Futbolun Arka Bahçesi

Forest Jump

Orta Saha

Nottingham Forest 1976’dan itibaren 4 yıl içinde eşi benzeri bulunmayan bir dönüşüm yaşadı. Sıradan bir ikinci lig temsilcisi olan kulüp önüne çıkan devleri süpürerek Avrupa’nın zirvesine çıktı. Bu istisnai masalsı sıçramanın arkasında müthiş karizmaya sahip bir lider bulunuyordu.

Newcastle United, Şampiyonlar Ligi’ni 2019 ve 2020’de art arda kazanabilir mi? Bugün bu soruya insanlar gülümseyerek ‘imkânsız’ yanıtını verecektir. Geçtiğimiz sezon her ne kadar Leicester City bir mucizeye imza atsa da aynı performansın tekrarının ne kadar zor olduğuna tanıklık ediyoruz. 1976/77 sezonunda Nottingham Forest, tıpkı Rafa Benitez’in takımı gibi Championship’te başa güreşiyordu. O sene mütevazı İngiliz ekibi Premier Lig’e çıkmaya hazırlanıyordu belki, ama kendilerini bekleyen yazgıdan muhtemelen haberleri yoktu. Efsanevi Brian Clough’un yönetiminde, elitlerin arasındaki ilk sezonunda şampiyonluğa ulaşan kutsanmış takım, kıtanın en prestijli kupasını üst üste iki defa kazanarak Avrupa’yı sallayacaktı. Tarihe geçen bu duble doğal olarak bir soruyu akıllara düşürmüştü: Bir ikinci lig ekibi nasıl olur da yalnızca dört sene içinde Avrupa’nın tepesine adını yazdırabiliyordu?

Sır özel bir ismin yardımında yatıyor: Brian Clough. Middlesbrough formasıyla 1950’lerin ikinci yarısında fırtınalar estiren ve leblebi gibi gol atan bu özel yetenek, 1962’de tüm yaşamını değiştirecek çok ciddi bir diz sakatlığı yaşadı. Önceki sezon ezeli rakip Sunderland’a transferini istemiş, belli ki taraftarların ahını almıştı. Zorladı, dönmek istedi; ancak nafile birkaç denemenin ardından 1964’te formasını asmak mecburiyetinde kaldı. Yürek sızlatan türden bir sakatlık bambaşka ufuklara yelken açmasına sebep oldu. Brian Clough, karizmatik bir yöneticiyle her şey hakkında fikri olan dayanılmaz türden mızmız bir tip arasında, mukaddes bir şöhret sahibi bir futbol adamıydı. O andan itibaren antrenörlük kariyeri çizilmeye başladı. Kısa süreli arayışların ardından 1967/68 sezonunda Derby County’nin başına geçerek istediği takımı bulmuştu. İkinci lige demir atmış durumdaki County, onun komutası altında henüz ikinci senesinde birinci lige yükselmiş; ve devler kulübüne adım atar atmaz şampiyonluk bahislerinde ismi anılır olmuştu. Nitekim 71/72 sezonunda ipi göğüslediler. Bir efsane doğmuştu artık. Başkanla yaşadıkları görüş ayrılıkları sebebiyle ertesi sezon görevden alınsa da Brian isim yapmıştı bir kere. Aradığı ortamı iki sene sonra Nottingham’da buldu ve metodlarını tatbik etmeye başladı.

Birkaç hafta içinde Clough ekibini inşa etmişti bile. Takım, kocamış veteranlarla unutulmaya yüz tutmuş eski umut vaat eden oyuncuların hesapsız bir birlikteliğinden ibaretti. Bu çiçeği burnunda gruba yeni eklemeler yapmak için Boro günlerinden dostu Peter Taylor’dan yardım istedi. Keskin gözlere sahip eski kaleci, takımı toparlamak adına biçilmiş kaftandı. İngiltere Milli Takımı’nın Euro 80 kadrosunda yer alan forvet Garry Birtles’e kulak verelim: “Amatör kümede oynuyordum, bir FA Cup eleme maçında Peter yanıma geldi ve bir aylık deneme önerdi. Afallamıştım.15 yaşındayken Aston Villa’da deneme idmanlarına çıkmıştım. Pek etkileyici değildi, şansımı çoktan tükettim diye düşünüyordum. Fakat bu sefer seçildim. Beni takımda isteyen, bende bir şeyleri gören Peter Taylor’du. Ona minnettarım.”

Kokuyu Taylor alıyordu belki, ama sese sahip olan Clough’tu! Biri oyun ve taktikle ilgileniyordu; diğeri ise eşi olmayan bir liderdi. Clough bu benzersiz birlikteliği şöyle tanımlıyor: “Peter benim hem beynim hem elim ayağımdı. Ancak ben de kendi adıma bir mide ve bir çift taşağa sahiptim.” Neticede bu ikili Nottingham’ı 1977’de zirve lige taşıdı ve kodaman kulüplere kafa tutmaya başladılar. Yaz sezonunda büyük bir transfer patlattılar. Bu isim, küme düşen Stoke’den ayrılan milli takım kalecisi Peter Shilton’du. Yetenekli kalecinin efsunlu kurtarışları, teknik direktörün ilhamından etkilenmiş futbolcuların arzusuyla birleşince Nottingham Forest ilk sezonunda şampiyonluğa ulaşıyordu. Üstelik 42 maçta yalnızca 24 gol yemişlerdi. Shilton şampiyonanın en değerli oyuncusu seçiliyordu. Bu, tesadüfî faktörlerden uzak, hak ederek kazanılmış bir taç giyme töreniydi. Kasım 77-Aralık 78 arasında 42 maçlık yenilmezlik serisiyle bir rekor kırdılar.

Brian Clough

Liverpool’u tepeden indirmeyi gelenek haline getirmişlerdi. Bu sefer arena Şampiyon Kulüpler Kupası’ydı. İlk turda karşılaştılar. Klasik ‘kick&rush’ felsefesini kıtasal trend olan pas oyunuyla harmanlayan Forest karşısında kırmızılar varlık gösteremedi. Takımın savunmacılarından Larry Lloyd’un bir anısına kulak verelim: “Clough bize hep şöyle derdi; ‘Topu yere indirin ve ayaklarınızla oynayın. Tanrı bulutların üzerinde oynamamızı isteseydi çayırda olurduk sahada değil.’” AEK, Grasshopper ve Köln de sırasıyla futbolun bu yükselen yıldızına direnemediler. Finalde ise rakip zamanın bir başka baba takımı Malmö’ydü. Neyse ki dahi menajer çözümü bulmuştu. Birtles: “İlk defa final oynayacaktım. Brian çok gergin olduğumu fark etmekte gecikmedi. Maçlardan önce tıraş olmazdım. O gün de birkaç günlük sakalım vardı. Yanıma geldi ve dosdoğru tıraş olmaya yolladı. Hocanın jiletini, (yedek kaleci) Chris Woods’un da losyonunu kullandım. Sadece benim başka şeyler düşünmemi ve rahatlamamı istiyordu. O an olup bitenin farkında değildim, ama sonradan anladım.” Trevor Francis’in kafa golüyle Nottingham Forest birinci lige yükseldiği sezonun hemen akabinde Avrupa Şampiyonluğu’na ulaşıyordu.

Ertesi sene aynı bombayı bir kez daha patlattılar. Santiago Bernabeu’daki finalde rakip, bir önceki turda Real Madrid’i gole boğan Hamburg’du. Peter Shilton’un kalesinde devleştiği maçta yine 1-0’la kupaya ulaştılar. İkinci şampiyonluk, Forest’in ‘one hit wonder’ değil, Brian Clough’un mistik enerjisiyle şekillenen müthiş bir takım olduğunun tasdikiydi adeta. Larry Lloyd’un sözlerini dinleyelim tekrar: “Taktik anlamında pek bir şey öğrenmedim. Fakat yönetici olarak müthiş bir seviyedeydi. Bizi bileği bükülmez bir ekip yaptı. Sahaya çıktığımız her maç galibiyete kesin gözüyle bakıyorduk.” Buna karşın Birtles, hocasının dehasının taktik yönü de kapsadığı görüşünde: “Şüphesiz 4-5-1 dizilişini kullanan ilk antrenördü. Hamburg maçında sistemle sürekli oynadı ve sonuçta kazandık. İyi taktisyen olmasa her şey bu kadar iyi gitmezdi.”

Mucizeler 40 yılda bir olur. Kim bilir İngiltere futbolu da bu seferki hakkını ‘bu kulüpte hiçbir başarı cezasız kalmaz’ düsturunu benimseyen Leicester ile kullanmıştır.

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Bundesliga #13

Leipzig zirveye iyice yerleşti; Hoffenheim namağlup ünvanını koruyor. Hertha, Frankfurt ve Köln
Başa Dön