Futbolun Arka Bahçesi

Genel İzleyici (!)

Orta Saha/Süper Lig

Üç büyüklerin sürüklediği lig heyecanında, bu heyecana zaman zaman ayak uyduramadığını düşündüğüm isimler de mevcut. Bu isimler bazen o kadar tepkisiz ve kararsız kalıyorlar ki, taraftarlarına saç baş yoldurtuyorlar. Yaptığı doğru/yanlış tercihler kadar yapmadıkları da konuşuluyor. Hatta öyle anlar geliyor ki bizlerin televizyondan veya stadyumlardan izlediğimiz maçları, en ön sıradan, kulübeden aynı bizler gibi takip ederken buluyoruz onları. Her ne olursa olsun bu üç takım ligin ilk üç sırasında ve Bilic, Hamzaoğlu ve Kartal’ın da bunda tabii ki payı var. Ancak ben bu satırları yazarken şampiyonluk adayı hocaların yanlış tercihleri ya da hiç yapmadıkları hamleleri konu aldım.

Lig üçüncüsü İsmail Kartal ile başlayalım. Takımının bulunduğu konum ve 4 puanlık diferans, direkt olarak onun sorumluluğunda. Kenardan yaptıklarıyla değil yapmadıklarıyla anılan Kartal, özellikle son haftaki Gençlerbirliği deplasmanı ile Diego’yu kaybetmişe benziyor. Ankara deplasmanında gördüğümüz gibi, hücuma hemen hemen hiç katkı sağlamamanın yanında önde de basmayarak yokları oynayan Fenerbahçe orta sahasının en yaratıcı ismini düşman edinmek, şampiyonluğa giden bir takımın hocası için pek de akıl karı değil gibi. Taraftarların fikrini bilemem ama Kartal mı Diego mu sorusuna gözüm kapalı yanıtım Brezilyalı olurdu. Kartal, Akhisar Belediye maçındaki hamlesizliğine, Gençlerbirliği maçını da ekleyerek son bir ay da takımının aldığı ikinci mağlubiyette de başrol oynadı. Klasik Webo – Emenike/Sow, ve Diego/Alper – Emre/Meireles değişikliklerine çeşitlilik katamayan Kartal’ın en büyük özelliği skordan bağımsız olarak klasik hamlelerinden vazgeçmemesi.

Bir basamak üste çıktığımızda iyi bir izleyici olan Hamzaoğlu’nu görüyoruz. Özellikle derbi maçta yapmadığı hamlelerle maçı bir seyirci kadar ‘olağan’ takip etti. Olcan’ın sol bekteki facia performansına göz yummasının yanında ‘ligin en kötü’ defans hatlarından birine sahip olması da onu rahatsız ediyormuşa benzemiyor. Takım 2006 yılından beri (24. hafta itibari ile) kalesinde en çok pozisyonu bu sezon verdi. Kadıköy’deki pasif oyununa ne yapacağını bilemez şekilde müdahalede bulunmayan Hamza Hamzaoğlu, son oynanan Başakşehir maçıyla belki de en doğru olanın hiçbir şey yapmamak olması gerektiğini herkese gösterdi! Takımını kontrol oyununa döndürememesinin yanında yaptığı değişikliklerle de TT Arena’daki renkdaşlarının tepkisini çekti. Bu bölümü kendime tezat bir de veri ile bitireyim; Hamzaoğlu ligde ilk değişikliği yapana kadar Galatasaray 21 gol atıp 4 gol yerken, değişiklikler sonrası 10 gol atıp 9 gol yedi. Belki de sen haklısın hocam, bu rakamlara bakınca uzaktan seyretmek en doğrusu gibi.

Gelelim lidere… Meslektaşlarına nazaran daha çok hamle yapsa da, aralarındaki en istikrarlı (!) hoca Slaven Bilic. Olcay Şahan – Kerim Frei değişikliğini her maç bir ritüel gibi izliyoruz. Sosa–Oğuzhan ve Demba–Pektemek dişlinin kalan parçaları. Avrupa takvimi sebebiyle rotasyon yapmak zorunda olan Bilic, Tolgay’ı geç de olsa takıma monte ederek hamle sayısını biraz olsun genişletti. Yine de özellikle Brugge maçının ikinci yarısı ve K. Erciyesspor maçında ikinci yarının ilk 20 dakikası, bariz baskı yiyen takımı adına tek bir plan dahi yapmadı. Brugge karşısında maçı veren Bilic, Kayseri temsilcisine karşı takım olarak şanslı ve tecrübeli idi. Aynı skorla Eskişehir’de kaybedilip Sivas’da kazanılan iki maçta da kenardan ‘standart dışı’ tek bir müdahalede bulunmayarak, maçı kendine ayrılan bölümün ucunda, en önden takip etti.

Şampiyonluğa giden ve oldukça alternatifli olan üç kadronun üç hocası da etliye sütlüye karışmayı pek sevmeyenlerden. Bilic’i bir tık ileri alırsak bile ne kendisi ne İsmail Kartal ne de Hamza Hamzaoğlu tehlike anında camı kırabilecek potansiyeli henüz bizlere göstermedi. Şayet bu ‘genel izleyiciler’ yüzünden taraftarlar şampiyonluğun kaçışını izler ise işte o zaman “çarşı karışır hemşerim”.

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Forest Jump

Nottingham Forest 1976’dan itibaren 4 yıl içinde eşi benzeri bulunmayan bir dönüşüm
Başa Dön