Futbolun Arka Bahçesi

Ergün Penbe’yle Derbi Öncesi..

Orta Saha/Süper Lig

Galatasaray’ın idol futbolcularından sevgili Ergün Penbe’yle TT Arena’daki Astana maçının ardından röportaj yapma imkanı bulduk. Kendisine vakit ayırdığı için tekrar teşekkür ediyoruz.

Astana maçıyla başlayalım. Stadyumda maçı beraber takip etme şansımız oldu. Beraberlik takıma Avrupa Ligi’ni getirse de, gerek Mustafa Denizli’inin maç sonu açıklamaları, gerek taraftarın gösterdiği reaksiyon ve spor kamuoyu tek bir ana fikirde birleşiyor; o da Galatasaray’ın futbolu tatmin etmiyor. Katılıyor musunuz?

Maç sonu taraftarın tepkisi doğaldı bence. Oynanan oyundan memnun değildi seyirci, kaldı ki Galatasaray da ofsayttan attı golü. Taraftar da bunun farkındaydı. Böyle bir gol ile turnuvaya devam etmenin yakışmadığını gördüler, hatta izlediğim yerde de yapılan söylemler, golden dolayı olan rahatsızlığı gösteriyordu. Galatasaray’a bir puan yetiyordu belki ama Astana ile aralarında ciddi bir kalite farkı var ancak bunu sahaya yansıtamayan bir takım vardı sahada. Futbolcuların üzerinde bir baskı olduğu ve bunun takıma yansıdığı bir gerçek. Kaldı ki Mustafa Hoca da maç sonu basın toplantısında buna değindi. Maç içinde şahsi oynayan oyuncular dikkat çekiyor. Yasin’in Sneijder ve Burak’la yaşadığı pozisyonlar örneğin. Bunun yanı sıra Podolski’nin de Selçuk ile iki maçtır çarpışması var tabi (gülerek). Takım içinde bir uyumsuzluk var ve Galatasaray’ın bir an önce bunu çözmesi lazım. Seyirci reaksiyonlarında haklıydı, tek bir konu dışında; seyircinin Sabri’ye tepki göstermesine inanamıyorum. Sabri bu kulüpten yetişmiş Galatasaray’ın evladı. Kaldı ki Bursaspor maçından önce ciddi bir alacağını da feda etti. Seyircinin kendisine tavrı camiamıza yakışmadı çünkü taraftar her zaman böyle değerlerine sahip çıkmalı. Örneğin Avrupa kulüpleri bu gibi değerlerine her zaman sahip çıkıyor, bizim de kendi ülkemizde örnek olmamız lazım. Üç kupalı Hamza Hamzaoğlu gidip yerine Mustafa Denizli geldiğinde birtakım değişiklikler olmasını beklerken, Kasımpaşa maçı hariç herhangi bir değişiklik göremedik. Takımdan daha coşkulu ve istekli olmalarını beklerken, henüz futbolcular bunu sahaya yansıtamadılar. Devre arasına kadarda bunu karşılayabilecek ışığı da vermiyorlar.

Mustafa Denizli bu maç iki futbolcuyu kendi pozisyonu dışında oynattı. Selçuk’un yanında dördüncü kez farklı bir isme başvurarak Chedjou’yu denedi. Trabzonspor ve Hamzaoğlu günlerinde de bek oynayan Olcan’ı sol arkada kullandı. Bu değişiklikleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Selçuk İnan’ın yanında oynamayan bir Chedjou kalmıştı zaten, Melo’dan sonra herkes denendi o mevkide. Hoca Pazartesi günkü derbiyi düşünerek, Beşiktaş’a karşı orta sahayı diri tutma adına Chedjou’yu deneyecek olabilir. Astana maçında da bunun provasını yaptı sanki. Normalde topun sizde olması gereken böyle bir maçta, Astana gibi bir rakibe karşı ayağa iyi pas yapan takım olgusunu oluşturabilecek şekilde bir 11 kurmanız lazım. Bence o bölgede Bilal Kısa oynamalıydı. Şu ana kadar Selçuk ile oynayan oyuncular arasında en iyi uyum sağlayan isim Bilal’di. Kazakistan’da golü de atmıştı. Olcan’a gelirsek, Astana onun kanadından çok geldi, efektif kullandılar o kanadı. Birebirde oldukça etkisiz kaldı, bunun yanında kademe hataları da gördüm. Olcan oranın oyuncusu değil ama Galatasaray’a geldiğinden beri o bölgede birçok maç oynadı, artık alışması lazım. Karşısında oynayan Twusami’ye de bir parantez açmak gerekiyor. Çok etkili oynadı, karşısında Olcan değil kim oynasa belki de zorlanacaktı.

Mustafa Denizli maç sonu açıklamalarında Burak, Semih ve Selçuk gibi isimleri korurken kötü gidişin sürmesi halinde takıma neşter vurabileceğinden söz etti. Sizce bu neşter gelirse nereye gelir? Malum transfer döneminde cömert davranamayacaklar.

Şu an itibariyle Galatasaray’ın mali açıdan eli konu bağlı, eğer kulüp devre arasında ekonomik olarak güçlenebilirse, Mustafa Hoca da bu söylemlerinin arkasında durabilir diye düşünüyorum. Hocanın futbolcularını koruması, onları koruyan açıklamalar yapması son derece normal. Bu oyuncularla ligde mücadele edecek. Çok güzel bir basın toplantısı yaptı Denizli, takımı bir ağaca benzetti ve kuruyan dallarımızı yeşertiriz dedi. Ancak bunu yapabilmek için maddi gücünüzün olması lazım, yani gönderdiğiniz futbolcudan daha iyisini getirebilecek ekonominizin olması gerekiyor. Bunun için de kulübün bünyesinden, kendi potansiyelinden futbolcu çıkarması gerekiyor.

Biraz da derbiden bahsedersek eğer; size futbolculuk döneminizde Buz Adam deniyordu. Stresi yüksek, gergin geçmesi beklenen derbide, sorumluluk alabilecek futbolcular kimler?

İki takım da ofansif olarak güçlü ve iki ekibin de defansif olarak zaafları var. Tabi Galatasaray’ın defansif sıkıntıları Beşiktaş’a nazaran daha fazla. Beşiktaş cephesinde Rhodolfo ve Ersan iyi bir uyum yakaladılar. Ersan’ın maç saatine kadar sakatlığını atlatıp sahada olacağını düşünüyorum. Bu da Beşiktaş için önemli bir artı. Derbi ne olur? Söylemek çok zor. Sezon başından bu yana Beşiktaş’ın çok daha iyi oynadığını biliyoruz, Galatasaray’ın sorunlarını biliyoruz. Kâğıt üzerinde Beşiktaş takımı daha ağır basıyor, kendi saha ve seyircisi önünde oynayacak olmaları da büyük avantaj. Buna rağmen, derbilerin neticesini hiçbir zaman bilemiyorsunuz. Kaldı ki Galatasaray takımının, her zaman Beşiktaş’a karşı şansı tutuyor. Benim oynadığım dönemde de bu hep böyle olmuştur. Yine de Beşiktaş’ı bir adım önde görüyorum. Örneğin Galatasaray’ın şampiyon olduğu geçtiğimiz sezona bakalım. Özellikle son altı yedi hafta takımda üst düzey bir arkadaşlık ve uyum yakaladılar ve sonucu şampiyonluk getirdi. Bu sezon aynı takım oyunundan ve uyumundan bahsetmek güç.

Beşiktaş bu sezon devamlı olarak rakibi boğan, baskı kuran bir futbol tarzı benimsedi. Galatasaray’ın defansif zafiyetlerinden bahsettiniz. Bu etkenleri bir araya getirince tek taraflı bir Beşiktaş oyunu bekleyebilir miyiz?

Maçın tek taraflı olacağını sanmıyorum. Beşiktaş’ın da rakibine karşı saygısı olacaktır. Diğer takımlara oynadığı futbolu oynamayacaktır. Çünkü önceki haftalarda topuyla tüfeğiyle rakip kaleye giden bir Beşiktaş takımı gördük. Aynısını Galatasaray’a karşı yaparlarsa oldukça zor anlar yaşamaları muhtemel. Onun için biraz daha garanti oynayacaklardır. Evet, yine hücum futbolunu tercih edecektir Şenol Güneş, belki de bu sezonun en iyi maçlarından birini izleyeceğiz. Çünkü iki taraf da etkili hücum silahları olan, açık oynayan takımlar. Ancak Beşiktaş’ın stresi yüksek maçları kaldıramadığı aşikâr. Örneğin geçen sezon Bilic ile derbi kazanamadılar. Bilic çok gergindi derbilerde, bu durum da ister istemez futbolculara yansıyordu. Tabi Şenol Güneş daha tecrübeli.

Son olarak iki takımın stoperlerine bir parantez açalım. Beşiktaş cephesinde, Ersan’ın sakatlığından sonraki Tosic tercihini ve Galatasaray’ın devamlı değişen tandemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Denayer var örneğin. Sol bekte Hakan Balta’yı kullanıp, sağda Sabri, göbeğe de Chedjou ve Denayer’ı monte edebilseydi Galatasaray, bu kadar çok gol yiyip bu kadar sıkıntı yaşamazlardı diye düşünüyorum. Semih’e bakıyorsunuz tekmeye kafa sokuyor, korkusuzca oynuyor. Ama o da hiç beklemediğiniz anda basit hatalar yapabiliyor. Bu da biliyorsunuz çoğu maçta takımının başını yaktı. Beşiktaş’ta ise hem Rhodolfo hem de Ersan yavaş futbolcular. Oyunun boyu uzadığı zaman, çok sıkıntı yaşıyor bu ikili. Beşiktaş takımı beş altı oyuncuyla hücuma gittiği anlarda takım boyu uzuyor. Bu gibi durumlarda defansın arasına atılan hemen her top Beşiktaş için sıkıntı demek. Nedeni ise hem Ersan hem de Rhodolfo yavaş oldukları gibi tek hamleli futbolcular. Takım bir blok halinde oynadığı zaman, çok daha etkili bir Beşiktaş izliyoruz. Ama dediğim gibi her iki takımın da özellikle defansının göbeğindeki sorunlar devam etmekte. Kaldı ki transfer döneminde Şenol Hoca da oraya bir hamle yapacak. Çok stratejik bir maç aslında derbi. Ben maçın gollü geçmesini bekliyorum.

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.
Başa Dön