Futbolun Arka Bahçesi

mandzukic & srna

Yüksek Umutlar: Hırvatistan

Euro 2016

Hırvatlar için Fransa kesinlikle güzel çağrışımlar yapıyor. Slovenya’yla birlikte Yugoslav topraklarında bağımsızlığını kazanan ilk ülke olan Hırvatistan, ilk kez katıldığı 1998 Dünya Kupası’nı üçüncülükle noktalamıştı. Öyle ki ardından üç defa daha Dünya Kupası’nda yer almasına rağmen hiçbirinde gruplardan çıkamadı. 1998’de büyük sükse yaptıkları turnuvanın ilk akla gelen isimlerinden biri şüphesiz Davor Suker. Özellikle La Liga kariyeriyle doksanlara damga vuran sayılı forvetlerden biri olan 9 numara, gol kralı olarak ülkesine teselli getirmişti. Türk futbolseverlerin 2000’deki UEFA finalinde Arsenal formasıyla kaçırdığı penaltıyla hatırladığı Suker 4 yıldır ülkesinde Futbol Federasyonu başkanlığını yürütüyor.

25 senelik bir mazisi olmasına rağmen Hırvatistan, Yugoslav geleneğinden gelen özel gen havuzuyla her dönemde üstün yetenekli futbolcular çıkardı. Alen Boksic, Zvonimir Boban, Robert Prosinecki, Kovac Kardeşler, Milan Rapaic, Slaven Bilic, Ivica Olic hafızalarımızın zorlanmadan sayabileceği isimler. Fakat 1998’den bu yana altı şampiyonada boy gösteren ülke üst seviyelere çıkmayı bir türlü başaramadı. Euro 2016’da ise yabancılık çekmeyecekleri stadlarda belki de sahip oldukları en iyi kadroyla hiç olmadıkları kadar iddialı bir görüntüye sahip. İnanmadınız mı? Peki, toparlamaya çalışalım:

Sırplar, Ivanovic, Vidic, Subotic gibi kaya kadar sağlam savunma oyuncularını yetiştirme konusunda oldukça maharetliyken, Slovenler Handanovic gibi elit bir kalecinin ardından Jan Oblak’ı futbol dünyasına kazandırdılar. Ancak Yugoslavya’nın mirasını temsil eden ülke müthiş orta alan oyuncularıyla her zaman Hırvatistan oldu. Yetenek, teknik, oyun zekası, dayanıklılık ve tempolarıyla Rakitic, Modric ve Kovacic üçlüsü, dürüst olmak gerekirse sadece grubumuzun değil, turnuvanın en yüksek profilli merkezlerinden birini oluşturuyor. Merkez rotasyonu Fiorentina’da çok iyi bir sezon geçiren Milan Badelj ile sağlama alınırken, Inter’de 32 lig maçına çıkan Brozovic, taktiksel gelişimi ve oynayabileceği mevki yelpazesiyle takıma önemli bir zenginlik katıyor. 2014’ün aksine formda golcüleriyle bu isimler oyunlarını bir derece daha parlatabilir.

18 Haziran 2012. C Grubu’nun son akşamında İspanya – Hırvatistan, Baltık Denizi’ne komşu Gdansk’ta kaybedenin eleneceği mücadelede karşı karşıya geldiler. Stres seviyesi yüksek maçta tehlikeli atakları üreten taraf olan Hırvatistan, 58. dakikada Modric’in şiir gibi geliştirdiği hücumda Rakitic’in %100’lük pozisyonda yaptığı kafa vuruşu Casillas’ın ellerinde erirken rüzgar tersine dönmüştü. 89’da Navas’ın boş kaleye attığı gol Mavi-Kırmızılar için veda anlamına geliyordu. Dört yıl sonra iki takım bu defa Bordeaux’da buluşacaklar. Hırvatlar hatalarından ders çıkarmışa benziyor. Yakaladıkları önemli fırsatları kalenin köşelerine göndermeyi biliyorlar. Bu zaman zarfında Modric ve Rakitic, Real Madrid ve Barcelona orta sahalarının patronluğuna soyunurken İspanyol taktik metodlarını en ince detaylarına kadar öğrendiler. Dahası, Casillas artık San Iker değil. Çekinmek için hiçbir sebepleri yok.

Hırvatistan turnuvaya, ülkesinde büyük saygı gören Ante Cacic’le geliyor. Slaven Bilic birçok yönüyle çok iyi bir antrenördü ama disiplin konusunda 62 yaşındaki tecrübeli hocanın çok daha keskin hatları var ve bu, mevcut oyuncu havuzunun gereksinim duyduğu türden bir özellik. 26 Mart’ta Budapeşte’deki hazırlık maçında Dejan Lovren’in ısınma hareketlerini yarıda bırakıp kendisini protesto etmesi sonrasında “Bugün Dejan ekibimize ihanet etti. Bu tarz hareketleri tolere edemem. Kötü bir davranıştı.” açıklamasını yapıyor, Liverpoollu stoperi takımdan kesiyordu. Fransa’da ilk 11 garantisi isteyen oyuncusuna taviz vermedi ve 23 kişilik listeye sokmadı. Cacic için Milli Takım, bireylerin üzerinde. Eylül 2015’te Niko Kovac’tan devraldığı koltukta kendinden emin 8 ay geçirdi ve aniden dağılmaya müsait ekibi için uygun bir lider olduğunu kanıtladı.

Ve son olarak Darijo Srna’dan bahsetmemek olmaz. Shakhtar Donetsk kulübüyle özdeşleşen sağ kanat oyuncusu, 13 yılda 500’ü aşkın maçta ter döktü; 8 lig şampiyonluğu, 5 lig kupası ve 1 Avrupa Ligi şampiyonluğu yaşadı. Fakat milli formayla bir türlü istediğini alamadı. 34 yaşındaki Kaptan’ın kariyerinde en çok üzüntü duyduğu maçı ise sanıyorum tahmin edebilirsiniz. UEFA’nın resmi sitesine verdiği röportajda “Bu sene finale kadar yürüyebileceğimiz bir ekip olduk” derken Euro 2008’i hatırlamaktan kendini alıkoyamayarak “Hala inanamıyorum, o maçı normal sürede kazanmamız gerekirdi” diye iç geçiriyordu. Dördüncü Avrupa Şampiyonası’nı oynayarak Zidane, Thuram, van der Sar gibi efsanelerin bulunduğu listeye adım atmaya hazırlanan Srna için arkadaşları yürekten oynamak ve güzel bir veda yapmak isteyeceklerdir.

Son Yazıları Euro 2016

Euro 2016 Ekonomisi

Macaristan karşısında CR7’nin 2 gol 1 asistlik performansıyla gruptan son anda çıkan

Bir Taşla İki Kuş

Büyük kupaları yıldızlar mı kazandırır, yoksa kupa kazanan golcüler mi insanların gözünde

Her Şeyin Teorisi

Turnuvada erken final olarak nitelendirilen birçok maç oynandı. Bunların sonuncusu Almanya ile

Hadi Bakalım Kolay Gelsin

“Efsane golleri deneyerek büyüyen bir çocuktum. Şimdi küçük çocukların Belçika’ya attığım golü

Teşekkürler

Baba mesleği olduğundan mıdır bilinmez, konu futbol olduğunda kalecileri hep özel bir
Başa Dön