Futbolun Arka Bahçesi

6×8: Arsenal

Premier League

Premier League’de sekiz hafta geride kaldı; Manchester City ve Liverpool tamam da Chelsea ne alaka? Tottenham’da sağlıklı orta saha kalmadı. Tüm bu gelişmeler olurken Manchester United ve menajerleri ilgi odağı olmaya devam etti. Seriyi 6 maçlık galibiyet serisine sahip olan Arsenal ile sonlandırıyoruz. 

Sen yenisin galiba;
Ağustos ayına dönelim. Londra’ya iyiden iyiye yerleşen Unai Emery için iki anahtar kelime vardı; ‘yeni’ ve ‘başlangıç’. İkisini de güzel tamamlayamadı. M. City karşısında ne güzel bir başlangıç yapabildiler, ne de yeni bir sonuç alabildiler; son iki maçta olduğu gibi gol atamadan mağlup oldular. Chelsea maçının bir bölümünde hayran bıraktılar, ancak gecenin sonunda sahada 3 puan bırakıp evlerine döndüler. Aç ve detaylarda boğulan İspanyol menajer orada verdi ilk sinyali. Zorlu geçen ve kaybedilen iki maçın ardından fikstür lehlerine döndü. İlk iki hafta ne denli zor ise takip eden altı hafta o kadar kolaydı. Tüm deplasmanlar ligin dibindeki takımlara yapılan yolculuklardı evet, yine de eylülün ilk yarısında geçen sezonun toplamından daha fazla dış saha maçı kazanmayı başardılar. Oyuncular kadar efor harcayan Emery (BBC’nin Watford maçı sonrası kendisi için yaptığı heat map), takımını ritme sokmuştu.

Yüksek alanda pres yapan, geriden oyun kurarak topa sahip olmaya çalışan bir Arsenal… Fulham maçındaysa tam zıttını oynadılar! Rakibinin inatla topa sahip olma isteğini bilen Emery (ki Fulham’a sempati duymak için en belirgin özellik) net bir 4-4-2 dizilişiyle, rakibin iki hücumcu kanat bekinin (Christie-Sessegnon) verdiği alanları rahatça kullanıp beşledi Fulham’ı. Emery’nin yenilikçi tarafı için yalnızca son maçtaki dizilişe bakmaya gerek yok. Kendisinin göze çarpan niteliklerinden en kayda değeri kalıplara sınırlı olmaması. Yalnızca taktik diziliş olarak söylemiyorum bunu. Oyun içinde yaptığı hamlelerden de anlayacağınız üzere takımda artık kimsenin forması güvende değil. Son üç sezonda 110 tane atmış Aubameyang. Geç! Bu yazın savunmaya yapılan tek hamlesi Sokratis. Geçiniz efenim! Gendouzi var bizim genç yetenek, tarz çocuktur saçlar maçlar… Aaron Ramsey var abi sezona acayip girdi, bak küstürme bedava gider valla!

Emery muhtemelen Auba’yı Welbeck’in; Sokratis’i Holding’in formundan dolayı kenara çekti. İşte muazzam olan bu. Cümlemi düzeltiyorum; hak eden herkesin forması güvende. Ramsey’i de muhtemelen 4-4-2 çıkacağı için kesti. Ama Fulham maçında hem o hem de Aubameyang oyuna sonradan girip iki gole katkı yaptılar. “Premier League tarihinde ilk kez iki oyuncu oyuna sonradan girip ikişer gole katkı yaptı.” Bu saçma istatistiği de hayata geçirecek kadar işin içindeydiler. Küsmediler, trip yapmadılar; aksine işlerini yaptılar.

Keyifler gıcır;
Emery’nin geliştirdiği oyuncular çoğunlukta olsa da ben bekleneni veremediğini düşündüğümden başlayayım. Bu adam takımdan dinamizm istiyor. Mesut’un geçen sezon ile bu sezonki koşu mesafelerine bakamıyorum, ancak Watford maçı sonrası OPTA’dan topla buluşma sayılarını rica etmiştim. Wenger dönemindeki tüm sezonlarda maç başına ortalama 82 kez topla buluşan Mesut için bu yıl rakam 50. İşte burada karşımıza Aaron Ramsey çıkıyor. Galli topçunun geçen sezon itibariyle net çıkışı su götürmez.

Geçen yılın başını baz alırsak David Silva ve Paul Pogba kadar asist yapmış, üstelik ikisinden de az maç oynamış. Oyun içerisinde Özil daha geride artık. Kimliği Emery ile değişen ve kaleye daha yakın olan ise Ramsey. Özellikle Lacazette’nin box’tan çıkıp ‘Firminoculuk’ rolüne soyunduğu anlarda, sol çizgideki Aubameyang ve Ramsey ceza sahası içine ve çevresine koşular yapan iki aktör. Bazen Auba’nın dahi ilerisinde. Hepsinden de önemlisi buralarda oynarken pas isabet yüzdesi de İlkay Gündoğan ayarında (verileri aldığım yazının linkini bulamadığım için koyamadım Times ya da Telegraph’da yayınlanmıştı sanırım). Arsenal’in kontrat uzatma teklifi olarak 200 bin önerdiği söyleniyor. Ancak o Mesut’un kontratını işaret ediyor (350 bin). Bak bu bana kimi hatırlattı! Yine de istediği vakit Mesut’un oyuna ne denli etki ettiğini görebiliyorsunuz. Cardiff maçı örneğin: 5 dakikada çözdü maçı. Biraz takılsa çok iyi futbolcu aslında!

Arsenal daha az uzun vurup daha çok ayağa oynama gayretinde. Berd Leno’nun kaleyi devralması ile bu iş Cech’li sisteme nazaran daha kolaylaşacak. Lucas Torrerira’nın da yavaş yavaş katılımıyla Emery’nin eli güçleniyor. Genç orta sahanın düzenli 11 çıkması Granit Xhaka’nın performansının artmasına sebep oldu. Gladbach’ta Havard Nordtveit, İsviçre milli takımında ise Valon Behrami gibi pis işleri yapan oyuncular ile oynayan Xhaka, Torreira ile çok daha rahat ve isabetli ayağa oynuyor. Son iki haftada pas isabet oranı % 87’ye çıkmış durumda ki bu sezonun en yüksek rakamları. Wenger’in denediği box to box rolünün aksine yalnızca geriden oyun kurma görevi verimini arttıracaktır. Tabii esas övgüyü hak eden Güney Amerikalı! Lucas Torreira’nın hem savunma meziyetlerini yerine getirmesi, hem Arsenal’e enerji ve dinamizm katması bir de üzerine isabetli pas yapabilmesi takımın varyasyonlarını çoğaltıyor. Emery böyle bir kozu varken daha çok 4-4-2 deneyebilir.

Kış geliyor;
Dünya Kupası kadroları açıklandığında hep beraber Leroy Sané’ye odaklandık ancak hayal kırıklığı yaşayanlardan biri de Alexandre Lacazette’ydi. Onun reaksiyonunu da merak etmiyor değildim çünkü Giroud’a kaptırılan forma kendisini Dünya Kupası’ndan etmişti. Bitiricilik işini çok iyi yaptı şu ana dek. Sadece bu kadarla sınırlı değil! Yukarıda da bahsettiğim gibi, ceza sahasını terk ederek sıklıkla arkadaşlarına pozisyon hazırlamak üzere yaptığı koşularla Arsenal kenar oyuncularını oyuna dahil etmek için önemli bir parça oldu. Özellikle o kenarlarda Pierre-Emerick Aubameyang gibi bir gol tehdidi varsa. Oyun içerisinde rakip yarı alanın ortalarına gelerek, hem Gabonlu golcüye hem de sağ öndeki Mesut’a uzun attığına şahit olabiliyorsunuz. Sadece ceza sahası içerisindeki gol vuruşları ile değil bu tarz ekstra işleriyle de Auba’dan bir adım önde şu sıralar. Bir başka konu ise ikilinin arasındaki muazzam iletişim. Aubameyang’ın geçtiğimiz sezon oynanan Stoke City maçında -hat trick yapmak yerine- penaltıyı özgüveni sarsılmış olan Fransız golcüye bıraktığı anı hatırlarsınız. İki aylık sakatlığın ardından o penaltıyı gole çeviren Laca, kalan 5 maçta 4 tane daha atmıştı. Sonuç olarak işler ileri uçta gayet iyi, 10 resmi maçtır en az ikişer tane atıyorlar. Emery’nin 4-4-2’ye başvuracağı maçlarda rakiplerini hacamat edecek aslan parçaları!

İleri ikilinin aksine gerideki tandem aksamayı sürdürüyor. Halen Şokodran falan filan… Mustafi’nin bu seriye konu alan takımların ana stoper parçaları arasında en zayıf halka olduğu inancındayım. Öyle ki sırf bu vasatlıktan dolayı yanındaki Sokratis’in parladığı maçlara tanıklık ediyoruz. İlk altı karşılaşmanın tamamında gol yedikten sonra Yunan stoperin sakatlanmasıyla 11’e giren Rob Holding, rotasyonun en çok umut veren ismi gibi göründü. Yine de o maçta (Everton) puanı kurtaran adamın Petr Cech olduğunu unutmayalım. En azından pozisyon bilgisini konuşturduğu anlara tanıklık edebiliyoruz. Açık alanda büyük hatalar veren Arsenal savunması gelecek fikstürde Leicester, Palace, Liverpool, Bournemouth gibi takımlara karşı mücadele edecek. Tesadüfe bak ya hepsi de açık alan sever! Kış geliyor, fikstür zorlaşıyor, bakalım ne zamana kadar hayatta (potada) kalabilecekler.

Son Yazıları Premier League

6×12: B Sınıfı

2018’in son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun en

6×12: Chelsea

Takvim  yılının son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun

6×12: Liverpool

Takvim yılının son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun

6×12: Manchester City

Takvim yılının son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun

6×8: Manchester United

Premier League’de sekiz hafta geride kaldı; Manchester City ve Liverpool tamam da
Başa Dön