Futbolun Arka Bahçesi

Hadi Bakalım Kolay Gelsin

Euro 2016

“Efsane golleri deneyerek büyüyen bir çocuktum. Şimdi küçük çocukların Belçika’ya attığım golü tekrar tekrar yapmaları tarifsiz bir duygu “. Bu sözler çeyrek finallerin en akıl dolu golünü atan Hal Rabson-Kanu’ya ait. Evet, hareket rahmetli Johan Cruyff ile özdeşleşmiş olabilir ancak golü tekrar açıp izlerseniz, Fellaini ve Meunier’in pazara gidişini görebilirsiniz. İçimden “hey bonus, iki ekmek bir de camel soft” diyesim geliyor. Kanu, gerek bu gol gerekse turnuva performansı ile bir anda transfer piyasasının popüler çocuğu haline geldi. Daha Haziran ayına kadar ismini bilmeyen spor medyamız, bonservisi elinde olan golcüyü gelişi güzel şekilde takımlarımız için yazıyor. Tam da bu zamanlarda sürklase’de bir Hal Rabson-Kanu güzellemesi hoş olurdu. Ancak ilk finalist belirlenmeden önce, maç hakkında iki satır bir şeyler karalamak gerek.

Portekiz, Euro 2016 öncesinde çoğunlukla turnuvanın favorileri arasında zikredilmeyen takımlardandı. Galler için ise favori lafı bile çok uzak. Gareth Bale geçtiğimiz günlerde şöyle dedi Toni Kross’un bana üç maç oynayıp döneceksiniz dediğini hatırlıyorum. Onunla finalde karşılaşmak güzel olacak. Evet geldikleri nokta bu! Finale 1 adım uzaktalar. Turnuvada %90’lık pas isabetine sahip olan William Carvalho’nun olmayışı Portekiz’in pas bağlantısını sekteye uğratabilir ancak Aaron Ramsey’in yokluğundaki Galler kadar sıkıntıya düşeceklerini sanmıyorum. Arsenal’li yıldız çok aptalca bir sarı kart görmüştü. Bu durum Galler orta sahasındaki balansın bozulmasına sebep olacaktır. Joe Ledley oyunun kavga gürültü kısmını hallederken, devamlı olarak dolaşan Joe Allen ise top saklayan roldeydi. Ramsey ise forvet hattı ile bağlantının merkezindeki oyuncuydu. Ejderhalar için büyük sıkıntı.

Maçtan önce İngiltere basını Chris Coleman’ın yardımcısı Osian Roberts’in tüm oyuncular için edit yaparak bir DVD hazırladığı ve futbolcuların rakiplerini uzun uzadıya çalıştığını yazdı. Bu arada maçtan önce Galli taraftarlar, maçın oynanacağı Lyon şehrine Gary Speed’in posterlerini asıyor. Kaptan Ashley Williams; “Bizimle gurur duyduğundan eminim, bizi izliyor, ne kadar büyüdüğümüzü görüyor. Her zaman aklımızın bir tarafında o var. Ne zaman bir şeyleri başarsak, onun bizimle gurur duyduğunu düşlüyoruz” diyerek tüyleri hazır ol pozisyonuna getirmişti. Patron Coleman ise eski dostu için; “Onu hatırlamam için futbola ihtiyacım yok. O burada benim oturduğum yerde oturuyordu, benim gibi eğleniyor ve işini yapıyordu ve bir gün gitti! O sportif bir ikon”.

Neyse yeteri kadar hüzünlendik. Birazda biradan bahsedeyim de iyice alakasız olsun. Budweiser, tutkulu Galler taraftarlarına bedava bira vaadinde bulunmuş. Epik anları kutlamaktan keyif aldıklarını belirten ve buna uygun bir taraftar grubu olarak Galler’i seçen Budweiser’da böylece PR’ını yapmış oldu.

Portekiz’e gelirsek kadrosunun enteresan bir harmoniye sahip olduğunu görürüz. Kadroda bulunan sekiz futbolcu 30 yaşının üzerinde iken, sekizi ise henüz 25 olmamış. Bu durum, onların gereken tecrübe ve tempoyu sağlamaları için güzel bir denge unsuru. Herkes Portekiz’in şu ana kadar hiçbir maçını kazanamadığına vurgu yapıyor. Evet belki tek bir 90 dakika kazamadılar ancak kaybetmediler de! Ve böyle devam ettikleri sürece sorun yok. Genç yıldızları Renato Sanches şov yapmayı sürdürüyor. Birkaç yaş daha olgunlaşıp, seçimlerini daha tecrübeli yapmaya başladığı zaman, kuşkusuz kendisini izlemesi çok daha keyifli olacak. Bild’e “Bayern München beni aldığı için mutlu olabilir” demişti. Bayern, Carlo Ancelotti ve Karl Hopfner tahmin ediyorum mutluluktan uçuyorlardır. Ronaldo ve arkadaşları, İzlanda maçı üretkendiler, Avusturya maçı bunalttılar ve Macaristan’a üç gol attılar. Ancak sonrasında daha dengeli oynamaları gerekti ve onlarda öyle yaptılar. Gözüme çarpan iki nokta var. Ricardo Quaresma’nın her maça girdikten sonra muazzam verim vermesi. Daha da önemlisi, sorumluluk alması. Q7 oyuna dahil olduktan sonra olgunlaşan hemen her atağın onun kanadından gelişmesi, Quaresma’nın takım üzerindeki etkisinin kanıtı. Bir diğer nokta ise Ronaldo ve Nani’li forvet hattına sıklıkla havadan yapılan kenar ortaları. Tabii ki çoğu, stoperlerin kafasında eriyor. Eder’li bir üçüncü bölgede makul bir seçenek olabilir ancak CR7 ve Nani’li forvet hattının devamlı hareket halinde olduğunu da düşünürsek, göbekten teknik ayakların sürükleyeceği ataklar ile çok daha efektif olacaklardır.

Tabi tüm bunların yanında tarihin en pahalı iki futbolcusu karşı karşıya geliyor. Bu ikili aynı zamanda turnuvanın en çok şut çeken ilk iki ismi. Aynı zamanda iki Real Madrid’li ve takımlarının bayrak adamları. Bale için diğer süper yıldızlara nazaran daha çok defans yapan, takımına geride de katkı sağlayan bir futbolcu demiştim. Son maçta da yardımlaşan ve defansta yapmak isteyen bir futbolcu gibi oynadı. Bu takım arkadaşlarına duyduğu saygının güzel bir örneğiydi. Gallerli futbolcular, sloganları olan “together stronger” mottosunun hakkını fazlasıyla verdiler. Bale’in defansif meziyetlerini Tottenham Hotspur’da oynadığı sol bek mevkisine de bağlayabiliriz. Ronaldo’da ise durum biraz farklı. Kendisi savunma yapmıyor, üzerine maç içinde takım arkadaşlarına sık sık sitem ettiğine şahit olabilirsiniz. Ayağına alamadığı paslarda fazlasıyla sinirlenebiliyor ancak halen bu turnuvada barajı geçen bir serbest vuruşunu hatırlayamıyorum. İki oyuncuda bu akşam çıkıp acayip bir şeyler yaparak takımlarına final yolunu açabilirler. Şahsi fikrim; Bale’in yukarıda saydığım etmenlerden ötürü Ronaldo’ya nazaran daha sempatik geldiği yönünde. Ancak Bale, CR7 hakkında benim kadar kötümser değil. Ona göre Ronaldo dünyanın en iyisi ve kendisinin Real Madrid’e gelme sebeplerinden biri olduğunu düşünüyor. Coleman’ın kendisi için özel önlem almayacağız dediği Ronaldo ise; “o fantastik bir futbolcu, fantastik bir çocuk ve en önemlisi de devamlı olarak öğrenmek ve kendini geliştirmek istiyor” sözleriyle Bale’den bahsediyor.

Yeni statü, birbirinden garip son 16 eşleşmeleri, Bale ve Ronaldo, bizi Portekiz-Galler yarı finaline kadar getirdi. Portekiz, 2004’ün acısını çıkarmak, Galler ise; Danimarka ve Yunanistan’dan sonra üçüncü imkansız şampiyonluk hikayesini yazmak için sahada olacak. Sonuç hakkında yorumda bulunmayacağım ama şundan eminim; bugün Galler finale yükselirse, bu yaz iki adam da hakkında yapılan tüm eleştirileri tarihe gömmüş olacak. Gareth Bale ve LeBron James.

Son Yazıları Euro 2016

Euro 2016 Ekonomisi

Macaristan karşısında CR7’nin 2 gol 1 asistlik performansıyla gruptan son anda çıkan

Bir Taşla İki Kuş

Büyük kupaları yıldızlar mı kazandırır, yoksa kupa kazanan golcüler mi insanların gözünde

Her Şeyin Teorisi

Turnuvada erken final olarak nitelendirilen birçok maç oynandı. Bunların sonuncusu Almanya ile

Teşekkürler

Baba mesleği olduğundan mıdır bilinmez, konu futbol olduğunda kalecileri hep özel bir
Başa Dön