Futbolun Arka Bahçesi

Bir Sezonda Değişir Her Şey

Orta Saha

Cuma günü savaşı yaşadık, cumartesi bayramı, pazar ise yas tutuyoruz. Acayip şeyler oluyor. Bu dönem sosyal medyada aktif olduğunuz konunun spor olmaması oldukça doğal. Squawka, bir sezonda harika işler yapıp transfer olan, bonservisini katlayan 9 futbolcuyu paylaşmış. Kafalar dağılsın.

N’Golo Kante;
En tazesi ile başlayalım. 2013 yılında son maçla 3. ligde kalan Boulogne’nin oyuncusuydu. Önce Caen’e, ardından Leicester City’e transfer yaptı. Cante geçtiğimiz yıl Ada’da, hemen hemen kimsenin ön görmediği bir fırtına yarattı. Yakın geçmişin en sürpriz şampiyonu Leicester City’nin kalbi oldu. Roy Keane’den bu yana en dominant orta alanlardan biri olarak gösterilebilir. 5.6 milyon pound’a geldiği Leicester City’den, 32 milyon pound bedelle mavilerin yolunu tuttu.

James Rodriguez;
Ceyms mi Hames mi derken, dünyanın en pahalı oyuncularından oluverdi. Ancak hikayenin gerisinde dünya futboluna oyuncu ihraç eden ve bunu son dönemde en iyi yapan takımlardan ikisi mevcut. Önce Porto, Kolombiyalı için Banfield’e 7.5 milyon avro ödedi. 2013 yılında bu kez Porto’yu rol model alan Monaco çıktı sahneye. Kendisi için ödenen fiyat 45 milyon avroya ulaşmıştı. Falcao ile beraber Fransa’yı kasıp kavurdular. Ancak James Rodriguez çıkışını bir sezonda değil, bir yazda gerçekleştirdi. Altın ayakkabı kazandığı 2014 Dünya Kupası’nda kusursuzdu. Monaco’nun kendisi için ödediği bedeli bir ayda ikiye katladı. Turnuvadan kısa süre sonra 80 milyon avro karşılığı Real Madrid’e gitti.

Dejan Lovren;
Southampton son iki sezonda oyuncu satışından en fazla para kazanan Premier League ekiplerinin başında geliyor. Lyon’lu stopere 8.5 milyon sterlin ödediler ve kendisini dönemin teknik patronu Mauricio Pochettino’ye teslim ettiler. Savunmanın kilit adamı haline geldi. Ryan Shawcross ve Mats Hummels arası garip bir lider vasfına büründü. Sezon bittiğinde çoğu arkadaşı ve kendisine sınıf atlatan hocası gibi Güney’i terk etti. Liverpool, Hırvat stopere 20 milyon sterlin ödemeyi kabul etmişti.

Vincent Janssen;
Listenin en az popüler olan futbolcularından Janssen. Daha doğrusu öyleydi! Geçtiğimiz sezonu Eredivisie’de gol kralı tamamlayan Hollandalı, Feyenord tarafından U-19 sonrası gönderilmişti. Sanıyorum bir bok olamayacağını düşündüler !? Almere City ile ikinci ligde; ilk sezonunda 10 ikincisinde 21 gol attı. AZ Alkmaar kendisine yalnızca 500 bin euro ödeyerek, birinci lig fırsatı sundu. Janssen ise şükranlarını alt ligden daha fazla gol atarak (27) kulübüne iletti. Unutmadan! Bir sezonda Alkmaar takımına kazandırdığı 22 milyon avro da var tabi. Yeni sezonda Tottenham Hotspur forması ile gol arayacak.

Martin Caceres;
Uruguaylı stoper uzun süredir piyasada. Barcelona’da sağ bek, Sevilla’da stoper, Juventus’ta üçlü savunmanın sağında izledik onu. 29’luk oyuncu şu ana dek altı farklı takımın formasını giydi. Ancak vurgun yaptığı sezon için yaklaşık 10 yıl önceye dönmeliyiz. 2007 yılında Villareal, Caceres’i yalnızca 900 bin avro karşılığı ülkesinin Defensor takımından almıştı. Vakit kaybetmeden Recreativo Huelva’ya kiraladılar. O sezon R. Huelva son maçın son dakikasında bulduğu gol ile La Liga’ya tutundu. Caceres’in ise planları takımından hayli yüksekteydi. Sezon bitiminde – 16.5 milyon avro karşılığı – Barcelona’nun yolunu tuttu.

BAILLY PERFORMANSI İLE JOSE'NİN GÖZÜNDEN KAÇMADI

Eric Bailly;
Villareal’den devam edelim. Bu kez konuğumuz hemen geride bıraktığımız 2015/2016 sezonunda parlayan ve vakit kaybetmeden sınıf atlayan Eric Bailly. Fildişi Sahili pasaportlu stoper, Espanyol alt yapısında yetişti. Sarı denizaltılar geçtiğimiz sezon başı 5.7 milyon avroya kıydı ve oyuncuyu transfer etti. Caceres gibi anında kiralamadılar da, teknik adam Marcelino kendisini sabırla oynattı. Hırçın stoper takım savunmasının ana etmeni haline dönüştü. Villareal sezonu 4. sırada tamamlarken, Bailly harika bir sezonu geride bıraktı. Manchester United’ın yaptığı flaş transferler sebebiyle gözünüzden kaçmış olabilir, ancak Jose Mourinho’nun dikkatinden kaçmadı. Bir sezonda fiyatını yaklaşık 7 katına çıkardı. Bu transfer döneminde, 40 milyon avro bedelle kırmızıların yolunu tuttu.

Marquinhos;
2012 yılında yeniden yapılanmaya giden Roma, Brezilyalı stoperi sezon başı 1.5 milyon avro karşılığında kiralamıştı. İlk profesyonel sezonunda Copa Libertadores’i kazanmış genç bir savunmacı olarak Avrupa’ya geldi. Dönemin hocası Zdenek Zeman, genç Güney Amerikalı’nın atletik özelliklerine kayıtsız kalamadı. Kendisine fazlasıyla sorumluluk yükledi. Marquinhos altından kalkmıştı! Başkent temsilcisi sezon sonu bonservisine 6 milyon avro ödedi. Yeni yıl başlamadan Arap patronlar devreye girdi. PSG, 31.4 milyon avro bedelle genç savunmacıyı kadrosuna kattı. – Squawka futbolcunun toplam 3 milyon avro bedel ile Roma’ya transfer olduğunu yazmış. Ancak transfermarkt, kiralama bedeli ile birlikte ücretin yaklaşık 7.5 milyon avroyu bulduğunu gösteriyor –

Medhi Benatia;
Satıcı yine Roma. Marquinhos’tan bir sezon sonra bu kez başka bir savunmacı Benatia’yı Bayern’e sattılar. Bedel; 13.5 milyon avro. Üstelik üç sezon önce tek kuruş bonservis ödemeden Udinese’den almışlardı. Hem de futbolcunun sakatlıklarla uğraştığı, güvenini kaybettiği, gözden düştüğü bir dönemde. Roma kendisine ikinci bir şans verdi. Herkes ikinci bir şansı hak eder. Ancak yalnızca bu şansı değerlendirenler kazanır. Benatia sadece kendi kazanmadı, bir sezon içinde kulübüne de kazandırdı. Takip eden yıl Bayern München’e tam iki katı paraya transfer oldu. İmzasında Matthias Sammer ile kameralara gülümsüyordu. Günümüzde ikisi de yok. Sammer sağlık sebebiyle bırakırken, Faslı defans oyuncusu ise zebralar’a imza atmak üzere.

Kevin de Bruyne;
En tazesi ile başladık, en popüleri ile bitirelim. Doğuştan gelen bir yetenek Belçikalı. Ancak Mou bu yeteneğe bir sezon bile sabır göstermedi. Yalnızca 9 lig maçı sonrası Bundesliga’ya geri sattı. Bunun nedenini kimsenin net olarak idrak edebildiğini düşünmüyorum. Hatta kendisi pişmanlık duyuyor bile olabilir. Tabi ki bunu söylemeyecek, çünkü o seçilmiş kişi! Hem bu onun ilk garip satışı da değil; Felipe ve David Luiz, Mata, Schürrle, Lukaku aklıma ilk gelenler. De Bruyne kısa ve kötü geçen Londra kariyerinin ardından, yıldızının parladığı Bundesliga’ya döndü ve yine yeşil formasını giydi – bir küçük farkla (!) W. Bremen de değil Wolfsburg’da oynuyordu – Bir yıl sonra Manchester City kendisini transfer etti. Bir dönem sakat olmasına rağmen ligde 16 gol attı ve kendi takımında kovulan Mou’ya karşın, takımının en önemli yıldızı olmayı başardı. 2014 yılında 18 milyon avro’ya Wolfsburg’a giden sihirli yetenek, 2015’te bu kez 55 milyon avro bedelle Ada’ya dönüyordu.

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Forest Jump

Nottingham Forest 1976’dan itibaren 4 yıl içinde eşi benzeri bulunmayan bir dönüşüm
Başa Dön