Futbolun Arka Bahçesi

Çek Cumhuriyeti

Sistem Takımı: Çek Cumhuriyeti

Euro 2016

Çek Cumhuriyeti, 90’ların sonu ve 21.yüzyılın ilk yıllarında büyüleyici futbolcularıyla hafızamızda yer etse de, futbol ülkede ön planda bulunan sporlardan değil. Doğu ve Batı Avrupa’nın birbirleriyle temas sağladığı topraklarda kurulmuş olmanın getirdiği kültürel çeşitlilik sonucunda Çekler’in avangard yeni nesilleri heveslerini son yıllarda alternatif sporlara yönlendiriyorlar. Ana akım takım sporlarının yanında bireysel kış sporları ve beyzbol, kriket, rugby gibi Anglosakson kökenli sporlar da oldukça popüler. 1 numaralı aktivite ise açık ara buz hokeyi. Ülkemizde her özel şirketin veya kamu kurumunun nasıl ki bir halı saha takımı varsa, Çek Cumhuriyeti’nde en ufak ölçekli iş kurumlarının dahi bir buz hokeyi takımı mevcut.

Öyle ki Prag’da yoldan rastgele çevireceğiniz bir insanın ülke tarihindeki en başarılı 10-15 sporcusunu saymasını isterseniz, 2003’te Ballon d’Or ödülüne layık görülen Pavel Nedved haricinde bir futbolcu ismi duymanız oldukça düşük bir ihtimal. Dominik Hasek, Vaclav Nedomansky, Jaromir Jagr gibi hokeyciler; Jan Zelezny, Roman Sebrle, Emil Zatopek gibi efsane atletizmciler veya idol statüsündeki tenisçiler, Ivan Lendl ve Martina Navratilova ise bu listelerin daimi konukları olacaktır.

Fakat her şeye rağmen Slovaklar’dan ayrıldıktan sonra hiçbir (6) Avrupa Şampiyonası’nı kaçırmamaları onların ne denli mühim bir futbol ekolü olduklarının en çarpıcı kanıtı. Bu turnuvalarda her zaman dikkat çeken ülke 1996’da final oynama başarısını yakalarken, 2004’te yarı finalde Yunanistan’a elenmesine rağmen birçok futbolsever için ‘gönüllerin şampiyonu’ olmuştu.

Çekler’in Euro 96’da derin bir iz bırakan altın jenerasyonundan birçok isim Portekiz’deki turnuvada olgunluk çağlarında yer almıştı. 25 yaşını doldurmamış Nedved, Poborsky, Smicer, Berger, Bejbl gibi isimler Oliver Bierhoff’un altın golüyle kaybettikleri kupaya damgalarını vururken hepsi Avrupa’nın büyük takımlarına dağıldılar. Nedved, Lazio’ya; Bejbl, Atletico’ya; Poborsky, Manchester United’e; Smicer, Lens’e; kaleci Kouba ise Deportivo’ya transfer oldu. Bu çok önemli bir gelişmeydi; çünkü o tarihe kadar Almanya’nın orta sıra takımları haricinde futbolcu ihracatı yapamayan ülkede alttan yetişen gençler için müthiş bir motivasyon kaynağı oluşturdu.

Hatırı sayılır bir kitlenin favori olarak öne çıkardığı 2004’te ise 30’lu yaşlarını yaşayan Nedved, Smicer, Poborsky’nin etrafında yine oldukça yetenekli bir jenerasyon şekillendirdiler. Taraflı tarafsız herkesin hayranlığını kazanan üç isim; Cech, Rosicky ve Baros’un yaş ortalaması sadece 23’tü. Çek Cumhuriyeti sonraki iki turnuvada hayal ettikleri seviyeleri bir türlü göremese ve eskisi kadar potansiyelli futbolcular çıkaramasa da Fransa için umut beslemelerinin özel bir sebebi var: Pavel Vrba.

2008-2013 arasında Viktoria Plzen’i çalıştıran teknik adam için ülke futbolunun kurtarıcısı tanımlaması yapılıyor. Mütevazı Plzen takımını iki defa şampiyon yapan, Şampiyonlar Ligi’ne taşıyan hoca, oyun mantalitesiyle vatandaşlarının alkışlarını toplamaya devam ediyor. Açık futbolu seven ve önde presi oyun stratejilerinin temel öğesi olarak kurgulayan Vrba, milli takımın Karel Brückner döneminden sonra unuttuğu ofansif anlayışı tekrar monte etti. Plzen’le ülke futbolunun seyrini değiştirmesinden önce iki sene Slovak milli takımında asistanlık da yapan 52 yaşındaki teknik direktör, Çekler’in Euro 2016 bileti almasında bir numaralı faktör olarak gösteriliyor.

Tıpkı Fatih Terim gibi turnuvanın en zorlu grubuna düştüklerini belirten Vrba, nasıl bir Çek takımı izleyeceğiz sorusuna “Kulüp takımı çalıştırırken ne uygulamaya çalıştıysam onun peşinden gitmeye çalışıyorum. Hücum futbolunu seviyorum. Rakibimden daha az gol yemenin değil, daha fazla gol atmanın yollarını araştırmaya çalışırım. Bununla birlikte çok güçlü ekiplere karşı saygı duymak zorundayız. İspanya’ya karşı açık oyun oynayamazsınız ama yine de o maçta dahi hedefimiz 1 puan olmayacak.” şeklinde yanıt veriyor.

Oyuncu bazlı bir değerlendirme yaptığımızda Çek takımında kariyerinin hatırına Petr Cech’i bir kenarda tutarsak yıldız bir parça olmadığını; ancak taktik anlayışlarının, duran top organizasyonlarının ve ekip uyumunun en kuvvetli yanları olduğunu görüyoruz. Belki eskisi gibi favori olmaktan çok uzaktalar, ama dikkate alınmazsa can yakabilirler, neyse ki yakın tarihte bu durumun bilincini sağlayan tatsız bir hatıramız oldu.

Son Yazıları Euro 2016

Euro 2016 Ekonomisi

Macaristan karşısında CR7’nin 2 gol 1 asistlik performansıyla gruptan son anda çıkan

Bir Taşla İki Kuş

Büyük kupaları yıldızlar mı kazandırır, yoksa kupa kazanan golcüler mi insanların gözünde

Her Şeyin Teorisi

Turnuvada erken final olarak nitelendirilen birçok maç oynandı. Bunların sonuncusu Almanya ile

Hadi Bakalım Kolay Gelsin

“Efsane golleri deneyerek büyüyen bir çocuktum. Şimdi küçük çocukların Belçika’ya attığım golü

Teşekkürler

Baba mesleği olduğundan mıdır bilinmez, konu futbol olduğunda kalecileri hep özel bir
Başa Dön