Futbolun Arka Bahçesi

Çin Ligi

Başkanım Çin’den Teklif Var!

Orta Saha

Komplo teorilerini seven bir ülkeyiz. Devre arası transfer sezonuna sansayonel bir imza bırakan Çin Ligi hakkında ortada dolanan bir sürü iddia var. Bahis çeteleri, kara para aklama, uzun vadeli yatırımlar derken; herkes işin uzmanı gibi davranıyor. Biz de naçizane bir görüş belirtmek istedik.

Kıta Avrupası piyasasında neredeyse yaprak kıpırdamadan geçilen 2016 kış transfer sezonunda Çin merkezli transfer çılgınlığı uluslararası haber akışının ana eksenini oluşturdu. Jackson Martinez, Alex Teixeira, Ramires, Gervinho, Freddy Guarin, Renato Augusto, Stephane Mbia, Ersan Gülüm ve son olarak Burak Yılmaz gibi isimler Çin Süper Ligi‘ne transfer olurken bu oyuncular için Avrupa kulüplerine ödenen tutar 200 milyon euro‘yu aştı. Türkiye’deki kulüpler de bu rüzgardan payını alarak günü kurtardılar.

Çin’in Ekonomik Değişimi

Son haftalarda Çin’in ana aktör konumunda bulunduğu tek küresel konu futbol transferleri değil. Ekonomiden bahsederken de içinde Çin geçmeyen cümle kurulamaz hale geldi. Çin borsası bir ayda %20 civarında değer kaybederken dünya piyasaları da tarihin en kötü yılbaşını tecrübe etti. Son 20 yılda yakaladığı inanılmaz büyüme grafiğiyle ‘Çin Mucizesi’ olarak adlandırılan ve dünya ekonomisindeki büyümenin de en önemli nedeni olan Çin’deki yeni gelişmeler, herkes tarafından dikkatle takip ediliyor.

Neredeyse köle standartlarında ve yok pahasına çalışmaya razı olarak köyden kente göç eden ucuz işçi dalgası sona erdikten sonra Çin’de işçilik maliyetleri artmaya başladı. Çin’de maaşlar son 10 yılda %100 civarında artarken Smartphone, tüketici elektroniği gibi imalat kalemleri Çin’den Endonezya, Hindistan, Vietnam gibi ülkelere kaymaya başladı bile.

Öte yandan Çin ekonomisinde ağırlık imalat ve inşaat sektörlerinden yavaş yavaş hizmet sektörüne doğru gelişiyor. Halkın alım gücü ve yaşam standardı yavaş yavaş yükselirken dünyanın en popüler boş zaman aktivitelerinden birisi olan, reyting canavarı futbol için harcanacak milyarlarca euronun gerek politik gerekse ekonomik olarak geri dönüşünün olacağı düşünülüyor olmalı.

Futbolun merkezi Avrupa’dan Asya’ya kayar mı?

Çinli Murdoch olarak anılan Li Ruigang, Manchester City hisselerinin %13’ünü satın alırken anlaşmanın temel gerekçesini “Çin spor endüstrisine taşınacak tecrübeyi edinmek” olarak açıklamıştı. Arsenal’in efsane teknik direktörü Arsene Wenger‘e göre eğer Çin’deki bu güçlü transfer eğilimi politik bir istekten kaynaklanıyorsa endişelenmemiz gerekiyor: “Avrupa futbolunu tamamen Çin’e taşıyabilecek finansal güce sahipler gibi görünüyor.” Wenger, Çin’deki transfer iştahına devam edilirse önümüzdeki yaz bonservis fiyatlarının iyice artacağını 100m pound hedefine kolaylıkla ulaşılabileceğini düşünüyor.

Luis Felipe Scolari, Sven-Goran Erikkson, Alberto Zaccheroni, Mano Menezes gibi hocalar ve yeni transferlerin dışında hali hazırda Demba Ba, Paulinho, Asamoah Gyan gibi yıldızlar da Çin Süper Ligi bünyesinde yer alıyor. Örneğin Asamoah Gyan‘ın yıllık 12 milyon pounda yakın maaşıyla Eden Hazard, Neymar, Luis Suarez, Gareth Bale gibi isimlerden daha fazla para kazandığını öğrenmek Çinlilerin bu işi ne kadar ileriye götürebileceğinin bir göstergesi.

Çin’den gelen bu rüzgar geçici bir heves olarak kalırsa Avrupa kulüplerine dönemlik bir nakit takviyesi olmaktan öteye gitmez. Ancak iş ciddiye biner ve Çinliler futbol pazarını yönetmek isterse dünyanın en büyük futbolcularını izleyebilmek için kanallarımızı Çin Süper Ligi’ne çevirmemiz gerekebilir.

Son Yazıları Orta Saha

Kabak Tadı

Bu yıl New York City’nin başına geçene dek, son 10 sezonunu Guardiola’nın

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.
Başa Dön