Futbolun Arka Bahçesi

Gareth Bale, Chris ve Galler

Euro 2016

Euro 2016 başlarken birçok takımın kalburüstü, birçoğunun ise süperstar seviyesinde oyuncuları vardı. 1, 7, 9, 10, 11 hepsi değişik rakamlar giymiş, ülkelerinin tur atlamalarında ön ayak olmak istiyorlardı. Grup maçlarına bakarsak bunu tam manasıyla başarabilen tek bir isim var. E boşuna kamyon yüküyle para dökmediler bu adama.

3 maçta da gerek ‘serbest oyuncu’ gerekse forvet oynadığı dönemlerde büyük katkı sağladı. Özellikle pivot santrfor Ben Vokes’un yerine Hal-Robson Kanu sahada olduğunda, Reading’li santrfora fazlasıyla alan yarattı. Bu şu demek oluyor, top ayağında değilken ya da depar atması gerekmezken de klâsını ortaya koyabilen bir adam Gareth Bale. Topsuz oyunu muazzam seviyede. Galler’in maçlarını bakarken aklıma Drogba’lı Galatasaray’ı izlediğim günler geliyor. Defansın gerginliği, tüm konsantrasyonu Bale’nin üzerine yoğunlaştırması ve nitekim çaresiz kalması.  Gareth Bale daha elemelerde bu yazın sinyallerini vermişti; iki kafa, iki frikik, iki sol ayak ve bir de sağıyla attığı 7 gol. Her türlüsünü yapmıştı ve bunun Fransa’da devam etmemesi için önünde hiçbir engel yok gibiydi. Kariyeri Türkiye’ye kadar düşmek üzere olan Skrtel, yerdeki savunması hava üstünlüğü kadar işlev görmeyen Smalling ve de 40 yaşına merdiven dayamış dede Ignasevich’e sormak isterim: Gerçekten durdurabileceğinize inandınız mı?

Süperyıldızın ne Rooney ne de Ronaldo misali baskı hissetmesine gerek yok. Zlatan gibi son tangoyu da oynamıyor. Galler için de durum aynı; kazanma stresinden uzaklar. Tıpkı benzer mantalite ve oynadığı topla büyük saygı duyduğum Arnavutluk ve İzlanda gibi. Galler’in Rusya karşısında oynadıkları futbol bunun en güzel kanıtı. 1982’de Platoche’un golüyle kaybettikleri Fransa (hazırlık) maçından beri ilk kez Toulouse’ye çıktılar ve yalnızca yaptıkları işten keyif aldılar. Gareth Bale turnuvanın en büyük oyuncusu olma yolunda gidedursun, iki wing-back Taylor ve Gunter, sigorta Williams, nasıl oluyor da bu kadar iyi stoper oynayabiliyor dediğim Ben Davies, sakallı Joe Ledley, Rusya maçındaki asisti ile Birlo’dan Pirlo’ya evrilen Joe Allen ve saçlarını her gördüğümde retinalarımı acıtan Aaron Ramsey… Tüm bu isimler Bale’nin çevresinde rol oyuncusu olmayı kabul etti ve bu durumdan gocunmadılar. Gareth ise kendinden beklenildiği şeyi yapmayı sürdürüyor. Turnuvada topu kaleye bu kadar rahat götürebilen başka bir adam yok –Robben de evde olduğuna göre-. Bu sebepten rakip yarı alanda topla buluşması yukarıda saydığım görev adamları için işlerini yaptıkları anlamı taşıyor. Gelelim saha içinden, yedek kulübesine.

Galler’in futbol atılımı, bir yıldız isim çıkarmanın yanında büyük bir trajedi yaşamanın sonucunda meydana gelmişti. O trajediden başarı, yani krizden fırsat yaratan Chris Coleman takımını oldukça iyi etüt etmişe benziyor. Öncelikle ekibinde takımı karıştıracak kimse yok. En büyük yıldızın hocasına duyduğu saygı, adada herkesin farkında olduğu bir durum. 26 yaş ortalamalı Galler’in en tecrübeli isimlerinden biri Chris Gunter. Turnuva bittiğinde ülke tarihinin en fazla forma giyen 5 oyuncusundan biri olacak ve henüz 26 yaşında.

Direkt olarak kontratak futbolu oynuyorlar ve elinizde Gareth Bale varsa bu çok mantıklı. Peki savunabiliyor musunuz? Gayet tabi. Galler elemelerin en az gol yiyen üç takımından biri olarak geldiği turnuvada isterse nasıl defans yapabileceğini büyük abisi İngiltere’ye karşı göstermişti. Coleman oyunculuk döneminden bir defans oyuncusu ve Ashley Williams’a sahip olmanın işinin büyük bir parçasına derman olduğunun bilincinde. Galli hoca savunma hattını kontratak futbolu benimseyen ve favori olmadığı maçlara çıkan bir takım olmasına karşın ileride kurmayı tercih ediyor. Bunun yanında Ben Davies gibi safkan bir sol beki stoper oynatarak verim alması, savunmacı genlerinin en güzel kanıtı.

Bale’li Galler turnuvadaki tek ‘süperyıldıza bağlı’ takım değil. Hele ki Zlatan’lı İsveç’i düşünürsek. Ancak Coleman’ın ağzından Erick Hamren gibi “Zlatan’a tapıyoruz”a meyleden kelimeler duyamazsınız. Hoca elbette Bale’ye muhtaç olduğunu farkında ama takımın kimyasını da bozmamayı bilerek, Galler’i ciddi manada underdog konumuna getirmiş durumda. Yazdıklarımdan yola çıkarak Coleman’a bir takdir duygusu hissettiyseniz, sizi yanılgıya düşürdüğüm için özür dilerim. Çünkü esas olay Coleman’ın oyun zekâsında değil, ceketinde! 2012 Eylül’ünde Sırbistan’a 6-1 kaybeden Galler paramparça olmuştu. Coleman totemini yaptı ve eski püskü bir ceketini tüm maçlarda giymeye karar verdi. Kıbrıs’ın kavurucu sıcağında bile. Hiç yıkamamıştı! Euro 2016 bileti alındığında yerel medyada ceketin kokuştuğuna dair şakalar dahi yapıldı. Neyse adama karşı olan saygımızı yitirmeyelim. Coleman’ın Euro 2016‘daki standart 11’inde, Sırbistan mağlubiyetinden 5 oyuncunun olduğunu da ekleyeyim.

Bitirirken de bir iki gereksiz bilgi; Galler bizi ya da daha doğru bir tabirle sizi şaşırtmış olsa da ellerinde hala şaşkınlık yaratabilecek bir futbolcu olduğunun da altını çizeyim. 2010’da UEFA Avrupa Ligi finali görmüş Fulham, günümüzde Championship’te yaşam mücadelesi veriyor. Ancak takımın Galli ismi George Williams dribbling yeteneğinin yanında Bale’siz bir dönemde kazanılan bir frikiki de gol yapabilme potansiyeliyle forma şansı bekliyor. Aklınızda bulunsun. Bir diğer bilgi; Britanyalıların EU’dan çıkma kararlarının ardından Bale’nin La Liga’da yabancı futbolcu statüsünde sayılması. Kadrosunda ayrıca James, Casemiro ve Danilo olan Real Madrid, Gareth Bale ile beraber içlerinden biriyle yolları ayırmalı. Zidane, Euro 2016 ve Copa America izliyorsa yalnızca bir koltuk için düşünüyor olmalı. Ve son olarak müzik: Manic Street Preachers, Galler için hazırladığı ve takımın da mottosuna dönüşen “Together Strong” şarkısı ile ülkesi adına 2016’nın ulusal marşı olmuş durumda. Ancak bir şarkı var ki Galler’in “belayı kırmak” yazımda bahsettiğim ögeleri içinde barındıran. Chris Phillips, “Let The Good Times Roll”u 2004 yılında Cardiff Milenyum Stadı’nda yazmış. Galler’in son trajik vedası. Devamı malumunuz; muhtemel bir çeyrek final Fransa’da Ejderhalar’ı bekliyor.

Son Yazıları Euro 2016

Euro 2016 Ekonomisi

Macaristan karşısında CR7’nin 2 gol 1 asistlik performansıyla gruptan son anda çıkan

Bir Taşla İki Kuş

Büyük kupaları yıldızlar mı kazandırır, yoksa kupa kazanan golcüler mi insanların gözünde

Her Şeyin Teorisi

Turnuvada erken final olarak nitelendirilen birçok maç oynandı. Bunların sonuncusu Almanya ile

Hadi Bakalım Kolay Gelsin

“Efsane golleri deneyerek büyüyen bir çocuktum. Şimdi küçük çocukların Belçika’ya attığım golü

Teşekkürler

Baba mesleği olduğundan mıdır bilinmez, konu futbol olduğunda kalecileri hep özel bir
Başa Dön