Futbolun Arka Bahçesi

Korkularınla Yüzleşmek

Mini Bar/Süper Lig

Hayatta korkuları en büyük olan insanlar çevresi tarafından en fazla takdir edilen insanlar olmuştur. Kendimize çizmiş olduğumuz başarı çemberi büyüdükçe mücadele etmek zorunda kaldığımız başarısızlık korkusu da onunla beraber büyümektedir. Bir dağa tırmandığınızı düşünün, yükseldikçe hedefe daha çok yaklaşırsınız ancak tökezlediğiniz zaman da bir o kadar yüksekten düşersiniz. Dün akşam 90+4’te Şenol Güneş’in Beşiktaşı’nın başına gelen tam olarak buydu.

Bütün futbol kamuoyunun maç öncesi görüşleri hemen hemen dün akşam gerçekleşti.  Kimilerine göre bir şans topu ile beraberlik geldi kimisine göre Fabri’nin hatalı çıkışıyla. Benim kanaatim beraberliği Şenol Güneş’in içinde  bastıramadığı korkular getirdi. Eğer 9 kişi kalan bir takım 90+4 te ceza sahanızın içinde 4 tane oyuncusu varken topu gönderebiliyorsa bu şans değildir. Fenerbahçe 9 kişiyle sahada boş adam bulup rahatlıkla paslaşabiliyorsa bunun  bütün sorumluluğunu topun yuvarlak olmasına bağlayamazsınız. Quaresma her ne kadar görsel bir şölen sunmuş olsa da  bunda İsmail Köybaşı’nın katkısı yadsınabilir mi? Bir oyuncu ne kadar iyi olursa olsun bu kadar top ezmesine bir teknik adam nasıl göz yumar? Rakip takımı perişan ettiğin bir maçta Necip tercihi 250. maçına çıkması için mi? Gökhan İnler’in oyuna girip Talisca’nın kenara gelmesinin sebebini bütün Beşiktaşlılar gece boyunca düşünmüştür herhalde. Dün Fenerbahçe takımı sahaya puan için bile çıkmamıştı. Beşiktaş ezeli rakibine ihtiyacı olmayan 1 puanı hediye etti. Beşiktaş hala lider olabilir ve şampiyonluk şansı rakiplerinin hala çok önünde ancak takımın kaybetme korkusu dün akşamki puan kaybıyla  zirve yapmış durumda. Çok değil bundan 2 hafta önce 7 puan farkla lider ve UEFA’da şampiyonluğa  yürümekte olan bir takımın psikolojik çöküşünden bahsediyorum. Dün akşam hakemin son düdüğüyle Beşiktaş’ın ‘Güneşli’ günleri  bir anda yerini fırtınaya bıraktı. Stadyum boşalırken taraftarın yüzüne çarpan yağmur damlaları sezonun geri kalanında işlerin o kadar da kolay olmayacağının habercisiydi.

Ne olursa olsun Beşiktaş’ın rakibi ne belediyenin takımı  ne de bir başkası. Son 4 haftada en büyük mücadelesini kendi korkularıyla verecek. Kuşkusuz takım dün akşam ciddi bir çöküntü yaşadı. Ancak liderler güneşli günlerde değil işler ters giderken ortaya çıkarlar. Burada en büyük görev Şenol Güneş‘e düşüyor. Buradan kaybedilmesi muhtemel bir şampiyonluk Beşiktaş için tarif edilemeyecek hasarlara yol açabilir. Bakalım Kara Kartal yaralı kanatlarıyla şampiyonluğa uçabilecek mi?

Son Yazıları Mini Bar

Kupa Efsaneleri: Maradona

So Foot, özel sayısında Dünya Kupası tarihine damga vurmuş 100 futbolcuyu sıralamış.

Bu Adam Bir Makine!

Cristiano Ronaldo Dünya Kupası’na şimdiden ayak izlerini bıraktı bile. Hatırlayacaksınız, B grubunun
Başa Dön