Futbolun Arka Bahçesi

Bundesliga #25

Bundesliga/Orta Saha
Bundesliga heyecanı Çarşamba oynanan maçlarla zirve yaptı. Liderin puan kaybı cumartesi günü oynanacak olan Dortmund – Bayern maçını farklı boyuta taşırken, 38’lik Claudio Pizarro’nun hat-trick’i Werder Bremen’i haftalar sonra ateş hattının dışına taşıdı. Roger Schmidt’ten yoksun Bayer Leverkusen’in düşüşü sürerken, Julian Nagelsmann’lı Hoffenheim’ın çabası sürüyor. Bunun yanı sıra Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılım adına Hertha Berlin’den Wolfsburg’a kadar büyük bir rekabet mevcut.

Kaybedenler kulübü;
Augsburg hedef maçında Hoffenheim karşısında kaybedince, düşme ateşini ensesinde hissetmeye başladı. Maç içinde ağır olduğuna inandığım penaltı kararı ile beraberliği sağlayan Markus Weinzierl’in öğrencileri ikinci yarıda oyundan düştü. Özellikle Yunan sol bek Stafylidis’in kanadından sıkça pozisyon verdiler. Deplasman maçları kendileri için önemli çünkü içeride maç kazanamıyorlar. 11 iç saha maçında yalnızca 2 galibiyet aldılar. Rakip Leverkusen ise tanınmaz halde. Roger Schmidt’ten yoksun çıkacakları W. Bremen ve Augsburg maçlarının zorlu geçeceğini söylemiştim. Nitekim hafta içi Claudio Pizarro tarafından bozguna uğratıldılar. Savunmanın yanı sıra Bern Leno da çok kötü oynayınca beklenmedik fark kaçınılmaz oldu. Üç maçtır kaybeden Leverkusen’in gole dönük ayakları kaliteli ancak bu maçta Kmapl ve Kiesling sakat, Hernandez ise cezalı.  Bu sebepten son iki maçta yenen 7 gole bakıldığında, galibiyet için ilk görev Finbogasson ve Bobadilla’lı Augsburg’u durdurmaktan geçiyor. Papadopoulos ve Ömer Toprak’ın sakatlıkları bunu nasıl yapacakları konusunda soru işaretleri doğurmakta. Saha dışından iki enteresan notu da şuraya iliştireyim; iki ekibin sportif direktörleri Stefan Reuter (Augsburg) ve Rüdi Völler (Leverkusen)1990’da Arjantin galibiyeti ile gelen Dünya Kupası’ında takım arkadaşıydı. Öte yandan iki takımın hocası da 2011 yılında aynı teknik adamlık kursundan mezun olmuş.

Hayat memat meselesi;
Hannover 96’nın hocası Thomas Schaaf’ın bir Werder Bremen efsanesi olduğunu hatırlatayım. Schaaf ikinci kez Werder Bremen’e karşı sahada olacak. Maça geçersek; hedefi kümede kalmak olan iki takım geçtiğimiz hafta içini bol gollü maçlar oynayarak geçirdi. Werder Bremen biri kendi kalesine olmak üzere 5 gol atarken, Hannover 4 golü kalesinde görü. Hannover için üzgünüm demekten başka kelime bulamıyorum. Wolfsburg maçında acınası durumdaydılar. Takımı ligde tutabilecek kadar tecrübeli hücum oyuncuları yok. Bu sebepten de Wolfsburg’a karşı tek planları defans yapmak oldu, ta ki Andre Schürrle’nin golü gelene dek. Sonrası çorap söküğü. Werder Bremen ise rakibine oranla çok daha istekli, hırslı ve ne yaptığını bilen bir görüntüye sahip. 38’lik golcülerinin yaptığı hat-trick ile Leverkusen deplasmanından flaş bir skorla döndüler. Pizarro’nun yanı sıra Junuzovic de harikaydı. Duran top ustası geçtiğimiz sezon Hannover ağlarına 2 gol bırakmıştı. Özgüveni yüksek Werder Bremen’in Weserstadion’da sezonun ikinci iç saha galibiyetini almak için, ne de uygun bir cumartesi değil mi? Hannover’in bu deplasmanda 13 senedir kazanamıyor!

Wonderkid takım, wonderkid hocaya karşı
Julian Nagelsmann! İlk koçluk deneyimi ve ilk 4 maçında çıkardığı 7 puan. Kendisi takımın başına geçmeden önce Hoffenheim‘ın 7 puan alması tam 9 hafta sürmüştü. Uth ve Volland son maç arkadaşlarını sırtlarken, takıma dönen Vargas ve Kramaric’in performansları da belirleyici oldu. Stuttgart ise üst üste gelen iki mağlubiyetle sezon başına mı dönüyoruz? sorularını akıllara getirdi. Son maç kanatları hiç savunamadılar. Polonyalı kaleci Tyton’un da ‘komik’ hataları iki gole direkt etki edince BMG deplasmanından 4-0 gibi ağır bir skor ile döndüler.  Hoffenheim’le kıran kırana bir maça çıkacak Jürgen Kramny hocaya buradan seslenmek istiyorum; “lütfen Artem Kravetz ile başla, saygılar”.

Köln > Breitenreitner
Takımını genç nesille kutsayan Schalke 04 son maçında Hamburg’u 3-2 devirdi. Huntelaar’ın aşırtması akıl doluydu, Meyer’in vuruşu ise fantastik. Devre arasında Nürnberg’den gelerek ilk Bundesliga deneyimini yaşayan Bayern patentli Alessandro Schöpf de, 1 gol 1 asist ile öne çıkan isimlerdendi. Schalke 04, Hamburg kalesine tam 26 şut attı ve ofansif açıdan fazlasıyla iştahlıydılar. Ancak defansif anlamda ciddi sorunlar yaşanıyor. Höwedes’in sakat, tandemin çok genç olması, savunma tarafı için dezavantaj. Hamburg karşısında yenen iki golde de stoperlerin imzası vardı. Genel olarak Schalke’nin formda ya da istikrarlı bir görüntü çizdiğini söyleyemeyiz. Köln’ün ise tam manasıyla ‘kafası rahat’. Sezon başındaki iyi başlangıç yerini beklenen bir düşüşe bıraktı ve tam bir orta sıra takımı oldular. Takımın kaderi Anthony Modeste’ye bağlı. Fransız golcü bu sezon takımının attığı tüm gollerin yarısından fazlasının altına imzasını koydu. Bu istatistik yeni Liverpoollu genç Matip’in kendisini maç boyu gölge gibi takip etmesi gerektiğine işaret ediyor. İlk yarıdaki maç Gelsenkirchen adına tam bir felaket olmuş ve konuk takım 3 golle kazanmıştı. Schalke’nin Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılması için galibiyet serisi şart. 2016 yılından yalnızca 6 puan çıkarabilen Köln de önlerinde güzel bir öğün. Tabi ki istikrar problemlerini ve Andre Breitenreitner’in şu ana kadar Köln karşısında çıktığı maçlarda takımlarının (hoca/oyuncu) gol dahi atamadığı gerçeğini de unutmayalım.

Şampiyonlar Ligi aşkına;
Hannover 96 deplasmanına dek son 10 maçta 1 galibiyet çıkarabilen Dieter Hecking’in Wolfsburg‘u ciddi istim üzerindeydi. Devamlı kazanmaktansa böyle bir gidişatın kendisini diri tuttuğuna işaret eden Alman teknik adam mantığı bir kenara bırakmış gibiydi ki imdadına ligin en bitik takımı yetişti. Hannover maçı kendileri adına oldukça kolay oldu ancak rakip savunma kesinlikle yeşil beyazlılar için bir ölçü değil. Schürrle‘nin Bundesliga’daki ilk üçlemesi ve Draxler‘in klas oyunu skoru getirirken tüm defans hatasız oynadı. Bu çok kilit bir nokta çünkü BMG hücumcuları çok formda. Johnson ve Wendt 4-0‘lık Stuttgart maçında kanatları sürklase ederken Thorgen Hazard çıkışını sürdürüyor. Abisine nazaran son derece formda olan Belçikalı son maçta mükemmele yakın oynadı. Öyle ki artık Stindl ile beraber 11‘de yer alıyorlar. İki tarafın da harika hücumcuları var ve bu da maçı cumartesinin en güzel 16.30 karşılaşması kılıyor. Hecking‘in, ŞL çeyrek finalini büyük ölçüde cebine koyduğunu düşünürsek, bu maçta istikrar adına oldukça baskılı oynamasını bekliyorum. Karşılaşma, kendisini 3. olarak şampiyonlar ligine direk atmak isteyen iki takım için de büyük önem arz ediyor. Wolfsburg’un evindeki son 10 maçında rakibine kaybetmemesi ciddi bir psikolojik üstünlük. Ancak Raffael’e çözüm bulmalılar. Raffael son 5 maçta 4 gol attı ve adeta yanıyor. BMG’nin sürekli alan değiştiren hücum silahları, Wolfsburg defansının başına bela olacaktır. Wolfsburg’da Naldo ve Jung oynasa farklı konuşabilirdim ancak savunma konusunda işleri zor. Hücum tarafında da Bas Dost sakat. Bir yanda Raffael-Stindl- Hazard-Johnson, diğerinde Draxler-Schürrle-Kruse. Gollü olmazsa ayıp ederler.

Bir garip ikili
Hafta içi aldığı flaş skorla bir anda TT olan Mainz, ŞL’ye katılabilmek adına Bayern tarzı ekstra galibiyetlerini hedef maçlarıyla tamamlamalı. Son maç planları çok doğru işledi (kaleci Loris Karaius’un da hakkını verelim) ve aldıkları galibiyet ile sadece kendilerini ve BvB taraftarlarını değil, sınır ötesinde Klopp’ü dahi mutlu ettiler. Galibiyet futbol kamuoyu için süpriz olsa da, kendileri bu tarz skorlara alışkın. Öyle ki bu yıl BMG, Schalke 04 ve B. Leverkusen’i de devirmeyi başardılar. Rakamlara bakıldığında son 6 maçın 5’ini kazanan Mainz’in, son 4 maçında 1 beraberlik koparabilen Darmstadt’a karşı seriyi sürdürmesi beklenebilir. Ancak Darmstadt öyle bir takım değil. Nasıl bir takım derseniz sanırım ‘dengesiz’ cevabını veririm. Öncelikle küçük şehrin küçük takımı, bu sezon Bundesliga’da oynadığı hiç bir deplasman maçında ilk yarıları kaybetmedi. Hatta bu 12 maçın 8’inde devre arasına önde gittiler. Dirk Schuster’in öğrencileri Bayern ve BvB’dan sonra ligin deplasmanda en çok puan toplayan ekibi. Darmstadt ne zaman bir çıkış arasa onu deplasmanda buluyor. Bu Mainz’ın gidişatına dur diyebilecekleri anlamı taşısada, Darmstadt’ın özellikle maçın ikinci yarılarındaki kötü performansı kendilerine olan güveni anlamsız kılıyor. Hücumda Marcel Heller ve kariyer sezonunu geçiren Sandro Wagner’in eline bakan takım kesinlikle opsiyonlarını çoğaltmalı. Mainz’ın akan oyundaki hücum silahları Yunus, Clemens ve Samperio’ya karşı, Darmstadt’ın duran toplarla sorun yaratmasını bekliyorum. Bunun en temel sebebi de oyun prensipleri. Mainz çok koşan, savunmada alan kapatıp hücumda tempo yapmak isteyen bir ekip. Darmstadt içinse, top oyunda ne kadar az kalırsa o kadar iyi. Açıkçası ben bu işin içinden çıkamadım.

HSV’nin belalısı Vedad
Bruno Labbadia’nın işi zor. Bu maç özelinde değil sezon genelinde. Alman çalıştırıcı, takıma geldiği ikinci döneminin ilk zamanlarındaki performansından uzak. Hamburg o dönemki hücum prensiplerini sahaya yansıtamadığı gibi zaten zorlandığı defans konusunu da çözebilmiş değil. Son 10 maçlık periyotta yalnızca 1 kez kazanabildiler ve son iki sezondur oynadıkları play-out‘a yalnızca 5 puan uzaktalar. Devre arası BMG’dan kiralanan Drmic bekleneni henüz karşılayamazken, Lasogga da iki sezondur kayıplarda. Schipplock’un yetersiz olduğunu düşünen biri olarak ellerindeki en önemli yeteneğin genç Avusturyalı Michael Gregoritsch olduğuna vurgu yapmalıyım. Djourou’nun cezası da defans sertliğinin en önemli panzehiri olacaktır. Hertha Berlin ise sistematik çalışan bir makina. Sabırlı ve titiz bir çalışmayla rakiplerini doğru zamana kadar uyutarak getiriyor ve yavaşça iplerini çekiyorlar. Pal Dardai’nin soğuk  mizacı, bu prensiplerle takımına da yansımışa benziyor. Adamım Mitchell Weiser, son maç E. Frankfurt’a karşı ters ayağıyla muazzam bir gol attı. Ardından Kalou sahneye çıktı ve rakip defansı ekarte edip fişi çekti. Handikaplı galibiyet seriyi iki maça, özgüvenleri ise yukarı çıkarmış durumda. Bu yıl sadece Dortmund’a kaybettiler. Gerek formları gerekse eksik rakibine karşı aralarında oynadıkları son 5 maçı gol dahi yemeden kazanması, disiplinli Hertha’yı maç özelinde ön plana çıkarıyor. Bir de Ibisevic faktörü var tabi. Ligde 10. sezonunu geçiren Bosnalı golcü, şu ana dek kimseye atmadığı kadar golü Hamburg ağlarına bıraktı.

Son Yazıları Bundesliga

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Bundesliga #13

Leipzig zirveye iyice yerleşti; Hoffenheim namağlup ünvanını koruyor. Hertha, Frankfurt ve Köln

Bundesliga #12

Geçen sezon fırsat buldukça haftanın ilgi çekici maçları öncesinde ufak, bilgilendirici notlar

Bundesliga #29

Almanya’da özellikle ligin dibi ateş almış durumda; haftanın kritik maçları hakkında ilgi
Başa Dön