Futbolun Arka Bahçesi

10’ların Gecesi: ŞL 2014/15 Leverkusen – Atletico

Rasathane/Şampiyonlar Ligi

Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale adını yazdırmak isteyen takımlar geçen hafta kozlarını paylaşmaya başladı; bu hafta ise Premierleague’nin tahtını ciddi şekilde sallayan iki ülkenin takımı Leverkusen ve Atletico Madrid karşı karşıya geliyor. Her iki takımın 10 numaralı forması Türk Milli Takımı’nın yıldızlarına emanet.

Maça BayArena ev sahipliği yapacak. Alman temsilcisi ligdeki son maçında, Augsburg kalecisi Hitz’in hafızalardan uzun süre silinmeyecek golü ile 2 puan bıraktı. Bu durum Leverkusen için artık bir klasik, Roger Schmidt‘in öğrencileri bu sezon Şampiyonlar ligi maçları öncesi oynadığı 6 maçta 12 puan bıraktı. Bunu onların Avrupa’ya verdikleri önem şeklinde yorumlayabiliriz, tabi pozitif tarafından bakmak istersek.

Grup aşamasında, kendi takım ve lig kalitesinin gerisinde olan Monaco’nun ardında kaldılar. Ligde evlerinde tek mağlubiyetlerini yine jeneriklik bir maç oynadıkları Wolfsburg’a karşı almış olsalar da, kazanma konusunda ciddi sıkıntı yaşıyorlar. Atletico karşısında en büyük avantajlarının rakibine oranla oynadıkları ‘tatlı sert’ futbol olacağı görüşündeyim. Lars Bender tam da bu noktada devreye giriyor, İspanyol temsilcisindeki yumuşak ayakların potansiyel belalısı, yaşadığı menüsküs sakatlığı sebebiyle yok. Onun görevini üstlenebilecek adaylar Reinartz, Castro ve Rolfes. Stoperde Emir’in yeri garanti ancak yanında Ömer mi yoksa Papadopoulos mu görev yapacak kestirmek güç. Defanstan çıkarken ayağa oynama olgusu ve Mandzukic karşısında hava hakimiyeti zorunluluğu Yunan stoperi bir adam öne taşıyan faktörler. Alman temsilcisinin en zayıf karnı ise Jedvaj’ın sakatlığının ardından Hilbert’in forma giydiği sağ bek mevkisi. Atletico Madrid’in genç kanadı Saul burayı işleyebilir. Takımın beyni Hakan takımın maç başına en çok şut atan (4) ve şut asisti (2.8) yapan ismi. Bütün bunların dışında en önemli nokta ise Bellarabi’nin pozisyonu. Kanatta mı yoksa forvette mi oynayacak? İşte bu belki de Leverkusen’in oyun planını şekillendiren bir detay. Schmidt’in aklındaki plan oyunu kendi yarı alanında kabul edip hızlı oyunsa Kiessling kenarda oturmalı. Formda kanat oyuncularını kesmeyeceğini tahmin ettiğim teknik direktörün ileride Drmic’in partneri olarak Bellarabi’ye görev vermesi bu maç özelinde daha makul gibi.

Atletico ise klasikleşen oyun sistemi ve düzeninden taviz vermeyen bir anlayışa sahip. Makine düzeninde işleyen takımda Simeone’nin takımı Alman disiplininde oynuyor. İspanyolların tandemi, forvet ikilisi ve orta sahası Leverkusen’den iki gömlek üstün. Deplasman performansları, iç sahaya nazaran daha kötü olsa da Real Madrid maçında eski formundan uzak olduğunu düşünenleri muazzam şekilde ters köşeye yatırdılar. Leverkusen’in hızlı kanatları Juanfran ve Squeira’yı oldukça zorlayacaktır ancak Miranda ve Godin ikilisi sayesinde bu zayıflıklarının çok sorun yaratmayacağı görüşündeyim. Gabi ve Tiago, Bayer göbeğine nazaran daha ‘nazik’ oyuncular. Simeone topun arkasında kalmayı tercih ederse orta sahadaki gücü rakibine verme tehlikesi ile de karşı karşıya. Koke’nin olmayışının sanıldığı kadar büyük bir handikap teşkil etmeyeceği görüşündeyim. Saul Niguez o mevkide hiç sırıtmadan oynuyor ve henüz 18 yaşında; bunun sebebi olan Diego Simeone’nin de ona güveni tam.  Koke’nin olmayışı Arda’nın bu tip zorluk derecesi yüksek maçlarda sorumluluk alma zaruretini iki katına çıkaran bir faktör. Türkiye’nin en yetenekli oyuncuları olduğunu düşündüğüm iki ismin yapacağı ufak sihirler bu tura yön veren etkenler olacaktır. Amiyane tabirle bu turun kilidini bir Türk açarsa bu kimse için sürpriz olmaz.

Çeyrek final için fazlasıyla artısı bulunan Atletico kontrol oyununu pasa dayalı bir sisteme geçirdiği bölümlerde skor üretebilirse, İspanya’ya işin yarısını bitirmiş şekilde dönebilir. Leverkusen içinse umut orta saha direnci, Hakan Çalhanoğlu yaratıclığı ve Bellarabi patlayıcılığından geçiyor.

Son Yazıları Rasathane

İki Yol: Monaco

Monaco için  yeni Manchester City veya yeni Paris Saint Germain olma hayaliyle
a milli takım

Bitti Demeden Bitmez!

A Milli Takım son altı turnuvanın dördüne katılma hakkı kazandı. Her turnuvada bir
Başa Dön