Futbolun Arka Bahçesi

Junior Malanda

Junior Malanda

Bundesliga/Pırıl Pırıl

Bundan 14 yıl önce, Brüksel yakınlarında, Amicale Jettoise kulübünün veteran takımı rakip veteranlar ile keyfine bir maç yapıyordu. Maçın ortalarında takım oyuncu değişikliğine gitti. Sol beki çıktı, yerine hantal, pek de koşamayan ve maçın genelinde sol arkada takılan siyahi bir adam girdi. Maç devam ederken bu değişikliğe konu olan iki veteranın oğlu da sahayı çevreleyen tellerin ardında, birbirleri ile paslaşıyor, bir yandan da maçı takip ediyordu.

Maç bitti, kimse skora bakmadan rakibini tebrik etti, duşlar alındı. Ardından siyahi adam, yerine oyuna dahil olduğu arkadaşının yanına gelerek, yanında duran çocukları ile şakalaştı. Onlara kendi oğlunu da futbola başlatmak istediğinden bahsederek görüş alışverişinde bulundu. Ve o maçtan sonra yapılan bu sohbet ile Kongo asıllı, Brüksel doğumlu Bernard Malanda–Adje, nam-ı diğer Jr. Malanda futbol yaşantısına başladı.

Zamanının Belçika’daki sağlam altyapılarından RWD Molenbeek, Malanda’nın kulübe katıldığı 2000’lerin başında eski görüntüsünden uzaktı. Malanda bu durumla pek ilgilenmedi, henüz ilk yılında yaş grubunun bölgesel takımından, ulusal ligde boy gösteren takıma yükseldi. Bir dönemin Belçika Pro Lig gediklisi Molenbeek iflasın eşiğindeydi, Malanda burada geçirdiği bir yılın ardından Anderlecht altyapı hocalarının dikkatini çekti. Ufak yaşına rağmen, saha içinde oldukça kararlı ve agresif bir çocuktu. Defansif özellikleri ağır basıyordu. Anderlecht kulübünde geçirdiği iki yılın ardından, Fransa’nın kuzeyindeki Nord-Pas-de-Calais bölgesinin Belçika sınırında yer alan en büyük şehri Lille’nin yolunu tuttu. Artık Ligue 1 altyapısındaydı, seviye atlamıştı. Burada kısa futbol kariyerindeki en uzun macerasını geçirecekti. 2007 ila 2012 yılları arasında Lille forması giydi ancak hiç profesyonel olamadı. Yine de bu dönem içinde Belçika’nın alt yaş milli takımlarında 27 kez milli oldu. Rezerv takım ile 17 maça çıkıp 1 gol attı. Fransa’ya gelmesiyle beraber pozisyonu da iyice oturmuştu. O bir defansif orta sahaydı. Savaşan, top kapan, ikili mücadeleden beslenen, hava toplarında etkin bir isimdi. Fiziksel özellikleri de yaşına göre üst düzeydi.

7 Haziran 2012 günü, yani Jr. Malanda henüz 17 yaşında iken, bir veteran maçında doğan hayal gerçeğe dönüştü. Hayali Belçika aşırı Avrupa ülkelerinde futbol oynamak olsa da, kariyerindeki ilk profesyonel kontratı imzalamak için vatandaşı olduğu ülkeye geri dönüyordu. Pro League’nin kalburüstü takımlarından olan Zulte Waregem ile iki yılı opsiyonlu beş yıllık kontrat yaptı. Artık profesyonel bir futbolcuydu. Tek eksiği kalmıştı, o da profesyonel olarak maça çıkmak. Sezonun ilk maçında sakatlığı sebebi ile kadroda yer alamadı. Regenboogstadion’da oynanacak ikinci maçta ise Gent karşısında yedekler arasındaydı. Dakikalar 57’yi gösterdiğinde tabelanın yeşil kısmında onun numarası vardı. 28 numaralı Jr. Malanda, Zulte taraftarlarının önünde ilk maçına çıkmıştı. O sezon Şampiyonluk Grubu dahil 35 maçın 31’inde ilk onbir oynadı, bunların üçte birinde tüm maç sahada yer aldı. Henüz reşit olmamış biri için bu gerçekten çarpıcı bir perfromanstı. Zulte o sezon ligi ikinci sırada tamamlayarak, Şampiyonlar Ligi ön elemesine katılma hakkı kazandı.

malanda_miss
Bayern maçında kaçırdığı akıl almaz gol.

Zulte Waregem ve Malanda o sezon itibariyle futbol dünyasına adını duyurmuştu. Başta İngiliz ve Alman kulüpleri olmak üzere aralarında devlerin de bulunduğu çoğu takım transfer için atağa kalktı. Almanların zengin çocuğu Wolfsburg, bu dinamo orta sahanın üzerinde durdu. Henüz 18 yaşında ve yalnızca 1 yıllık profesyonel kariyerine rağmen 1.7 m € bonservis bedel ve 5 yıllık mukavele ile Malanda’yı Fulham’ın elinden alarak kadrosuna kattı. Ancak daha çok forma şansı bulması adına bir yıllığına Zulte’ye tekrar kiraladı. Böylelikle Malanda eski takımının forması altında bir kez daha Pro League’de oynadı. Bunun yanı sıra 1 Şampiyonlar Ligi elemesi ve 8 UEFA Kupası maçında yer aldı. Tamamında ilk 11’di ve henüz 19 yaşına basmıştı. İlk yarıdaki tüm lig ve Avrupa kupası maçlarına ilk 11 başlayan Malanda için Wolfsburg daha fazla bekleyemedi. Devre arasında teknik direktör, Dieter Hecking, Malanda’yı takıma çağırdı. Artık en yakın arkadaşı, ve Eden Hazard’ın kardeşi Thoorgan Hazard ile Bundesliga’da oynayacaktı. Üst düzey futbolculuk hayallerini gerçeğe dönüştürmek için çok büyük bir adım atmıştı. İçeride oynanan Mainz maçı ile ilk Bundesliga sınavına çıktı. O sezon 5’i ilk onbir olmak üzere yalnızca 7 maçta oynadı. Ancak gelişimini sürdürmeye devam etti; zaten iyi olan defansif oyununa Almanya’ya geldikten sonra çeşitlilik kattı. Teknik açıdan futbolunun üzerine koydu. Pas özelliğini geliştirdi, klasik tek yönlü savunmaya dönük orta saha modelinden sıyrılmışa benziyordu. Ceza sahası çevresinde gezinmeyi, oralarda pozisyon aramayı hep sevmişti. Bunu daha bilinçli yapıyordu, Bundesliga’daki futbol, özellikle oyunu okumasına katkıda bulundu.

2014/2015 sezonuna daha fazla rotasyonda görünerek başladı. Değerini bir senede dört katına çıkartmıştı. Onu bu üzücü olaydan önce çoğu insanın tanıdığını düşünmüyorum, lakin sezonun ilk maçında Bayern Münih karşısında boş kaleye kaçırdığı akıl almaz gol ile Türkiye içinde de popülerliğini arttırdı. Alt yaş kategorilerinde 53 kez milli olsa da Belçika ile A milli takım heyecanını yaşayamadı. Oysa ki Witsel ve Fellaini’li orta sahanın bir numaralı varisi idi. Bundesliga’da oynarken verdiği demeçte; idolünün Michael Essien olduğunu söylemişti. Potansiyelinin daha büyük bir oyuncu olacağını göstermesi için fırsatı olmadı. Doğru bir takımda ve doğru bir hocanın yanındayken zamansız ayrıldı Malanda. Kaza anındaki arabanın hızı çok konuşuldu, oysa o arka koltukta her şeyden habersiz seyahat ediyordu. Avrupalıların ‘wonderkid’ tanımına uyan yetenekleri, azmi, kararlılığı ve hızla yükselen çıkışı bir anda tepetaklak oldu. İsmini duymamış olanlara, hiç de istemeyeceği şekilde ismini duyurmuştu. Haber futbolla ilgisi olsun olmasın herkes tarafından acı ile karşılandı. Ülkemizde benim kadar seveni oldu mu bilemem; ama hayatını ve kariyerini anlatmam için sayfalara gerek olmadı. Çünkü o, bu sayfaları dolduracak kadar bile yaşayamadı.

Son Yazıları Bundesliga

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Bundesliga #13

Leipzig zirveye iyice yerleşti; Hoffenheim namağlup ünvanını koruyor. Hertha, Frankfurt ve Köln

Bundesliga #12

Geçen sezon fırsat buldukça haftanın ilgi çekici maçları öncesinde ufak, bilgilendirici notlar

Bundesliga #29

Almanya’da özellikle ligin dibi ateş almış durumda; haftanın kritik maçları hakkında ilgi
Başa Dön