Futbolun Arka Bahçesi

Şampiyonlar Ligi 2014/15 İlk Tur: Basel – Porto

Rasathane/Şampiyonlar Ligi

Yiğidin harman olduğu turnuva, Şampiyonlar Ligi’nin asıl mevsimi bu akşam itibariyle başlıyor. Avrupa’nın en prestijli turnuvasının dahi grup aşamalarında maç ve takım kalitesinin eksikliğinden dem vurabiliyoruz. Son 16 ise, zorluk seviyesinin birkaç basamak birden yükseldiği bir ortam. Adamlarla çocuklar ayrıldı, mesele buradan sonra başlıyor yeğen!

Şampiyonlar Ligi’nde son 16’nın ilginç eşleşmelerinden biri de yıllardır kendi seviyelerindeki takımların üzerinde performans gösteren Basel ve Porto’nun karşı karşıya gelmesi olacak.

İsviçre’de son 5 sezonda ligi zirvede tamamlayarak ülke futbolunu açık ara domine eden Basel, 2011-12’den sonra tekrar gruplardan çıkmayı başardı. Bir yıl Avrupa’da yırtıcı kesilip 5 sene ortada gözükmeyen kulüplerin aksine diğer sezonlarda da oldukça olumlu bir Avrupa performansı var İsviçre temsilcisinin. 2012-13’te Avrupa Ligi’nde yarı finalde şampiyon Chelsea’ye elenirken geçtiğimiz sezon ise (2013-14) Valencia karşısında ilk maçta alınan 3-0’lık net sonuca karşın çeyrek finalde veda etmek zorunda kalmıştı.

Basel, son yıllardaki etkileyici performansını para babası bir başkana veya borç batağına batma pahasına çılgınca harcayan düşüncesiz yöneticilere muhtaç olmadan gerçekleştirdi. Yıllık geliri ancak 36-40 milyon dolar seviyesinde olan Basel, bunun yüzde 10’unu (3 milyon Euro üzeri bir bütçe söz konusu) genç takımlarına harcıyor. Geri dönüş mü? Ivan Rakitic, Zdravko Kuzmanovic, Gökhan İnler, Eren Derdiyok, Philipp Degen, Alexander Frei, Yann Sommer, Granit Xhaka ve Xherdan Shaqiri.

Bu oyuncular bir çoğu Basel’in başarılarına önemli katkıda bulundu ve kulüpten ayrılırken epey ciddi miktarda bonservis geliri yarattılar. Yalnızca yetiştirilenler değil; Alexander Dragovic, Mohamed Salah gibi transferlerden maksimum verim almayı başaran Basel’in mevcut kadrosu yukarıdaki isimler kadar ürkütücü gelmeyebilir. En büyük ismi pek çok kalburüstü takımın peşinde olduğu söylenen stoper Fabian Schar olan kulüpte, yine altyapıdan yetişen 18 yaşındaki Kamerun asıllı Breel-Donald Embolo, sezon başında Benfica’dan transfer edilen 20 yaşındaki Paraguaylı Derlis Gonzalez ve kurt golcü kaptan Marco Streller, Porto’nun başına iş açabilecek isimlerden ilk akla gelenler.

Basel’in rakibi Porto ise yetiştiren değil, işin tüccarlık kısmını öne çıkarak ayakta kalan kulüplerin önde gelenlerinden. Ucuza alıp pahalıya sattıklarıyla ünlenen kulübün yalnızca genç adayları değil, genç teknik adamları da Avrupa kulüplerinin scout’ları tarafından mercek altında. Son yıllarda Falcao, Hulk, Moutinho, James Rodriguez, Mangala gibi çok sayıda astronomik bedelli transfere imza atıldı. Öte yandan Jose Mourinho, Andre-Villas Boas gibi isimlere çok kısa süreli A takım antrenörlük tecrübelerine rağmen takımı emanet eden de yine Porto oldu. 2010-2014 arasında İspanya’nın genç yaş takımlarını yöneten ve bu süreçte U-19 ve U-21 takımlarıyla Avrupa şampiyonluğu kazanan 48 yaşındaki Julen Lopetegui takımın başında. Bu, onun 2003’te 2.ligdeki Rayo Vallecano’yla yaşadığı 11 maçlık tecrübesi ve 2008-2009’da yönettiği Real Madrid B takımı dışındaki ilk profesyonel kulüp deneyimi.

Genç teknik adam İspanya’dan Cristian Tello, Oliver Torres, Adrian, Casemiro, Yacine Brahimi gibi çok sayıda ismi getirdi. Beklerde Brezilyalı milli oyuncular Alex Sandro ve Danilo, orta alanda Meksikalı Hector Herrera ve gruplarda oynadığı 5 maça 4 gol 2 asistle damga vuran Cezayirli Brahimi, yine 5 maçta 5 gol atan ve Falcao sonrasında 2,5 sezondur takımın gol yükünü çeken Jackson Martinez en önemli silahlar. 2013’te ülkemizde düzenlenen U-20 Dünya Kupası’nda hayranlık uyandıran Juan Quintero ise Porto’nun Oğuzhan Özyakup’u konumunda. Porto’da tehlike arz edebilecek tanıdık bir isim daha söz konusu. İspanya, İngiltere, İtalya, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde top oynayıp kısa bir dünya turu yaptıktan sonra memlekete dönen Ricardo Quaresma, ne zaman ne yapacağı belli olmayan oyuncu tipi olarak İspanyol teknik adam tarafından hamle oyuncusu olarak kullanılabilir.

Son Yazıları Rasathane

İki Yol: Monaco

Monaco için  yeni Manchester City veya yeni Paris Saint Germain olma hayaliyle
a milli takım

Bitti Demeden Bitmez!

A Milli Takım son altı turnuvanın dördüne katılma hakkı kazandı. Her turnuvada bir
Başa Dön