Futbolun Arka Bahçesi

Gamification*

Pırıl Pırıl

Football Manager 2016 alacağım dönem, Steam’e yanlışlıkla bir yüzlük fazla atmışım. Koca sene bu paraya hangi oyunu alsam diye, Steam’i açıp açıp kapadım. Kasım ayı başında kararımı verdim; FM 17’yi satın aldım. Çekirdek tarzı bir uyuşturucu menajerlik oyunu, bilirsiniz. Muhtemelen oyunu alır almaz Bruma’nın decision, Robin van Persie’nin stamina ya da Vincent Aboubakar’ın finishing özelliklerine bakmış olmalısınız. Ben tutkumdan ötürü yine Bundesliga’dan açtım oyunu. Hoffenheim’i seçmedim. Çünkü FM’in kendisini nasıl öngöreceğini hayli merak ediyorum. Ancak asıl merak ettiğim, çoğumuzun oyunda bile başaramayacağı bir işin altından nasıl kalktığı.

2014’te Hoffenheim U-19 takımı ile Almanya şampiyonu olan Nagelsmann, Bayern München’in radarına girmişti. Bir gün Münih’in arka mahallerinde Giesing’de görüldü. Kendisini Bayern’in antrenman sahası olan Sabener Strasse’de, Karl-Heinz Rummenigge ve Matthias Sammer karşıladı. Görüşme için Pep Guardiola da yerini almıştı. İspanyol çalıştırıcı, Nagelsmann’ı U-19 takımının başında görmek istiyordu ve Rummenigge bunun için tüm kozlarını oynadı. Ancak Julian yolundan dönmeyecekti. Bavyera’nın tüm büyüsü 20’li yaşlardaki bir delikanlı olan Nagelsmann’ı etkilemedi.

25 yaşında Bundesliga’nın en genç asistan koçu oldu Nagelsmann. Hoffenheim’in ardından kariyeri düşüş yaşayan Frank Kramer, kendisini çağırıp teklifi sunduğunda; “Bunun ciddi olduğuna inanmadım” diyor Julian. Ardından günümüzde Hamburg’u çalıştıran Markus Gisdol ile birlikte küme düşmenin eşiğinden döndüler. 2012/13 sezonunu daha sonraları şöyle anımsadı; “Bu kesinlikle yaşadığım en olumlu tecrübelerdendi. O ana dek, bu tip buhranlarla nasıl başa çıkabileceğimi bilmiyordum.” Ve o gün geldi. Hoffenheim, Julian Nagelsmann’ı başka bir büyük buhranda takımın başına getirdi. Basın çoktan üzerine çullanmıştı. Frankfurter Rundschau gazetesi Nagelsmann’ın göreve gelişini ‘uçuk bir fikir’ olarak yorumladı. Rhein-Neckar-Zeitung ise daha acımasızdı. Hoffenheim’ın Nagelsmann seçimini ‘halkla ilişkiler hamlesi’ olarak nitelendirdi. Takımın futbol direktörü Alexander Rosen konu ile ilgili; “Onları suçlayamam. Julian’ın yaşına baktılar ve böyle yorumladılar. Kendisi altı yıldır bizimle ve neler yapabileceğinin farkındayız. O ortaya enerjisini ve tutkusunu koyuyor. Bunu da kutsal yetenekleri ile harmanlıyor” demişti.

FM’in başını hatırlayın, başkan size gazetecilere ‘hoşgeldin’ demenin öneminden bahseder. Nagelsmann, basın toplantısında sakin seçeneğini tıkladı ve şöyle konuştu; “Yaşımı düşünürsek boyumdan büyük bir anlaşma yaptım.” Zamanında Hoffenheim kadrosunu açtığınızda Roberto Firmino, Luiz Gustavo, Carlos Eduardo ve Demba Ba gibi yıldız isimler görürdünüz. Kulübün, 2015 yazında ayrılan Roberto Firmino’dan beri star bir futbolcusu bulunmuyor. Takım genç yeteneklerden ve çalışma disiplinine sahip isimlerden kurulu. Nagelsmann, gelişiminde temel rol oynayan ve kendisi hakkında; “Çok meraklı ve çalışkan biri. Büyük bir istisna. Onun adına çok mutluyum ve kendisine fazlasıyla güveniyorum” açıklamasını yapan Thomas Tuchel’in futbol aklına güvendi. Başlarda devamlı olarak yeni düzenler denese de Tuchel tarzı bir sistem ile 3-1-4-2’yi takıma adapte etti. Ancak dizilişten öte sistemde de sürpriz yapmaktan çekinmiyor. Görevi devraldığında takım ligde 20 maçın yalnızca ikisini kazanmıştı. Sonraki 14 maçta 7 galibiyet alarak takımını ligde tuttu. Belki bildirim olarak düşmedi ancak oyunda olsa kesinlikle taktik deha ödülünü kazanmıştı. Nagelsmann beklentilerin aksine ligde kaldığında, profilindeki medya kutucuğu da giderek mavi renk ile doluyordu. Göreve geldiği dönemde kendisini eleştiren Rhein-Neckar-Zeirung gazetesinden yazar Joachim Klaehn “Antrenörlük için bazı yetenekleri vardı, teknik adamlık için değil. Julian’ı getirdiklerinde Hoffenheim büyük bir sorunun içindeydi ve bunu çözecek planları yok gibi görünüyordu. Ancak sansasyonel bir performans gösterdiler. O lokal bir kahraman” yorumunu yaptı. Şu ana dek Big 5 liglerinde maç kaybetmeyen iki takım mevcut; Hoffenheim ve Real Madrid. Mor-beyazlıların eski, Allianz-Arena’nın yeni patronu Carlo Ancelotti de kendisinden 28 yaş küçük meslektaşına güvenen isimler arasında; “Julian çok nadir görülen bir yetenek. Umuyorum bir gün dünyanın en iyi takımının başına geçer.” Eminiz ki arasının iyi olduğu menajerler listesinde İtalyan hoca da yer alıyor.

“Takım hızlıca benim fikirlerime adapte oldu ve bu sayede istediğim oyunu sahaya yansıtabildik” diyor Nagelsmann, bu harikulade ve şaşkınlık yaratan performansı için. Peki nasıl bir tarz ile başardı bunu? Maçtan önce; sakince ‘çıkın ve oyundan zevk alın, sonuç kendiliğinden gelecektir’ mi diyor? Yoksa sinirli bir biçimde ‘bu maçı kazanmaktan başka bir sonuç beklemiyorum’ diye bağırıyor mu? Nagelsmann ilk takım konuşmasında oldukça gergin olduğunu kabul ediyor. Sonradan cümlelerini kısa ve vurucu seçerek takım üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştığını da ekliyor. A takım antrenmanlarını da kesinlikle asistan koça bırakmadığını belirteyim; “Beni bir fırıncı gibi düşünebilirsiniz. Malzemeleri karıştırırım, fırına atar ve ne geleceğine bakarım. Spesifik bir şeyi haftalarca tekrarladığımız ancak yılda birkaç kez olan bir durumdur” diyerek yenilikçi teknik adamlık tarzını da vurgulamaktan çekinmiyor. Julian’ın maç içi hamleleri nedeniyle Hoffenheim takımını çözmek çok da kolay değil. Örneğin bu sezonki BMG maçında iyi gitmeyen takımında değişiklik yapmaktan çekinmedi. 60. dakikaya gelindiğinde cebinde hiç değişiklik hakkı kalmamıştı ki maçtan puan çıkarmayı da başardılar. Kendisine benzer bir örnek içinse akıl hocası Thomas Tuchel’e bakabiliriz. Basketbol maçını andıran bir hamleyle 60. dakikada üç değişiklik yapmış ancak Frankfurt’a mağlup olmaktan kurtulamamıştı.

Nagelsmann

Nagelsmann’ın bu sezon ki kadrosunda üç isim kendisinden yaşça büyük; kaleci Alexander Stolz (33), Eugen Polanski (30) ve Pirmin Schweigler (29). Başkanın sezon öncesi beklentilerinde; ‘altyapıdan oyuncu çıkarmak ve hücum futbolu oynatmak’ maddeleri olduğundan eminim. Hoffenheim’ın bu sezon altyapıdan yetişmiş 8 futbolcusu bulunmakta. Son üç yıldır ligin en genç takımı onlar. Öte yandan, JN ile çıktıkları 29 lig maçının 26’sında rakip fileleri havalandırmayı başardılar. Genç teknik adamın menajerlik özelliklerinde dikkat çeken bir başka özellik ise adam yönetimi; “Oyuncularım hata yaptığında onlara saha kenarından bağırmam ya da soyunma odasında onlara köpürmem. Tabi ki maçın içinde bazen sinirlenebilirsiniz ve sesiniz yükselebilir ancak bunun bir sınırı vardır” diyor Nagelsmann. Geçtiğimiz sezon oynanan B. Leverkusen – Hoffenheim maçında, karşı takımın hocası Roger Schmidt sinirlerine hakim olamamış ve oyundan ihraç edilmişti –hatta ihraç edilmeyi bile kabullenmemiş ve tribüne çıkmayı reddetmişti-. Genç hocanın da sinirlerine hakim olamadığı anlar yok değil. Bakınız; bu sezon oynanan Frankfurt maçı. Yine de ondan bu tip hareketler görmeniz oldukça seyrek rast gelebileceğiniz bir durum. Genç teknik adamı geliştiren isim Tuchel olsa da, idolü tamamen hücum futbolunu benimsemiş efsanelerden ibaret. Rahmetli Johan Cruyff, Bavyera’da halen özlenen Pep Guardiola ve kimilerine göre müzmin loser Arsene Wenger. E tabi bir de Ralf Rangick var. O da birçokları gibi Rangick’in ‘pressing-game’inden etkilenenlerden.

FM’deki basın toplantılarında gelen o sıkıcı soruyu hatırlayın; ‘Başkan ile ilişkiniz nasıl?’ Oyuncuya ihtiyaç duyduğunuz ve başkandan para beklentilerinizin olduğu bir dönemse sakince; ‘kendisiyle fikirlerimiz örtüşüyor’ demekten başka çareniz yoktur. Nagelsmann’ın gerçek hayatında durum biraz farklı. Hoffenheim ile birlikte SAP’ın da başkanlığını yürüten ve mavi-beyazlı takım için ciddi yatırımlar yapmış olan Dietmar Hopp, genç adam için şu ifadeleri kullanıyor; “Bizim için en iyi şey onunla uzun yıllar çalışmak olur. Onu yaşadığım süre boyunca takımda görmek istiyorum. Umarım bu süre uzun olur.” Üstelik Hopp’un takımı aldıktan sonra ilk işi üst düzey antrenman tesisleri ile altyapıyı geliştirmek olmuştu. Bu konuda JN’in yönetimden talepte bulunmasına da gerek kalmadı anlayacağınız. SAP teknolojisinin takımına olan ciddi katkısı da genç adam için önemli bir şans. 

29 yaşındaki menajerin, futbol direktörü ile çalışma konusunda ise en ufak bir tereddüt yaşadığını sanmıyorum. Takımda bu görevi yürüten Alexander Rosen; “Lige harika başladık ve olağanüstü bir menajere sahibiz. Ancak işler böyle devam etmeyebilir. Bu duruma hazırlıklıyız ve üst üste birkaç maç kaybedersek, Julian’ın rahat olması konusunda dikkatli olmalıyız. O halen bu görevde çok yeni ve öğrenme sürecinde” diyor ve olaya biraz mizah katıyor: “Julian 29, bense 37 yaşındayım. İkimizin yaşlarının toplamı Arsene Wenger kadar etmiyor.” Rosen’in bu senaryosu gerçeğe dönüşür mü bilemiyorum, çünkü bırakın üst üsteyi daha bir maç bile kaybetmedi. Bu yaz kadroya –bir sezon önce kiralık olarak oynayan- Andrej Kramaric’in yanı sıra Lukas Rupp, Kevin Vogt ve geçtiğimiz sezon Darmstadt’ın ligde kalmasını sağlayan adamların başında gelen Sandro Wagner’i alarak yeniledi. Öte yandan takımın en önemli futbolcusu Kevin Volland’ı sezon başı Bayern Leverkusen’e satmasının ardından, Bay Arena’da Roger Schmidt’in takımını 3-0 ile sürklase ettiğini hatırlatayım. Yaz döneminde takımı 6 milyon € kar etti ve halen Avrupa potasındalar. Göreve geldiğinde yerel medyanın bile endişeyle baktığı Nagelsmann için Kicker, geçtiğimiz günlerde şu başlığı atmıştı; “Havada Şampiyonlar Ligi kokusu var”

Soyunma odasına baktığımızda herkesin halinden memnun olduğunu söyleyebiliriz. Türk asıllı, BvB çıkışlı Kerem Demirbay‘a kulak verelim; “Biz harika bir aileyiz. Nagelsmann teknik deneyim ve adam yönetimi konusunda harika biri. %30 taktik bilgi %70 sosyal beceriye sahip. Her futbolcuyu ayrı motive ediyor.” Tarihe baktığımızda Julian’a benzer genç koçları çeşitli branşlarda görmek mümkün. Bernd Stober yalnızca bir maçlığına Köln’ün başına geçtiğinde 24 yaşındaydı (1976). Lippo Hertzka 26 yaşında Real Madrid’in teknik patronu olmuştu (1930) – (tüm branşlarda tarihin en genç koçlarına şuradan bakabilirsiniz). Gencecik Hoffenheim patronu için en yakın örnek olarak ise Chris Coleman’ı görüyorum. Yaşlı kabul edilebilecek bir yaşta(!); 32 yaşında Fulham’ın, 42’sinde ise Galler’in teknik patronu olmuştu. JN bir gün Almanya milli takımının başında olursa kendisinden daha şu günlerde haberi olan insanların şaşıracağını pek sanmıyorum.

Yazının son düzlüğüne girdiğimizde; birkaç örnekle Nagelsmann’ın durumunu daha da enteresan hala getirelim:

JN doğduğunda;

  • Sir Alex Ferguson, Manchester United’ın başına geçeli 8 ay olmuştu.
  • Arsene Wenger, Monaco’nun başındaki ilk ayını doldurmuştu.
  • Ruud Gullit dönemin transfer rekorunu kırarak 6 milyon pound AC Milan’a transfer olmuştu.

Julian, çoğumuzun gençliğini gömdüğü, hatta bazılarının abartıp Guinness Rekorlar Kitabı’nı zorladığı bir ritüeli yaşıyor. JN bir rüyayı gerçeğe, bir simülasyonu realiteye dönüştürdü. Ve en önemlisi de bunun keyfini çıkarıyor. Siz evinizde takım elbiseleri çekip Şampiyonlar Ligi finali kasarken, o Hoffenheim’in yedek kulübesinde eşofmanları ile gerçek bir Bundesliga deneyimi yaşıyor. Yazının finalini It’s A Sin ile yapalım. Neden mi? Çünkü Pet Shop Boys’un meşhur parçası Almanya listelerinde bir numara olduğunda, Nagelsmann ileride bir numaraya oynayacağından habersiz, gözlerini yeni açmış bir bebekti.

*Oyunlaştırma

Son Yazıları Pırıl Pırıl

Beyaz Çizgi

Beyaz rengi, Carrara’da biraz daha farklı görünür. Mermer şehri Carrara… Beni iyi

Eşik: Christian Eriksen

Yazın kimileri tatil, kimileri transfer yapıyor. Seçimlerin ve yaz sıcağının ortasında pek

Duvar: Juan Carlos Osorio

Birazdan geçmişinden kesitler sunacağım adam; Juan Carlos Osorio’nun hayatı film gibi. Kusura

Messi Beni Öldürüyor!

Lionel Messi, Dünya Kupası devam ederken 32. yaşına basacak. Onunla yıllar içinde

Sapak: Zeljko Buvac

Hepimiz insanlar biriktirir ancak her birini konfor alanımıza sokmadan yaşarız. Bir de
Başa Dön