Futbolun Arka Bahçesi

Bir Olay, İki Yorum

Mini Bar

Bir futbol takımının spora ve iş ahlakına bakış açısı, o takımın bağlı bulunduğu ülke hakkında bize genel bir bilgi verebilir mi? Bu soruya evet demek acımasızca olsa da, hiç kimse tam olarak hayır da diyemiyor. Konuyu Londra’dan bir haberle örneklendirerek, Türkiye ve İngiltere arasındaki bakış açısı farkını ortaya koymaya çalışacağım.

İngiltere’de geçtiğimiz gün şöyle bir olay yaşandı; Fransa’nın yetiştirdiği en değerli forvetlerden biri olan ve ‘Arsenal formasıyla en çok gol atan futbolcu’ unvanını halen elinde bulunduran Thierry Henry, ‘teknik direktör’ olabilmek için gereken UEFA A Lisansı’nı elde etmek üzere Arsenal 18 yaş altı takımında antrenörlük yapıyordu. Ancak hiç beklenmeyen bir gelişme oldu ve Arsenal efsanesi, 10 senesini verdiği kulüpten kovuldu! Üstelik onu kovan kişi, vatandaşı Arsene Wenger’den başkası değildi. Futbol dünyasında sakin kişiliğiyle bilinen Wenger, kulüpte harika bir geçmişe sahip Henry’yi, üstelik de 18 yaş altı takımının antrenörlüğünden neden kovdu? Hemen açıklayayım…

Euro 2016 sırasında BBC’de yorumculuk yapan Henry, hali hazırda SKY Sports için de çalışıyordu. Turnuvanın bitmesinin ardından Arsene Wenger, vatandaşına aynı anda iki işi yapmasına izin veremeyeceğini, televizyonda Arsenal oyuncularını eleştirirken kulüpte hocalık yapamayacağını söyleyerek, iki iş arasında tercih yapmasını istedi. Kanaldaki görevini bırakmaya hazır olmadığını Wenger’e ileten Henry’nin kulüple ilişkisi kesildiHenry, Wenger’in kararına saygı duyduğunu söylese de durumdan pek hoşnut görünmüyor. Fransız teknik direktör adayı, şimdi kendisine hem antrenörlük hem yorumculuk yapmasına izin verecek yeni bir kulüp arayacak. Bulabilir mi? Onu zaman gösterecek.

Peki bizim ülkemizde bu durum nasıl işliyor?
Önümüzde her şeyden önce bir Ersun Yanal örneği mevcut. Trabzonspor görevinden istifa ettikten kısa bir süre sonra Lig Tv’de yorumculuğa başlayan Yanal, Euro 2016’nın başlamasına yakın tekrar Trabzonspor başına getirildi. Ancak deneyimli hoca, bordo mavili kulüple anlaşmış olmasına rağmen Lig TV’de yürüttüğü görevinden ayrılmadı ve turnuva bitene kadar yorumculuk yapmayı sürdürdü. Yazının başında bahsettiğim spora ve iş ahlakına bakış açısı kendini tam olarak burada gösteriyor! Ersun Yanal’ın Lig TV’de sürdürdüğü işini bırakmayıp, takımının başına hemen geçememesine dair;

  • Trabzonspor içindeki çok küçük bir azınlık dışında; ne yönetimden ne de taraftarlardan, Yanal’ın yorumculuğu bırakmasına dair bir istek gelmedi. 
  • Ersun Yanal’ın kendisi yorumculuğu bırakıp işine odaklanması gerektiğini düşünmedi.
  • Lig TV, asıl mesleğini yapması gereken bir spor adamıyla ilişiğini kesip yeni kariyerinde başarılar dilemek yerine, ona yorumculuk yaptırmaya devam etti.

Soruyu tekrar soralım; bir futbol takımının spora ve iş ahlakına bakış açısı, o takımın bağlı bulunduğu ülke hakkında bize genel bir bilgi verebilir mi? Bu üç madde, Türkiye’nin çok büyük temel sorunlarının mini bir paket haline getirilmiş şekli aslında. Üzerine onlarca yazı yazılabilecek problemleri içinde barındıran bu meseleyi, bir haberle size aktararak bir de bu açıdan bakmanızı istedim. Bir tarafta yorumculuğu bırakmadığı için 18 yaş altı takımından kovulan bir teknik direktör adayıdiğer tarafta şampiyonluk beklentisiyle Trabzonspor’un başına getirilen ülke çapında saygın bir teknik direktör!

Son Yazıları Mini Bar

Kupa Efsaneleri: Maradona

So Foot, özel sayısında Dünya Kupası tarihine damga vurmuş 100 futbolcuyu sıralamış.

Bu Adam Bir Makine!

Cristiano Ronaldo Dünya Kupası’na şimdiden ayak izlerini bıraktı bile. Hatırlayacaksınız, B grubunun
Başa Dön