Futbolun Arka Bahçesi

Derbiyi Beklerken

Orta Saha/Süper Lig

Pazar akşamı Galatasaray maçı henüz bitmiş durumda, kahvemi yaptım ve yarınki derbi ile alakalı kafamdaki düşünceleri netleştirmeye çalışıyorum. Aklıma futbol dışında her türlü aksiyon geliyor. Zemin futbola odaklanmak için müsait değil. Beşiktaş Divan Kurulu’nda açıklanan skandal borç yükü bir yana Cüneyt Çakır’ın zar zor ikna edilerek bu maça atanması başka bir yana. Dibin dibini gören futbolumuz için aslına bakılırsa sezonun belki de en heyecan verici maçının pazartesi akşam saat 8’e konulmasına girmiyorum bile. Ancak değerini hızla kaybeden futbol coğrafyamızın ender güzelliklerinden olan bu derbinin pazarlanma hususundaki rahatsızlığımı bir kenara bırakıp maça dönmek istiyorum.

Sezon başından bu yana rakiplerini sürklase eden Beşiktaş için sezonun düğüm maçı geldi çattı. Geçtiğimiz 2 yılda Beşiktaş derbi konusunda istenen sonuçları alamamıştı. Rakiplerinin planlarını maçların belli bölümlerinde sekteye uğratsa bile ileri uç oyuncularının gol yollarındaki etkisizliği belki de olabilecek bir şampiyonluğun önüne geçmişti. Kadro gençti, geniş değildi. Sorumluluk konusunda güvenilen isimler derbilerde pısırık oyunlarıyla sahadan silinmişlerdi.  Geçtiğimiz 3 sezonun ardından doğru hamleler ile beslenen Beşiktaş kadrosu bu sene meyvelerini ‘Güneş Sistemi’  ile toplamaya başladı. Ligin hücum repertuarı açısından en üretken takımı tartışmasız Beşiktaş. Savunmadaki eksikliğini ligin ikinci yarısında test edecekleri bir ekiple henüz karşılaşmadılar. Oynadıkları bütün maçlarda rakip takım Kartal’ı kendi yarı alanında karşıladı. Aslında Beşiktaş gibi kanatlarda süratli ve dribling özelliği olan oyunculara karşı herhangi bir Anadolu kulübünün aksi yönde bir oyun oynamasını beklemiyordum. Buna karşın oynamaya çalıştıkları kontratak futbol ise Beck, İsmail ve Atiba’nın hücum presiyle savuşturuldu. Fenerbahçe maçı ise Beşiktaş açısından kazanmaktan daha çok kaybedilmemesi gereken bir maç. Kadro yapısı gereği Beşiktaş saha içindeki taktiksel tutumundan asla ödün vermedi. Hiçbir zaman yarı alanında oynanan bir maç izlemedik. Fakat bu maç biraz daha farklı olacak. Bu sefer Beşiktaş’ın savunma yapması muhtemel dakikaları hücumdan daha fazla olabilir. Bu noktada en büyük testi yaşayacak olan takım savunmasını merakla bekliyorum. Marcelo ve Alexis Delgado için ise henüz göremediğimiz stoper meziyetlerini görme fırsatını yakalayacağız. İlk 11 başlaması muhtemel olan Robin Van Persie’ye karşı özelikle topsuz oyunda çok dikkatli olmaları ve sürekli kontrol altında tutmaları çok önemli. Altıpasta RVP’nin topla buluşması topu ağlarınızda görmeden önceki son durak olabilir. Fernandao tercihi ise daha çok fiziksel bir mücadele ihtimalini akıllara getiriyor.

Quaresma ve Gökhan Töre ikilisinin ileride topu bekleyen oyun anlayışlarının mutlaka Şenol Hoca’nın uyarılarıyla minimum seviyeye inmesini bekliyorum. İsmail ve Beck ikilisinin özellikle Volkan Şen ve Nani karşısında savunma yönünden kalitelerini göstermeleri gerekiyor. Kanat bölgesindeki eşleşmeler maçın iki takım içinde düğüm noktası olacak. Bu noktada kişisel performanslardan çok takım bütünlüğü daha önemli bir hal alıyor. Sezon başından bu yana geri koşmayan ki çoğu zaman da ihtiyaç duymayan Töre & Q17’nin bu maçta rakibin beklerini çok iyi kovalaması şart. Caner ve Gökhan gibi hücum potansiyeli çok zengin iki oyuncunun Beşiktaş yarı sahasında topla kolay buluşmaları Beşiktaş için ciddi bir probleme dönüşebilir. Zorlu kanat eşleşmelerinde her iki takımı da eşit seviyede görüyorum. Artı ve eksi kısımlarına gelecek olursak Fenerbahçe’nin stoper tandemi Beşiktaş’ın bir adım önünde, buna karşın merkezde Atiba, Ozzy ve Sosa ile mükemmel bir dominasyon kuran Beşiktaş’ın bu noktada Fenerbahçe’yi bir hayli zorlayacağını düşünüyorum. Souza & Topal ikilisinin Fenerbahçe’de beraber başlaması çok muhtemel. Pereira’nın önceliği Beşiktaş’ın akınlarının temeli olan bu üçlü arasındaki pas trafiğini bozmak olacaktır. Bakalım Şenol Hoca bu 2 top avcısının presini ne gibi bir planla savuşturacak. Gol ayaklarına gelirsek son haftalarda birçok pozisyonu değerlendiremeyen Gomez görüyoruz. Ama yadsınamaz bir gerçek var; kaçırdıkça daha fazla hırslanıyor ve konsantrasyon konusundaki eğitimi parmak ısırtan cinsten. Beşiktaş için çok önemli bir koz. İlk yarıdan da hatırlayacağımız üzere iki derbide de maçın kilit adamı olmuştu. Düğümü çözüp takımını galibiyete taşıyabilir yine.

Bu tarz şampiyonluk yarışının kritik derbilerinde gerilim daima yüksek olur. Özellikle maçlara verilen FIFA kokartlı hakemlerimiz maçın başında futbolculara diş geçirmeye çalışırlar. İlk sarı kartlar ile kontrolü sağladıklarını düşünüp maç içinde bir anda dağılırlar. Cüneyt Çakır’ın maç içindeki psikolojisinin en az futbolcular kadar maça etki edeceğini düşünüyorum. İzlediğim derbi performanslarında Cüneyt Hoca genellikle her 2 takıma eşit hata yapmaya özen gösteren bir görüntü çizdi. Ne tas yansın ne kebap yönetimlerine oldukça alıştık. Yarın iyi oynayanın kazanacağı hakemin varlığını neredeyse hiç hissetmeyeceğimiz bir maç olmasını diliyorum. Esen kalın, futbol ile kalın.

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.
Başa Dön