Futbolun Arka Bahçesi

Martin O'Neill

Yeşil Giyen Adamlar: İrlanda

Euro 2016

Fransızlar’ın genellikle talihsiz olayları tanımlarken kullandıkları bir deyim vardır: “jamais deux sans trois“. Kötü bir olayı iki defa yaşadıysanız muhtemelen üçüncüsü de olacaktır anlamına geliyor. 1988 ve 2012 turnuvalarının başarısız performansını unutturmak isteyen İrlanda bir yandan bu sözü de yalancı çıkarmak isteyecek.

Yeşil giyen adamların tarihindeki en unutulmaz Avrupa Şampiyonası, kuşkusuz Euro 1988. Stuttgart’da oynadıkları ilk maçın hemen başında Ray Houghton’un kafası, İrlanda’nın turnuva tarihi boyunca elde ettiği tek galibiyeti getirmişti. Ancak seksenlerin bu son futbol şampiyonası, İrlandalılar için Ronnie Whelan’ın kaval kemiği ile yaptığı yarım volesiyle hafızalarda yer etti. Son grup maçında, şampiyon Hollanda’ya kaybeden yeşiller, 2012’deki katılımlarında ise hiçbir varlık gösteremediler.

Puan alamadan elenilen Euro 2012’nin faturası, günümüzde 80 yaşına merdiven dayamış Giovanni Trapattoni’ye kesilmişti. İrlandalı futbolcu grubu, özellikle, turnuva öncesinde gerçekleşen ve uzun süre alan İtalya kampında gereksiz zaman harcandığı görüşündeydi. 2013’te takımın başına geçen Martin O’Neill ise Euro 2016’ya katılım hakkı elde eden İrlanda’nın başarısındaki en kilit figür konumunda. Kuzey İrlanda doğumlu olan menajer, zamanın Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kaldıran efsane takımı Nottingham Forest’ın eşsiz parçalarından.

Ülke tarafından başarının esas mimarı olarak kabul edilen 64 yaşındaki teknik adam kendisini kötü polis olarak atfetse de, uyguladığı metotta bu yorumun tam tersi gizli. Oyuncu grubuna aşıladığı inanç duygusunun karşılığını fazlasıyla alan teknik direktörün, her hatanın altına kendi imzasını atması da onu büyük kılan etmenlerden biri.

O’Neill’in, Fransa için belirlediği kadro, İngiltere’nin en üst seviyedeki iki liginden seçtiği averaj oyuncu havuzundan oluşuyor ve günümüzün büyük bir yıldız ismini barındırmıyor. Böyle bir futbolcu grubuyla yakaladığı başarı ise O’Neill’in felsefi yönünün sadece gözlüklerinde saklı olmadığının güzel bir örneği. Şimdilerde tarihinde ilk defa küme düşmekle sarsılan Aston Villa’yı, 2008-2010 arasında üst üste üç kez 6. basamağa sabitleyen futbol aklıyla, Premier League’ye oyunculuk döneminden sonra menajerlik meziyetleriyle de damga vuran Martin O’Neill, üzerinden çıkarmadığı eşofmanları ile yeşil giyen adamların saha içindeki akıl hocası konumunda aynı zamanda.

Başarılı ve mütevazı bir menajer olsanız bile sizin de büyük düşleriniz olabilir. Hani şu gerçekleşmeyecek olanlardan… Bu sezon Premier League’nin en çok ses getiren iki forveti Jamie Vardy ve Harry Kane’nin İrlanda için oynayacağını söylesek? Tam da gerçekleşmeyecek türden bir düş gibi geldi değil mi? Bu durum gerçekleşmese de, İrlandalılar için kurulan hayal, Martin O’Neill için de inanmak istediği türden bir senaryoydu. Kane’nin Galway kökenli İrlandalı babasına rağmen İngiltere milli takımını seçmesi, İrlanda halkı dışında herkes için makul ve geçerli bir hareket.

Eski İngiliz milli futbolcu ve şu sıralar İrlanda teknik heyetinde görev yapan Steve Guppy, bir diğer golcü Jamie Vardy’i yeşil forma için oynamaya ikna etmeye çalışsa da başarılı olamadı. Guppy, iki yıl önce İngiliz doğumlu Cyrus Christie’nin İrlanda için oynamasını sağlamış, geçtiğimiz sezonun en popüler forvetinin aklını çelmeyi ise başaramamıştı.

Yine de Vardy ve Kane olmadan geldikleri Fransa’da halen efsane golcülerine sahipler. Yeşiller’in yakın geçmişteki en önemli futbol figürleri olan Roy ve ‘taklacı’ lakaplı Robbie Keane kardeşler, İrlanda’nın son dönemdeki ikonik yüzleri olmayı başardı. Elemelerinden yenilgisiz çıkarak geldikleri 2002 Dünya Kupası’nda, Robbie Keane’nin Almanya’ya attığı son dakika golü, Euro 2016’da takımın kilit oyuncularından olacak James McCarthy’nin, en büyük ilham kaynağı: “Robbie o golü attığında henüz 12 yaşında bir çocuktum. Kesinlikle unutulmaz bir andı. Onunla beraber Fransa’da oynayacak olmak, tek kelimeyle fantastik bir duygu.

2002’deki turnuva için gerçekleştirilen ilk antrenmana geç kalan abi Roy ise o dönem İrlanda kadrosundan çıkarılmış ve bu karar ülkeyi ikiye bölmüştü. O dönemde efsane yıldızın yanında olan hatırı sayılır bir taraftar grup da oluşmuştu. Martin O’Neill, kendisi için “Buraya geldiğimde birçok büyük karar almam gerekti. Ancak aralarındaki en büyüğü bir İrlanda fenomeni olan Roy Keane’yi ekibe kazandırmaktı. Onun hareketleri zaman zaman ülkeyi kutuplaştırmış olsa da, kulübemizde kesinlikle bütünleştirici bir idol.” diyerek 2002’den 2016’ya anlamlı bir bağlantı kurmuştu. Roy Keane’nin başarılarla dolu Manchester United ve Celtic kariyerlerinden kalan mavi forma fobisi, Euro 2016’da bu kez İrlanda’nın karşısında. The Guardian’a verdiği “Mavileri oldum olası sevmedim. Manchester City ve Glasgow Rangers, ikisi de maviydi. Bu çocukça gelebilir ancak en büyük rakibim mavidir.” şeklindeki demeciyle, kariyeri boyunca parçası olduğu takımlara olan tutkusunu, renkler üzerinden dile getirmişti. Bu turnuvada da Roy Keane’nin fobisi olan mavi, rakipleri İtalya ve İsveç’in forma renkleri. Bir diğer rakip ise; eksik savunma hattını kusursuz hücumcular ile harmanlayan Belçika.

İrlanda, eleme sürecinde, Almanya’ya karşı Gelsenkirchen’de attıkları son dakika golüyle puanları paylaşmıştı. Evlerinde ise rakibini, Premier Lig patentli golcüleri Shane Long’un kusursuz bitiriciliği ile yıktılar. Yaptıkları işin büyüklüğünü şöyle açıklamak gerek. Panzerler’in son 16 yılda oynadığı eleme grubu maçlarında, 1 puandan fazlasını alamadığı tek bir ülke mevcut.. 2000 elemelerindeki Türkiye..

İrlanda’nın gerek barajdaki Bosna Hersek, gerekse Almanya maçları, turnuva öncesi takımın özgüvenini yukarılara çekmiş durumda. İki eski Nottingham Forrest’li O’Neill ve Keane’nin ilk hedefi gruptan çıkmak. İrlanda’nın son 5 EURO maçında galibiyet alamadığı düşünülürse, koyulan hedef yeşil giyen adamlar için fazlasıyla tatmin edici.

Son Yazıları Euro 2016

Euro 2016 Ekonomisi

Macaristan karşısında CR7’nin 2 gol 1 asistlik performansıyla gruptan son anda çıkan

Bir Taşla İki Kuş

Büyük kupaları yıldızlar mı kazandırır, yoksa kupa kazanan golcüler mi insanların gözünde

Her Şeyin Teorisi

Turnuvada erken final olarak nitelendirilen birçok maç oynandı. Bunların sonuncusu Almanya ile

Hadi Bakalım Kolay Gelsin

“Efsane golleri deneyerek büyüyen bir çocuktum. Şimdi küçük çocukların Belçika’ya attığım golü

Teşekkürler

Baba mesleği olduğundan mıdır bilinmez, konu futbol olduğunda kalecileri hep özel bir
Başa Dön