Futbolun Arka Bahçesi

portekiz

7 Numara: Portekiz

Euro 2016

Avrupa’nın en batısında yer alan Portekiz, kendine has yıldızları ve hücum futbolundan ödün vermeyen anlayışı ile her turnuvada göze hoş gelen takımların başında geldi. Tarihinde katıldığı tüm Avrupa Şampiyonaları’nda gruptan çıkmayı başarırken, evinde düzenlenen Euro 2004 ile kupaya çok yaklaşsa da, Yunanistan’ın kendi topraklarındaki şampiyonluğuna tanıklık etmek zorunda kalıyor, Ronaldo’nun gözyaşları, finale damgasını vuruyordu. O gün 19 yaş 150 günlük bir genç olan Cristiano Ronaldo, halen EURO tarihinin en genç final oynayan futbolcusu. Ancak olgunlaşan yaşı ve gelişen yeteneklerine karşın, yeni bir final oynama fırsatını henüz bulabilmiş değil. Dünyanın en iyi oyuncularından biri olan Ronaldo’dan önce de, formasını giyen dünya yıldızlarıyla ünlü ülke, halen büyük bir turnuvada şampiyon olma başarısına ulaşamadı.

Selecçao, 1966 Dünya Kupası ile efsaneleşen Eusebio’nun yanı sıra Pulo Futre, Rui Costa ve Deco gibi yetenekli yıldızlar çıkarsa da son dönemde ülkenin yeşil sahalardaki sorumluluğunu iki 7 numara sırtlamış durumda. Bunlardan ilki 2000 yılında Avrupa’da, 2001’de ise Dünya’da yılın futbolcusu seçilerek yakın geçmişe imzasını atan Luis Figo. El Fenomeno, Michael Laudrup, Luis Enrique, Luis Milla gibi isimlerin yaptığı gibi, hem Barcelona hem de Real Madrid formasını giyen Figo, transfer süreciyle bu isimler arasında en fazla popüler olanı.

Portekiz tarihinin en fazla forma giyen iki futbolcusu, aynı zamanda ülkenin en meşhur iki 7 numarası. Jenerasyonlarının en iyileri arasında yer alan iki kanat oyuncusunun, benzer tarafları olduğu kadar farklı yönleri de mevcut. Öyle ki Figo’nun Portekiz forması altında attığı 50 golü, Euro 2016 başlayana dek 24 gol ile geliştiren Ronaldo, halen Figo kadar milli takım forması giymeyi başaramadı. CR7’nin iki farklı takımla kazandığı Şampiyonlar Ligi finaline karşın, Figo’nun hem Real Madrid hem de Barcelona ile La Liga’yı ikişer kez kaldırdığı unutulmamalı. İki ismin de çıkış noktası ülkenin köklü altyapısına sahip olan Sporting.

figo&ronaldo_cards

Lisbon! Figo yıllar sonra kulübüne olan bağlılığını; “Real Madrid mi Barcelona mı” sorusuna verdiği “ikisini de severim, ancak en büyük Sporting Lisbon” cevabı ile göstermişti. Ronaldo ise, 12 yaşında ailesinden koparak gittiği Lisbon günlerini “Belki de olması gerektiği kadar eğlenemedim. Çok hırslıydım, futbolcu olmak istiyordum” şeklinde yad ediyor. Sporting eski nesil 7 numarayı Barcelona’ya gönderirken, yeni 7 numarasını ise Premier League’ye satmıştı. Ancak gelişimlerine bakıldığında Ronaldo’ya ayrı bir parantez açmak gerek. Oyununun, fiziğinin ve futbol felsefesinin her geçen gün üstüne koyan Ronaldo’nun bu gelişimine, Manchester United kondisyoneri Mike Clegg ve şimdilerdeki teknik adamı Zinedine Zidane da hayran kalmıştı. Bu görüntüsünü, “Erken yatıp, erken kalkma alışkanlığım var. Tesislere her gün 2 saat önceden giderim. Çoğu zaman otoparka gelen ilk araba benimki oluyor. Bir yere ucu ucuna yetişmeyi sevmiyorum” şeklinde yorumluyor. Ancak Ronaldo’nun genç bir yetenekten, olgun bir komple hücumcuya olan dönüşümünün ardında Sir Alex Ferguson ile yatan altı sezon da unutulmamalı. Real Madrid yıllarıyla, Messi’yle girdiği “Dünyanın En İyi Futbolcusu” yarışı da, kendisinin sınıf atlamasına sebebiyet veren etmenlerin başında geliyor.

Figo, döneminde Zidane, Ronaldinho, No 9Beckham gibi ünlü futbolcular ile birlikte şampiyonluklar kazansa da, halefinin kendisi kadar paylaşımcı olduğunu söylemek güç. Öyle ki Ronaldo, her başarının altında kendisinin imzasını görmek isteyen ve zaman zaman bu yönüyle de eleştirilerin odağı olan bir isim. Son dönemde, ünlü sporcuların birer popüler kültür ikonuna dönüşmeleri Ronaldo’nun , Figo’dan daha fazla globalleşmesine de olanak tanıdı.

Oynadıkları farklı kulüplerde farklı roller biçilen bu iki 7 numara, kariyerlerinde her zaman için çekinilen ve saygı duyulan isimler oldu. Kaybedilen Euro 2004 finalinde aynı takımda yer alan Figo ve Ronaldo, Yunanistan’ın sürpriz şampiyonluğuna engel olamamıştı. Turnuva sonunda Figo milli takımı bırakırken, genç Ronaldo yaşadığı hüzün dolu anlarla hafızalara kazındı.

Nasıl 2000’li yılların başında her Portekizli çocuğun ilk tercihi 7 numaralı forma olduysa, Figo’dan sonra da formalar değişti ancak rakam aynı kaldı. Eski 7 numara olaylı transferleri ve kulüp bazındaki şampiyonlukları ile Portekiz futboluna damga vurdu ve artık yeşil sahalarda yok. Yeni 7 numaranın önünde ise halen kazanılabilecek büyük bir turnuva mevcut. Figo için artık çok geç, ancak Cristiano Ronaldo beklediği kupayı Fransa’da kaldırabilmek için tüm silahlarını sergilemeye hazır

Son Yazıları Euro 2016

Euro 2016 Ekonomisi

Macaristan karşısında CR7’nin 2 gol 1 asistlik performansıyla gruptan son anda çıkan

Bir Taşla İki Kuş

Büyük kupaları yıldızlar mı kazandırır, yoksa kupa kazanan golcüler mi insanların gözünde

Her Şeyin Teorisi

Turnuvada erken final olarak nitelendirilen birçok maç oynandı. Bunların sonuncusu Almanya ile

Hadi Bakalım Kolay Gelsin

“Efsane golleri deneyerek büyüyen bir çocuktum. Şimdi küçük çocukların Belçika’ya attığım golü

Teşekkürler

Baba mesleği olduğundan mıdır bilinmez, konu futbol olduğunda kalecileri hep özel bir
Başa Dön