Futbolun Arka Bahçesi

Derbiyi Beklerken

Rasathane/Süper Lig

Kadıköy’de bir derbi mücadelesi… Fenerlisi’nde Galatasaraylısı’nda değil tüm Türkiye’de algı belli. Yakın geçmiş Galatasaray’ın burada kazandığına henüz şahit olmadı. Buraya galibiyet yüzü görmeyen sarı kırmızılı futbolcuları, rakam rakam Kadıköy istatistiklerini ya da unutulmaz maçları yazmaya gerek yok. Neden mi? Ortada net bir gerçek var. Fenerbahçe, Galatasaray’ı Kadıköy’de yeniyor!

Bu durum tekrarlanacak mı yoksa makûs talih tersine mi dönecek bunu irdelemek gerek. Ligin lideri puan olarak Galatasaray olsa da oyun olarak kuşkusuz Fenerbahçe. Kendisinden daha tempolu oynayan bir iki takım var (Bursaspor gibi); ancak oyunu daha iyi domine eden başka bir ekip yok. Kalecisi için bunu söyleyemem ama Fenerbahçe’nin geri 4’lüsü rakibinden iki gömlek önde. Chedjou Avrupa’nın en golcü stoperlerinden olsa da asıl görevini layıkı ile yapamadığına inananlardanım. Partneri Koray’ın bu maçtaki performansı belki de takım içinde en belirleyici nokta. Ev sahibinde ise stoperlerin dikkat etmesi gereken tek bir husus var; ‘sakin kalmak’. Türkiye’nin en iyi beklerine sahip olan Fenerbahçe’yi sarı kırmızılı bekler ile karşılaştırmak haksızlık. Ancak tam da burada önemli bir nokta var! Sol arkada Olcan ile başlamak şu ana kadar İsmail Kartal’dan görmeye alıştığımız türden bir ‘mantıksızlığı’ Hamza Hamzaoğlu’ndan görmemiz demek. Bu da telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir. Gerek fiziksel gerekse oyun bilgisi olarak Olcan’ın herhangi bir Fenerbahçe forvetini durdurması imkansıza yakın. Haftalardır kaçırdığı kanat ve bekleri hep beraber televizyondan izliyoruz. Olcan kesinlikle kanatta (önde) görev almalı!

“Emre Belözoğlu’nun, Felipe Melo’nun yokluğunda ortasahanın patronluğuna soyunacağından kimsenin şüphesi yoktur sanırım”

Peki Hamza Hoca’nın takımına zarar veren Olcan tercihine İsmail hocadan bir misilleme gelir mi? Bunu defalarca yazdım ve görünen o ki yazmaya da devam edeceğim. Elinizde Diego varsa ve sağlıklı ise ‘oynamak zorundadır’. Melosuz bir Galatasaray orta sahası karşısında da Diego kenarda oturacaksa, bence Fenerbahçe teknik adamını tartışmalıdır. Emre’nin, Melo’nun olmadığı merkezde cirit atacağından ve oyunu hem topa hakimiyet noktasında hem de mental olarak yönlendireceğinden şüphem yok. Bu durum Fenerbahçe’nin en büyük artısı olacak. Hamit’in Melo’nun görevini eksiksiz yapma ihtimalini pek reel bulmuyorum, rakip takımda o işi yapan Mehmet Topal kendi bölgesi ve performansında ağır basacaktır.

Ve geldik Galatasaray’ın kaleciyi hariç tutarsak artısı olan tek bölgesine: Wesley Sneijder bu ligin üstünde bir kalibre. Ligde oyunu anlık olarak değiştirebilecek bir onu sayabilirim sanırım, belki biraz da Demba’yı. Oyun ne şekilde giderse gitsin Wesley sahneye çıkıp tabloyu tersine çevirebilir. Belki de derbide Fenerbahçe’nin en büyük handikapı bu tarz kriz durumlarda oyunu değiştirebilecek yıldızlarının son derece formsuz olması. İsmail Hoca’nın maça Emenike ile başlayacağı görüşündeyim; o anki ruh hali, modu ve isteği maçın skoruna direk olarak olumlu ya da olumsuz tesir edecektir. Kuyt’un çizgisi belli ancak Sow’un ne yapacağını kestirmek güç (röveşata golü hala akıllarda); tıpkı Burak gibi. Melosuz takımda Bruma, oynamasını makul bulduğum Telles’e rağmen yabancı sınırına takılmıyor, sahada olacaktır. Fenerbahçe’nin ‘tek kale yaptığı dönemlerde’ –ki böyle süreçler maç içinde kesinlikle olacak– takımına nefes aldırmak ve takımı lehine tehlike yaratmak için biçilmiş kaftan.

“İsmail Kartal’ın merkez üçlüsünü hangi isimlerden oluşturacağı konusu, maça bakışını ve taktik anlayışını en iyi şekilde özetleyecek işaret olacaktır.”

Peki oyuncuları bir kenara koyalım ve biraz da teknik adamlara bakalım. Hamza Hamzaoğlu’nun Galatasaray’ı iki devrenin ilk 20–30 dakikasında maçı çözmeyi hedefleyen bir takım ve bu konuda ev sahibinin tam zıttı durumda. Yani Kadıköy’de beklenenin aksine maça Galatasaray etkili başlarsa sakın şaşırmayın. Ama Hamzaoğlu’nun en büyük eksisi de maçı kopartacak hamleleri ve takım havasını oluşturamaması. Özellikle iki derbide de Galatasaray’ın 10 kişi kalan rakipleri karşısında ne kadar pasif kaldığını gördük. Fenerbahçe tarafında ise İsmail Kartal’ın motivasyonu ve hamleleri merak konusu. Selçuk Şahin’in sahaya girmemesi gerektiğini düşünüyorum. Klasik oyun sistemi ile beklerini çizgiye indirip forveti Kuyt – Sow – Emenike ile üçleyecektir. Diego’nun kenarda oturduğu her bir dakika Kartal’ın hanesine eksi puandır. Maçın sonucunu kestirmek güç fakat heyecanını ön görmek için Nostradamus olmaya gerek yok. Pazar günü kesinlikle keyifli adrenalinli ve olası olarak kırmızı kartlı bir derbi izleyeceğiz. Son olarak iki takım adına maçın fark yaratmasını beklediğim isimleri söyleyeyim. Sarı Lacivert için İsmail Kartal, Sarı Kırmızı içinse Wesley Sneijder. İyi seyirler.

Son Yazıları Rasathane

İki Yol: Monaco

Monaco için  yeni Manchester City veya yeni Paris Saint Germain olma hayaliyle
a milli takım

Bitti Demeden Bitmez!

A Milli Takım son altı turnuvanın dördüne katılma hakkı kazandı. Her turnuvada bir
Başa Dön