Futbolun Arka Bahçesi

Cruyffizm’in 50 Tonu

Pırıl Pırıl

Johan Cruyff, Avrupa futboluna bıraktığı etki kadar kendini ifade ediş şekliyle de eşsiz bir isimdi. Aforizmalarından, basın açıklamalarından veya röportajlarından 50 adet alıntıyı sıraladık. Bazıları çoktan anonimleşti bile, bazıları ise hâlâ gizemini koruyor. Evet, 68 senelik yaşamında yalnızca bir defa yanıldı.

Bay Ego

Günümüzün futbolcuları sadece ayaklarının üstüyle şut çekebiliyorlar. Ben ise her iki ayağımın içi, dışı ve üstünü kullanabiliyordum. Başka bir deyişle bugünün futbolcularından 6 kat daha iyiydim.

Ben bir manada ölümsüz sayılırım.

Biz herkese futbolun aslında bir zevk oyunu olduğunu hatırlattık. Eğlendik ve müthiş zamanlar geçirdik. Ben ofansif futbolun başarının eşdeğeri olduğu bir dönemi temsil ediyorum. Haz bu işin temel misyonuydu.

Bendeniz Johan Cruyff; eh biraz futboldan anlıyorum işte.

Savaş sonrası neslin yön verdiği değişim dalgalarına sayısız şey etki etti. Beatles ve Rolling Stones özgürlük ve değişimin arzusunu yansıtıyordu. Tabi muhtemelen ben de!

Cruyff’ün ismini zikrederseniz, tüm dünya kimden bahsettiğinizi bilir.

Ben eski futbolcu, eski sportif direktör, eski hoca, eski teknik direktör ve eski onursal başkanım. Bu şık liste bir kez daha gösteriyor ki her şeyin bir sonu vardır.

Bir karar alana dek her şeye karşıyımdır; aldığımda ise onun arkasında dururum.

Bir şampiyonluk iyidir, iki şampiyonluk daha iyidir. Fakat tüm madalyalarını taşımaya kalkmak bir kahramanı bile yorgun düşürebilir.

Beni anlamanızı isteseydim, kendimi daha iyi ifade ederdim.

Şampiyonluk sözü değil, ama şov sözü verebilirim. Bu kulüpte sıra dışı bir döneme damga vurmak gibi bir niyetim var. (Barcelona’ya imza atarken)

Benim seviyemde olmayan insanlar, benim büyüklüğümü sarsamaz.

Hani neredeyse hiç hata yapmadım; çünkü kendimi aldatma konusunda hiç iyi değilim.

Johan Cruyff

Benim meselem

Hız nedir? Spor eleştirmenleri genellikle analiz hızıyla hareket hızını birbirine karıştırır. Eğer rakibimden önce koşuya başlamışsam, olup biteni ondan önce fark ettiğimdendir. Bu beni hızlı yapar.

Şansın mantığı vardır.

Sonuç getirmeyen kalite hiçbir anlam ifade etmez; ama kalite olmadan netice almak da can sıkıcıdır.

İtalyanlar kazanmadı, biz kaybettik. (Euro 2000)

İki maestro bir taneden değerlidir. Biri batırdığında diğeri sorumluluk alır. Oyuncular da böylece daha sıkı çalışmak zorunda kalır.

Her olumsuzluğun müspet bir tarafı vardır.

İstatistiki olarak kanıtlanmıştır ki bir oyuncu maç içinde ortalama 3 dakika topla oynuyor. Önemli olan şey topa sahip olmadığın diğer 87 dakikada ne yaptığındır. İşte iyi futbolcuyu belirleyen şey budur.

Aptal olanları haricinde benim santrforlarım 15 metreden fazla koşmaya asla ihtiyaç duymazlar.

Hollanda üç defa Dünya Kupası finali oynadı. Her seferinde kaybettik; ama canı cehenneme, başka hangi ülke bununla övünebilir? Değerlerime ihanet etmeyerek kaybetmeyi, eğlenmeden kazanmaya tercih ederim.

Benim takımımda kaleci ilk forvet, santrfor ise ilk savunmacıdır.

Bugün sosyal ağlar sayesinde dünya muazzam bir mutasyon yaşıyor. 5 sene içinde değişimi gözle görebileceğiz. Cep telefonum veya akıllı tabletim yok. Üzerimde sadece cüzdanımı taşıyorum.

En basit gözüken çözüm hakikaten de en basitidir!

Teknik, topu 1000 defa sektirmek değildir. Pratik yaparak herkes bunu başarabilir; sonra da sirkte çalışmaya başlayabilirsiniz. Teknik, takım arkadaşına doğru anda ve doğru şiddette tek dokunuşla pas vermektir.

Çalışmaya bayılırım; fakat yalnızca yapmayı sevdiğim işlerde.

Niçin daha pahalı bir takımı yenemeyelim ki? Para dolu bir çantanın gol attığına hiç şahit olmadım.

Yöneten kişi zayıfsa diğerleri çok daha zayıftır.

Rakipte kötü bir oyuncu varsa tutup da kendi kalesine şut çekmez. Yoğun pres altında kontrolünü kaybedeceği için kötüdür. Öyleyse maçın temposunu hızlandırmak gerekir ki topu size geri versin.

Kendi yönteminle kaybetmek başkasının aklıyla kaybetmekten evladır.

Bir maçı %100’ünüzü vererek kazanmadığınız zaman, işte o kapağı açık kalmış bir gazoz şişesine benzer. Bir süre sonra gazı kaçar.

Sokaklardan gelen futbolcular diplomalı hocalardan çok daha önemlidir.

Markaj altında değilken ne yapacağını bilen çok az sayıda oyuncu vardır. Bazen kendi savunmacına şunu söylersin: Bu forvet çok iyi, ama sakın marke etme.

Johan-Cruijff

Tavsiye niteliğinde

Düdüğü ağzınızda gezdirmeyin. Elde tutun ki çalana kadar düşünmek için vakit kalsın.

Eğer yenik durumdaysanız bir savunma oyuncusu sokmanız yararınıza olur!

Doğru hamlede bulunmak için sadece bir tane doğru an vardır. Orada değilseniz ya çok geç kalmış, ya da erken gelmişsinizdir.

Neleri yapmayı bilmediğinizi iyi bilmek zorundasınız.

Her mevki için en iyi oyuncuyu seçmeniz sizi iyi bir takım yapmaz; en iyi 11’inizden başka bir şey değildir o.

Top sizdeyse maç sahasını mümkün oldukça büyütmeniz gerekir; rakipteyse sahayı dar etmek.

Dindar biri değilim. İspanya’da 22 oyuncu da sahaya istavroz çıkartarak girer. İşe yarasaydı tüm maçlar berabere biterdi.

Harcadığımdan daha fazla para kazandım. Ama ne kadar harcadığım konusunda en ufak fikrim yok.

Johan Cruyff

Other People

Lider olmaya çalışan fakat beceremeyen futbolcular, hatalarından dolayı her zaman başkalarını sorumlu tutarlar. Gerçek liderler ise sahadaki diğer oyuncuların hatalarını üstlenmeye hazırdır.

Figo, Barça’ya miras bıraktığım son hediyeydi. 2 milyon €’ya aldım, 60 milyon €’ya okuttum. İyi işti.

Bana öyle geliyor ki, Messi biraz diktatörleşmeli. Her maçta sahadaki en iyi oyuncu olmak gibi bir imkânınız varsa despot bir tavır takınmalısınız, çünkü prestijiniz risk altındadır.

Ibrahimoviç, kötü bir futbolcu için iyi bir tekniğe, iyi bir futbolcu içinse kötü bir tekniğe sahip.

Özel biri mi? Futbolcu olarak hiçbir değer arz etmeyen birisi olarak ancak deli gömleği giymiş bir insan için özel olabilir. (Mourinho hakkında)

Felsefesi benimkiyle örtüşmüyor. Görevde kaldığı sürece Barça’nın bir kulüpten öte olabileceğini düşünmüyorum. (Eski başkan Sandro Rosell hakkında)

Problem şu: 21 yaşında transfer edilen bir çocuk, kazanılmadık kupa bırakmayan diğer futbolculardan daha fazla maaş alıyor. 21 yaşında hiç kimse Tanrı değildir; ve bu durum hem oyuncu hem de kulüp için sorun oluşturur. (Neymar hakkında)

Onu Barcelona’da görmek istemem. Biz farklı tarzda bir futbol oynuyoruz; o ise her zaman kendisinin ne kadar iyi olduğunu göstermenin peşinde. (Cristiano Ronaldo hakkında)

“Haleti ruhiyem şöyle ki, kemoterapiyi arkadaşım olarak görüyorum. Çünkü kanseri yok etmek için benimle. Bence bu bir savaş ve ben galip çıkacağım.”

Son Yazıları Pırıl Pırıl

Beyaz Çizgi

Beyaz rengi, Carrara’da biraz daha farklı görünür. Mermer şehri Carrara… Beni iyi

Eşik: Christian Eriksen

Yazın kimileri tatil, kimileri transfer yapıyor. Seçimlerin ve yaz sıcağının ortasında pek

Duvar: Juan Carlos Osorio

Birazdan geçmişinden kesitler sunacağım adam; Juan Carlos Osorio’nun hayatı film gibi. Kusura

Messi Beni Öldürüyor!

Lionel Messi, Dünya Kupası devam ederken 32. yaşına basacak. Onunla yıllar içinde

Sapak: Zeljko Buvac

Hepimiz insanlar biriktirir ancak her birini konfor alanımıza sokmadan yaşarız. Bir de
Başa Dön