Futbolun Arka Bahçesi

Daha Buzlu Daha Temkinli!*

Orta Saha

İzlanda… Atlas Okyanusu’nun kuzeyinde, Grönland’ın güneydoğusu ile İskandinavya ve Britanya Adası’nın kuzeybatısında yer alan bir ada ülkesi. Bu adaya en yakın kara parçası, yine bir ada olan 350 km ötesindeki Grönland. Onu 800 km ile İskoçya ve 1050 km ile Norveç takip ediyor.

Güneş, volkanik bir ada üzerine kurulu olan İzlanda’da bulunduğu enlemden dolayı Haziran ayında 18 gün batmadan ufuk hattında durur. Uzak ada ülkesi‘, bünyesinde birçok aktif volkanik dağ, krater gölleri ve gayzer şelaleleri barındırıyor. Bu özelliğiyle İzlanda özellikle son yıllarda doğa tatili yapmak isteyenlerin gözdesi olmuş durumda. 323 bin nüfuslu kara parçası, dünyada yaşanabilir ülkeler arasında listenin en tepesinde. Günümüzde Türkiye ile İzlanda arasındaki ilişkiler daha çok NATO üyeliği kapsamındaki ortak çalışmalar dahilinde devam ediyor. İki ülke arasında büyükelçilik bulunmuyor. Birbirini ziyaret etmek isteyen Türkiye ve İzlanda vatandaşları, gereken vize işlemlerini Danimarka üzerinden yürütüyor.

Gelelim İzlanda futboluna..

Avrupa Şampiyonası ile dikkatleri üzerine çeken ülkenin futbol tarihi çok da eski değil. İzlanda Futbol Federasyonu 1947 yılında kuruldu. İlk maçlarını yakın ilişkiler içinde olduğu Danimarka ile yapıp sahadan yenik ayrıldılar. Ülkedeki iklim koşulları, kötü zeminleri futbol oynamayı zorlaştırırken, İzlanda futbolunun da tekniğe değil, güce dayalı olmasına sebep oluyordu. İklimin de futbol oynamaya her zaman elverişli olmamasından dolayı, İzlanda Milli Futbol Ligi’nde maçlar, Haziran ve Ekim ayları arasında oynanabiliyor. 

Buna rağmen kaliteli futbolcular yetiştiren İzlanda, Avrupa’ya futbolcu ihraç eden bir ülke oldu. Bu futbolculardan en ünlüsü tabi ki babası da milli futbolcu olan Eidur Gudjohnsenİzlanda’nın yurt dışına gönderdiği en kariyerli futbolcu olan Gudjohnsen, PSV Eindhoven, Bolton, Chelsea ve Barcelona gibi kulüplerde forma giydi. Gudjohnsen 1996‘da Estonya ile oynanan hazırlık maçında ilk kez İzlanda milli takımı forması giydi. Golcü futbolcu bu maçta babası Arnor Gudjohnsen’in yerine oyuna girerek bir ilke imza atmıştır. Bir sonraki maçta baba-oğulun aynı anda sahada olması beklenirken, babanın ayağını kırarak futbolu bırakması, bu ihtimalin gerçekleşme olasılığını ortadan kaldırmıştır.

1994/95 sezonunda Daum’un isteğiyle Stuttgart’tan transfer edilen ve Beşiktaş‘la şampiyonluk da yaşayan Eyjolfour Sverrisson, Türkiye’de forma giyen ilk İzlandalı futbolcudur. İzlanda Milli Takımı, Türkiye ile 9 maç yapmış ve bu maçlardan 5 galibiyet 2 mağlubiyet 2 kez de beraberlikle sahadan ayrılmıştır. 1991’de oynanan maçta Türkiye’yi 5-1 yenen buz ülkesinde 4 gol atan Arnur Gudjonhsen, hali hazırda İzlanda Milli formasıyla 4 gol atan tek futbolcu konumunda.

Çok uzun yıllar boyunca futbolda herhangi bir başarısı bulunmayan İzlanda’da futbola bakış açısı 2000’li yılların başında değişti. Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği, FIFA‘nın futbolu desteklemek için geliştirdiği “GOAL” projesine İzlanda 2001 yılında dâhil edildi. Gereken 18 milyon dolarlık yatırım ilk etapta karşılanamasa da, 2006 yılında bu maliyet karşılandı ve proje hayata geçmeye başladı. Bu projeyle birlikte İzlanda’da tesisleşmenin gelişmesi amaçlandı. Proje kapsamında 10 yıllık süreçte; 6 kapalı saha, 20 yapay çimli saha ve 100’e yakın küçük sahanın yapımı tamamlandı. Yapılan tesisler meyvelerini vermeye başladı ve İzlanda, Avrupa kulüplerine futbolcu ihraç eden bir ülke oldu. Her şey olumlu gidiyor derken, 2008 yılındaki küresel ekonomi krizden en çok etkilenen ülkelerden birisi oldu ve ülkenin 3 yerel bankası iflas etti. Durum o kadar vahim hale gelmişti ki; ülke, kimliği belirsiz bir vatandaş tarafından bir açık arttırma sitesinde satışa çıkarılmış ve 10 milyon pounda kadar alıcı bulmuştuBu süreçte en ağır darbe alan yerlerden birisi de ülke sporu oldu.

2008’de Hollanda ile oynanan maç sonrası Milli Takım Teknik Direktörü Eyjolfur Sverrisson, ATM’den para çekmek istemiş, ancak sermaye kontrolü nedeniyle banka para vermeyince parasız kalmıştı. Ülke bu krizden kendi kaynaklarını kullanarak ve IMF’den bir kuruş dahi borç almadan çabucak toparlanmayı bildi ve futbola olan yatırımlarına kaldığı yerden devam etti. 2011 yılında genç milli takımın başına Sverrisson, A Milli Takım’ın başına da İsveçli deneyimli hoca Lars Lagerback getirildi. İzlanda 21 yaş altı futbol takımı, 2011’deki Avrupa şampiyonasına katılma başarısı gösterdi. Turnuvada kazanılan tek galibiyet o gün için bir anlam ifade etmese de, gelecek adına adeta bir kilometre taşıydı. Çalışmalarını sürdüren Lagerback ve aynı zamanda diş hekimi olan yardımcısı Hallgrimsson, genç takım ile deneyimli futbolcuların harmanlandığı bir milli takım oluşturdu.

İzlanda Milli takımı, 2013’te “Bern mucizesi” olarak hatırlanan maçta, İsviçre karşısında 4-1 geriye düşmesine rağmen sahadan 4-4’lük beraberlikle ayrıldı. Bu maç, ülke futbolunun karakterini özetler nitelikteydi. FIFA ülkeler sıralamasında bir ara 118. sıraya kadar düşen ada ekibi, 2014 yılında 34. sırayı gördü. 2014 Dünya Kupası elemelerine 5. torbadan giren ve kimsenin şans tanımadığı bir ekip olan İzlanda, grubunu 2. sırada bitirdi ve playoff oynamaya hak kazandı. İlk kez büyük bir turnuvaya katılmaya çok yaklaşan İzlanda, Hırvatistan ile karşılaştı. Kendi evinde 0-0’lık beraberlik elde eden İzlanda, deplasmanda 2-0 yenilmekten kurtulamadı ve Brezilya’ya gitmenin kıyısından döndü.

Euro 2016 elemelerinde Türkiye’yle aynı grupta yer alan kırmızı-mavili ekip, burada da başarılı performansını sürdürerek grubu 2. sırada bitirdi. Böylece İzlanda, tarihinde ilk kez uluslararası bir turnuvada yer alma hakkı elde etmiş oluyordu. Avrupa Futbol Şampiyonası’nda üst tura çıkmak için Portekiz, Avusturya ve Macaristan ile karşılaştılar ve grubu 5 puanla lider bitirdiler. Portekiz’in yıldızı Ronaldo’nun “bu mantaliteyle başarılı olamazlar dediği İzlanda önce son 16’ya kalmayı başardı, ardından ikinci turda rakibi İngiltere’yi, geriye düştüğü maçta 2-1 yenerek çeyrek final yaptı.

Küçük ada ekibinin büyük başarısında en önemli etkenlerden birisi de Fransa’ya akın eden taraftarlardı. Ada nüfusunun %10’u, Fransa’ya ülkelerini desteklemek için gitmişti. Tribünde yaptıkları alkış şovlarıyla futbolseverlerin beğenisini kazanan seyiriciler, bu gösterinin balina çağırma işlemini ve balina sesini temsil ettiğini söylüyor. Başarılarını en güzel özetleyen durum ise İngiltere maçı sonrası yaşandı. İngiltere’nin efsane futbolcularından Gary Lineker‘in sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden yaptığı “Volkan sayısının profesyonel futbolcu sayısından fazla olduğu ülkeye yenildik” yorumuna İzlanda Futbol Federasyonu kısa ve net bir açıklamayla cevap verdi; Futbol oynamak için 11 adam yeter.

Ve bugün İzlanda bir eleme grubunda daha rakibimiz. İlk 2 maçta 4 puanı hanesine yazdıran kırmızı mavililer, bu kez Dünya Kupası’nda yer almak istiyor.

* bir önceki değerlendirmemize bir atıf yaptık..

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.
Başa Dön