Futbolun Arka Bahçesi

Takım Oyunu: İzlanda

Euro 2016

Gençliğimde insanlar bana İzlandalı olmamamın ne kadar büyük bir şansızlık olduğunu söylerdi. Hiçbir zaman büyük bir turnuvaya katılmayacağımızı düşünüyorlardı.” Bu sözler İzlanda futbolunun en kariyerli futbolcusu olarak kabul edilen Eidur Gudjohnsen’e ait. Günümüzde 37. yaşını dolduran golcü futbolcu, Euro 2016’da, turnuva tarihinin en yaşlı futbolcularından biri olacak. Tecrübeli golcüye yapılan şakalar ise artık geride kaldı. İzlanda ilk kez bir Avrupa Şampiyonası’nda boy gösterecek.

Tecrübeli golcü, Chelsea ile Preimer League’i salladığı, Barcelona ile La Liga’yı kaldırdığı günlerdeki performansından uzak olabilir, ancak Gudjohnsen’in asıl dayanağı, takım arkadaşları. Galatasaray’ın ve milli takımın eski futbolcusu Bülent Eken, bir yazısında şöyle diyor; “soğuk iklimde doğan kişilerin, soğuğa tahammül edebilmesi için adale topluluğunda yağ oranı yüksektir. Bu da teknik kapasiteyi bitirir.” Ancak İzlanda, sevgili Eken’in tezine bir istisna olarak Fransa’da yer alacak.

Elemelerde ilk iki maçını kazanan İzlanda, otoriteleri şaşırtsa da, esas sürpriz grubun üçüncü maçı ile geldi. Takımın en teknik isimlerinden olan Gylfi Sigurdsson, 10. dakikada kullandığı penaltı atışını, “hayatının en gergin penatısı” olarak hatırlıyor. Sigurdsson gibi Augsburg ile oldukça iyi bir yarım sezon geçiren golcü Alfred Finnbogason ve orta sahanın iki bölümüne de katkı sağlayan Aaron Gunnarson, takımın teknik becerisi en fazla öne çıkan isimleri. Teknik kapasite futbolun ana etmeni midir? Evet. Ancak sahada aranan tüm sorulara cevap değil. Kıtanın en uzağında bulunan, sert iklime sahip İzlanda, futbolun en büyük doğrularından biri olan takım oyununu oturtarak Fransa biletini almış durumda. Günümüz futbolu takım olarak optimum düzeyde organize olan ekiplerin başarıya ulaşabileceği türden bir döneme girdi. Bu yıl Avrupa kupalarında finale çıkan Atletico ve Sevilla gibi örneklerin, milli takım bazındaki karşılığı olarak verilebilecek en güzel örneklerden biri de bu küçük ada ülkesi.

Takımın teknik patronu Lars Lagerback büyük turnuvalara yabancı biri değil. Vatandaşı olduğu İsveç ile 2004 ve 2008 turnuvalarına katılan 67 yaşındaki tecrübeli teknik adam, ilk turnuvasında çeyrek final görmesine rağmen, ikincisinde gruptan çıkamamıştı. Kariyerinde kısa süreli bir Nijerya macerası da bulunan Lagerback, 2012’de başına geçtiği İzlanda için “çalıştığım en iyi takım” yorumunu yapıyor. Hırslı ve disiplinli bir ekibin başında, doğru taktik anlayışı ve iyi bir takım savunması oturtan Lagersback, kahraman olarak ilan edildiği eleme maçları sonrası “kahraman Nelson Mandela’dır ben değil” açıklamasıyla alçakgönüllü karakterini de gözler önüne sermişti. Popülasyonu, 2016’nın kulüpler bazındaki sürprizi Leicester’den dahi küçük olan bu Kuzey Avrupa ülkesi, çaylak şampiyonasında temkinli ancak hiç olmadığı kadar özgüvenli.

Son Yazıları Euro 2016

Euro 2016 Ekonomisi

Macaristan karşısında CR7’nin 2 gol 1 asistlik performansıyla gruptan son anda çıkan

Bir Taşla İki Kuş

Büyük kupaları yıldızlar mı kazandırır, yoksa kupa kazanan golcüler mi insanların gözünde

Her Şeyin Teorisi

Turnuvada erken final olarak nitelendirilen birçok maç oynandı. Bunların sonuncusu Almanya ile

Hadi Bakalım Kolay Gelsin

“Efsane golleri deneyerek büyüyen bir çocuktum. Şimdi küçük çocukların Belçika’ya attığım golü

Teşekkürler

Baba mesleği olduğundan mıdır bilinmez, konu futbol olduğunda kalecileri hep özel bir
Başa Dön