Futbolun Arka Bahçesi

Sihir Değil Sabır

Orta Saha/Premier League

İki hafta önceki Merseyside derbisi sonrası Liverpool yönetimi menajerleriyle yollarını ayırma kararı aldığında boşalan bu pozisyon için gezegende Kırmızılar’ı destekleyen hemen her insan 48 yaşındaki bir Alman’ı geçiriyordu gönüllerinden. Çeyrek asırdır ligi ilk sırada bitirmeyi başaramayan takım için şampiyonluk, bir tür ender rastlanan doğa olayı statüsüne erişmişti. Bundesliga devlerinden Borussia Dortmund’a yirmi sene sonra hayat veren Jürgen Klopp, işte tam da bu yüzden, mucizeleri sıradanlaştırabildiği için Anfield Road’un çimlerine çıktı. Paul Thomas Anderson’un 1999 tarihli başyapıtı Magnolia’da aklımıza kazınan şarkıdaki gibi: O, kan kaybından kurtulması gereken bir camia için biçilmiş bir kaftan gibi görünüyor.

Swansealona‘sıyla Britanya sathında hatırı sayılır bir hayran kitlesi edinen Brendan Rodgers, Rafa Benitez sonrası dönemde ligde altıncılıktan öteye gidemeyen Liverpool’u henüz ikinci sezonunda 101 golle 80 puan barajının yukarısına ulaştırdı. Ancak dramatik sezon finalinin ardından takımının en öldürücü silahlarını art arda kaybetmekten kurtulamadı. 2013/14 sezonunda, uzun zamandır hasret kalınan lig şampiyonluğunun kıyısına kadar yüzdükten sonra Liverpool bir kupadan daha fazlasını kaybetti.

Şampiyonlar Ligi’ne geri dönülmesine rağmen Luis Suarez gibi olağanüstü bir futbolcu takımdan ayrılmıştı. 15 yaşında QPR‘den transfer edilen Raheem Sterling ise bir sonraki sezon 50 Milyon Pound’luk transfer bedeliyle tarihin en pahalı İngiliz futbolcusu oldu. Sterling henüz 20 yaşında ve en iyilerden biri olmaya şiddetle aday. Öte yandan kulübün bayrak adamı, joker Steven Gerrard da Liverpool defterini kapattı. Brendan Rodgers’ın 4. sezon başlangıcındaki bu eksikliklere bir de takımın hocasız kalması eklendi. Skrtel, Lucas ve Henderson haricinde kadrodaki tüm oyuncular Rodgers döneminde transfer edilmişti ve hoca kendi takımını yaratmaya en yakın konumdaydı. Ancak anlaşılan şu ki, yöneticiler 3 yıldır çalıştıkları Kuzey İrlandalı teknik adamın kulübü bir üst seviyeye taşıyabileceğine inançlarını kaybetmişlerdi.

Suarez (ve Sterling)’den elde edilen yüz milyon poundu aşkın kaynağı kullanarak yapılan ve açıkça bekleneni veremeyen Balotelli, Lallana, Markovic gibi transferlerin de tabloyu iyileştirmediği aşikar. Daha da eskiye gidersek Luis Alberto, Iago Aspas, Oussama Assaidi gibi hayli tartışmalı transferlerin de arkasında tek başına menajer Rodgers bulunmuyor. Kulübün meşhur transfer komitesinde Rodgers’ın dışında chief scout Barry Hunter, performans analisti Michael Edwards, head of recruitment pozisyonunda Dave Fallows, CEO Ian Ayre ve Fenway Spors Group başkanı Mike Gordon yer alıyordu. Başta Liverpool ve Boston Red Sox olmak üzere çok sayıda spor yatırımı bulunan FSG‘nin, beyzbolda kullanılan ve Moneyball ile ünlenen ‘sabermetrics’ benzeri performans değerlendirme modelini arayışı transfer tartışmalarının önemli bir parçası. Ama ihaleyi tamamen transferlere yıkmak çözüme ulaştırmaz. Çok daha iyisi yapılabilirdi ama neticede Coutinho, Sturridge, Emre Can gibi başarılı transferlerin arkasında da aynı isimler yer alıyor.

Bugüne geldiğimizde ise ortada henüz bitmemiş bir sezon var. Yarış henüz bitmedi. Sturridge, Benteke, Coutinho, Firmino gibi silahları destekleyen kalburüstü bir kadro ve 4 aylık tatilden aç, hazır ve formda dönen Jürgen Klopp ile beklenmedik bir çıkış yaşanması da olası. Hatırlamak gerekiyor ki tutkuyla sevdiği işi yapan teknik adamın uzun yıllar çalıştığı Mainz ve Dortmund‘da, takımını adım adım yukarı taşırken karakterini sahadaki ekibe yansıtabileceği özgür bir ortam vardı. Liverpool yönetimi bu alanı ve daha da önemlisi zamanı Klopp’a tanıyacak mı; kilit sorulardan birisi bu. Daha kısa vadeli problem ise, Tottenham, Southampton, Chelsea, Crystal Palace ve Manchester City ile başlayan fikstür, heavy metal sevdalısı “the normal one”nin kulübe getirdiği cool havayı sarsacak etki yaratır mı?

Kâğıt üzerinde Liverpool kadrosu Arsenal, City, Chelsea veya United kadar ihtişamlı olmayabilir ama şunu da unutmamalı ki Klopp’un Dortmund’daki ilk şampiyonluğu Grosskreutz, Kuba, Schmelzer, Kehl gibi oyuncularla gelirken; Reus, Mhkitaryan, İlkay gibi göz alıcı oyuncular henüz transfer edilmemişti. Hatta bugünün en can yakan santrforu Lewandowski, Lucas Barrios’un arkasında kulübede bekliyordu. Tıpkı Diego Simeone gibi üst düzey futbolda son yılların en çarpıcı teknik direktör çıkışına imza atan Jurgen Klopp’un Liverpool’da neler yapabileceğini görmek için en az 1-2 sezon beklemeli ve Biliç/Beşiktaş örneğinde veya Klopp’un eski takımlarında olduğu gibi kulüp/teknik direktör eşleşmesinin uyumunun tadını çıkarmalı. Merakla bekliyoruz.

 

 

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Forest Jump

Nottingham Forest 1976’dan itibaren 4 yıl içinde eşi benzeri bulunmayan bir dönüşüm
Başa Dön