Futbolun Arka Bahçesi

PL’de Transferleri Kim Yapıyor?

Orta Saha/Premier League

Transfer sezonu başladığında taraftarlar beklenti içine giriyor; gazete ve internet sitelerinden her gün takımları için gözde oyuncuları sorguluyorlar. Haziran’dan Ağustos sonuna kadar uzanan bu renkli dönemde kimlerin ağırlığının olduğu merak edilir. Haldun Üstünel, Hakan Bilal Kutlualp, Sinan Engin gibi isimler bir döneme damga vurdu ülkemizde. Organizasyonel yapı ve şeffaflık hususunda pek iyi durumda olmadığımız için ligimizde böyle bir çalışma yapılır mı bilemiyorum; fakat Guardian’ın yaz döneminde yayınladığı derlemeyi baz alarak Premier Lig takımları bu işleri nasıl hallediyor, aktarmaya çalıştım.

Arsenal: Arsene Wenger, 19 yılın ardından kendi inşa ettiği krallığın lordu konumunda. Fransız menajerin nüfuzu kulübün en ufak yapılarına kadar tesir etmiş durumda; haliyle transfer söz konusu olduğunda da otoritesi tartışılmıyor ve her zaman son sözü söyleyen isim. Yönetimin genç yıldız adaylarını keşfetmesine yardımcı olması için kendisine destek amacıyla satın aldığı StatDNA programına rağmen Wenger gözlemci ekiplerine ve kendi gözlerine güvenmeyi sürdürüyor. Transfer müzakerelerinin başındaki kişi ise Dick Law.

Aston Villa: Takım sahibi Randy Lerner’in gözetiminde, CEO Tom Fox, yönetici Patrick Reilly, kulüp sekreteri Sharon Barnhurst ve menajer Tim Sherwood’dan oluşan gayrıresmi bir komite transfer sürecine etki ediyor. NBA ve PEPSICO bünyesinde üst düzey yöneticilik geçmişi olan Fox, olası anlaşmaların finansal çerçeveleriyle ilgilenirken; Reilly ve Barnhurst futbolcu temsilcileriyle görüşüyor. Kulüp, teknik adamlık kariyerinin henüz ikinci sezonunu yaşayan Sherwood’a transfer sürecinde tam yetki vermekten şu an için kaçınıyor.

Bournemouth: Kulübün efsaneleri arasında bulunan eski santrfor Steve Fletcher, jübilesini yaptıktan sonra 2013’te scout olarak görev yapmaya başladı; şu an ise departmanın başında bulunuyor. Takımı üç sezon içinde iki lig birden çıkarıp büyük işler yapan teknik direktör Eddie Howe, oyun sistemlerine en efektif şekilde katkı verebilecek oyunculara yönelmeyi tercih ediyor. Bournemouth elbette en gözde oyuncuların ilk tercihleri arasında değil; bu nedenle yaratıcı çözümler bulmakla ilgileniyorlar.

Chelsea: Londra temsilcisi dünyanın her ülkesine yayılan gözlemci ağıyla övünebilir belki, ama A takımına düşünülen transferler tamamen José Mourinho ve sportif direktör Michael Emenalo’nun kontrolünde şekilleniyor. Takımda güçlendirmek istedikleri pozisyonları ve potansiyel adayları mevkilere göre sıralayıp bu isim listesini yönetime bildiriyorlar. Roman Abramovich ve yönetim kurulundan onay alan isimler doğrudan Marina Granovskaia’ya gidiyor ve görüşmeler uluslararası ilişkiler konusunda deneyimli bu yönetici aracılığıyla gerçekleşiyor. Granovskaia, ayrıca kulübün kendi oyuncularının kontrat görüşmelerinde de tam yetki sahibi.

Crystal Palace: Sportif direktör Iain Moody’nin geçen sezon görevi bırakmasının ardından bu pozisyonu başka bir isimle doldurmayan kulüpte menajer Alan Pardew transfer adaylarını belirleme konusunda geniş yetkilere sahip. Başkan yardımcısı Steve Parish ise maaş düzenlemeleri ve görüşmeleri yöneten yönetici konumunda.

Everton: Kendinden önceki menajer David Moyes gibi Roberto Martinez de net olarak tanımlanmış şekilde kulübün transfer penceresindeki operasyonları kimsenin icazetini almadan yapıyor. Takıma gelen oyuncuları tamamıyla kendi otoritesiyle belirliyor. Bu süreçte kendisiyle irtibat kuran kişiler, yardımcısı Graeme Jones ve gözlemci şefi Kevin Reeves. Başkan Bill Kenwright ise transfer görüşmelerini birinci elden yürütmeyi tercih ediyor.

Leicester City: Kulüp, ülkemizde de birçok takımın kullandığı, istatistik ve video desteği sağlayan İtalyan menşeli Wyscout programıyla çalışıyor. Takımın eski kaptanlarından Sportif Direktör Steve Walsh, bu veritabanında oluşturdukları oyuncu listesini menajer Ranieri ve futbol direktörü Jon Rudkin’le inceliyorlar. Karar kıldıkları futbolcularla görüşmek ise takımın Taylandlı sahiplerine kalıyor.

Liverpool: Son yıllarda skandal transferlere imza atan Liverpool aslında oldukça profesyonel bir komiteyle yürütüyor bu süreci. Gözlemci şefi Barry Hunter, performans analisti Michael Edwards, CEO Ian Ayre ve kulübün fonlarının bağlı olduğu Amerikan Fenway Sports Group’un başkanı Mike Gordon, takımın transfer stratejilerini teknik ekiple birlikte belirleyen isimler. Jürgen Klopp’un iştirakiyle birlikte kulübün bu yapısında bir değişikliğe gidilecek mi, merakla beklenen bir konu.

Manchester City: Konu transfer yapmaksa City, kuşkusuz kıtanın imkânları en bol kulüplerinden biri. Sportif direktör Txiki Begiristain aynı zamanda transfer komitesinin başındaki isim. Etihad Kampüsü’nün en güçlü adamı CEO Ferran Soriano’yla birlikte takım operasyonlarının bütün yetki ve sorumluluklarını üzerlerinde taşıyorlar.

Manchester United: Glazer Kardeşler transfer konusunda tüm yetkiyi Louis van Gaal’e bırakmış durumda. Futbol dünyasında oldukça saygın bir pozisyonu olan Hollandalı menajerin istediği isimlerle transfer görüşmelerini yürüten isim başkan yardımcısı Ed Woodward.

Newcastle United: St. James’ Park’ta son zamanlarda epey enteresan işler oluyor. Alan Pardew’le yapılan 8 yıllık kontratın ikinci senesi dolarken olaylı bir şekilde yollar ayrılmıştı. Bu sezonun başında ise Steve McClaren hem teknik direktör koltuğuna hem yönetim kurulu üyeliğine getirildi. Gözlemci şefi Graham Carr da yine aynı şekilde yönetim kurulunda yer alıyor. Kulüp sahibi Mike Ashley son kararı veren isim olsa da yetkilerini yönetim kurulu başkanı Lee Charnley’e devretme konusunda cömert davranıyor. Pardew’in ayrılmasında Carr’la oyuncu tercihleri üzerine yaşadığı fikir uyuşmazlığının etkisi büyüktü. McClaren ise Carr’la ortak bir futbol vizyonuna  ve çok daha iyi bir ilişkiye sahip. Bu iş birlikteliği ise 26 yaş üzeri futbolcuları transfer etme gönülsüzlüğünden dolayı kulüp sahibine rahat bir nefes aldırdı.

Norwich City: Takımın başına Alex Neil’in gelmesiyle sarı yeşilli takımın stratejisi değişti. Önceki menajer Neil Adams’ın tecrübesizliğinden hareketle CEO David McNally’nin başında bulunduğu yönetim kurulunun şekillendirdiği transfer çalışmaları şu an için Alex Neil’in istekleri doğrultusunda yapılıyor. 34 yaşındaki genç teknik adama güven üst düzeyde.

Southampton: Transfer departmanı önemli maliyetlerle yatırım yaptıkları ‘Black Box’ adıyla bilinen bir futbolcu veritabanıyla çalışan analist ekibinden oluşuyor. Bir futbolcunun ayrılma ihtimali ortaya çıktığında yerine getirilmesi muhtemel isimler hali hazırda mevcut oluyor. Analiz ekibinden en iyi önerileri alan Ronald Koeman, bu metotla belirlediği isimleri transferden sorumlu yönetici Les Reed’e bildiriyor.

Stoke City: Transfer sürecinde etkisi olan dört taraf var: Mark Hughes her mevki için istediği özellikleri ve kriterleri belirliyor. Mark Cartwright başkanlığındaki gözlemci ekibi takıma gelmesi muhtemel oyuncuları listeliyor. Kulüp sahibi Coates ailesinin finansal parametrelerinin süzgecinden geçen oyuncular Hughes’in görüşlerine göre tekrar sıralanıyor. CEO Tony Scholes ise bütün transfer görüşmelerini yürüten kişi konumunda.

Sunderland: Chelsea ve Hamburg’da scouting departmanlarında görev yapan sportif direktör Lee Congerton, yeni imzaların kim olacağını belirleyen isim. Finansal açıdan takım sahibi Ellis Short’tan onay alan isimlerle görüşmeler CEO Margaret Byrne tarafından yürütülüyor. Congerton’la yakın ilişkileri bulunan Dick Advoocat’ın istekleri elbette önemli, ancak ilk etapta görevi takımı düzene koymak ve fazlalıkları temizlemek.

Swansea: Teknik Direktör Gary Monk istediği oyuncuları belirliyor. Transferden sorumlu yönetici David Leadbeater ve Avrupa bölgesi scout şefi George Foster kilit isimler. Swansea potansiyel transferlerini uzun zaman önceden izlemeye almayı seven bir kulüp. Son aşamaya gelindiğinde Monk’un tercihleri belirleyici oluyor. Tabi tüm transfer süreçleriyle yakından ilgilenen Başkan Huw Jenkins’in de onayını alması şart.

Tottenham Hotspur: Sportif Direktör Franco Baldini görevi bir ay önce bıraktı. Sezon başında göreve getirilen Paul Mitchell ise transfer sürecinde sorumluğu bulunan isim. 34 yaşındaki genç yönetici Southampton’da Pochettino’yla uyum yakalamıştı. Başkan Daniel Levy ise Arjantinli menajerin belirlediği transfer listesini gözeterek transferleri yapıyor.

Watford: Önceleri Portsmouth ve Blackburn’de transfer komitesinin başında görev yapan Luke Dowling sportif direktörlüğe getirildi ve Ada özeline konsantre oluyor. Gözlemci şefi Filippo Giraldi ise kıta bazında oyuncu izleyen isim. Aynı takım sahibine ait Udinese ve Granada kulüpleriyle birlikte çalışan eski İtalyan forvet Andrea Carnevale’nin önerileri de dikkate alınıyor.

West Bromwich Albion: Kulüp başkanı Jeremy Peace, teknik direktörlerle yaşadığı sorunlar ve sokağa atılan paralar sebebiyle bir Sportif Direktör etrafında şekillenen Avrupa modeli kurmuştu birkaç sene önce. Ancak sezon itibariyle model rafa kalkmış görünüyor. Menajer Tony Pulis  oldukça etkin bir role sahip. Transfer görüşmeleri Richard Garlick tarafından yapılıyor.

West Ham United: David Moyes’in Everton’daki scoutlarından Tony Henry sorumlu statüye sahip. Obiang ve Payet transferleriyle ufuk yükselten WHU, gençliğe ve hıza önem vermeye başladı. Ayrıca takım sahiplerinden David Sullivan da transferlerde rol alıyor. Sakho’yu takıma kazandıran isimdi geçen sezon kendisi. Slaven Bilic ise Doğu Avrupa bölgesindeki bilgisiyle söz sahibi olmaya başlayacak.

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Forest Jump

Nottingham Forest 1976’dan itibaren 4 yıl içinde eşi benzeri bulunmayan bir dönüşüm
Başa Dön