytanlar’ın, iki haftası geride kalan Premier League performansına baktığımda hazır bir görüntü çizmediği kanaatindeyim. Benimle aynı fikirde olan Wayne Rooney de ilk haftaki Spurs maçı sonrası daha “haftalara” ihtiyaçları olduğunu belirtti. Transferi henüz tamamlamayan takımda bir forvet ve bir kanat transferinin geride kalan günlerde sonuçlanmasını bekliyoruz. Ancak esas olay kalede! Bir türlü çözülemeyen De Gea sorunsalını performansı kapalı kutu Sergio Romero ile “şimdilik” çözmeye çalışan Manu’da, tandem ve bekler takıma yavaş yavaş uyum sağlıyor. Lig Tv yorumcularının sıklıkla eleştirdiği yeni transfer Darmian (!) ve genç yetenek Luke Shaw’ın performansı Şampiyonlar Ligi ve Premier League için yeterli seviyeye çıkar mı bilinmez ama şu anki durumları için “sırıtmıyorlar” diyebilirim. Schneiderlin’in yan koltuğu Schweinsteiger ‘in olsa da, Alman oyuncu henüz hazır değil. Bu sebepten forma, Van Gaal tarafından emaneten de olsa Carrick’e teslim edildi. Asıl dikkatimi çeken şey Depay – Mata rotasyonu. Bir kanat oyuncusu olan Depay’ın forvet arkası, bir oyun kurucu olan Mata’nın sağ kanat seçilmesi, tarafımca “Hollandalı çalıştırıcının kafasından ne geçiyor ya?” sorusunu gündemime taşıdı. Kurduğum teorilerde ise, Mata’ya oranla daha hareketli olan Depay’ın, tek forvet Rooney ile ilgilenen rakip takım stoperlerinin balansını bozmak için, forvet arkası kullanıldığı fikrini öne çıkardım. Yine de Depay’ın kanatta oynayarak, bulunduğu hattı ‘otoban’ yapmasından yanayım. Özellikle Mata ‘açık’ oynadığı vakit, oldukça yavaş kalıyor. Rooney’in Avrupa’yı fazlasıyla özlediğini de belirtelim, bu maç ekstra bir performans gösterirse kimse şaşırmasın diyerek yakın geçmişimizin belalısı Clube Brugge’ye geçelim.

Çok değil, geçtiğimiz bahar, Türk halkına futbol dersi veren kulüp sezona kötü başladı. Aslında geçtiğimiz yılın son çeyreğini de kötü oynayarak, üç kulvarda götürdükleri şampiyonluk yarışını yalnızca Belçika Kupası’nı alarak bitirmişlerdi. Takım yeni sezonda hali hazırdaki kadrodan yalnızca iki oyuncusunu gönderdi. Kalecileri Mathew Ryan’ı Valencia’ya, pivot forvetleri Tom de Sutter’ ise Bursaspor’a satan Belçika ekibi, bu iki transferden 9 milyon avro kazandı. Yeni sezonda aldıkları üç kaleciden biri Sinan Bolat. Belçika Jupiler Lig ile ismini duyuran eldiven, yeni takımı ile henüz resmi maça çıkmadı. Teknik adam Preudhomme, Zulte’den transfer edilen Bruzzese’yi bu maçta da kaleye koyacak gibi. P’homme sezon başı aldığı iki genç oyuncuyu da takıma monte etti. Sağ bek Dion Cools ve  Hans Vanaken takımın değişmezleri. Cools oldukça tecrübesiz, ve karşısında oynayacak olan Young ya da Depay, genç oyuncunun kanadında büyük bir handikap yaratacak. Vanaken ise aldığı süre boyunca orta sahaya kesinlikle dinamizm getirecektir. Forvet transferleri Abdoulaye Diaby geride kalan 5 maçta oldukça etkisizdi. P’homme her zaman hamlesi ve planı olan bir teknik adamdır ancak bu maçta en büyük hamlesi Felipe Gedoz olmayacak. Yetenekli kanat oyuncusunun en az bir hafta daha sahalardan uzak kalması bekleniyor. Yinede P’homme, özellikle geriye düşerse -ki kuvvetle muhtemel- ikinci devrede Boli Bolingoli-Mbomba ve Obbi Oulare ile ortalığı karıştırmaya çalışacaktır. Tecrübe ve açlık olarak rakibinden daha üstün olan taraf şüphesiz ki United; ancak Brugge ve Hocası kolay teslim olan bir takım kimliğinde hiç bir zaman olmadı. Bu gece de ellerinden geleni yapacaklardır. Manchester United takımına baktığımızda hiçbir oyuncunun Şampiyonlar Ligi’nin dışında kalmayı sindirebileceğini düşünmüyorum. P’homme şapkadan ciddi bir tavşan çıkarmazsa takımının Şampiyonlar Ligi düşleri “Düşler Tiyatrosu” nun çimlerine gömülebilir.

Son Yazıları Rasathane

İki Yol: Monaco

Monaco için  yeni Manchester City veya yeni Paris Saint Germain olma hayaliyle
a milli takım

Bitti Demeden Bitmez!

A Milli Takım son altı turnuvanın dördüne katılma hakkı kazandı. Her turnuvada bir
Başa Dön