Futbolun Arka Bahçesi

Lazio

Kötünün İyisi: SS Lazio

Avrupa Ligi/Rasathane

Galatasaraylı taraftarlar için bir kurada gelebilecek en güzel takımlardır İtalyan ekipleri. UEFA yolunda saf dışı bıraktıkları Bologna maçında Hakan Şükür’ün kafası, iki gruplu Şampiyonlar Ligi döneminde Hasan Şaş’ın keliyle Abbiati’yi avladığı o harika aşırtması ya da Sneijder’in bakmadan kalenin köşesine bıraktığı plasesi… İtalyan takımları her zaman için Sarı Kırmızılılar’ın ağzını sulandırmıştır. Ancak ne yazık ki günümüzde Galatasaray’ın ne iştahı ne de hali var. Lazio’yu tanıyalım.

Galatasaray, İstanbul’da İtalyan takımları ile oynadığı maçlarda yalnızca bir kez kaybetti. 50 yılı aşkın süredir içeride İtalyanlar’a boyun eğmeyen takımımız için bu kez iç saha bir avantaj olmaktan çıkacak gibi. Nyon’da Alexander Frei’in ellerinde yazılı olan Lazio, temsilcimiz adına ‘güzel kura’ olarak nitelendirilmişti. Galatasaray’ın mevcut durumunu kötü olarak değerlendirirsem sanırım haksızlık etmiş olmam, bu durumda Lazio için kötünün iyisi diyebilirim. Ancak bu Lazio’nun da kötü bir dönemden geçtiği gerçeğini değiştirmiyor. Kendileri ile oynanabilecek en doğru zaman olmasına rağmen yaşadığım karamsarlığın nedenlerini şöyle açıklayayım.

Galatasaray’ın ev sahibi avantajını bu maçta doğru kullanabileceği konusunda şüphelerim var. Çünkü Lazio takımına bakıldığında ilk dikkat çeken şey son derece hızlı, teknik ve açık alan futbolunu seven kanat oyuncuları. Şu an ellerinde bulunan Antonio Candreva, Balde Keita ve Felipe Anderson üçlüsü birçok Avrupa takımının sahip olamadığı bir kanat rotasyonu. Bu üçgen Lazio’nun tüm hücum stratejisini de oluşturuyor. Öyle ki Stefaono Pioli’nin hücum prensiplerini tahtaya yazdığında, en üste ‘kanat akınları’ olduğundan şüphem yok. Candreva, Keita ve Anderson’un en önemli özelliği içe kat eden kanat oyuncuları olmaları. Bu üçlünün zaman zaman son çizgiye yaptıkları dribblingleri keserek rakip bek oyuncularını eksiltmeleri, içeri kat ederken rakip defans hattını bozmalarını sağlıyor. Bu üçgeni incelemeye İtalyanların haylaz çocuğu Candreva ile başlayalım. Kendisinden büyük beklenti içinde olan vatandaşlarını her daim hayal kırıklığına uğratan İtalyan futbolcu, bu tarzı ile bana biraz Hatem Ben Arfa’yı anımsatmakta. Gérard Houllier’in bu sezon Nice’de harikalar yaratan oyuncu için söylediği, “Almanlar Lahm, İspanyollar Iniesta’yı yıldız yaparken, Fransızlar Ben Arfa’yı adam etmeye çalışıyordu” sözü bir döneme bakarsak Candreva için de geçerli. Öyle ki bundan 4-5 sezon önce büyük beklentiler yüklenen futbolcu hiçbir zaman o beklenilen seviyeye çıkamasa da eşleşmede temsilcimize en fazla sorunu yaşatacak oyuncuların başında geliyor. Takımın lideri olduğunu her an anlayabileceğiniz Candreva, muazzam bir adam eksiltme yeteneğine sahip. Hızlı dribblinglerini, futbol zekası ve aklıyla birleştirmesi onu istediği zaman tehlike yaratabilecek bir futbolcu haline getiriyor. Lazio’nun en golcü futbolcusu Candreva’nın sert ve düzgün şutlarına karşı savunmanın ‘ayık’ olması çok önemli. Lazio’nun en çok ekmek yediği bölgesi sağ kanadı. Candreva – Konko ikilisi ile rakibi yıldırına kadar kanat akını yapıyorlar. Mustafa Denizli bu bölgede Hakan Balta’ya şans verir ise bu tercih bence harakiri olacaktır. Çünkü Hakan’ın kondisyonu ve sürati Candreva-Konko ikilisi ile başa çıkabilecek düzeyde değil. Konko, Sevilla günleri kadar çabuk değil belki ama ezelden hücumcu bir bek olması, her Lazio atağında Candreva’nın ardından bindirmeler yapmasının temel güdüsü gibi. 

Lazio’nun en etkin kullandığı sağ kanattan sol kanada geçelim. Birçokları Lazio diyince Felipe Anderson’un en önemli isimlerden olduğunu düşünebilir. Ancak bu kanat üçgeninde Anderson, Pioli’nin en zayıf halkası konumunda. Devre arası birkaç Premier League ekibi ile ismi anılan yıldız, Aralık ayı itibariyle formasını kaybetti ve birçok maçta kenardan oyuna dâhil oldu. Brezilyalı’nın yüzünü kalenize ne kadar az döndürürseniz o kadar iyi iş yapmışsınız demektir. Potansiyeli yadsınamaz ancak özellikle son dönemde diğer iki isim kadar katkı vermediğini rahatlıkla söyleyebilirim. Son 3-4 maçta yeniden 11’e döndü; bunun sebebi ise Balde Keita’nin bu maçta da kart cezalısı olması. Yine de hocanın tura olan yaklaşımına göre yedek kulübesinde görebiliriz kendisini ilk maç için. Barcelona altyapısından yetişen Keita, henüz 15 yaşında La Masia’daki performansı ile Real Madrid ve Manchester United gibi takımların dikkatini çekmeyi başarmıştı. Lazio’nun kaptığı futbolcu 20 yaşında ve kalburüstü bir futbolcu olmaya aday. Keita’nın en büyük özelliği yürüyerek adam geçmesinin yanında yaşından olgun verdiği oyun içi kararları. Sırf bu yüzden haftalarca Felipe Anderson’u bench’e hapis etmişliği var. Bu sebepten Balde Keita’nin olmayışı temsilcimiz için çok büyük bir avantaj. Zaten bu seride Galatasaray’ın bekleri ilk olarak savunma yapmayı ve gelişebilecek kontralarda Lazio’nun kanat oyuncularına alan bırakmamaya yoğunlaşmalı. Candreva-Keita-Anderson üçlüsüne ek 36’lık Stefano Mauri bu rotasyonun son dişlisi. Son iki lig maçında önemli dakikalar aldı. Tercih olursa bunun tek sebebi mental özellikleri olur. Ara ara hocası tarafından değerlendirilen tecrübeli futbolcunun demin işlediğim oyuncuların yanında su aşamada konuşulmaya değer olmadığı görüşündeyim. 

“Danilo Cataldi henüz 21 yaşında ve oldukça hırslı. Lazio’da 10 numara pozisyonunu en iyi oynayabilen isim. Oyun görüşü ile yaptığı tek toplar rakip savunmanın dengesini bozmakta. Donk’un tur boyuncaki yol arkadaşı olmalı!”

Lazio’nun neden bu denli kanat organizasyonlarına bağlı bir takım olduğunu açıklayarak rakibin orta sahasına mercek tutalım. Büyük puntolarla şunu söyleyebilirim, Lazio’nun net bir 10 numarası yok. Lazio’daki bu açık özellikle takımın final paslarında fazlasıyla sorun yaratıyor. Bu durum takımın kanat futboluna muhtaç olması demek ve bu aslında Galatasaray için bir avantaja dönüştürülebilir. Yukarıda bahsettiğim ‘kanat üçlüsünü’ kilitlemek Lazio akınları için bir kaos demek. Orta sahada yer alan Selçuk ve Donk sol iç ve sağ iç gibi oynadıkları orta saha merkezinde sıklıkla bek arkadaşlarına yardım etmeli. Lazio’nun orta sahasında forvet arkası gibi oynayan futbolcular var ancak kilit paslar atan, oyun görüşü üst düzey ve rakip orta sahasının kesinlikle önlem alması gerektiği örneğin bir Sneijder, İtalyan temsilcisinde yer almamakta. Rakipte orta saha bolluğu mevcut ancak ilk göze çarpan isim Danilo Cataldi. Henüz 21 yaşında ve oldukça hırslı. Cataldi sahadaysa ilk görev olarak onu yayda topla buluşturmamalısınız. Neden mi? Gelişine, düzeltip ya da korner sonrası ‘salağa yatarak’ yayda bekleyerek attığı şutları kalenizin içinden çıkarma ihtimaliniz oldukça yüksek. Rolü ofansif oyuncu kurucu olmasa da Lazio’da 10 numara pozisyonunu en iyi oynayabilen isim. Oyun görüşü ile yaptığı tek toplar rakip savunmanın dengesini bozmakta. Donk’un tur boyuncaki yol arkadaşı olmalı! Paoli bunu bilinçli mi yaptı bilinmez ancak Cataldi’nin şans bulduğu maçlar genelde Roma’da oynananlardı. Cataldi’nin yanında en çok verim veren isimler Sergej Milinkovic-Savic ve Lucas Biglia. Arjantinli Anderlecht günlerinden bu yana beğendiğim ve yaşı 30’a dayanmış bir futbolcu. Kendisi için Lazio’nun Selçuk İnan’ı benzetmesi yapabilirim. Takımı saha içinde toplayan ve tecrübesi ile beyin rolünü üstlenen bir futbolcu.  Duran topları da sıklıkla kullanan Biglia’nın özellikle bu toplardaki plaselerine Muslera’nın tedbirli olması şart. Orta saha kurgusunun bir diğer isimi Milinkovic-Savic ise bir başka genç ve potansiyelli Lazio’lu. 1.92’lik Sırbistanlı, orta sahada kafa toplarını alan, uzun bacakları ile yerinde müdahaleler yapan atletik bir isim. Milinkovic-Savic orta sahada sıkça top çalıp takımını hücuma kaldırıyor. Yakın gelecekte büyük başarılar yakalayacağına inandığım Sırbistan milli takımının önemli bir ferdi. Henüz 20 yaşında ve oldukça tecrübesiz. Oyun içinde net tercih hataları yapabiliyor. Bazen üzerine oynamak, hatta hatta sert oynamak Galatasaray’a artı getirecektir. Uzaktan sık sık kaleyi yoklasa da bu konuda efektif olduğunu söylemek güç. Takımın box to box’u Marco Parolo da Galatasaray’a karşı Lazio’nun önemli kozlarından. Orta saha direncini yukarıda tutan ve top çalma özelliği ile rakip hücumcu orta sahaların başını derde sokan 31 yaşındaki futbolcu, aynı zamanda oldukça teknik. Oyunun iki tarafını da oynayabiliyor olması, topsuz oyunu bilmesi ve son derece doğru tercihleri ile orta sahada en güven veren isimlerden. İkinci bölgenin en çok tercih edilen bu dört isminin yanı sıra orta sahada ‘adam yiyen’ ve küçültme olduğundan emin olduğum  Lazio’nun en sert futbolcusu Ogenyi Onazi de Roma temsilcisi için ikinci bölgede kullanılan bir futbolcu.

Gelelim geri dörtlüye. Aralık ayından bu yana sakatlığı suren Santiago Gentiletti’nin yerine savunma kurgusunu Mauricio ve Wesley ikilisinin üzerine kurdu. Bu ikilinin üst düzey olduğunu söylemek zor ancak Mauricio gerek hava toplarındaki etkinliği gerekse siki markaj özelliği ile Umut ve Poldi’ye sorun yaratacak cinsten bir stoper. Poldi’nin fizik olarak Mauricio ile baş etmesi zor, Umut’un ise teknik beceri olarak sahada kalması. Savunma sertliğini sağlayan 26’lık Mauricio’nun yanında forma bulan Wesley Hoedt, 21 yaşında. Hollandalı futbolcu ilerisi için umut verse de bu tur özelinde Galatasaray’ın faydalanabileceği en önemli isim. Kendisi için ‘çıtkırıldım’ yakıştırmasını yapabilirim. Bunun yanında pozisyon bilgisi de oldukça zayıf. Hava toplarında yetersiz olan Hoedt’in öne çıkan en önemli özelliği iyi bir top kesici olması. Galatasaray’ın maça tek santrafor başlayacağını düşünürsek, forvette görev yapacak isimle Mauricio yakın oynayacaktır. Umut ya da Poldi’nin (kim oynuyorsa) yapacağı topsuz koşular ile kanat oyuncularımızın Hoedt ile birebir kalması, Hollandalıyı daha rahat ekarte etmemize olanak sağlayacaktır. Stoper rotasyonunda benim en çok beğendiğim ancak son dönemde kesik yiyen Santiago Gentiletti ise bize en fazla sıkıntı yaratacak olan tipte. Hamstring sakatlığından ne düzeyde kurtuldu bilemiyorum ancak Arjantinli ayaklarına hâkim ve oynadığı tüm maçlarda topu oyuna o sokuyor. Garanti oynamayı seven Gentiletti 30 yasının tecrübesi ile tüm savunma hattını toparlayan bir isim. Hava hâkimiyeti, yerinde müdahaleleri, oyunu okuması ve pozisyon bilgisi sayesinde aslında tam da Galatasaray’ın ihtiyacı olabilecek bir isim. Şahsi fikrim Hoedt yerine tercih edilirse ekibimiz adına daha zor match-up olabilen bir futbolcu olduğu. Geri dörtlünün kanatlarında görev yapan Konko’nun hücumcu bir bek olduğundan bahsetmiştim. Konko takımın emniyet sübabı ve hocasının mevkisindeki ilk tercihi. Ters kanatta genellikle Radu’yu görmeye alışkınız. İtalyan gazeteciler Radu’nun eski sağlığına kavuştuğunu belirtti. Oynaması ekibimiz için büyük avantaj olur çünkü kendisi stoper orijinli ve buna paralel olarak bölge için ağır bir futbolcu. Hakan Balta gibi pozisyon bilgisi ile bu açığını kapatmaya çalışıyor ancak Konko gibi hücumlara etkin bindirmeler yapamıyor. Sinan Gümüş bu maçta olsa Radu’nun kanadını fazlasıyla işleyebilirdi; şanssızlık! Konko ve Radu dışında Lazio’nun bek opsiyonlarına bakarsak; Senad Lulic orta saha orijinli ancak hocası tarafından sol bekte kullanılıyor. Stefano Pioli, Radu’nun olmadığı maçlarda sıkça Konko’yu da sol bekte kullanmıştı. Eğer Galatasaray’a karşı Lulic oynar ise, kendisinin bindirmeler yapan, ters kanat akınlarında ceza sahasına giren ve kimi zaman bek olmasına rağmen gol arayan bir futbolcu olduğunu söyleyebilirim. Boşnak oyuncu bir ihtimal sol açıkta Felipe’yi kesebilir turun ilk ayağında. Bunun yani sıra gençlerle kurulu Lazio’da tıpkı Balde Keita gibi La Masia çıkışlı bir genç futbolcu daha var ki olağan gelişimini sürdürürse ileride kendinden oldukça parlak cümlelerde bahsedebiliriz. Patric Gabarron bu yıl yalnızca 3 maçta toplam 90 dakika sahada kaldı. Doğru takımda büyük işler yapacak potansiyele sahip. Hocası onu sağ bekte kullanıyor. 

Kale konusunu rakip taraftarlara sorsanız eminim büyük pişmanlık yaşıyorlardır. Galatasaray’ın son 5 sene transferleri arasında verim\maliyet konusunda en iyisi kuşkusuz Muslera. Lazio’nun şu an sahip olduğu iki kaleci Federico Marchetti ve Etrit Berisha, Galatasaray’ın 1 numarasından oldukça geride. Berisha takımın UEFA Avrupa Ligi kalecisi ancak kış aylarında hocası onu ligde de oynattı. Net bir şekilde güven vermediğini söyleyebilirim. Hatalı goller yemeye müsait bu sebepten sahada yer alırsa uzaktan kaleyi yoklamakta fayda var. Bunun yanında açıları iyi kapatan Berisha için gününde olmak önemli. Berisha’nın kalecilik özellikleri daha iyi gözükse de Marchetti -belki de yaşındandır bilinmez- kalede daha sağlam bir görüntü çiziyor.

matri&klose
Lazio’nun kurt golcüleri..

Forvet hattına gelirsek; Lazio ileri ucu Crespo’lu, kardeş Inzaghi’li günlerinden uzak. Öyle ki sezon başı Burak Yılmaz İtalyanların transfer listesini uzun sure meşgul etmişti. Sebebi takımın hızlı hücuma yatkın olması ve ‘off the ball’u iyi oynayacak yırtıcı bir santrafora ihtiyaç duymalarıydı. Golcü piyasasında istediklerini bulamadılar ve şu an ellerinde bu tanıma en uygun isim Filip Djordjevic ki o da bu isteklere karşılık veremiyor. Kendisini Ligue 1 günlerini geçirdiği Nantes’te fazlasıyla takip etme fırsatı bulmuştum. Takim arkadaşı Serge Gakpe ile o sezon 20 golün altına imza koymuşlardı. 2014 sonu Djordjevic, bir sezon sonra da Gakpe rotasını Serie A’ya çevirdi. Aslında Fransa’da golcü olan isimlerin İtalya’da da başarı sağladığı gözlenir tıpkı ligimizde olduğu gibi. Bunun nedeni savunma sertliğinin birbirine yakin olmasıdır. Ancak hem Gakpe hem de Lazio’lu Djordjevic  Fransa performanslarından uzak kaldılar. Djordjevic İtalya’da oynadığı 1,5 senede transfer yaptığı Nantes sezonu kadar gol atamadı ve açıkça bir uyum sorunu çekiyor. Lazio’nun diğer hücum opsiyonlarına bakıldığında; Serie A’da görev yapan onlarca kurt gölcüden takımda iki tane mevcut. Klose ve Matri. Klose’nin klası ve kariyeri ortada. Dünya Kupası tarihinin en golcü futbolcusunu burada anlatmaya lüzum görmüyorum. Onun yerine kendisi hakkında bir iki anekdot aktarabilirim. 40’a dayanan yaşı sebebiyle ilk 11 tercihi değil. Maçın son bölümlerinde tercih edilen Klose, hala takipçi ve ceza sahasında topla buluşmasını istediğiniz son oyuncu. Tıpkı Klose gibi Matri de genelde kenardan gelerek takıma katkı sağlıyor. İtalyanların saygın santraforu hava toplarında efektif. Sırtı donuk kaleye uzak aldığı topları saklayarak takiminin hücuma katılmasına olanak ve zaman sağlıyor. Klose ve Matri oyunda kaldığı süre boyunca stoperlerimiz tarafından son raddeye kadar yıpratılmalı! Bunun yanında tecrübesi ile aldığı fauller sayesinde takımına gerektiği anlarda nefes de aldıran bir isim. Ekstrem bir durum olmadıkça tek forvet oynuyorlar. Risk aldıkları dönemde forveti ikiliyor hatta Felipe Anderson’u bile bek oynatarak savunma güvenliğini tamamen geri plana atabiliyorlar.

Lazio rakibin üstüne gittiği sekanslarda özellikle beklerinden verdiği açıkları kapatmakta sorun yaşıyor. Galatasaray’ın bekler ilerideyken yakalayacağı her pozisyon en kötü faul düdüğü olarak tarafımıza dönecektir. Ancak esas sorun Lazio’yu üstünüze çekebilmek. İlk maçın İstanbul’da oynanıyor olması oyunu geride kabul etmelerine neden olacak. İstanbul’daki Atletico Madrid maçının ikinci yarısında olduğu gibi Galatasaray oyunun belli dönemlerinde topla oynayan ustun bir görüntü çizebilir. En büyük tehlike de tam bu dakikalar olacaktır. Çünkü Lazio’nun en etkili silahı kanat oyuncularını topla buluşturarak defansı eksik yakaladığı anlarda ortaya çıkıyor. Bunun yanında  Lazio deplasman karnesinde Galatasaray’ın hoşuna gidecek bir bilgi mevcut. İtalyan ekibi bu sezon rakip sahalarda geçtiğimiz yıl yediği toplam gol sayısından fazlasını yedi. Serie A maçlarına bakıldığında Lazio’nun kapanan takımları açmakta ciddi sorunlar yasadığı bir gerçek. Bunun sebebi ise yazının başlarında belirttiğim ‘10 numara’ eksikliği. Belki garip gelebilir ancak Galatasaray oyunu kendi yarı alanında kabul edip Lazio’nun bekleri ile hücum ettiği zamanlarda kontra ataklar kovalarsa sonuca daha kolay gidebilir. Tabi bu durumda tur özelinde Burak Yılmaz’ı satmanın fahiş bir hata olduğu fikri de ortaya çıkıyor. Maçın TT Arena’da oynanması, takımın istim üzerinde olması ve taraftarın bu oyun yapısına muhtemelen hoş tepkiler vermeyeceği düşünülürse, bu kolay karar verilecek bir strateji olmayacaktır. UEFA Avrupa Ligi son 32 turunda karşılaşacak iki takımın da eski günlerinden uzak olduğunu ve berbat sezonlar geçirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak ben bu turda Lazio’yu az farkla da olsa kötünün iyisi olarak görüyorum. Bir futbolsever olarak seyir zevki yüksek bir maç olması dileğiyle…

Son Yazıları Avrupa Ligi

Braga’ya Bırakma!

Braga, Liga Nos’un Porto, Sporting Lizbon ve Benfica’nın ardında kalan dördüncü takımı

Çeyreğe 2 Kala

Fenerbahçe bu sezonki yolculuğunda yine önemli sayılacak bir maça çıkacak. Bu seferki

Tek Bilek, Tek Yürek!

Uzun zamandır dolmayan stat, Lazio maçında batı tribünündeki bir miktar boşluğa karşın

Umulmadık Taş: Molde

Her sene hangi turnuva, hangi şampiyona olursa olsun, bir takım bütün tabuları

No Panik No Stres Ama!

Olimpiyat’a liderlik için çıkan KaraKartal, maçın büyük bölümünde topu kendisinde tutmayı başardı
Başa Dön