Futbolun Arka Bahçesi

Geri Adım Yok: Julian Nagelsmann

Bundesliga/Pırıl Pırıl

Bundesliga’da sezona büyük bir sükseyle giriş yapan Hoffenheim’in üstün potansiyel vaat eden genç hocası Julian Nagelsmann, şu ana kadarki kariyeri ve gelecek planları hakkında konuştu.

*World Soccer, Mart 2017 sayısından çevrilmiştir.

-Genelde, 29 yaşındaki birisi için akıp giden zaman pek şikâyet yaratmaz. Bundesliga’da birinci yılınızı tamamladınız; nasıl hissediyorsunuz? Bu bir yıl sizi değiştirdi mi?

Gerçekten çok hızlı geçti, yaşadığım en kısa seneydi diyebilirim. İşimin yapısı gereği heyecan verici şeylerle sürekli karşılaşıyorum. Her gün baş edilmesi gereken yeni bir mesele ortaya çıkabiliyor. Can sıkıntısı için neredeyse hiç zaman yok. Her ne yaparsam yapayım, kişilik özelliklerimi görev tanımlarımdan ayrı tutmaya gayret ederim. Mesleğiniz az da olsa sizi etkiler belki, ama bu büyük çapta bir değişim değildir.

-Bir sene öncesine göre farklı bir hoca mısınız; profesyonelleri çalıştırmakla gençleri çalıştırmak arasındaki fark nedir?

Gelişmek kaçınılmaz elbette. Yeni düşünceler, yeni yöntemler ediniyor; bunları rafine ediyorsunuz. Ancak temel prensipler, özünüz ve liderlik tarzınız değişmiyor. A takımda zayıf taraflarınıza çalışmak daha kolay. Hızlıca bir sonraki aşamaya geçebiliyorsunuz. Gençler ise çok daha fazla tekrara ihtiyaç duyuyor. Bunun yanı sıra profesyonellerin hemen hemen aynı motivasyon kaynaklarından beslendiğini fark ettim. Sorumluluk bilinci aşırı gelişmiş olan futbolcular da var.

-Hoffenheim şu an hangi seviyede?

Performansımız maçlara göre değişiyor aslına bakarsanız. Çok iyi oynadığımız maçlar var, mesela Schalke’yi 2-1 yendiğimiz maçta olağanüstüydük. Daha farklı kazanmayı hak etmiştik. O gün işin defans tarafında yüksek standart ortaya koyduk ve rakip alanda bir sürü top kazandık. Buna karşın berbat oynadığımız zamanlar da oldu. Sezonun ilk günlerindeki Mainz maçının ilk yarısı gibi. 4 gol yediğimiz için şanslı bile sayılırdık. Neyse ki ikinci yarıda toparladık ve beraberliği kopardık.

-Eksik olan şey nedir?

Epey yol kat ettik, ama defansif anlamda takımı biraz daha geliştirmek istiyorum. Kendi bölgemizdeyken hiçbir zaman tam anlamıyla kompakt duramıyoruz. Bu ayrıca Bayern Münih ve Borussia Dortmund gibi takımların da sorunu. Topa sahip olmayı ve oyunu domine etmeyi seven takımlar, savunmada %100 konsantrasyon sağlayabilecek tipte futbolcularla oynamak zorunda kalmıyorlar. Rakiplerimize basit şekilde gol şansları verebiliyoruz. Topu kaybettikten sonraki hamlelerimiz yeterince tatmin edici değil. Sıklıkla eksik yakalanabiliyoruz.

-Saha içinde mükemmele en çok yaklaşan teknik direktör kim?

Pep Guardiola’nın Barcelona’sı. Bayern’deyken de iyiydi fakat uçuk seviyedeki İspanya günlerindeki kadar değil. Topa sahip olmadaki üstünlüğü veya pas bağlantıları değildi vurucu olan; aksine top kendilerinde değilken ortaya koydukları tavırdı. Risk seviyesi yüksek pres anlayışları ve adam adama savunmaları fark yaratıyordu.

-Gelecekte büyük kulüplerin başına geçmenize kesin gözüyle bakılıyor; nasıl hissettiriyor?

Gülünç buluyorum. Herkes benim Hoffenheim’den ayrılacağımı yazıyor. Herkes gitmemi istiyor! Bunun yanında Bayern veya diğer büyük takımlarla ismi anılan bir sürü hoca var. Koltuğumu başka kişilerle paylaşma gibi bir niyetim yok. İşin şakası bir yana, bu mevcut vaziyet ve koşulların belirleyeceği bir durum. Futbol böyledir; başarılı olursanız güçlenirsiniz. Yargılar kısa bir periyotta şekillenebiliyor ve her iki yönde de ilerleyebilir. Kendi adıma şu ana kadar aşırı pozitif şekilde gitti, ama değişmesi birkaç maça bakar. İşte o zaman Bayern spekülasyonları son bulabilir.

-Başa oynayacak bir takıma liderlik etme arzunuz ne kadar ağır basıyor?

Çok hırslı olduğumu saklayacak değilim. İdmanlarda ve maç günlerinde bunun açıkça hissettirmek istiyorum. Öncelikli hedefim bu kulübe elimden geldiği ölçüde maksimumda hizmet etmek. Bu kadarı şampiyon olmak için yeterli olacak mı, hep birlikte göreceğiz.

-Sakatlık yüzünden futbolculuk yaşamınızı erken sonlandırdınız; oynamayı özlüyor musunuz?

Çok özlüyorum ve sanırım belli oluyordur. İdman sahasında bulunduğum her an ayağımda topu görebilirsiniz. Oyuncularımın da bu durumu takdir ettiğini düşünüyorum. Yaşadığım hazzı onların gözlerinden okuyabilirsiniz. Evet, daha fazla oynayamadım belki, ama benim için teknik direktörün yaşamı çok daha ilgi çekici.

-Şampiyonlar Ligi bileti almanız gelecek planlarınızı etkiler mi?

Ayrılma gibi bir düşüncem yok. Gelecek yıl da burada olmayı hayal ediyorum. Bir işi aldığınızda ne kadar süreceğinden asla emin olamazsınız. Plan yapamazsınız. Sadece beklentileri karşılamaya çalışırsınız. Şu anki durum da tam anlamıyla bu. İki sezonluk anlaşmam daha var. Sözleşmemin uzatılmasıyla ilgili konuşmak da haliyle gereksiz.

-Leipzig, Bayern’in hükümranlığı için tehdit oluşturabilir mi?

Bence başarabilirler. Şehirde farklı bir hava mevcut. Stadyuma, altyapıya ve finansal kudrete sahipler. Fakat sabır isteyen, uzun vadeli bir süreç bu. Tepeye çıkmak istiyorlarsa elbette bir noktada Bayern, Dortmund veya Premier Lig seviyesindeki oyuncuları getirebilme kabiliyetine sahip olmak zorunda kalacaklar.

Son Yazıları Bundesliga

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Bundesliga #13

Leipzig zirveye iyice yerleşti; Hoffenheim namağlup ünvanını koruyor. Hertha, Frankfurt ve Köln

Bundesliga #12

Geçen sezon fırsat buldukça haftanın ilgi çekici maçları öncesinde ufak, bilgilendirici notlar

Bundesliga #29

Almanya’da özellikle ligin dibi ateş almış durumda; haftanın kritik maçları hakkında ilgi

Bundesliga #28

Milli ara tamamlandı. Almanlar oynanan tüm maçların en sükse yaratan karşılaşmasında kaybeden
Başa Dön