Futbolun Arka Bahçesi

EuroLeague 15/16; Panorama #2

Çizgi Dışı

– Haftanın Süprizi

Matt Howard’ın sakatlığının ardından zaten dar olan rotasyonları iyice kısıtlanan Fransa temsilcisi Strasbourg‘un Euroleague’de bu zorlu grupta Khimki, Real Madrid ve Fenerbahçe’ye karşı direnmesi beklenen bir durum değildi. Ancak tempoyu sürekli yukarıda tutmayı başarmaları ve yüksek yüzdeli dış şut isabetleri ile, Weems ve Beaubois liderliğinde grubun favorilerinden olan temsilcimiz Fenerbahçe’yi yenmeyi başardılar. Onları haftanın sürprizi bölümüne koymamın temel nedeni ise hücumdaki müthiş performansları ile galibiyeti tam 21 sayı farkla hanelerine yazdırmalarıydı.

 

– Haftanın Beşi

 

Nando De Colo (CSKA Moskova): 24 verimlilik; 18 sayı, 5 ribaund, 6 asist

Fransız guard takımının İtalya deplasmanında farklı kazandığı maçın tartışmasız en önemli mimarıydı. Çok yönlü oyunuyla sahada her zaman gerekeni ve doğru olanı yaptığı gibi birlikte sahada olduğu dönemlerde de hem Jackson hem de Teodosic ile sergilemiş olduğu uyum seyre değerdi. Tam 7 oyuncudan çift haneli skor katkısı alınmasındaki ana etken de De Colo’nun liderliği ve yaptığı verimli organizasyonlardı.

 

Kyle Weems (Strasbourg): 24 verimlilik; 22 sayı, 4 ribaund, 2 asist

Amerikalı oyuncu takımının zorlu maçta temsilcimiz Fenerbahçe’ye karşı rahat bir oyun çıkarmasındaki önemli parçalardan biriydi. Özellikle maçın başında Bogdanovic‘in savunmasına karşı net bir üstünlük kuran ve üçlükler ile etkili olan kanat oyuncusu, maçın kırılma anlarında da hep sahnedeydi. Yay gerisinden 4/5 ile oynarken aynı zamanda hiç top kaybı yapmadı, hucümda çok verimliydi. Savunmada ise zaman zaman 4 numarada bile pota altında göğüs göğüse mücadele eden Weems, Strasboourg’un enerjisi en yüksek ismiydi. 

 

Mindaugas Kuzminskas (Unicaja Malaga): 25 verimlilik; 23 sayı, 2 ribaund

İlk hafta da burada yer alan Litvanyalı forvet, her geçen gün üzerine koyarak devam ediyor. Maccabi deplasmanında alınan kritik galibiyette Malaga’nın birinci skor opsiyonuydu. Aslında ondan beklenen çok yönlü performansdan ve özellikle ribaund katkısından uzak kaldı belki ama 9/11 saha içi isabeti ile Maccabi savunmasının belalısı oldu, hem içeriden hem dışarıdan ona bir türlü doğru eşleşmeyi bulamadı İsrail temsilcisi.

 

James Gist (Panathinaikos): 34 verimlilik; 27 sayı, 6 ribaund, 2 asist

Fenerbahçe forması ile de hatırlayacağımız atletik pota altı oyuncusu, temsilcimiz Pınar Karşıyaka karşısında en çok canımızı sıkan isim oldu. Pota altında onun hareketli oyununa çare bulamadığımız gibi yay gerisinden de 3/3 ile oynadı. Diamantidis ve Calathes, Gist’i çok iyi beslediler. Ribaundlarda da takımının en etkili ismi olan Amerikalı oyuncu farklı galibiyetin geldiği maçta yeşillerin yıldızıydı, Diamantidis ve Gist dışında takımda çift haneli skorlara ulaşabilen de olmadı zaten. 

 

MVP – Ioannis Bourousis (Laboral Kutxa): 44 verimlilik; 28 sayı, 12 ribaund, 3 asist

Bourousis’in ilk Laboral’a transfer olduğunu duyduğumda tecrübeli Yunan pivotun basketbolu çok özlediğini ve Real’de benchte geçirdiği günlerin acısını çıkaracağını hatta Eurobasket’te de bunun işaretlerini verdiğini belirtmiştim ama bu kadarını da beklemiyordum! 2.10’luk pivot takımı için her şeyi yaptı ve kariyerinde yıldızlaştığı dönemlerde formasını giydiği Olympiakos‘a karşı müthiş bir performans gösterdi. Ana istatistikler dışında yay gerisinden 2/3 ve faul çizgisinden 10/13 ile oynaması çok kritikti. Toplamda 32:49 dk sahada kalan Bourousis aynı zamanda bir guarddan daha fazlasını yaptı: 4 tane top çalıp, 0 top kaybı ile oynayarak tartışmasız bir şekilde haftanın en değerli oyuncusu oldu.

 

 

– Haftanın Takımı

Koç Perasovic‘in takımın başına gelmesiyle bir toparlanma sürecine girmesi beklenen Baskonya temsilcisi Laboral Kutxa, sezona beklenildiği gibi başlayamadı. Ancak sonrasında Hırvat koçun sistemine alışan oyuncular ve Bourousis takviyesi ile beraber toparlanma sinyalleri vermeye başladılar. Geçtiğimiz sezonun aksine daha dirençli, daha istekli ve daha mücadeleci bir takım hüviyetine bürünen Laboral tüm bu özelliklerini tempo ve zaten kadrodaki yetenekli oyuncuların sahip olduğu skor gücü ile de birleştirince Olympiakos’u uzatma sonucunda yenmeyi başardı. Bu galibiyetle kendilerine geldiler ve temsilcimiz Anadolu Efes’in de yer aldığı B grubundaki rakiplerine “kolay lokma” olmadıklarının mesajını gönderdiler.

 

– Haftanın Koçu

Fransız koç Vincent Collet‘in kariyeri zaman zaman tartışılmıştır ama elindeki dar kadroyla birçok kez önemli başarılara imza attığını unutmamak yani “yiğidi öldürüp, hakkını yememek” lazım. Weems ve Beaubois’dan maksimum verimi bu maçta da almayı başaran, Obradovic gibi duayen bir koça ve kendi elindekinden çok daha değerli bir kadroya karşı tempoyu istediği gibi ayarlayabilen koç Collet, bu maç için özel çözümler üretip Fofana ve yeni transfer Travis kartlarını da verimli kullanarak takımını çok iyi yönetti, takımını sürekli maçın içinde tutmayı başardı.

 

– Haftanın 6. adamı

Samardo Samuels (Barcelona): 33 verimlilik; 23 sayı, 6 ribaund

Jamaikalı pivot elindeki sakatlığın ardından artık kendini buldu diyebiliriz. Kolay geçmesi beklenen Stelmet Gora maçında zorlanan takımını kaostan çıkaran isim oldu. Koç Pascual’ın ilk tercihi olan Hırvat yıldız Tomic’in verimsiz olduğu bir günde benchten gelerek takımını hücumda sürükleyen isim oldu. Zaten pota altında sınırlı bir rotasyona sahip olan Polonya temsilcisine karşı tek başına üstünlük sağladı.

 

– Haftanın Genç Yıldızı

Mateusz Ponitka (Stelmet Gora): 18 verimlilik; 15 sayı, 9 ribaund, 3 asist

22 yaşındaki Polonyalı yıldız adayı takımının Barcelona karşısında gösterdiği direncin lideriydi. Bir kanat oyuncusu olmasına rağmen aldığı 9 ribaundla bu alanda takımını sırtlarken 2 top çalıp sadece 1 top kaybı yaptı. Savunmada ise birbirinden kaliteli Barcelona kısalarının karşısında ayakta duran isimdi. Yay gerisinden daha etkili olmaya başladığı zaman onu daha bir çok kez bu bölümde görebiliriz.

 

basketfaul.com için hazırlanmıştır..

Son Yazıları Çizgi Dışı

Mesut’un Kararı

Mesut Özil’in yaptığı flaş açıklamaların ve milli takımı bırakma kararının yankıları devam

Hedefteki Adam Mesut Özil

Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil, dün sosyal medya üzerinden paylaştığı bildirilerle

Bir Meleğin Hikayesi

17 Mayıs 2011’de, yakın gelecekte kendi isteği dışında yazılacak hikayenin kahramanı olacak

Yalnız mı Kaldın?

Kevin Durant’ın şehri terk etmesi, Russel Westbrook’a tarihe geçecek düzeyde işler yapması
Başa Dön