Futbolun Arka Bahçesi

Sen Yoksan Her Şey Eksik

Pırıl Pırıl/Şampiyonlar Ligi

Cristiano Ronaldo karakter yapısıyla belki de en müsemma kulüpte ter döküyor yedi sezondur. CR7’nin Manchester United kariyeri birçok kişi için RM yıllarına göre daha başarılı olarak değerlendirilebilir belki; ama Real Madrid takımıyla çok daha özdeşleşen, simgeleşen bir görünümü var en azından benim nazarımda. Ronaldo star bir oyuncu, 13 yıl önce Old Trafford tiyatrosuna transfer olduğunda da stardı. Kırmızı Şeytanlar’ın tarihinde 7 numarayı sırtında taşıyan George Best, Eric Cantona, David Beckham gibi hem yeşil sahada maharetli hem de son derece medyatik yıldızlar var elbette lakin Ronaldo’nun egosantrik güç manyaklığı onu ayrı bir yerde konumlandırıyor.

Alex Ferguson’un kanatları altında 6 sezonda 1 Şampiyonlar Ligi, 3 Premier Lig kupası kaldıran oyuncu, rekabet dengesi bakımından kabaca eşit olarak düşünebileceğimiz La Liga’da aynı süre içinde sadece 1 defa şampiyon olabildi, bir de iş çoktan bittikten sonra skoru penaltıdan 4-1’e getirip sixpack show yaptığı 2014 ŞL finali. Üstelik kırmızılı formayı giyiyorken de Ballon d’Or kazanmıştı. İspanya’da daha iyi yaptığı tek şey var; gol atmak. Zaten bu dönüşümü de kendisini RM ile özdeşleştiren en önemli etken. Malum burası kazanıyor olsalar da az gol attıkları, defansif oynadıkları gerekçesiyle birçok isimli teknik direktörü yemiş bir camia; burada şov işin ana teması.

Florentino Perez 2009 yaz mevsiminde başlattığı transfer harekâtıyla Portekizli yıldıza kulüpte öyle bir konum bahşetti ki koskoca takım 6 senedir “Ronaldo ve Saz Arkadaşları” tertibiyle çıkıyor sahaya. Kendisiyle 65 milyon euro karşılığında aynı dönem takıma katılan Ricardo Kaka ‘bonus’; transfer rekorunu kıran 100 milyon euroluk Gareth Bale ise ‘yancı’ statüsünde en iyimser tabirle. 2014 Dünya Kupası’nın starı James Rodriguez alenen ırgat muamelesi görüyor aynı şekilde.

İşin garip yanı şu ki, Ronaldo iyiden iyiye bir bitirici kimliğine büründü son birkaç yıl içinde. Kanattan forvete evrimleşmesi kuşkusuz gol sayılarına direkt etki etti; fakat ‘herkes bana oynasın’ kafasında olan bir futbolcunun sadece ve sadece üçüncü bölgede etkin olması sezon hedefi baz alındığında kabul edilemez bir durum, pek tabi ki takım açısından. Bugün Suarez, Lewandowski, Ibrahimovic gibi sıra dışı ve aşmış santrforlar dahi CR7’ye kıyasla takım savunmasına daha efektif katkılar veriyor. Bu eksiklik yapamıyor olmasından değil yapmak istemediğinden kaynaklanıyor.

Ronaldo hırsı ve çalışkanlığıyla hayranlık uyandıran, fevkalade meziyetli, biyonik bir gol makinesi; fakat bir ilah değil. Kişisel görüşüm ‘tarihin en iyi futbolcuları’ benzeri listelerde ismi geçmesinin dahi ayıp olduğu yönünde, ancak mesele sadece bu da değil. Adamın bu tavrı özellikle Mourinho sonrası dönemde iyiden iyiye zarar veriyor takıma. Yani yüz milyonlarca euro değeri olan futbolcular takım başarılı olsun diye değil de CR7 mutlu olsun diye maaş alıyorlarmış gibi bir görüntü var. Ve bu çıkarım başarısını çekemeyen tiplerin uydurduğu bir komplo teorisi falan değil; Cristiano Ronaldo vücut diliyle onlarca defa bu izlenimi doğrular nitelikte hareketler yaptı. Kendisi değil de takım arkadaşları gol attığı için üzüldüğü, triplere girdiği kareler zaten sıradanlaştı. Benim geyik muhabbeti yaparken ileri sürdüğüm şöyle bir iddiam var. Wolfsburg maçında hat-trick yaptıktan sonra sanırım Bale’nin kaçırdığı net bir pozisyon vardı. O vuruş gol olmadığı ve skor 4-0’a gelmediği için sevindiğine adım kadar eminim. Yani bir şekilde ufaktan da olsa Bale’nin gösteriye ortak olması performansına halel getirebilirdi fikrince. Alman ekibinin şok bir golle 3-1 yapıp turu çalma ihtimali onun devasa egosunun ardında saklanan ikincil türden bir tehlike gibi duruyordu.

Real Madrid kariyerinde Zidane öncesi saygın 4 teknik direktörle çalışan yıldızı takımın sistemi içinde en verimli şekilde kullanan hoca belki de kendisinden aşağı kalmayan kibrinin ve egosunun da etkisiyle José olmuştu. Ben eğer CR7-Madrid birlikteliği birkaç anlamlı kupa daha getirecekse futbolculuk kariyeriyle altında ezilmeyecek bir isim olan Fransız hocanın bunda etkin bir rol oynayabileceğini düşünüyorum. Uzun yıllar kulüp içinde arkaplanda görev alan ve artık RM ikonu olarak görebileceğimiz Zinedine Zidane’nin vizyonu ve aurası belki bu ‘tek kişilik dev kadro’ havasını dağıtabilir gibi geliyor. O günler gelene kadar Real Madrid kritiği yaparken Bale form yakalamış, Casemiro sakatlanmış, Borja Mayoral umut veriyormuş; bunların bir anlamı yok. Wolfsburg turunda hakikaten top oynayıp ‘kolpaçino’luktan bir nebze sıyrılan Cristiano Ronaldo maçı alır mı alamaz mı; mana taşıyan tek soru bu oluyor.

Son Yazıları Pırıl Pırıl

Beyaz Çizgi

Beyaz rengi, Carrara’da biraz daha farklı görünür. Mermer şehri Carrara… Beni iyi

Eşik: Christian Eriksen

Yazın kimileri tatil, kimileri transfer yapıyor. Seçimlerin ve yaz sıcağının ortasında pek

Duvar: Juan Carlos Osorio

Birazdan geçmişinden kesitler sunacağım adam; Juan Carlos Osorio’nun hayatı film gibi. Kusura

Messi Beni Öldürüyor!

Lionel Messi, Dünya Kupası devam ederken 32. yaşına basacak. Onunla yıllar içinde

Sapak: Zeljko Buvac

Hepimiz insanlar biriktirir ancak her birini konfor alanımıza sokmadan yaşarız. Bir de
Başa Dön