Futbolun Arka Bahçesi

İyi, Kötü ve Çirkin

Orta Saha/Süper Lig

Üç büyüklerin puan kaybettiği haftada, her takımın tek tek eleştiriye açık noktaları mevcut. Galatasaray’ın şuta dayalı hücumundaki plansızlığı, Fenerbahçe’nin elindeki üst düzey tekniğe sahip oyunculara rağmen Ç. Rizespor’dan yediği baskı ya da Beşiktaş’ın oyunu kontrol etmekte zorlanması gibi. Bu tip detaylar maçlar irdelendiğinde daha çoğalabilir. Ben bundan ziyade her takımda bu sonucu etkileyen isimleri ele almayı seçtim.  Yani Volkan, Muslera, Quaresma

Bu isimlerden takımını artı yönde etkileyen de var maçı kaybettiren de. Öncelikle Volkan’la başlayayım, çünkü yukarıdaki üçlüde tek artı yönde olan isim. Volkan Demirel siniri, agresifliği ve hırslı oyun yapısı ile bilinen bir kaleci. Bunu zaman zaman Fenerbahçe sevgisinden yaptığını ifade eden Volkan, zaman zaman ise ipin ucunu kaçırabiliyor -Kazakistan maçı öncesi olduğu gibi-.  Bazen inanılmaz kurtarışlar yapan Volkan, kimi zaman ise akıl almaz goller yiyebiliyor. Volkan bu hafta, bir kalecinin en büyük sorumluluğunu gözler önüne serdi. Yani puan almak. Görüşüm; bir kaleci puan aldırabildiği kadar iyi kalecidir. Premier League’de Joe Hart ve Simon Mignolet bunun en net örnekleri.  Volkan gerek kurtardığı penaltı, gerekse yaptığı kurtarışlarla hem takımının/defansının açıklarını kapattı hem de takımına bir puanı kazandıran adam konumunda oldu.

Volkan’a tam ters örnek ise geçtiğimiz sezonun tartışmasız “1” numaralı ismi Fernando Muslera. Her kalecinin formsuz dönemleri olur ve eğer kaleciyseniz hata yapma lüksünüz sahadaki on arkadaşınıza oranla minimumda kalmalı. Muslera sezona çok kötü başladı ve bu sezon yediği dört golde de direkt hatası var. Bu goller arasında özellikle Torje’den yediği gol, onun aslında kafaca ne kadar çimlerden uzak olduğunun bir kanıtı. Takımın aldığı mağlubiyeti bir oyuncuya faturalandırmak yanlış gelebilir, ancak dedim ya ben bu sonuçlara en çok etki eden isimleri belirtmek için yazdım bu yazıyı. Muslera, Galatasaray’ın Osmanlıspor karşısında aldığı mağlubiyetin baş mimarıydı. Jenerikleri süsleyen kurtarışlarına çok zıt iki gol yiyerek takımını puan ya da puanlardan etti. Maç sonu taraftara dönerek dilediği özür ise bunun ne kadar farkında olduğunun bir kanıtı gibiydi.

Gelelim hem pozisyon, hem yetenek, hem de mental olarak yukarıda saydığımız iki isimden çok farklı bir futbolcuya. Ricardo Quaresma nam-ı diğer Q7. Eski takımındaki yeni forma numarası ile Q17 olan Ricardo’nun, saha içi değil saha dışı transferi olduğundan bahsetmiştim önceki yazılarımda. Taraftar hamlesi olduğunu ve aslında bunun taraftar ile yönetim arasındaki ilişki adına son derece doğru bir hamle olduğunu yazmıştım. Saha içinde, başta takıma zarar vereceğini ancak ne olursa olsun taraftarın onu hep bağrına basacağını da eklemiştim. Tıpkı bir kolej çocuğu edasında gördüğü kırmızı kartın ardından, tüm tribünler tarafından alkışlanması gibi… Q17’nin hakkındaki bu fikirlerimi henüz 2. hafta’da kanıtlaması oldukça üzücü. Sadece kendisinin atabileceği bir golle tabelayı değiştiren Ricardo, yine sadece kendinin görebileceği bir kırmızı kartla tabelanın değişmesine katkıda bulundu. Bir nevi Erkan’ın golünün asistini de Ricardo yaptı. Beşiktaş son yarım saati Q17’li oynasa üç puan alır mıydı bilemem ama elindeki bir puandan olmasının çok düşük bir ihtimal olacağını söyleyebilirim.

İkinci haftanın ardından, 3 büyük takımın skoru olumlu ya da olumsuz etkileyen 3 oyuncusunu ele aldım. Bu oyuncular haftalar boyu değişiklik göstereceklerdir. Bir çıkarım olarak kapanışı şu temenni ile yapabilirim; kaleme aldığım üçlünün “iyisi” olan Volkan’ın sadece işine konsantre olması, “kötüsü” olan Muslera’nın bir an önce kafaca hazır olup kalesine dönmesi ve “çirkini” olan Quaresma… Onun yarası da kendisi, yara bandı da. İyi haftalar.

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Forest Jump

Nottingham Forest 1976’dan itibaren 4 yıl içinde eşi benzeri bulunmayan bir dönüşüm
Başa Dön