Futbolun Arka Bahçesi

sovyetler birliği

Duvardan Öte: Rusya

Euro 2016

Zamanın ismiyle Avrupa Uluslar Kupası olarak oynanan, tarihin ilk Avrupa Futbol Şampiyonası.. 1960 yılında kıtanın milli takımlar seviyesindeki ilk şampiyonu olan Sovyetler Birliği, organizasyonun ilk dönemine damgasını vurdu. Öyle ki ilk dört turnuvada en az yarı final oynayan Sovyetler, bu dönemin ardından 1988’e dek Avrupa Şampiyonları’nda başarı sağlayamadı.

Euro 1988 yeni bir şampiyonluğa yaklaşacakları, hepsinden önemlisi USSR ismiyle yer alacakları son turnuvaydı. Sovyetler Birliği, futbolun yakın geçmişine damga vuran, çıkardığı futbolcular ile oyuna yön veren bir takımdı. Ancak ülke tarihinde iki isim var ki adları halen akıllarda. İki kaleci; Lev Yaşin ve Rinat Dasayev, soğuk savaş dönemi evrim geçiren Avrupa futbolunda, her daim öne çıkmayı başardı. 1954 ve 1970 yılları arasında Sovyetler kalesini koruyan ve o dönemki çizgi kalecisi algısını yerle bir eden Yaşin, daha sonra yerini Dasayev’e bıraktı. Avrupa’da yılın futbolcusu ödülünü kazanmayı başaran tek kaleci olan Yaşin’in ismi, halen FIFA Dünya Kupası’nda en iyi kaleciye verilen ödülün üzerine yazılıyor. Sovyetler’in bir başka efsane eldiveni Rinat Dasayev ise defalarca ülkesinde ve 1988 yılında Dünya’da yılın kalecisi ödülünü kazanmayı başardı.

Ancak 1988 yılı, Dasayev’in kurtarışlarıyla hatırlanacağı bir turnuvadan çok daha fazlasıydı. Çünkü Sovyetler Birliği’nin yeşil sahalardaki yok oluşundan önceki son turnuvasıydı ve finalde rakip grup maçlarında yendikleri Hollanda olmuştu. Sovyetler, 28 yıllık kupa özlemini dindirmeyi hedefliyordu. Maçın ilk yarım saatlik bölümünü Kızıllar domine etmişti. Ardından Ruud Gullit’in kullandığı frikiği, dönemin en iyi kalecisi Dasayev kornere çeldi. Ancak kullanılan korner sonrası, ikili bir kez daha karşı karşıya gelecek ve kazanan Gullit olacaktı. Bu dakikadan sonra Sovyetler rakip kalede pozisyonlar bulsa da skoru değiştirmeyi başaramadı. Dakikalar 54’ü gösterdiğinde ise, dünyada her sene atılan binlerce golün ölçütlenmesinde halen bir standart olarak kullanılan, turnuvayı hafızalara kazıyan o pozisyon gerçekleşti.

Marco van Basten fizik kurallarından şüphe duymamıza sebebiyet veren o vuruşu yaptığında, insanlar bunun nasıl olduğuna anlam veremiyordu. Gol, Portakallar için şampiyonluk anlamına geliyor; Sovyetler iyi oynadığı, hatta bir de penaltı kaçırdığı maçtan yenilgiyle ayrılıyordu. Futbolseverler bugün dahi Euro 88’i o golle anımsıyor. Ancak sadece turnuvanın gol kralı van Basten’in golü olarak değil; aynı zamanda Dasayev’e attığı gol olarak

Döneminin en gösterişli takımlarından olan Sovyetler Birliği, altı yıl süren reformlar sonucu 1991’de resmi olarak dağıldı. Ancak takip eden yıl Euro 92‘ye katılım hakkını saklı tutan ülke, turnuvada birliği oluşturan 15 ülkenin 12’sinin katılımıyla “Bağımsız Devletler Topluluğu” adı altında boy gösterdi. Turnuva tarihinin en enteresan takımı, galibiyet alamayarak kupaya veda etti. Bu bir devrin kapanması anlamına geliyordu. Sovyetler Birliği’nin çöküşü, futbol takımının farklı bayraklar altına dağılmasına sebep oldu. Rusya, doğan boşluğu, kökeni Rus olmayan isimlerle doldurma yolunu seçti. Andrei Kanchelski, Oleg Salenko, Viktor Onopko gibi özellikle Ukrayna kökenli futbolcular Rusya milli takımı adına oynamaya başladı. Rusya adı altında, katılım hakkı kazanılan 5 turnuvanın 4’ünde yerini alan ülke en büyük başarısını 2008’deki yarı final ile yaşadı. Bir türlü şampiyonluk hedefine yaklaşamayan Rusya’nın bu probleminin nedeni, ülke basını tarafından yabancı oyuncular olarak değerlendiriliyor.

Rusya Ligi’ndeki mevcut kural, saha içinde yalnızca yabancı futbolcunun oynamasına olanak sunuyor. Bu durum Rus pasaportlu oyuncuların kural gereği daha fazla şans bulması ve oyunlarının üstüne koyma konsantrasyonlarının sekteye uğraması demek. Yüksek maaşların ödendiği lig, son dönemdeki uluslararası organizasyonlarda öne çıkan bir takım yaratmayı başaramadı. 2008’de Zenit ile kazanılan UEFA Kupası’ndan bu yana başarı yakalayamayan Rus kulüpleri, buna rağmen para harcama politikasına sadık kalmayı sürdürdü. Milli takım bazında bir türlü gelmeyen başarı beklentisi sebebiyle yabancı teknik adam fikrini benimseyen Rusya, 2008 yılında Guus Hiddink’in verdiği ilham ile yarı final oynasa da Dick Advocaat ve Fabio Capello ile aradığı parıltının oldukça uzağında kaldı. Özellikle 2014 Dünya Kupası’ndan 10 milyon dolarlık kontrata sahip teknik adamları Capello ile gruplarda galibiyet dahi alamadan ülkesine dönen Rusya’yı günümüzde CSKA ile üst üste iki kez lokal ligi kazanan Leonid Slutsky çalıştırıyor.

Rusya, tarihindeki Sovyetler damgası sebebiyle her turnuvada saygı gören ancak imparatorluğun dağılışı ile futbol arenasında gerileyen bir ülke. Artık geçmiş hatıralardan bağımsız şekilde kendi isimlerini futbol sahnesine yazma vakti.

Son Yazıları Euro 2016

Euro 2016 Ekonomisi

Macaristan karşısında CR7’nin 2 gol 1 asistlik performansıyla gruptan son anda çıkan

Bir Taşla İki Kuş

Büyük kupaları yıldızlar mı kazandırır, yoksa kupa kazanan golcüler mi insanların gözünde

Her Şeyin Teorisi

Turnuvada erken final olarak nitelendirilen birçok maç oynandı. Bunların sonuncusu Almanya ile

Hadi Bakalım Kolay Gelsin

“Efsane golleri deneyerek büyüyen bir çocuktum. Şimdi küçük çocukların Belçika’ya attığım golü

Teşekkürler

Baba mesleği olduğundan mıdır bilinmez, konu futbol olduğunda kalecileri hep özel bir
Başa Dön