Futbolun Arka Bahçesi

Süper Lig 15/16; Power Rankings #1

Orta Saha/Süper Lig

Henüz 11. haftayı geride bırakmış olsak da Süper Lig yavaş yavaş şeklini almaya başladı. Hatta bazı takımlar şimdiden 3. teknik adamlarıyla başarıyı aramaya başladılar. Birçok değişkeni olan Süper Lig için güç dengesi analizimi yaptım.

18) Eskişehirspor
Ligimizin son dönemlerdeki en zor deplasman takımlarından olan Eskişehirspor, bu sene ne yazık ki ligden düşmenin 1 numaralı adayı. Michael Skibbe yönetiminde lige berbat bir başlangıç yaptılar. İleri hucüm üçlüsündeki yeteneksizliğe bir de savunmanın dağılgan yapısı eklenince Skibbe için erken bir veda oldu. Kurtuluşu İsmail Kartal ile aramak Skibbe’den sonra büyük bir gafletti. İsmail Kartal’a yetişemeden Samet Aybaba‘yla berbat pastanın üzerine bir de çilek eklediler. Üst üste hatalar zinciri bu güzide şehir kulübünü gelecek sene de ligde görmemizi bir hayli zorlaştırdı.

17) Mersin İdman Yurdu
Geçen sezon Rıza Hoca yönetiminde yokluktan başarıya uzanan güzel bir hikayesi olan Mersin İdman Yurdu için bu sene tek kelimeyle düşüş sezonu. Yönetim transfer yasağı olan bir kulübün başına ligin en istikrarsız ve mücadeleden en fazla kaçan teknik adamını getirdi. Mesut Bakkal hepinizin bildiği üzere ilk 5 hafta için iyi bir teknik adamdır. İlacı verir, tutmazsa hop başka takıma kaçar. Bakkal’ın kaçışından doğan boşluğu teknik direktörlük eğitimini NTVSpor’un dokunmatik ekranında alan Bülent Kortkmaz’la doldurma yoluna gittiler. Ne diyelim umarım Kaptan’ın dokunuşları Mersin’e yardım eder.

16) Gaziantepspor
Her ne kadar beklentilerin üzerinde puan toplasalar da oynadıkları oyun ile benim için düşme potasının üçüncü adayı. Ligin 34. haftasına kadar sadece kapanıp 1 puan için oynamaya devam ederlerse aldıkları mucizevi puanlar onlara yetmeyebilir. Zydrunas Karcemarskas ve Muhammet Demir’in kişisel performanslarını bir kenara koyarsak Antep’te bu sene hiçbir şey yok. Tabi başarısızlıklarında takımını her maç sebepsiz yalnız bırakan Gaziantep taraftarının da payı çok büyük.

15) Gençlerbirliği
Düşmez kalkmaz bir Gençlerbirliği. İlhan Cavcav yönetiminde ayrı bir organizasyona sahipler. Kuşkusuz bir istikrar var. Ama onların maçlarını izlemek tam bir zulüm. Ligde kalmak için İlhan Başkan belediyeden bir halk otobüsü isterse şaşırmayalım. Düşünün ligin en çok faul yapan futbolcularının başında Mustafa El Kabir var. Fazla söze gerek var mı?

14) Sivasspor
Geçen sezon Sergen Yalçın’ın takımın başına geçmesiyle güzel işler yaptılar. Her ne kadar bu seneye felaket başlasalar da iyi oynadıkları maçların meyvesini alamamaktan muzdarip oldular. Sergen Hoca’nın hücüm futbolunu iyi entegre ettiği ortadaydı. Ancak savunmadaki akıl almaz hatalar Sivas’ın başına Okan Buruk’u getirdi. İlk haftada klasik teknik adam değişikliği galibiyetini de cebe koydular. Bu sene ligde aşağı sıralardan kurtulabileceklerini zannetmiyorum.

13) Kayserispor
Bu sene başında Kayserispor’dan cidden çok ümitliydim. Ne oldu da bu takımın Ptt 1. Lig hasreti kamaştı. Geçen sezon orada alınan rahat galibiyetlerden sonra Süper Lig onlara 1 beden büyük geldi. Takımın şu anki durumunu geçen sezon yine Tolunay Kafkas yönetimindeki Karabükspor’a benzetiyorum. Hatta oynanan oyun bile neredeyse aynı, bir varlar bir yoklar. Bu sene ligde kalacaklarını düşünüyorum. Taraftar biraz sahip çıksa orta sıralar olabilir. Kadro kaliteli, Tolunay hoca umarım geçen sezondan ders çıkarmıştır. Sadece bağırmakla olmaz.

12) Osmanlıspor
Onların gücünü burada hesap etmek zor. Nereden destek aldıkları ve nelere hizmet etmek için bu noktada bulundukları karmaşık değil. Geçen sezon Ptt 1. Lig’de oynadıkları maçlarda hakemlerin lehlerine yaptıkları hatalardan kitap yazılır. Haklarında daha fazla bir şey yazmak istemiyorum alimallah sorguya çağrılabiliriz!

11) Konyaspor
Ligimizde 5 büyüklerden sonra en fazla taraftar desteğine sahip takım. Her ne kadar saygı duruşu kavramına hakim olmayan bir kitle olsa da sahada etkisini hissettiriyorlar. Tek farklı galibiyetlerin ve beraberliklerin takımı onlar. Aykut Kocaman elindeki kadroya göre iyi iş çıkardı. Özellikle Alban Meha yaptığı asistler ve attığı goller ile takımını üst sıralarda tutmayı başardı. Fakat uzun maratonda doğal sıralarına yerleşeceklerini düşünüyorum.

10) Çaykur Rizespor
Geçtiğimiz sezon son nefeste ligde kaldılar; bu sezon ise düşme korkusunu yaşamaktan uzak bir performans sergiliyorlar. Özellikle iç sahada aldıkları 5 gollü Antalyaspor ve 90’dan sonra 2 gol atarak geri döndükleri Galatasaray galibiyetleriyle güzel sükse yaptılar. Hikmet The Great biraz daha böyle işler yaparsa Rize’de halk kahramanı olur. Belki bir Avrupa Kupası katılım hakkı onu ileride Hamzaoğlu’nun varisi de yapabilir. Ancak bu sene değil.

9) Antalyaspor
Transfer sezonunun en sükseli takımlarınıdan biri olan Antalyaspor adından söz ettirmeye devam ediyor. Eto’o transferinin resmiyete döküldüğü günlerde ben de herkes gibi bunun bir ‘pr’ çalışması olduğunu düşünmüştüm. Fakat bu noktadan geriye baktığımızda yardımcısı Yusuf Şimşek ile iyi bir uyum sağladı ve golleriyle ilk haftadan itibaren yüzümüzü kızarttı Karaoğlan. Bu gidişat, bu sükseye yakışan bir stada da kavuştular. Orta sahanın göbeğine Fatih Hoca kızmaz ise tam bir ‘çapa’ aldılar. Eto’o‘nun mahalle arkadaşı Jean Makoun. Onun da yaşı biraz geçmiş olsa bile lige yeni çıkan bir takım için çok kritik iki noktada üst seviye oyunculara sahipler. Ne kadar dayanırlar bilmiyorum ama kaldıkları sürece ligimize ve Antalya kentine renk katacakları kesin.

8) Akhisarspor
Sezon başlamadan önce bu sene onlardan beklentim düşme potasında bir mücadeleydi. Cihat Arslan yönetiminde şaşırtıcı bir performans ortaya koyuyorlar. Saraçoğlu gibi deplasman takımlarına cehennem olan bir sahada iki farklı geriye düşüp beraberliği kopartmasını bildiler. Hugo Rodallega ve Güray Vural’ın hücumdaki üretkenlikleri ve katı savunma anlayışları rakiplerinin kabusu oldu. Geçen sezon yaşadıkları düşüşü yine yaşayacaklarını fakat çok keskin olmayacağını düşünüyorum. Bilal’in eksikliğini minimum dercede hissederek büyük iş başardılar.

7) Başakşehir
Ligimizin en istikrarlı teknik adamı kuşkusuz Abdullah Avcı. Başakşehir takımının her şeyi olduğunu 2 sezon önce küme düştüklerinde gördük. Ancak son sezon ve devamında içinde bulunduğumuz sezon içersinde sıralamada kendilerine doğal bir yer buldular. Bu sezon katıldıkları Avrupa Ligi ön elemesi de istikrarlı yönetimin meyvası oldu. Her ne kadar ligimizin prefabrik takımınlarından olsalar da sportif anlamda doğru işler yaptıkları ortada. İBB’nin sporsorluğunda Başakşehir’in yeri Avrupa Kupası katılım mücadelesi olur.

6) Trabzonspor
Kurtlar Vadisi Karadeniz isimli futbol terörünün başrol takımı. Ciddi anlamda haksızlıklara uğradılar kabul ediyorum. Düşünsenize şike olaylarının patladığı sezon Trabzonspor’un yerinde Galatasaray’ın olduğunu. Ben size söyleyeyim ülke bölünürdü. Ancak haklıyken haksız duruma düşmek için yönetim olarak skandal davranışlarda bulundular. Ersun Yanal’ın gönderilmesiyle başlayan süreç Kaptan Onur olayıyla devam etti. Rabotnicki hezimeti de tuzla biber oldu. Üstüne ligimizin kurnaz hakemlerinin verdiği kararlar onları büyük bir kargaşaya götürdü. Spor kulübü başkanlığını mafya babası olmak ile karıştıran Hacıosmanoğlu kamuoyunda sevimsiz bir resim oluşturdu. Bu karışıklık onların bir sezonlarına daha mal olmak üzere.

5) Bursaspor
Metin Tekin’in meşhur ‘oyunun kazananı, maçın kaybedeni oldu’ sözünün vücut bulmuş hali Bursaspor. Geçen sezon gözlerimiz futbola Timsahlar sayesinde doydu. Oynadıkları Şenol Güneş tiki takasıyla Barçavari goller atıp sezon sonunda ise kârlı bir futbolcu satışı ile kasalarını doldurdular. Gidenlerin yerine de kendi kanaatimce en az onlar kadar iyi oyuncular aldılar. Yeni açılacak Timsah Arena ile birlikte ciddi anlamda potaya girebileceklerini düşünüyorum. İstanbul’un büyüklerinin kabusu olmaya devam edecekler .

4) Kasımpaşa
Atom karınca iş başında. Rıza Çalımbay cidden büyük işler başarıyor. Tek kelimeyle gizli kahraman. Geçen sezon düşmenin bir numaralı favorisi olan Mersin İY ile lige damga vurmuştu. Eldeki yetersizlikler ve transfer yasağına rağmen takım oluşturabilmişti. Bu sene daha yüksek imkanlara sahip ve daha kaliteli ayaklar ile çok daha fazla iş başaracağını düşünüyorum. Devre arasında takıma takviye şart. Babel gittikten sonra o bölge için hala yeterli bir takviye yapmadılar. Sezon sonunda kontratı bitecek olan Ryan Donk için de bir an önce yeni kontrat önermeleri şart.

3) Galatasaray
Son şampiyon bu seneye de olaylı başladı. Her ne kadar puan olarak yeterli bir konumda bulunsalar da oyun olarak istenileni veremedi. Eldeki kadronun Şampiyonlar Ligi’ni ve Süper Lig’i aynı anda götürmesi olanaksız. Hamza Hamzaoğlu‘nun kafasındaki kadroyu oluşturamadığı kesin. Maddi imkansızlıklar ve bu kadar büyük bir camianın adeta Çemişgezekspor’dan hallice yönetilmesi onların şampiyonluk şansını oldukça azaltıyor. Son olarak bu hafta Hamza Hoca’nın gönderilmesi ile çalkantı zirve yaptı. Alınan karardan çok gönderilme şekli ve zamanını yanlış buluyorum. Ancak yerinde bir teknik adam tercihi Galatasaray’ın çehresini değiştirebilir. Bence en iyi tercih Ersun Yanal olur, ancak görünen o ki Mustafa Denizli bir adım önde gözüküyor. Wesley Sneijder ve Muslera’nın performansları Galatasaray için en büyük şampiyonluk faktörü olacak. Devre arasına kadar potada kalmaları çok önemli ve o noktada acil transfer şart. Forvet hattı ve defans bloğuna yapılacak doğru hamleler ile bu sene de başarıyı tekrar edebilirler.

2) Fenerbahçe
Yılın transfer şampiyonu olan Fenerbahçe harcanan paraların karşılığını daha alamamışa benziyor. Vitor Pereira ve RvP arasında yaşanan gerginlik basına birçok malzeme vermelerine sebep oldu. Bu kadar fazla transferin yapıldığı takımlarda başarı için sabır şart. Pereira konusunda aceleci olmamak lazım. Ne hemen övmeli ne de hemen yermeliyiz. İyi futbol oynamadan şu an bu konumda olan bir takıma biraz şans vermeli taraftar. Tabi ki taraftarın güzel futbol beklemeye hakkı var. Standart bir ilk 11’e sahip olamayışı takımın en büyük handikapı. Takımdaki hucüm silahlarının uyumsuzluğu ve savunmadaki her duran topun bir tehdit oluşturmasına hala çözüm bulamadılar. Bruno Alves nasıl hala bu takımda anlamak mümkün değil. O kadar para harcanıp yerine oyuncu alınmamasının Pereira’nın vatandaşı olması dışında hiçbir açıklaması yok.

1) Beşiktaş
Kartal bu sezonki uçuşuna yüksekten başladı. Takımın ileri üçlüsü ve özellikle Gomez’in göz kamaştıran performansı onları bu senenin en güçlü takımı yapıyor. Belki en çok transferi Fenerbahçe yaptı ancak en faydalı transferi neredeyse hiç fire vermeden Beşiktaş yaptı. Andreas Beck ve Rhodolfo tam olarak nokta atışı oldu. Bunların üstüne Gomez transferi ile çileği koydular. Şenol Hoca önderiğinde ligin en keyifli oyununu oynuyorlar. Bitmeyen Vodafone Arena dışında önemli bir eksikleri yok. Oğuzhan adeta tacını giymiş genç bir kral gibi takımına liderlik ediyor. Devre arasından sonra stad açılır ise Beşiktaş’ın bu seneye damgasını vurması kaçınılmaz olur.

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.
Başa Dön