Futbolun Arka Bahçesi

6×12: Chelsea

Premier League

Takvim  yılının son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun en sert dönemine gireceğiz. Ara karnelere güncellemeler yaptık. Sırada yenilgisi bulunmayan son takım olan Chelsea var.

Aklıma biri gelecekse elim hep sana gidiyor;
‘Hoşçakal Kadar’ çok duygusal gelebilir. Ya da Büyük Ev’in yazdığı sözlere akıl sır ermeyebilir. Bu parçayı tutup nasıl Chelsea ile bağdaşlaştırdın dersen; tamamen mesleki deformasyon be kardeşim! Aklına biri gelecekse eli hep Hazard’a gidiyor. Kimin mi? Maurizio Sarri‘nin elbette. Arkadaş grupta bir eleman olsa kesinlikle Canavar Banavar olurdu. Takım üzerindeki etkinliğine uygun lakap. Bağımlılık. Bundan bahsetmiştik. Bir şeye, hatıraya veya kişiye bağımlı olmak… Londra’nın mavi yakası da bu adama bağımlı işte. Olur olmaz, Hazard’lı Chelsea’nin durumu da bu misal.

Marco Silva’dan reçete;
Everton maçının ardından Marco Silva diğer takımlara, özellikle de güç dengesinde Chelsea’dan aşağı kalanlara kılavuzluk ediyordu (Bu işi ligimizde en iyi Abdullah Avcı yapıyor, maç sonu flaş röportajı çoğu teknik adamı rakip editinden kurtarır): “Dürüst olayım, buraya Hazard’ı durdurmak için gelirseniz bu yaptığınız ilk hata olur.” Bu açıklamanın sağlam da bir dayanağı vardı elbette. Jorginho yalnızca 50 kez topla buluşmuştu ve farka gittikleri Burnley maçından bile daha kısa süre sahada kalmıştı. Bu sezon profesörün en az topa dokunduğu dört maçın üçünde puan verdi Chelsea. En büyük istisna ise rekor pas yaptığı West Ham maçını da kazanamamaları (Hazard’ın bu sezonki en etkisiz maçıydı ve Fabianski-Balbuena-Diop üçgeni muazzam iş çıkartmıştı). Neyse, şu ana dek City’den neredeyse 500 pas fazla yapmış takımın şalterini kapattı Marco Silva. Gueye-Gomes’e, Sigurdsson-Richarlison yardım etti. Jorginho’nun özel güçlerini alıp onu sıradanlaştırdılar, Chelsea puan kaybetti.

Bağımlılık dozajı artıyordu. Takımın 5 ve 10 numarasının etkisiz kaldığı anlarda göze çarpan detaylardan biri ceza sahası civarında düşen pas kalitesi. Çözümü dört hafta önce Ross Barkley olarak işaret etmiştim. Bir iyi, iki kötü performans verdi şu ana dek. Topa en çok dokunduğu, en az sürede en çok gol katkısı verdiği ve en iyi pas isabet yüzdesine sahip sezonunu oynuyor. Ancak ceza sahasına halen çok az girmekte. Sarri’nin elindeki opsiyonlardan biri de (akıl vermek haddimize değil haşa) Barkley’li oyunda 4-2-3-1 gibi oynayarak İngiliz’i kaleye daha yakın, N’golo Kanté’yi de geleneksel rolünde kullanmak. Mateo Kovacic savunma görevlerinde Barkley’e oranla çok daha verimli bunu net olarak görebiliyoruz. Crystal Palace maçında Hazard’ı alırken yaptığı Barkley/Kovacic değişikliğinin bir sebebi de Ross’un kötü performansının yanında Alonso-Hazard’lı kanada sigorta yaratmaktı. Özellikle Büyük 6’ya karşı oynadığı ve skoru da elde ettiği maçlarda Kovacic dahi oyundayken Kanté’ye eski görevlerini hatırlatmak maçı daha kolay tutmasını sağlayabilir. Aynı örnek topu bırakan takımlara karşı da geçerli olabilir. Alan vermeyen başaltı takımlarına karşı sihir yaratması zor olan Fransız dinamonun, birincil görevi olan ribaundları toplaması ve toplu oyuncuya zamanında yapacağı müdahaleleriyle olası kontraların önüne geçmesi… Tıpkı Firmino’da olduğu, fabrika ayarlarına geri dönmekten bahsediyorum. Havuz problemi değil ya, Sarri de biliyor ama yapmıyor işte!

Sonucu getirecek ayaklarının durduğu anlarda, imdada koşacak noktalardan biri olan duran toplarda da gelişim sürüyor. Conte’nin kurduğu takım ve oluşturduğu kimya kas hafızası yaratmış olsa da, büyük oranda yere inen top ve ona göre şekillenen transferlere bakarsak, durumu bonus olarak değerlendirebiliriz. Henüz 3 gol üretmiş olsalar da ligin büyük takımları arasında duran toptan en fazla şans yaratan ekip Chelsea. Giroud’a yapılan steager pick’i hatırlarsınız, aynı seti Everton maçında bu kez Alonso’ya çizdiler. Sarri ara ara Ettore Messina’nın playbook’una başvuruyor olabilir. Manchester United maçında da benzer bir set sonucunda, Pogba’nın uyumasıyla skoru bulmuşlardı. O maçtan bir başka detay, özellikle ilk yarıda ‘motion offence’i kusursuza yakın oynadılar. Topsuz cutları doğru yaptıkları zaman gerçekten de topu vermiyorlar. Hatta bazen abartıyorlar, Morata’ya da vermedikleri oluyor. Chelsea’da sezon boyunca en az topla buluşan iki oyuncu Morata ve Giroud. Kepa dahil! Oliver Giroud’un forvetleri beslemesi, Morata’nın form tutmasına rağmen sistem içerisinde ‘kullanışsız’ sıfatı halen üzerlerinde. İtalyan hoca forvette sahtecilik yapar belki! Belki de takviye yapar. Callum Wilson adı dolanıyor.

Son Yazıları Premier League

6×12: B Sınıfı

2018’in son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun en

6×12: Liverpool

Takvim yılının son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun

6×12: Manchester City

Takvim yılının son milli arası da geride kaldı. Çok yakında Premier League’de sezonun

6×8: Arsenal

Premier League’de sekiz hafta geride kaldı; Manchester City ve Liverpool tamam da

6×8: Manchester United

Premier League’de sekiz hafta geride kaldı; Manchester City ve Liverpool tamam da
Başa Dön