Futbolun Arka Bahçesi

Alman Usulü #4: Kenan Karaman

Bundesliga/Pırıl Pırıl

Transfer döneminin başlaması ile 7/24 maruz kaldığımız ‘kamp günlükleri’ konseptinin akıl almaz buhranlığının verdiği rahatsızlıktan yola çıkarak, rotamızı güneye, Antalya’ya çevirdik. Birçok Alman takımının Belek’te olması ağzımızı sulandırdı. Bundesliga’nın havasını solumak; birkaç oyuncusuna, teknik adamına ve medya ayağına sitemizde yer vermek istedik. Son konuğumuz ligin yükselen yıldızı Kenan Karaman.

Futbolcu bir babaya sahip olduğunu biliyorum. Futbola başlama sürecin nasıl oldu? Yeşil sahalara ilk adım attığında ileride golcü olacağını tahmin ediyor muydun?

Benim tüm ailem futbol hastası. Babam amatör olarak futbol oynamış, o beni futbola heveslendirdi. Elimden tutan insandır. Stuttgart’ta doğdum ve büyüdüm; futbola ilk adımları da Stuttgart’ta bir köy takımında attım. Babam yazdırmıştı beni takıma. Tabi küçükken insan heves ediyor, futbolu zevkle oynuyor. O zamanlar profesyonel olacağımı tahmin etmemiştim.

2000’lerin başında Almanya’da bir altyapı devrimi yaşandı ve sen de bunun meyvelerini verdiği bir dönemde futbol eğitimini aldın. Bu atılım gelişimini nasıl etkiledi?

Almanya’da altyapıya çok önem veriliyor. Birçok kulübün altyapısı çok iyi durumda. Hoffenheim de bunların başında geliyor. Ben 15 yaşında Hoffenheim akademisine katıldım. Tesislerinde kaldım, sadece futbola değil eğitime de Almanya’da çok önem veriliyor. Bu bir şans. Bu şansın bilincinde olup, fırsatları iyi değerlendirirsen iyi bir yere ulaşabilirsin.

Hazır konusunu açmışken eğitimin futbolla birlikte nasıl ilerledi?

Almanların değişik bir okul sistemi var. Herkesin futbolcu olma garantisi yok. Bu sebepten elinde bir mesleğin olsun istiyorlar. Liseyi Hoffenheim’de bitirdim daha sonra profesyonel oldum ve futboluma daha çok odaklandım.

Hoffenheim’ın U-15 ve U-16 takımlarında geçirdiğin iki sezonda toplam 46 gol attın. Böyle büyük bir performansın ardından Almanya alt yaş milli takımları için teklif geldi mi?

Almanya milli takımı için kontağım vardı. Açıkçası bir teklif gelmedi, kamplara çağırılmadım. Türkiye devreye gelince de kalbim de orada olduğu için Türk milli takımına konsantre oldum.

94 jenerasyonunda oldukça yetenekli Türk futbolcularla oynadın. O takımdan senin de beğendiğin isimleri günümüzde PTT 1. Lig’de oynarken görüyoruz. Eğitimini Almanya’da değil de Türkiye’de tamamlamış olsaydın şu an Bundesliga seviyesinde oynayabilir miydin?

Açıkçası bilmiyorum. Ben çok çalışan, azimli bir kişiliğe sahibim. Bundesliga’da oynayacağıma inancım tamdı. Hoffenheim altyapısında da oynarken bunun için çok çalıştım, kendime güveniyordum. Türkiye’deki futbol eğitimini çok bilmiyorum, bu sebepten bir şey söyleyemeyeceğim.

Hoffenheim’den Hannover’e transferin nasıl oldu? Tayfun Korkut’un bunda etkisi var mı?

Tabi ki Tayfun hocamın da büyük bir katkısı oldu. Kendisiyle Hoffenheim’in altyapısında beraber çalışmıştık. Ardından o ayrıldı Hoffenheim’den ve profesyonel oldum ve ilk kez Bundesliga’da oynadım. Hannover 96’ya transfer kararımı kendim verdim, çünkü yeni bir başlangıç istiyordum. O dönem değişikliğin bana iyi geleceğini düşündüm ve Hannover’den de teklif gelince değerlendirmek istedim.

Hannover 96’daki ilk sezonunda düzenli forma şansı bulamadın ancak Frontzeck ile birlikte takımın önemli bir parçası oldun. Bu, yaz döneminde ki performansından mı kaynaklanıyor; yoksa beklediğin bir süreç miydi?

Aslında bekliyordum bunu. Antremanlardaki performansımdan oldukça memnundum. Genç bir oyuncuyum hep üstüne koymaya, kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Frontzeck takıma geldiğinde ilk etapta takımı tanımadığı için antrenman performanslarına baktı. Ben de hocanın gözüne girmeyi başardım. Ben her zaman hazırdım, sadece bu şansı bekliyordum ve Frontzeck bana bu şansı verdi.

Fiziğin gereği pivot santrafor özelliklerine sahipsin. Ancak Frontzeck seni kanatlarda kullandı. Bu futboluna artı yönde etki sağladı mı?

Alt yaş takımlarında hep pivot santrafor pozisyonunda oynadım. Frontzeck beni kanatlarda denedi. Her iki kanatta da oynadım. Değişik bir deneyimdi. Yeni pozisyonuma adapte oldum ve bu futbolum için oldukça olumlu. Kanatta oynadığınızda daha çok topla buluşuyorsunuz, orta saha varyasyonlarının bir parçası oluyorsun. Boyuma rağmen her zaman teknik bir futbolcuydum. Bu yüzden çok sıkıntı yaşamadım.

3-4 yıl önce Türkiye’de oynama hedefinin olmadığını söylemiştin. Halen bu fikirde misin?

Öncelikle kendimi Bundesliga’da kanıtlamak ve kalıcı olmak istiyorum. Türkiye bir gün neden olmasın? Ancak öncelikle bir Türk futbolcu olarak burada kendimi göstermek niyetindeyim.

Biraz da yeni teknik direktörünüz Thomas Schaaf’tan bahsedelim. Hoca ile iletişimin nasıl?

Hocamızın ilk hedefi bizi ligde tutmak ve bu sebepten getirildi. Schaaf’ın oyun sistemi topa daha çok sahip olmak üzerine kurulu hücum futbolu. Takımda bu potansiyeli olduğunu bizlere söyledi. İlk yarı bizim adımıza iyi geçmedi, ikinci yarıya sert idmanlarla hazırlanıyoruz. Thomas Schaaf, Werder Bremen ile şampiyonluk yaşamış, kendisini ispatlamış bir teknik adam. Bizi ligde tutacağını düşünüyorum.

Sezonun ilk yarısında ilk 11’in direkt oyuncusu oldun. Schaaf ile bunun süreceğini düşünüyor musun?

İlk yarı benim adıma verimli geçti, çok maç oynadım, tecrübe kazandım. Yeni hoca gelince  herkesin şansı eşittir, her futbolcu gerek idmanlarda gerekse maçlarda kendisini göstermek zorunda. Ben kendime güveniyorum. Performansımı ortaya koyacağım ve sonunda hoca karar verecek.

Milli takıma geçersek, alt yapı milli takımlarında görev aldın. A milli takım için seninle irtibata geçen oldu mu?

Türkiye A milli takımından henüz bir davet almadım. Ümit milli takımına düzenli olarak gidiyorum. Avrupa Şampiyonası eleme maçlarını oynuyoruz ve baya da iyi durumdayız. Henüz A milli takımdan kimse ile kontak kurmadım.

Sezonun ilk yarısında iyi bir performans gösterdin. Türkiye milli takımı kurmayları tarafından bu performansının fark edildiğini düşünüyor musun?

Açıkçası bilmiyorum. Ben elimden geleni yapıyorum, umarım böyle devam ederim ve Türkiye’de ismim daha çok duyulur. Fatih Terim ile henüz bir diyalogum olmadı ancak Ümit milli takım antrenörüm Abdullah Ercan ile bu konuda konuşuyorum. Beni daha çok o takip ediyor. Benden iyi performans gösterdiğimi ve böyle devam etmem gerektiğini söylüyor. Bu şekilde devam edersem önümün açık olduğunu belirtiyor.

Önümüzde Euro 2016 var ve Hannover’de kanat oynasan da forvet orjinli bir futbolcusun. Türk milli takımının forvet alternatiflerinin çok sağlam olduğu söylenemez. Bu bağlamda iki sorum olacak. Türkiye Ligi’nde forma giyen futbolcuların milli takıma seçilme konusunda lejyonerlere göre daha avantajlı olduğunu düşünüyor musun?

Sanıyorum A milli takımın ekibi geniştir ve hem Türkiye’de hem de Avrupa liglerindeki Türk futbolcuları izliyorlardır. Tabi derinliğini bilemiyorum. 

Diğer sorum da şu; kendini Euro 2016’da oynayacak form düzeyinde hissediyor musun?

Kendimi hazır hissediyorum tabi ki neden olmasın? Büyük bir hayalim gerçekleşmiş olur. Bu onların vereceği bir karar. Ben öncelikle üzerime düşeni yapıp, takımımda iyi bir performans sergilemeliyim. Kendimi santrafor mevkinde de güvende hissediyorum ve rahatlıkla oynayabileceğimi biliyorum. Öncelikle Bundesliga’da performans gösterip milli takımı hak etmem lazım.

Bundesliga’dan Türk milli takımına gelen birçok yıldız ismin istenen katkıyı veremediğini görüyoruz. Bunlar kafanda soru işaretleri yaratıyor mu?

Gurbetçi futbolcular Türkiye milli takımına geldiğinde adaptasyon problemleri yaşayabiliyor. Altyapılarda bunu ben de gözlemledim. Genel olarak genç gurbetçi futbolcular bu ortamda pasif kalabiliyor. Bu durumu futbolcu kendisi çözebilir diye düşünüyorum.

Türkiye’de başarı odaklı bir anlayış olduğu için genç futbolculara çok sabredilmediğini düşünüyorum. Bundesliga’da ligimizden çok daha fazla genç isim süre buluyor. Almanya’da taraftar ve yönetimin bu duruma bakış açıları nasıl?

Almanya’da taraftarlar genç oyuncu oynadığında mutlu oluyor. Kendi altyapılarından bir ismi sahada gördüklerinde bu hoşlarına gidiyor ve ona sabır gösteriyorlar. Erken eleştirilerde bulunmuyorlar, bakış açıları farklı. Sadece taraftarlar da değil hocalarda genç daha çok tolerans tanıyor. Türkiye’deki bu durum benim de üzülerek takip ettiğim bir konu. Genç futbolculara yeteri kadar değer verilmediğini düşünüyorum. Bu durum milli takımların geleceği için de bir handikap yaratıyor. Ülkemizde çok yetenekli genç futbolcular var. Bu arkadaşlara daha çok şans ve zaman vermeliyiz. Böylece altyapımızdan daha çok genç isim çıkarabiliriz.

Harika bir fiziğe sahipsin. Teknik, hızlı ve hırslı bir futbolcusun. Geliştirmen gerek yönlerin olduğunu düşünüyor musun?

Eksilerim tabi ki var. İnsan her yönden kendini daha fazla gelişmeli, yerinde saymamalı. İyi olan özelliklerimi daha da geliştirmeye odaklanıyorum. Ben zaten her zaman kendimi eleştiren biriyimdir. Hiçbir zaman yetinmem, hep üzerine koymak için mücadele ederim. Bu sebepten teknik taktik her yönden kendimi geliştirmek için çalışıyorum. Komple bir futbolcu olmak istiyorum.

Son Yazıları Bundesliga

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Bundesliga #13

Leipzig zirveye iyice yerleşti; Hoffenheim namağlup ünvanını koruyor. Hertha, Frankfurt ve Köln

Bundesliga #12

Geçen sezon fırsat buldukça haftanın ilgi çekici maçları öncesinde ufak, bilgilendirici notlar

Bundesliga #29

Almanya’da özellikle ligin dibi ateş almış durumda; haftanın kritik maçları hakkında ilgi
Başa Dön