Futbolun Arka Bahçesi

Demirden Leblebi: Atletico

La Liga/Rasathane

Takvim yaprakları 2010 Mayıs’ını gösterdiğinde, Forlan’ın uzatma dakikalarında kaydettiği golle Atletico Madrid ilk kez UEFA Avrupa Ligi’nde şampiyonluğa uzanıyordu. Takip eden sezonda hem Avrupa Ligi’nde gelen başarısızlık hem de takımın La Liga’yı yedinci sırada bitirmesi Quique Sanchez Flores’i görevinden ediyor ve takımın başına Gregorio Manzano getiriliyordu. Aradığı ritmi Manzano ile de bulamayan Atletico yönetimi sezon ortasında Diego Simenoe’yi takımın başına getirdi. O döneme kadar Atletico Madrid, günümüzün Sevilla’sına atfedilen şekilde, UEFA Avrupa Ligi için fazla, Şampiyonlar Ligi içinse yetersiz kalibrede bir takımdı.

Simeone, kulüp geçmişi ve karakteristik yapısının da yardımıyla takıma verdiği enerjiyle Atletico’yu üç sezon içinde ikinci kez Kupa 2’de finale çıkardı.  Finalde dönemin formda takımı Atletic Bilbao’yu net bir skorla 3-0 yenerek kupayı bir kez daha müzelerine götürdüler. Yeni sezona da dönemin Şampiyonlar Ligi şampiyonu Chelsea’yi 4-1 yenerek giren Simeone’nin Atletico’su, kupa koleksiyonunu 14 yıldır yenemedikleri Real Madrid karşısında aldıkları Copa Del Rey zaferi ile genişletti. Siemone’nin hırsı, motivasyonu, oyuncularına olan bağlılığı, as kadrosuna olan inancı, kaybetmeyi kabullenmeyen oyun yapısı ve de kuşkusuz bu kulübün ikon oyuncularından biri olması sebebiyle Atletico otoritelerin kabul ettiği gibi kıtada elit takım seviyesine yükseldi. 2013/14 sezonu sonunda Atletico Madrid hem lig hem de Şampiyonlar Ligi’nde final maçlarına çıkıyordu.  Nou Camp deplasmanında alınan beraberlik Atletico Madrid’i 18 yıl sonra İspanya’nın zirvesine çıkararak, Barcelona ve Real Madrid’in La Liga’da kurduğu hegemonyanın son bulmasını sağladı.  Bu maçtan bir hafta sonra kırmızı beyazlı ekip bu kez bir ilki başarmak için Lizbon’da oynanan Şampiyonlar Ligi finalinde Real Madrid’e boyun eğdi. Atletico için trajedi kaybetmek değil, Avrupa’nın en büyük kupasını kazanmaya birkaç dakika mesafeye kadar yaklaşmasıydı. Sergio Ramos’un uzatma dakikalarında attığı gol Atletico adına bir rüyanın sonu olsa da Simeone’nin öğrencileri kuşkusuz yılın en flaş takımıydı.

Arjantinli, oyun karakterinin yanında parlattığı yıldızlarla da övgüyü hak eden isimlerden. Simeone’nin sihirli değneği, JuanFran, Adrian ve Raul Garcia gibi standart isimleri olduğu kadar; Arda Turan ve Diego Godin gibi potansiyeli yüksek futbolcuları bir üst seviyeye taşıdı. Arda Turan’ı yaz döneminde Barcelona’ya, bir Türk futbolcusu için hayal edilemeyecek bir bonservis bedeliyle gönderen kulüp, karakter ismi ve kaptanı Godin için gelen teklifleri ise reddetti. Hemen her maçta attığı kritik kafa golleriyle takımının ofansif gücüne de ekstra katkı yapan Godin ve bu sezon takıma dönen Filipe Luis takım savunmasını ön planda tutan Simeone için Atletico’nun yine en kilit oyuncuları olacak.  Simeone, Godin’in savunmadaki partneri Miranda’yı Inter’e yolladı ve Brezilyalı oyuncunun formasını 1995 doğumlu Jose Gimenes’e teslim etti. Fiorentina ve Manchester City’den hatırladığımız Stefan Savic de tandem için Atletico’nun elinde iyi bir alternatif konumunda. Arda Turan’ın formasını genç ve potansiyelli isim Olivier Torres’e teslim eden deneyimli teknik direktör, Monaco’dan gelen kanat oyuncusu Yannick Carrasco ile de bu mevkiyi güçlendirdi.  Orta saha sertliğini Tiago Mendes ve Gabi ile sağlayan Atletico’nun sol kanat akınlarını şekillendiren isimse takımın sembol isimlerinden Koke.

Atletico Madrid’in belki de en tehlikeli yanı senelerdir süregelen istikrarı ile forvet hattı. Takımın formasını son dönemde giyen hemen her golcü Atletico forması altında parlayarak, Avrupa futbolunda adından söz ettiren konuma geldi. Bu isimlerin ilki takımda ikinci baharını yaşayan Fernando Torres. El Nino lakaplı oyuncu, eski formundan uzak olsa da olsa da rakipleri için hala ciddi bir tehdit. Sergio Aguero’yu Güney Amerika’dan transfer edip Manchester City’e satan takım bir sonraki hamlesini Radamel Falcao’dan yana kullanmıştı. Falcao’yu 60 milyon avro bedelle elinden çıkaran İspanyol ekip isimsiz bir golcü olan Diego Costa’yı da geçtiğimiz yıl Chelsea’ye sattı.  Bu furyanın günümüzdeki örnekleri ise geçtiğimiz sezona kulüplerinde damga vuran Jackson Martinez, Luciano Vietto ve takımın en büyük gol silahı Antoine Griezmann. Siemone’nin kadrosunda şans verdiği isimler arasında oldukça genç ve potansiyelli futbolcular mevcut. Kaleci Jan Oblak, stoper Jose Gimenez, orta saha oyuncuları Saul Niguez ve Olivier Torres, geçtiğimiz sezonu Villareal’de 20 gol atarak tamamlayan Luciano Vietto ve yeni transfer Yannick Carrasco henüz 23 yaşın altında olan isimler.  45 yaşındaki genç teknik adamın 26 yaş ortalamalı kadrosu bu sezon da Şampiyonlar Ligi’nde sonuna kadar gitmeyi hedefliyor ve bunu başarmak için de gücünü ilk maçtan ortaya koyacaklarından kimsenin şüphesi yok.

Son Yazıları La Liga

Cristiano Ronaldo

Ronaldo Olmak!

Futbolun yeni süperstarları artık pop yıldızlarından farksız. Yaratıcı ajanslar ve popüler kültür,
Başa Dön