Futbolun Arka Bahçesi

Yükselmeye Devam Et: Buffon

Pırıl Pırıl/Serie A

İtalya Milli Takımı ve Juventus’un 39 yaşındaki efsanevi kalecisi Gianluigi Buffon futbol dünyasında çok özel bir yeri bulunan nevi şahsına münhasır bir karakter. Onun dünyasında başarı çıtası her geçen gün biraz daha yükseliyor.

*World Soccer, Şubat 2017 sayısından çevrilmiştir.

19 Kasım 1995 sabahı Parma teknik direktörü Nevio Scala, 17 yaşındaki Buffon’un otel odasındaki kapısını çalar. Bir önceki sezon Şampiyonlar Ligi finalinde Johan Cruyff’un Barça’sını 4-0’la süpüren Milan maçının olduğu gündür bu. Takımın as kalecisi Luca Bucci birkaç hafta önce sakatlanmıştır ve hoca yedek kaleci Alessandro Nista’nın performansından hiç memnun değildir. Buffon’un kariyerini dönemin belki de en iyi takımına karşı başlatma gibi bir fikre kapılmıştır bir anda. “Senin öğleden sonra kalede olmanı istiyorum, bir sakıncası yoksa?” diye sorar Scala. Buffon “Sorun yok, hazırım.” diye cevaplar. Hikâyenin gerisini biliyorsunuz.

Kulüpteki herkes gibi Scala da pek tabi ki genç oyuncunun potansiyelinin farkındaydı. Buffon takıma 4 yıl önce katılmıştı ve gelişimi etkileyiciydi. İkinci kaleci Nista, transfer edildikten birkaç hafta sonra menajerini aramış ve “Beni neden aldılar hiçbir fikrim yok. Ellerinde benden çok daha iyi durumda olağanüstü bir çocuk var” demişti. Genç takımdan gelen kalecinin Gianfranco Zola, Hristo Stoichkov, Fabio Cannavaro gibi isimlerle sergilediği iki haftalık idman performansı Scala’yı ikna etmek için yeterli olmuştu. Buffon görev için hazırdı!

İtalya’da günün olayı Buffon’du. Genç eldiven ilk maçında sansasyon yaratmıştı bile. Sadece Eranio, Baggio ve Simone’nin şutlarındaki spektaküler kurtarışlarıyla değil, şaşkınlık uyandırıcı özgüveni ve verdiği emniyet hissiyle de. Parma 0-0’la bir puanı kazanmıştı. İtalyan televizyonlarında ‘bir star doğdu’ minvalinde metinler dönüyordu. Nihayetinde bugün adını bir izleyici neslinin gönlüne altın harflerle kazımayı başardı.

Hem annesi hem babası milli gülleci olan Gigi’nin çok uzak olmayan bir akrabası Lorenzo Buffon, Milan, Genoa, Inter gibi takımlarda forma giymiş ve Azzurri kalesini 15 defa korumuş bir kaleciydi. Maçtan sonra RAI’ye genç Buffon şöyle konuşuyordu: “Kendisinden tavsiye almak istemedim. Övünmek gibi olmasın ama, insanlara nasıl iyi kurtarış yapılır diye soramam. Kendim üstesinden gelebiliyorsam iyi bir şey, yapamıyorsam da problem değil.

buffon_uefa
Zafer! 1999 UEFA Kupası Finali.

Belki Parma kariyerindeki ilk deneyiminde talihin etkisi vardı, ancak uluslararası kariyeri iki sene sonra çok daha emin adımlarla başlamıştı. Gruplarda İngiltere’nin ardında kalan ve play-off oynamak zorunda kalan Cesare Maldini’nin öğrencilerinin rakibi Rusya’ydı. Moskova’daki ilk maç öncesinde kaygı verici gelişmeler yaşanmıştı. Wembley’de yendiği İngiltere’yi evindeki son maçta mağlup edemeyen İtalya’da teknik direktör Arrigo Sacchi istifa etmişti. Moskova her zaman göz korkutucu bir deplasmandır, bu kez de karşılaşma küçük ölçekli bir tipi etkisinde patates tarlasından hallice bir sahada oynanmak zorundaydı.

Parma’da as kaleci konumuna yükselen Buffon, mavi forma altında yedekti; ve bir başka sakatlık onun yolunu açtı. Dakikalar 32’yi gösterdiğinde Gianluca Pagliuca oyundan çıkmak zorunda kaldı. Kötü hava koşullarına ve berbat durumdaki sahaya rağmen Buffon rahatlığı, kendine güveni ve doğuştan gelen yeteneğiyle üzerine düşen işi kotarmıştı. İtalya 1-1’in rövanşında iki hafta sonra Napoli’de 1-0’lık galibiyetle Fransa 98’deki yerini alıyordu.

Milan ve Rusya maçları Buffon’un müthiş kariyerinin temel veçhesini kalın çizgilerle vurguluyor. Basit bir anlatımla o, en üst seviyede başlayıp yükselmeye sürekli devam eden ender bulunan türden bir cinsti. Mesleğe yeni başlayanlar için çıtayı çok yukarılara çıkarmıştı; ve daha da yükseltmekten hiç geri kalmadı. Belki de bu sebepten geçen yılın sonunda La Gazzetta dello Sport, Buffon’un tüm zamanların en büyük İtalyan futbolcusu olduğunu öne sürüyordu. Giuseppe Meazza, Sandro Mazzola, Paolo Maldini, Roberto Baggio, Francesco Totti ve diğerlerini arkasında bırakarak!

Gol atmamış olabilir, az önce ismi anılan süperyıldızlar gibi alâmetifarikası bir imza hareketini icat etmemiş de olabilir. Fakat Buffon 22 yıllık, rekorları alt üst eden görkemli kariyerinde beş defa Dünya Kupası görmekle kalmadı, modern zamanların en etkileyici kaptanlarından biri olmayı başardı. Buffon sadece takım arkadaşlarından değil, rakiplerinden de çok çok büyük saygı gören bir oyuncu. Eğer bir yerde kaptanın ayakta durması ve kendini göstermesi gerekiyorsa Buffon da oradadır.

Euro 2012 arifesinde Cesare Prandelli’nin ekibi ‘Last Bet’ şike operasyonuna bağlı olarak mahkeme kararlarıyla tsunami vurmuşçasına sarsılmıştı. En fazla konuşulan kişi Lazio-Genoa maçında şikeye karıştığı iddiasıyla kadrodan çıkartılan Domenico Criscito’ydu. Federasyonun Floransa’daki idman merkezinde düzenlenen basın toplantısı oldukça hararetliydi. Medya ordusu tarafından kuşatılan kaptan parlamıştı: “Domenico polis soruşturmasına henüz alınmışken sabahın bu erken saatinde bu kameralar buraya nasıl gelebiliyor? En ciddi sorun şu ki hepiniz bu operasyondan önceden haberdardınız. İşte bu rezaletin dik alasıdır.

buffon_worldcup

Buffon’un öfke dolu tiradı Eylül 2012’de Cenova savcılarınca temiz bulunan ve beraat eden Criscito’yu kurtarmaya yetmemişti ve oyuncu turnuvayı kaçırmıştı. Hem teknik direktör Prandelli hem de takım direktörü Demetrio Albertini, sol bekin Polonya’ya gelmesi durumunda konunun milli takım kampını sabote edebileceği görüşündeydi. Kaptan durumun farkındaydı belki, ama tüm medyayı karşısına alıp cesurca takım arkadaşını savunması bir anlamda ‘herkes bize karşı’ duygusu yaratmış ve bu birliktelik turnuvanın büyük süprizini yaparak finale kadar yürümelerine olanak sağlamıştı.

Yakın tarihli iki hadise rolünün ve sözlerinin ağırlığını gözler önüne seriyor. Ekim 2015’te Sassuolo mağlubiyetinin ardından 10. haftanın sonunda Juventus küme düşme hattının hemen üzerinde bulunuyordu. Bu yenilgi dönüm noktası oldu. Buffon yine sahne almıştı; maç sonrasında kameralar karşısında takımını yerden yere vuruyor, performansları hakkında ağır sıfatlar kullanıyordu. Juventus sonraki 25 maçta muhtemel 75 puanın 73’ünü alarak (24 galibiyet ve 1 beraberlik) muazzam bir geri dönüşle ligi kasıp kavuruyordu.

Juve taraftarları Kasım ayındaki 1-1’lik Lyon beraberliği ardından gerçekleştiği iddia edilen tartışmayı duyunca mutlu olacaktır. Bu defa eleştiri bombardımanı soyunma odasında gelmişti. Gazzetta kaynağının ileri sürdüğü şekilde olay tecrübeli kalecinin arkadaşlarına sert bir üslupla “İtalya’da kazanmak kolay, herkes bize karşı geri çekiliyor; fakat kimsenin bizden korkmadığı Şampiyonlar Ligi’nde oynayamıyorsunuz.” şeklinde sataşmasıyla cereyan ediyor. Bu iddia gazeteyle kulüp arasında epey gürültü koparsa da bu sözlerin Buffon’un söyleyebileceği cinsten olduğu su götürmez. Ve sonra Sevilla ve Zagreb’i net skorlarla yenerek grubu lider bitirmeyi başardılar. Bu da mı tesadüf!

Buffon’un takım içindeki konumu hakkında gereksiz bir tevazuya kapılması için hiçbir neden yok. Eski İtalya Başbakan Yardımcısı Walter Veltroni’yle birlikte katıldığı bir röportajda şöyle diyordu: “Her şeyden evvel takıma güven aşılamanız lazım ve o gün kendinizi iyi hissetmiyorsanız dahi bunu yapmak zorundasınız. Her şeyin kontrol altında olduğunu hissettiren bir görünüşünüz olmalı ki takım arkadaşlarınız size güvenebilsin. İhtiyacınız olan şey zihinsel güçtür.

File bekçilerinin rolü oldukça kritiktir. Sıradan ifadeyle söylemek gerekirse bir kaleci önemli bir hata yaparsa takım gol yer, diğer futbolcular hata yaparsa o kadar dramatik bir etki olmaz. Peki, Buffon yaptığı çok az sayıdaki hatalarla nasıl başa çıkıyor?

“Olmamış gibi davranırsın. Yanlış çıkış yapmışsındır veya elin kaymıştır belki,
ama oyundan düşemezsin. Acilen ayağa kalkıp tekrar başlamaya hazır olmalısın.”

İlginç şekilde Buffon’un kulüp ve milli takım kariyerini erken açmasını sağlayan sakatlıklar aynı zamanda oyuncunun kaleciliği seçmesinde de rol oynamış. Çocukluğunun geçtiği Carrara’da top koştururken orta sahayı tercih ediyormuş. Bir defasında kaleye geçen Gigi mükemmel bir sonuç verince kalede devam kararı almış. Fiziksel gereksinimleri karşılayan cüssesinin yanında orta saha tecrübesi, ayaklarının topla ilişkisinin iki direk arasındaki çevikliği kadar keskin olmasını sağlıyordu. Parma’nın Toskana bölgesindeki gözlemcisi işareti verince yöneticiler adeta Bologna ve Milan’ın ruhu duymadan genç kaleciyi kulübe kazandırdı. Genç takım antrenörü Ermes Folgoni 13 yaşındaki kalecinin mutlak suretle takıma kazandırılması gerektiğini söylüyordu. Aksi halde devasa bir yanlış yapacaklardı. 1 Dünya Kupası, 7 Serie A Şampiyonluğu ve geçen 25 yıl Folgoni’yi haklı çıkarmışa benziyor.

2018 Dünya Kupası’ndan sonra emekli olacağını açıkladı. Öyleyse o an gelene kadar başarılacak ne kaldı? İlk akla gelen elbette şu ana kadar iki defa finalde kaybettiği Şampiyonlar Ligi’ni kaldırmak. Juventus’taki 16. sezonunu oynadığı şu günlerde taraftarın kalbini işgal ettiğine şüphe yok. Kulübün bir diğer idolü Alessandro Del Piero’yla birlikte, Juventus’un Luciano Moggi tarafından yapılanan şike düzeni sebebiyle ikinci lige düştüğü karanlık 2006 yılında gemiyi terk etmemeyi seçmişti. Takımın La Spezia’dan Rimini’ye, Frosinone’den Mantova’ya kadar uzanan yeni deplasmanlarında kalede hep o vardı.

Rusya’dan sonra eldivenleri asacak olsa da bu Buffon’un futbola olan bağlarını koparacağı anlamına gelmiyor. Milli takımdaki bir göreve hayır demeyeceğini daha önce açıklamıştı. Şaka yollu bir biçimde böyle bir işi kulüp takımı çalıştırmanın dayanılmaz stresine tercih edeceği imasında bulunmuştu. Belki de şaka yapmıyordur. Belki de her zaman en iyisini yaptığı üzere en tepeden başlamaya niyeti vardır.

Son Yazıları Pırıl Pırıl

Beyaz Çizgi

Beyaz rengi, Carrara’da biraz daha farklı görünür. Mermer şehri Carrara… Beni iyi

Eşik: Christian Eriksen

Yazın kimileri tatil, kimileri transfer yapıyor. Seçimlerin ve yaz sıcağının ortasında pek

Duvar: Juan Carlos Osorio

Birazdan geçmişinden kesitler sunacağım adam; Juan Carlos Osorio’nun hayatı film gibi. Kusura

Messi Beni Öldürüyor!

Lionel Messi, Dünya Kupası devam ederken 32. yaşına basacak. Onunla yıllar içinde

Sapak: Zeljko Buvac

Hepimiz insanlar biriktirir ancak her birini konfor alanımıza sokmadan yaşarız. Bir de
Başa Dön