Futbolun Arka Bahçesi

Bundesliga #29

Bundesliga/Orta Saha

Almanya’da özellikle ligin dibi ateş almış durumda; haftanın kritik maçları hakkında ilgi çekici notlar..

Toparlanma zamanı;
Geçtiğimiz hafta yaşanan hezimeti yalnızca Pal Dardai değil kimse beklemiyordu. Macar teknik adamın takımı bu sezon BMG ile oynadığı iki maçta toplam 9 gol yedi. Sezon başından bu yana sistem takımı olarak parmakla işaret edilen Hertha Berlin adeta dağıldı. 2014 Aralık’tan bu yana ilk kez 5 gol yediler, daha kötüsü ise ortaya koyacakları hiçbir şeyleri olmamasıydı. Olur böyle maçlar! Önemli olan doğru reaksiyon göstermek. Sanıyorum toparlanmak isteyen ve galibiyet arzulayan bir takıma sıradaki maçını seçme şansı verseler; evinde Hannover 96 ile karşılaşmak ister. Gerçi nerede oynadığınızın pek önemi yok! Thomas Schaaf belki kariyerinin en kötü performansını gösterdiği Hannover 96’dan hafta arası ayrıldı. Takımın başına altyapıdan Daniel Stendel getirildi. Stendel, hocası olarak ilk maçına çıkacağı takımında oyunculuk da yapmış ve 12 gol atmıştı. Yeni hoca dinamizm demektir, puan demektir. Ancak Hannover’in ne hali var ne de psikolojisi. Takım düşüyor ve öne çıkan iki isim mevcut; Hiroshi Kiyotake ve Ron-Robert Zieler. Yetenekli kalecinin sezon sonu transferine kesin gözüyle bakılıyor. Hatta Zieler’i City’nin yeni patronu olacak Pep’in istediği kulislerde. Bu sezon takım savunması sebebiyle zor günler geçiren kaleci, 9 Nisan 2011’den bu yana 170 maçtır oynuyor ve hiç maç kaçırmadı. Ev sahibinde stoper Brooks’un sakatlığı sürüyor. Geçtiğimiz hafta o olmayınca savunma hattı dağılmıştı. Lakin bu kez rakip tehlikesiz. Dardai’nin oyuncularına çektiği temiz fırçayı da göz önüne alırsak, Hannover ekibi bu haftayı da puansız geçecek gibi görünüyor. Hem alıştılar nasıl olsa!

Kemik sesleri;
Bu hafta düşme hattını direkt etkileyen iki maç var. İşte onlardan biri; Kovac, Nagelsmann’a karşı. Geçtiğimiz haftayı iki takım da iyi geçirmedi. Frankfurt, Bayern deplasmanından tek farklı mağlup ayrılsa bile bu onların becerisi değil, liderin beceriksizliğiydi. Hoffenheim ise Köln karşısında kötüydü! Son dakikada kurtarılan bir puanı hak etmediler ancak iyi futboldan çok puana odaklandıklarından eminim. Her ikisi de ligin en çok koşan takımlarından. Kıran kırana bir mücadele olacağı aşikar. Kovac takımının başında 3 maç kaldı ve hala bazı dinamikleri oturtmakta sorunlar yaşıyor. Nagelsmann’ın ise 9. maçı olacak. Genç hoca her maça ayrı taktik ve ayrı diziliş ile çıkmıştı. Köln karşısında bunu yapmaması, oyun anlayışına negatif etki yaptı. Düzenini ve oyun planını değiştireceğini düşünüyorum. Maçın kaybedeni 3 puanı değil, umutlarını da yitirebilir. Fazlasıyla kontrollü bir maç olması kuvvetle muhtemel.

Kendi evimde kralım, ya sen?
Deplasmanların kayıp iki takımı karşı karşıya. Ev sahibi ekip Ingolstadt, iç sahada sürdürdüğü form ile son haftalara kafası rahat giriyor. Ligde 9. basamakta bulunan takım son hafta Schalke’yi hacamat etti. Gerçi bunu Schalke’nin ‘akıllı’ hocası Breitenreiter’e de bağlamak gerek; yine de Lezcano’nun etkili olduğu maçta 3-0 gibi net bir skor aldılar. Bunun yanında ligin yeni ve diri takımının dikkat çeken bir başka ismi de golcü Lukas Hinterseer. İlk kez Bundesliga tecrübesi yaşayan 25 yaşındaki santrfor, sezona kötü başlamasına rağmen dikkatleri üzerine toplamış durumda. Bir sohbetimizde Feyyaz Uçar, golcünün motivasyonu açısından hat-trick yapmasından ziyade üç ayrı maçta gol atması daha önemli demişti. Hinterseer 5 maçtır boş geçmiyor ve kuşkusuz ligin kendini en iyi hisseden forvetlerinin başında. Tıpkı Ingolstadt gibi BMG’nin aldığı 5-0’lık sonuçta geçen haftaya damga vurdu. Raffael’siz Gladbach, başkentin makine takımı Hertha’ya karşı rahattı. 2011 Kasım ayından bu yana ilk kez bu kadar kolay kazanan Schubert’in öğrencilerinden Christensen ve Elvedi savunma, Dahoud orta saha, Hazard ise hücum tarafını domine etti. Son haftalara bakılırsa, üçüncülük savaşı veren takımlar arasında en formda olanı BMG gibi görünse de, dış sahada büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Son 7 deplasmanından yalnızca 2 puan çıkardılar. Aslında deplasmana uygun bir takım formatları mevcut. Schubert’in planlarında Oscar Wendt ve Fabian Johnosn’un oyunundaki balans çok kritik. Genç hoca kanat oyuncularından hem hücuma hem defansa eşit şekilde katkı vermesini bekliyor. Akıcı hücumu seven, rakip kaleye çabuk giden ve etkili kanat oyuncularına sahip BMG, katı Ingolstadt defansına karşı alan bulmakta zorlanabilir. İki takım da ikinci devre itibariyle 16 puan topladı ve deplasmanlarda kazanamadıklarını belirteyim. Ingolstadt’ın bu maçı kazanması sezona bakış açısını değiştirmeyecek belki, ama lige ilk kez katılan takımlar arasında 29. haftalar baz alındığında Bundesliga tarihinde en çok puan toplayan ekip olacak.

Liderin gol problemi sürüyor;
Jürgen Kramny’nin takımın başına gelmesi ile uçuşa geçen Stuttgart, Alexander Zoniger günlerine dönmüşe benziyor. Son 7 maçın yalnızca birini kazanıp, bu süreçten 6 puan çıkarabildiler. Üstelik bu maçların hiçbirinde kalelerini gole kapatamadılar. Takım genç yeteneklerle kutsanmış durumda ve ligde kalmayı fazlasıyla hak ediyor. Yine de aşağısı ile fark yalnızca 6! Bu genç ve yetenekli futbolcu grubu benim de büyük sempati beslediğim bir ekip. Kostic, Didavi, Werner gibi isimler ile hem tempo yapabiliyor hem de kontra akınlara hızlı çıkabiliyorlar. Geçtiğimiz günlerde, sezon sonu kontratı sona erecek olan Daniel Didavi’nin Wolfsburg ile anlaştığı duyuruldu. Sezon başından bu yana kulübüyle kontrat yenilemeyeceği aşikar olan Didavi’nin takımdan ayrılması oldukça normal. Yine de Arnold, Draxler gibi isimlerin yer aldığı Wolfsburg tercihi biraz yanlış gibi geldi bana. Maça dönersek Stuttgart’ın karşısında ligin en iyi takımı var. Ancak Bayern München’in hücum hattı ciddi anlamda sıkıntı yaşıyor. Ligin ilk 14 maçını 3 gol ortalaması ile geçen Bavyera ekibinin gol istatistiği sonraki 14 maçta 1,7’ye düştü. Son 7 maçının 5’inde iki gol atamayan Pep’in öğrencileri, üretkenlik problemi ile karşı karşıya. Kanat organizasyonları ile sezonu sürklase etme gayretinde olan Bavyera ekibi, son maç Kovac’ın kanatlara aldığı önlem sonrası oyun planlarını cepheden atılan uzun ve ara paslara, orta sahadaki teknik isimlerle savunmayı delmeyi hedefleyen driblinglere bırakmıştı. Ancak Bayern bir kez daha gol bulma konusunda sıkıntı çekti. Ribery’nin olağan dışı yarım volesi ile yine 1-0 kazandılar. Esas ilginç olan Bayern’in aynı 7 maçlık dönemin 5 maçında kalesini gole kapaması. Lider tüm kulvarlarda yalnızca Allianz-Arena’da oynadıkları Mainz ve Juventus karşısında ikişer gol yedi. Pep tandemdeki sakatlıklardan duyduğu rahatsızlığı sıkça dile getirmişti ancak Kimmich-Alaba-Benatia üçlüsü bu 7 maçlık dönemde gayet iyi iş yaptı. Javi Martinez’in döndüğünü de hesaba katarsak, savunma konusunda oldukça iyi durumdalar. Artık gol atma vakti! Stuttgart’ın ‘open play’ seven ve savunmasında ciddi açıklar veren bir takım olduğunu düşünürsek, seyir zevki izleyenleri tatmin edecek, bol pozisyonlu bir maç beklenebilir. Yine de hafta arası oynayacağı Benfica rövanşı liderin bu maçı da rölantide geçmesine sebep olabilir. Başta son lig ve Benfica maçında etkisiz ve sinirli görünen Lewandowski olmak üzere Bayern München hücum hattının bir patlamaya ihtiyacı var. Stuttgart deplasmanı bunun için gayet uygun, tabi Pep tempo yapmak isterse! Liderin ŞL dönüşü maçını da kazandığını ve Stuttgart’ı son 11 maçta da yendiğini hatırlatayım.

Kazanlar kaynasın;
Bana göre iki takım da ligde kalmayı hak ediyor. Werder BremenAugsburg haftanın düşme hattını direkt ilgilendiren bir diğer önemli maçı. İki ekipte de can sıkıcı durumlar mevcut. Ev sahibinde 35’ini devirmiş iki tecrübeli futbolcu Pizarro ve Frintz’in durumları hala belirsiz. İkili hafta arası takımla çalışamadı. T.D. Skripnik, maç saatine kadar bekleyeceğini ve kararını doktorlarla vereceğini söyledi. Hazır olduğu takdirde ikisini de kullanacaktır ki Pizarro lige tutunmak isteyen Bremen için çok önemli. Ayağı kopmadığı sürece sahada yer alacaktır. İlk devrede kazandıkları Augsburg maçından bu yana ekstra galibiyetleri Schalke 04 ve Bayern Leverkusen deplasmanlarının ardından yalnızca Hannover 96’yı yendiler. Geçtiğimiz hafta Dortmund deplasmanında iyi mücadele ettiler, yetmedi. Futbolun doğrularını oynamaya çalışıyorlar ancak artık galibiyet almaları gerek. Pizarro’nun bireysel becerileri ve özellikle Junuzovic’in ayağından kullandıkları duran toplar dışında hücumlarına çeşitlilik katmalılar. Augsburg da Werder gibi pozitif futbol oynamak isteyen bir takım. Ancak hücum futbolu anlayışları başlarına olmaya devam ediyor. Mainz deplasmanında 4 gol yediler. Hannover 96 deplasmanından beri oynadıkları 5 maçta da minimum 2 gol yediler. Aynı dönemde 10 gol attılar ancak tek bir maç bile kazanamadılar! Bobadilla, Finnbogason, Da Silva’lı hücum hattının iyi futbolu kadar defans hattı ve takım savunmasının formsuzluğu da ön planda. İki takım da iştahlı olacak, gol izlemek isteyenler link kovalasın.

Hecking’e karşı saygı duruşu!
Bundesliga’da kabus gibi bir performans gösteren Wolfsburg tüm konsantrasyonunu ŞL’ye vermiş şekilde Real Madrid’i bekliyordu. Son hafta B. Leverkusen maçında yokları oynadılar. Tek hedef ŞL yarı finaliydi ve El Clasico’yu iyi oynamasa da kazanarak moralli gelen Real’e karşı Volkswagen Arena’ya çıktılar. Kralın takımının 11’i Barca deplasmanı ile aynıydı Hecking ise hem Kruse hem de sakatlığını  yeni atlatan Dost’u kenarda başlattı. Devre arası Goias’dan transfer edilen Bruno Henrique ilk kez 11’de başladı. Son maçını 27 Şubat’ta Bayern’e karşı oynayan Naldo, uzun süre sonra Dante’nin partneri oldu. Dieter Hecking’in takımı maç boyu Real’e yalnızca iki pozisyon verdi ve maçı 2-0 kazandı. Top rakipteyken savunma hattında neredeyse hiç açık vermeyen bir 4-5-1 düzeninde yer aldılar. Topu kazandıkları andan itibaren ise 4-2-3-1 ile Draxler, Schürrle, Henrique, Arnold’dan oluşan hücum hattı devamlı alan değiştirdi, defansın bıraktığı boş alanları da oldukça iyi kullandılar. Hecking maçtan sonraki basın toplantısında “Dün yüzlerinize baktığımda kimse bana inanmıyordu. Ancak görüyorsunuz ki futbolda her şey mümkün. Bruno Henrique seçimiyle Real Madrid’e sürpriz yapmak istedik. Planımız işe yaradı çünkü Henrique oyunun iki tarafını da çok iyi oynadı” şeklinde konuştu. Kurt hoca son derece haklıydı. Bu galibiyet onlara turu getirir mi bilinmez ancak yakılan bir Bundesliga sezonu için alınabilecek en iyi galibiyetlerden, hatta Schürrle çaprazdan yakaladığı o fırsatı atsa başta Modric olmak üzere mor-beyazlı futbolcular ikinci maça bu denli optimist yaklaşamazlardı. Wolfsburg’un böyle bir sonuç sonrası aklındaki tek hedef Santiago Bernabeu. Peşin peşin yazayım, Mainz’ın kazanacağı görüşündeyim. Bunun için bir diğer argümanım, Mainz’ın gelecek sezon için Avrupa kupalarına katılma ihtimalinin ev sahibinden daha fazla olması. Mainz mevcut sıralamada Avrupa Ligi hatta ŞL kovalıyor. İkinci haftadaki BMG ve sezonun süprizlerinden Bayern galibiyetleri dışında deplasmanda flaş skorları olmasa da, cumartesi günkü maça Wolfsburg’dan daha konsantre çıkacaklarından eminim. Hecking Leverkusen karşısında beklediğim gibi rotasyon yapmadı ancak bu kez kendisinden bir takım rotasyonlar bekliyorum. Draxler kart cezası sebebiyle olmayacak. Tahminime karşıt argüman olarak Wolfsburg’un bu sezon ligin ilk iki takımı dışında evinde maç kaybetmediğini yazayım. Fakat ŞL dönüşünde oynadıkları hiçbir Bundesliga maçını da kazanamadılar. İlk 15 dakikada hızlı bir gol bekliyorum.

Son Yazıları Bundesliga

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Bundesliga #13

Leipzig zirveye iyice yerleşti; Hoffenheim namağlup ünvanını koruyor. Hertha, Frankfurt ve Köln

Bundesliga #12

Geçen sezon fırsat buldukça haftanın ilgi çekici maçları öncesinde ufak, bilgilendirici notlar

Bundesliga #28

Milli ara tamamlandı. Almanlar oynanan tüm maçların en sükse yaratan karşılaşmasında kaybeden
Başa Dön