Futbolun Arka Bahçesi

Bir Hayali Var: Samuel Eto’o

Pırıl Pırıl

37 yaşındaki Kamerunlu yıldız Samuel Eto’o, parlak kariyerini üst seviye futboldan uzakta, Türkiye kıyılarında sonlandırmak üzere. Fakat politika, yıldız futbolcular ve hocalık kariyeri hakkında konuşurken anlıyoruz ki aynı dobralık ve samimiyeti muhafaza etmeye devam ediyor.

*France Football, 8 Mayıs 2018 sayısından çevrilmiştir.

Üç defa Şampiyonlar Ligi’ni kazanmış bir futbolcunun Türkiye Ligi’nin alt sıralarında bulunan Konyaspor’un hücum hattında ne işi var?

Tutku! Benim bugün de dünkü gibi koşmamı sağlayan şey. Her zaman gol atmak, asist yapmak, insanları mutlu etmek istiyorum. 2014’te kariyerimi sonlandırdığımı açıkladıktan sonra tatildeyken bir eksiklik hissettim. İdmana gitmek üzere uyanmak, soyunma odasını paylaşmak, gol sevinci yaşamak gibi. Yani çocukluğumdan bu yana yaşadığım bütün duygular. Sevgili karım da devam etmem konusunda bana destek verdi.

Bitirmekten korkuyor musun?

Kesinlikle hayır! Epey uzun zamandır jübilem için kendimi hazırlıyorum; ve yakın olduğunu da biliyorum. Tüm o büyük şampiyonların yanında tamamıyla ayrıcalıklı bir kariyer yaşadım. Douala ve Yaoundé arasında büyüyen, profesyonel futbolculuk düşleri kuran ve gerçekleştiren o küçük çocuğa baktığımda Tanrı’nın bana cömert davrandığını görüyorum. Hâlâ 17 yaşındaymışım gibi koşuyorum, gücüm yettikçe devam ediyorum. Genç takım arkadaşlarım bana “ama nasıl yapıyorsun?” diye soruyor. Kariyerimi bitirmek adına, huzur içinde olabileceğim ciddi bir kulüpte, son Türkiye Kupası şampiyonunun kadrosunda yer almayı seçtim. Günlerim güzel geçiyor.

Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olduğu bir ülkedesin. Muhalif tüm sesleri susturuyor, onları hapse atıyor; ayrıca Daeş’le mücadele eden Kürtler’e karşı savaş açıyor. Göçmenlerin geleceğinden bahsetmiyorum bile. Endişe hissediyor musun?

Orada o kadar da kötü şeyler yok. Paris ve Londra dahil olmak üzere, başka herhangi bir şehirdeymişim gibi kendimi güvende hissediyorum. Başkan Erdoğan’ı iyi tanıyorum. Bana hürmetini gösterdi, ben de ona hayranlık besliyorum.

Bu söylediklerin İnsan Hakları savunucularını şoke edecektir.

Kime hayranlık duyacağım konusunda özgürüm. Macron’u da seviyorum. Aynı şekilde Gabon devlet başkanı Ali Bongo’yu abim gibi görüyorum; daha ‘yıldız’ bir futbolcu olmadığım dönemden beri bana dostluğunu hissettiriyor. Keza Kamerun başkanı Paul Biya (1982’den beri iktidarda) için de büyük saygı duyuyorum. Ancak ben bir politikacı değilim.

Liberya’nın yeni devlet başkanı olan George Weah örneği sana politikaya atılma konusunda hırs aşılayabilir mi peki?

Töreninde hazır bulundum. Yeşil sahalarda bizlere hayal kurduran büyük bir ismin böylesine yüksek bir makama erişmesini görmek güzeldi. Uzun zamandır bu yola kendini adadı, çalıştı, incelemeler yaptı. Ona cesaret diliyoruz, zira zorlu kararlar almak zorunda kalacak. Başkan George’ye inanıyorum. O ve diğerleri sayesinde Afrikamız gelişecek. Bu kıta savaş ve sefaletle geri kalmaya devam etmeyecek.

Peki ya sen?

Yok, herkesin bir yazgısı vardır… Benim hayalim değil. Uzun zamandır vakfım aracılığıyla Afrika’nın muvaffak olması için para harcıyorum. Öğrencilere burs veriyorum, bir hastanenin inşası için destek veriyorum, insanların İspanya ve Fransa’da tedavi görmesi için yardımda bulunuyorum, vesaire. Bu oldukça somut. En mükemmel şekilde, zihniyetlerin değişmesi ve iş yaratmak için kendimi zorluyorum. Kardeşim Didier Drogba bu anlamda birçok şey başardı. Geçenlerde, sporcu, işadamı, sanatçılardan oluşan yirmi kişilik bir Afrikalı liderler grubu olarak bir araya geldik; şüphesiz daha fazlasını yapmamız, ve gençlerimizin işleri daha sıkı tutması için rehber olmamız gerektiğini konuştuk.

Oynama aşkın, milli takım emeklilik kararından dönmen ve Kamerun’da düzenlenecek olan 2019 Afrika Uluslar Kupası’nda tekrar forma giymen için seni motive ediyor mu? Başkan Paul Biya’nın böyle bir talebi oldu mu? Ya da bu konuda bir medya kampanyası var mı?

Yok, hayır. 2014’te net bir şekilde nokta koydum. Güzel bir nesil geliyor, son kupayı da müthiş şekilde kazandılar. Bensiz de parlamaya devam ediyorlar, bu kesin! Tribünlerde olacağım, tavsiyeler vereceğim, ama Kamerun’a o kupayı getirmek için hayal kuran bir gencin yerini almayacağım. Bu güzel ülkeye kariyerimin 17 senesini sundum; yüreğimde, kaslarımda, bacaklarımda ne varsa hepsini verdim. Ayrıca turnuvanın organizasyonu için hükümet ile Afrika Futbol Konfederasyonu arasında arabulucuk yaptım. Bu gerekiyordu. 37 yaşında gollerimi sıralamaya devam ediyorum ve son maçıma kadar da atacağım… Ayrıca, İnatçı Aslanlar’ın forvet hattı oldukça iyi durumda: Vincent Aboubakar çok gol atıyor, Eric Choupo-Moting epey formda ve Clinton N’Jie… Birbirini iyi tamamlayan bu jenerasyon Kamerun’un son iki Dünya Kupası’ndaki kötü performansının (6 mağlubiyet) izlerini silmek zorunda.

Ateşli bir PSG taraftarısın. Neymar’ın sezonunu nasıl değerlendiriyorsun?

‘Evimize’ gelmek için haklı sebepleri vardı. İlk sezonundaki istatistiklerinden hoşnut olmadığımı söyleyemem. Kadroya adapte olmak zorundaydı, başardı. Gelecek sezon ise Neymar’ı tam anlamıyla değerlendirebileceğiz. Dünya’nın en güzel şehrinde kalmaya devam edeceğini umuyorum. Olması gereken kulüpte, iyi para kazanıyor ve biz de onu çok seviyoruz.

Fazla egoist değil mi sence? Pek birleştirici değil gibi.

Bence değil. Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid deplasmanındaki performansını çok iyi buldum. 222 Milyonluk adam maçın en iyisiydi. Her şeyi yaptı, inanılmazdı. Cavani’yle iyi anlaşamadığı için eleştiriliyor. Bu medyanın klasik numarasıdır. Yan yana bu kadar çok yıldız forvet olduğunda bu yaşanır. Buna benzer bir polemiği Barça’da Ronaldinho, Henry ve Messi’yle birlikte oynarken duymuştum. Önemli olan soyunma odasında sorun yaşamamaktır. Kötü yaşayan bir soyunma odası varsa PSG gibi Fransa Ligi’ni domine edemezsiniz. Benim gerçeğim budur.

Kylian Mbappé hakkındaki gözlemlerin nedir?

Konumunu iyi idare edebilirse, isminin çevresinde olup biten şeylere dikkat ederse geleceğin Messi’si olur. Sıradışı bir yetenek olsanız bile, büyük bir kariyer yapmak için futbolculuk kalitesiyle alakası olmayan birçok şeyi hesaba katmak gerekir. Umarım onunla bir gün sohbet etme fırsatım olacak. Onu şu veya bu konuda ikaz edecek ağabeylerine her zaman kulak vermesi gerekiyor. Elbette futbola tutkulu genç bir çocuk olarak kalmaya devam etmeli, çünkü her şeyin mezkezinde oyun var.

Öyleyse şöhret ve paranın peşinde koşmamalı…

Çok fazla miktarda para kazanacak, zira onu 1 numaraya taşıyacak bir yeteneği var. Bu basit bir hesap, buna fazla kafa yormaması lazım. Tek takıntısı şampiyonluk yaşamak ve en iyisi olmak olmalı, yani her maç %100’ünü vermek. Biraz bile kaytarmak için tek bir gün bile yok! Kylian iyi bir çocuk, yolunda ilerliyor. Her zaman, her pozisyonda Cavani ve Neymar’ı arıyor. O bir forvet, ve daha çok gol atmalı. Gol sevdadır. Bütün forvetler stadyumlarda o görkemli golü atmak için yaşarlar. Kylian bunu idrak etmeli. Barcelona’da büyüdüğüne şahit olduğum Leo Messi’nin insanüstü mental olgunluğundan ilham alabilir. O, her saniye bir şeyler yaratarak maçları basite çevirmeye devam ediyor. Emsalsiz bir yıldız olmasına rağmen, hala 2004’te tanıdığım küçük çocuk gibi, saygılı ve ihtiyatlı. Başka biri olsa böylesine çılgınca bir şöhret karşısında çoktan kafayı yemişti.

Bir başka fenomen, Paul Pogba… Manchester United’e uyum sağlamakta sorunlar yaşıyor. Ne düşünüyorsun?

Şöhretin tuzağı konusunda yapılacak hiçbir şey yok! Bizzat ben, Samuel Eto’o, sanatımın zirvesinde, en yüksek maaşlı oyuncuyken 5 hafta üst üste Bay Mourinho tarafından yedek bırakıldım. Bazen 90+4’te beni ısınmaya yolluyordu… Inter’deki 2009/10 sezonuydu. Ancak sezon sonunda her şeyi biz kazanmıştık, ve ben sahadaydım. Kendine şunu söyleyecek kadar tevazu sahibi olmalısın: “Çok büyük olabilirim, ama bir teknik direktör var, biliyorum kötü bir dönem, ama kabul etmek zorundayım.” José Mourinho benim en iyi olduğumu biliyordu ve egomu harekete geçirmemi istiyordu. Paul’a da aynı şeyi yapıyor çünkü 1 numarası o. Paul’un bu durumu tersine çevirecek karakteri taşıdığına ve United’in oyuncusu olduğuna eminim. Emin ellerde. “Special One”, adamlarından en iyi neticeyi almayı bilir. Öte yandan ben teknik direktör olduğumda Mourinho ve Guardiola’dan ‘kopyala-yapıştır’ yapacağım.

Samuel Eto’o, Ibrahimovic transferinin bir parçası olarak 2009 yazında Inter yolunu tutmuştu.

Pep Guardiola, 2008/09 sezonunda kenetlenmiştiniz, fakat sonra sizi ayırmayı tercih etti!

Kazanmak isterim, fakat güzel bir oyunla. Benim futbola bakışım her aşamada Pep’inkiyle örtüşüyor. Futbolu en iyi yorumlayan hoca o.  Barcelona’dayken bazıları Messi, Xavi, Iniesta var diye başarılı olduğunu iddia ediyordu. Hayır, her yerde başarılı. Ve her zaman kendi üslubuyla. İşte, ofansif mantalitesinden vazgeçmeden Premier Lig’i bozdu! Şapka çıkarıyorum. Guardiola için en zor dribling, doğru pastır. Hareket halindeki arkadaşının koşu yoluna, savunma arkasına attığın ayak içi. Ah işte bu pas var ya… Kaleciden rakip kaleye giden! Pep kalecilere bile devrim yaşattı.

Bu sezon Mohamed Salah dünya çapında bir seviyeye çıkarak adeta patlama yaptı. Samuel Eto’o, Drogba, Yaya Touré gibi Afrika’nın diğer büyük yıldızları arasında sayabilir miyiz artık onu?

Kendi hikayesini yazıyor. Bırakalım bunu zaman göstersin. Fakat o driblingleri yok mu! Salah, Liverpool’da inanılmaz oynuyor. Futbolu kolaymış gibi gösteriyor. Onu Chelsea günlerinden az da olsa tanıyordum. Benimle çok az oynadı. Henüz 20 yaşındaydı ve José onun için biraz sert bir hocaydı. Bugün ise dünya futbolu için müthiş bir sayfa açtı. Bir futbolcuda üstün bir yetenek varsa 5 dakikada anlarım. Onda da bu yetenek mevcut. Mesela Eden Hazard… Chelsea takımına katıldığımda ondan etkilenmiş ve şöyle demiştim: “Messi’yle aynı klasmandasın, ama 1 numara olmak için yeterince istek duymuyorsun.” Onun yaşındayken stadyumu yiyordum ben. Çünkü dünyanın en iyisi olmak isteyecek kadar gururluydum. Sonra İngiltere’nin 1 numarası olmayı başardı; koşuyor, savunma yapıyor, gol atıyor…

Zinedine Zidane hakkındaki düşüncelerin nedir? Üst üste üçüncü defa Şampiyonlar Ligi finaline yükseldi. En üst seviye antrenörler sınıfında mı artık?

Zizou varsa bu üçleme gayet mümkün görünüyor. Onun seviyesinde bir fubolcu söz konusu olduğunda oyuncu grubu için erişilebilir olmak,  iyi bir takım olmaları için onları iyi idare edebilmek hiç de kolay değil. Real Madrid’in başında olmasına rağmen alçakgönüllü olmayı biliyor, etrafını dinliyor. Takımınızda Cristiano Ronaldo, Benzema, Ramos, Kroos, Modric gibi büyük karakterler var; ve Zidane gibi futbolu en mükemmel şekliyle biliyor olsanız bile fikirlerinizin uygulaması futbolculara bağlı oluyor. Onlarla nasıl konuşacağınızı iyi bilmek gerekir. Zidane örneğinde beni etkileyen şey bu. Umarım Thierry Henry onun izlerini takip eder. ‘Titi’ futbola aşık, çok iyi bir hoca olacak, çünkü göze hoş gelen futbolu seviyor. Patrick Vieira da ABD’de epey mesafe kat ediyor bu minvalde. Umuyorum Atlantik’in bu tarafına tekrar dönecektir.

Peki kendini ileride teknik direktör olarak görüyor musun?

Bilemiyorum. Oyuncu olarak birçok şey kazandım, hoca olarak da kazanabileceğime dair ümidim var. Bunu istiyorum. Bizim kıtada çok başarılı Afrikalı antrenörler var, ancak onlara Avrupa’da hiç fırsat tanınmıyor. Kariyerim bittiğinde diplomamı alacağım, stajlar yapacağım, antrenörlük kurslarına katılacağım. Bir gün France Football dergisine Şampiyonlar Ligi kazanmış bir hoca olarak röportaj vermeyi çok arzu ediyorum.

Son Yazıları Pırıl Pırıl

Beyaz Çizgi

Beyaz rengi, Carrara’da biraz daha farklı görünür. Mermer şehri Carrara… Beni iyi

Eşik: Christian Eriksen

Yazın kimileri tatil, kimileri transfer yapıyor. Seçimlerin ve yaz sıcağının ortasında pek

Duvar: Juan Carlos Osorio

Birazdan geçmişinden kesitler sunacağım adam; Juan Carlos Osorio’nun hayatı film gibi. Kusura

Messi Beni Öldürüyor!

Lionel Messi, Dünya Kupası devam ederken 32. yaşına basacak. Onunla yıllar içinde

Sapak: Zeljko Buvac

Hepimiz insanlar biriktirir ancak her birini konfor alanımıza sokmadan yaşarız. Bir de
Başa Dön