Futbolun Arka Bahçesi

6×12: Liverpool

Premier League

Takvim yılının son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun en sert dönemine gireceğiz. Ara karnelere güncellemeler yaptık. Liderin en yakın takipçisiyle devam ediyoruz: Liverpool.

Bugünler parlak;
City yazısının üzerine Liverpool, ‘mayfest’ çağırışımı yaptı bende. Sahnede Melis Danişmend; benim ayaklar toprağa basıyor. Yavuz Çetin’in önceki yazıdaki mevzubahis şarkısını söylüyor, elimdeki plastik bardak sallanıyor, benimle beraber. Müthiş bir yorum, artık var olmayan hazzı tekrar yaşatıyor adeta. Fakat kesinlikle aynısı değil! Yıllar sonra Blue filminde Danişmend çıkıp şarkının kendisine hissettirdiklerini anlatıyor, sinema salonunda gömüldüğüm koltuktan geri dönüyorum o festival gününe… Liverpool kesinlikle City seviyesinde değil ve bu kısa vadede pek kolay görünmüyor.  Ancak onları izlerken duyduğunuz heyecan City’nin bu ligde tekelleşmeye doğru gittiğini düşünen karamsarlara ufak dozda ilaç olabilir. Değişiyorlar; başkası olma gibi bir gaye taşımadan, lige yeni bir yorum katarak… Çeşitleniyorlar, tıpkı Danişmend’in vokali gibi. Yavuz gibi olmaz belli, ama böyle de gayet iyi sanki.

Değişmeyen tek şey değişim;
Yukarıyla aşağının makası bu kadar büyümüşken Huddersfield, Cardiff, Fulham fikstürü adil görünmeyebilir. Geride kalan ay onlar için haksız rekabet tadındaydı. Huddersfield’e haddinden fazla poziyon verdiler, Cardiff ile zaman kaybettiler ve Jokanovic’e dramatik bir veda hazırladılar. Tüm bunların ortasında bir de Emirates’i ziyareti ettiler. Biri ligde 11, diğeri tüm kulvarlarda 14 maç kaybetmeden çıktı sahaya. Değişen Liverpool’a karşı gelişen Arsenal. Unai Emery’nin takımı o gece rakibinden daha ihtişamlıydı kuşkusuz. Bitiş düdüğünün ardından seriler bozulmamıştı.

Liverpool tüm savunma rakamlarında Manchester City’nin gerisinde. Kalesinde gördükleri gol sayısı hariç. Savunma maliyetlerinin, mavililerin üçte biri olduğunu düşünürsek haticede değil ama neticede hemzeminler. Geri beşlide istikrar, az gol yeme konusunda başı çeken öğe olabilir, ancak oyunun kalan kısımları için Jürgen Klopp pek böyle düşünmüyor. Geldiğinden bu yana futbolcuların rollerini değiştirmekten geri durmadı. James Milner, Roberto Firmino, Georginio Wijnaldum (belki ileride Trent Alexander-Arnold), hatta ve hatta oyun mantalitesi. Oyuncu grubundan başka rollerde fayda sağlamak, yeri geldiğinde onları fabrika ayarlarına döndürüp, pek de zahmet etmeden oyunu yenilemeye yardımcı olabiliyor. Klopp’un da söylediği gibi Firmino hücum hattındaki tüm pozisyonlar için yeterli esneklikte bir futbolcu. Bu sezon formsuz olduğu yönünde söylemler mevcut. Geçen yıl ilk 12 hafta, 3 gol 2 asist; bu sezon 3 gol 0 asist. Bazen 10 numara başladığına bazen ise oyun içinde bu göreve soyunup, dakikalar ilerledikçe orta yuvarlağa kadar geldiğine şahit oluyoruz. İçerideki Kızılyıldız maçını bir kırılma olarak alabiliriz. Brezilyalı’nın büründüğü bu yeni, pardon eski, rol Mo Salah’ın özgüveni üzerinde olumlu etki yaptı. Hem kapanan hem de önde yakalanan savunmalara karşı kaleye daha yakın olan Salah, aynı periyottaki 5 maçı 4 golle geçti (bu sezon iki defa üst üste üç resmi maçı boş geçti, ki geçen sezon böyle bir sekans hiç yaşanmamıştı)! Firmino –daha doğrusu Klopp– alanı öndeki ikiliye bırakarak yalnızca Salah’a değil Sadio Mané’ye de kendisini bulma konusunda yardımcı oldu. Sezona fişek gibi giren, akabinde yaklaşık iki ay skor bulamayan Senegalli değişimle gelen haftayı üç golle kapatmıştı.

İyi de formsuz dönemlerinde kim ayakta tuttu kardeşim bunları? Hücum tehditleri yaratarak onları rahatlatan Alex-Arnold ve özellikle de asist canavarı Andrew Robertson! Ancak esas, En İyi 6. Adam Ödülü’nün en büyük adaylarından Xherdan Shaqiri ön plana çıkıyor. Bu formuyla MIP’e de aday olabilir aslında. Kendisinin bir maç sonu röportajının içinde de değişimi işaret eden ibareler var; “Klopp yeni rolümde orta saha ile hücum arasındaki hatta beklememi ve yer yer kaleyi denememi istiyor.” O da menajerini dinliyor. Tam bir joker konumunda, hem kanatta hem de merkezde fayda sağlar. Merkez üçlünün eksik kalan skorer parçası olmak için de gayet uygun. Halen namağluplar, Naby Keita gibi adamdan gram verim alamadan üstelik!

Son Yazıları Premier League

6×12: B Sınıfı

2018’in son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun en

6×12: Chelsea

Takvim  yılının son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun

6×12: Manchester City

Takvim yılının son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun

6×8: Arsenal

Premier League’de sekiz hafta geride kaldı; Manchester City ve Liverpool tamam da

6×8: Manchester United

Premier League’de sekiz hafta geride kaldı; Manchester City ve Liverpool tamam da
Başa Dön