Futbolun Arka Bahçesi

Bundesliga #12

Bundesliga/Orta Saha

Geçen sezon fırsat buldukça haftanın ilgi çekici maçları öncesinde ufak, bilgilendirici notlar çıkarmıştım. Bu sene biraz geç de olsa Bundesliga dizisini sürdüreceğim. İncelemelerin sonunda bahis severler için mini bir kupon tahminim de olacak. Keyifli bir haftasonu diliyorum.

Seriye devam;
Transfer politikalarında uyguladıkları yaş ve maaş sınırlamaları, Ralf Rangnick ya da yerel halk tarafından bir türlü kabul görmeyen Red Bull sponsporluğu. RB Leipzig için sayfalarca yazı yazılabilir ancak biz maça bakalım. Lider, zamanında ikinci ligden gelip Bundesliga’yı kaldıran Kaiserslautern’i anımsatıyor. Bu sezonki en göze çarpan özellikleri erken gol bulmaları. Oynadıkları 11 maçın 5’inde ilk on dakika içinde gol buldular. Maçlara müthiş bir tempoyla başlayıp, -gençliklerinin verdiği enerjiyle- yine rakiplerinden daha diri şekilde bitiriyorlar. Afrika’nın Deco’su; Naby Keita, geçtiğimiz sezon Stuttgart’ta dünyaları kaçırdıktan sonra burada gollerini sıralayan Timo Werner (5 gol), Danimarka’nın Jon-Dahl Tomasson’dan sonraki en büyük umutlarından –Lord Bender’i geçiniz- Yussuf Poulsen ve kaptan Dominik Kaiser en formda isimler. Ev sahibinde ise Çağlar Söyüncü ne yazık ki iyi top oynamıyor. Geçtiğimiz hafta Mainz’a karşı yedikleri dört golün üçünde direkt hatası vardı. Freiburg duran toplarda ciddi sorunlar yaşayan bir ekip ve bu seviyede Çağlar’ın da defoları fazlaca ortaya çıkıyor. Mainz maçının son dakikasında beyin sarsıntısı geçirmişti, bu hafta oynaması beklenmiyor. Yedikleri gollerin %40’ı ölü toplardan. Ligin en çok koşan iki takımının karşılaşacak olması temponun yüksek olacağına dair en belirgin işaret. Bir parantez de iki tarafın golcülerine. Werner’e geçtiğimiz sezon Umut Bulut yakıştırması bile yapmıştım. Şu anda epey formda ve eski takımı Stuttgart ile filelerini havalandırmayı en çok sevdiği takımın Freiburg olduğunu hatırlatayım. Öte yandan ev sahibinin skorer ismi Maximilian Philipp ise sakatlığı sebebiyle yok. RB Leipzig yenilmezlik serisini sürdürür.

Revire dönenler;
Arkalarında bir enerji içeceği markası yok; ışık veren genç bir koça da sahip değiller; başkentin takımı da onlar değil. Bu mazeretler onları bir tık geri plana atmış olabilir, ancak Köln bu sezona harika başladı! Bunun en büyük sebebi kuşkusuz Anthony Modeste. Maç özelinde takımın 24 yaşındaki Danimarkalı stoperinden bir iki cümle verelim. Şöyle diyor Frederik Sörensen; “Ufak takımlara karşı daha iyi oynuyoruz. Bence bu geliştirmemiz gereken mental bir konu.” Leipzig beraberliği dışında içerideki tüm maçlarını kazandılar ve bu ekiplerin hiçbiri ligde ilk 10’da yer almıyor, tıpkı Augsburg gibi. Ancak Augsburg’un deplasman performansı iç sahadan daha verimli. Şu ana kadar deplasmanda dişli bir takım görüntüsü verdiler. Köln’ün geçtiğimiz hafta geriden gelip kazandığı derbi takımdaki moralleri hayli yükseltti. Modeste 12 golle Avrupa’nın 5 büyük liginde en fazla gol atan (Aubameyang) golcülerden biri. Öte yandan Dirk Schuster’in takımı son 6 maçında yalnızca 1 kez kazansa da, Augsburg’un, Köln’e karşı şansı tutuyor. Beş maçtır rakiplerine kaybetmiyorlar. Bu arada, Dirk Schuster, oyunculuk kariyerinde Köln ile küme düşmüştü. Köln’de kaleci Timo Horn’un sakatlığı sürüyor ancak deplasman ekibinde de Bobadilla, Finnbogason ve Koo yok. Hücum anlamında neredeyse bitik durumdalar ve Halil’e kaldılar. Köln’ün seriyi kırmasını bekliyorum.

Kovac’ın duvarı;
Niko Kovac, Frankfurt’tan kendisi gibi bir takım yarattı: Savunma, savunma, savunma. Son üç yıldaki en iyi kaybetmeme serisini (5) yakaladılar. Takımı geçtiğimiz sezon ligde tutan da, son 23 yıldaki en iyi 11 hafta başlangıcını yaptıran da Niko Kovac. Savunma futbolu takımın oldukça sert oynamasına ve sık sık kart görmesine neden olsa da handikap 0 tarzı galibiyetleri de beraberinde getiriyor. Kırmızı-siyahlı takım bu sezon Commerzbank Arena’da Leverkusen, Schalke ve Köln’ü yenip, Bayern ve Hertha’dan birer puan çalmıştı. Dortmund karşısında ilk 20 dakikayı gol yemeden geçmeleri maça kelepçe vurmaları için anahtar nokta. Rakip, tarihin en garip ŞL maçlarından birini oynadı ancak mahalle maçı tadında geçen (8-4’lük) Legia mücadelesi sonrası pek de yorgun sayılmazlar. Geçtiğimiz hafta Frankfurt geriden gelip Bremen’i yenerken, takımın tecrübeli yıldızı Alexander Meier oyuna girip kilidi açmış, 18’lik Aymen Barkok ise ilk Bundesliga maçında harika bir gol atarak galibiyeti getirmişti. Dortmund, maçların ilk bölümünü en iyi oynayan takımlardan biri ancak Frankfurt’un geri düştüğü Bayern ve Hertha maçlarını kaybetmediği de bir gerçek. Sarılar, Bayern’i Thomas Tuchel harikasıyla devirmişlerdi. Yetişmesinde rol oynadığı Nagelsmann’ın, kendinden esinlenerek ilk planı yaptığı 3-1-4-2 taktiğiyle Tuchel, Bavyera temsilcisi karşısında kazanmasını bildi. Bu sezon deplasmanda yalnızca Hamburg ve Wolfsburg’u 5 golle yendiler. Ancak ikisinin de hali ortada! Frankfurt bu takımlardan çok daha dişli. Ev sahibinde Marco Fabian, BvB’de ise Christian Pulisic formuyla ışıldayan isimler. Tabi ki Auba çok formda ve Reus hafta arası hat-trick’i ile sezona ortasından bomba gibi girdi. Yine de işleri kolay değil!

Golcüleri şöyle alalım lütfen;
Takvimin en güzel ikinci maçında sıra. BMG yoluna Avrupa Ligi’nde devam edecek ve bu Andre Schubert için yeterli. Zaten kendisinin çözmesi gereken sorunların başında Bundesliga geliyor. Takımı geçtiğimiz sezon 5 maçlık berbat bir mağlubiyet serisinin ardından devralmıştı. Şimdiki hali ise çok daha kötü: 6 maçtır kazanamıyorlar. En azından Thorgan Hazard takıma döndü, iyi haber! Aslında hiç de fena oynamadılar –içerideki Hamburg beraberliği ve Köln mağlubiyeti gibi- ancak kazanamadıktan sonra oynanan topun da pek önemi yok. Bir çıkış maçı arıyorlar ve bu hafta bu arayış için en yanlış adresteler. BMG rakibine son 5 maçta yenilmedi. Ancak bu kez kapıyı açacak olan isim Julian Nagelsmann. Yine sayfalarca yazı yazılacak bir adamı kısaca geçeceğim. 29 yaşında ve henüz kaybetmedi! Geçtiğimiz hafta elindeki maçta bir puanı Hamburg’a hediye etti. Kanat ve duran top organizasyonları üzerine ne denli çalıştığını HSV’ye attığı iki golde görebilirsiniz. Ancak oynadıkları formasyon kanatlarda çok fazla açık vermelerine de sebebiyet veriyor. Hoffenheim‘de formsuz Andrej Kramaric yerine Eduardo Vargas başlayabilir. Eğer istatistiklere güvenecek olursam ilk golü BMG’nin atacağına vurgu yapabilirim. Futbol tarzlarına bakarsak ise kesinlikle bol gollü bir maç olacaktır.

Beterin beteri;
Hangi takım daha kötü dersiniz? Karar vermek zor. Hamburg ve Werder Bremen arasındaki Kuzey Derbisi 105. kez oynanacak. 2009 yılına dönelim. İki ekip o zamanki adı UEFA Kupası olan kupa 2’de yarı finaldeydi. O günden bugüne geldikleri nokta oldukça utanç verici. Hamburg’un teknik patronu Markus Gisdol, geçtiğimiz hafta eski takımı Hoffenheim’a karşı önemli 1 puan kazandı. Kostic etkilydi. Nicolai Müller de öyle. Kanat oyuncuların, oyunu hızlandırmak adına yetersiz silahları olan HSV için büyük nimet. Bremen hocası Alexander Nouri korkunç başlayan takımın dümenini aldıktan sonra 4 maçtan 7 puan çıkarmıştı. Ancak sonraki 4 maçı kaybettiler. Geçen hafta ikinci yarıda yokları oynadılar ve son dakika golü ile maçı verdiler. Kruse&Pizarro ile ilk defa başladıklarında birçokları yeşillerden etkili bir hücum performansı bekliyordu ancak olmadı. Bu hafta da Hamburg doğumlu Max Kruse en önemli gol silahları olacak. Gerçi sıkıntıları defansta. İlk hafta hariç her maç gol attılar ama yediler de. İki ekip hakkında yazacağım en kolay şey; birbirlerinden daha kötü oldukları. 

92224721
Formsuz Gomez!

Duran toplar;
Hemen üstteki iki takımdan özür dileyerek başlayayım. Çünkü beterin beteri minvalinde bir Ingolstadt var. Evet BvB ile evlerinde 3-3 berabere kaldılar ve geçen hafta yeni hocaları Maik Walpurgis ile şans eseri Darmstadt’ı yendiler ancak halen ligin en kötü takımı oldukları inancındayım. Yeni hoca her zaman hareket getirir ve form bakımından Wolfsburg iyi durumda değil. Ancak kadro olarak rakiplerinden epey gerideler. Wolfsbrug, Wolkswagen Arena’da geçtiğimiz hafta karşılaştığı Schalke’ye karşı varlık gösterememişti. Valerien Ismael, deplasmanda 3-0 kazanılan Freiburg maçı hariç pek ışık vermese de fiyakasını düzeltmesi için oldukça iyi bir fırsata sahip. Gomez’in takımı tarihinin en kötü Bundesliga başlangıcını yaptı ancak bu hafta kazanmak için doğru şehirdeler. Duran topların skoru belirleyeceği bir maç olmasını bekliyorum. 

Talihsiz Roger;
Bundesliga’nın lideri Leipzig; ve Bayern München bu sezon henüz Aralık ayına gelmeden üç kez sahadan mağlup ayrıldı. Carlo Ancelotti, Pep’in ardından beklendiği gibi eleştiriliyor. BvB maçı büyük hayal kırıklığıydı. Rostov maçındaki facia oyunuyla Jerome Boateng de mağlubiyet serisini iki maça çıkarmada yardımcı oldu! Rostov’un ilk golündeki düşüşü, akıllara Messi’nin kendisini jeneriklere taşımasına olanak sağlayan pozisyonu getirmişti. Öte yandan Lewa&Müller ortaklığı da bu sezon sekteye uğradı. Thomas Müller’in bu yıl henüz Bundesliga’da golü yok. Şaka gibi! Bayern bu ligin en yaşlı ikinci takımı, Leverkusen ise en genç ikinci. Bavyera temsilcisi Leipzig ile oynasa bu bir sorun olabilirdi ancak Bayer Leverkusen oldukça dağınık! Roger Schmidt bir türlü takımdan isteneni ortaya koyamıyor. Evet ŞL’de maç kaybetmeden gruplarından çıktılar ama bu Tottenham’ın kendilerine sunduğu bir ikramdan öte değil. Konuk takımın en net özelliği istikrarsızlığı. Elindeki genç ve ofansif kadroyu doğru kullanmamakla eleştirilen Schmidt’in suyu bence çoktan ısındı. İki maçtır Budesliga’da kazanamayan, üzerine Rostov mağlubiyetini telafi etmek isteyen Bayern’in önünde durmak böyle bir haftada kolay değil. Hele ki Allianz Arena’da. Lewa’nın Bayern forması ile henüz Leverkusen’e golünün bulunmaması ve Manuel Neuer’in kariyerinde en çok kaybettiği takımın Leverkusen olması, Roger Schmidt’in tutunmak istediği ufak detaylardan öte bir şey değil. Maçın önüne geçebilecek isimler ise iki takımın file bekçileri olabilir!

Deplasman kabusu;
Schalke sezon başındaki beş maçlık mağlubiyet serisinin ardından, altı maç üst üste kaybetmeyerek ritim buldu. Geçtiğimiz hafta da Wolfsburg karşısında oyun olarak üstündüler. Sead Kolasinac harika iş çıkardı! Öte yandan hafta arası da Markus Weinzierl rotasyona giderek takımı dinlendirdi. Ancak santrfor sıkıntıları mevcut. Embolo, Di Santo ve Huntelaar’ın sakatlığında Choupo-Moting 9 numara rolünü oynama çabasında. Bu 6 maçlık periyotta yalnızca 2 gol yiyerek harika bir savunma performansı gösterdiler. Savunmanın içine kaleci Ralf Fahrmann da dahil tabi. Darmstadt ise lige yükseldiğinden bu yana ilk kez üç kez üst üste kaybetti. Geçen hafta iyi oynadıkları maçta ligin dibindeki Ingolstadt’a bir free-kick golü ile boyun eğdiler. Darmstadt’ın ilk golü kalesinde görmesi yüksek ihtimal ancak bench oyuncuları ile buna cevap verme ihtimalleri de fazla. Bunun sebebi ise kenar oyuncularına dayanan oyun kimlikleri. Konuk ekip deplasmanda oynadığı tüm maçları kaybetti. Schalke’nin hücum silahlarının sakatlıklarına rağmen seri sürecek gibi.

Çetin ceviz;
İki iyi kadro kapanış maçında. Hertha Berlin geçtiğimiz sezon olduğu gibi yine yukarılarda. İçeride beşte beş yaptılar. Yunus Mallı konuk ekip Mainz‘in en formda ismi. Terim’in gözüne giremedi ama Almanya kendisini konuşuyor. Bir gol daha atarsa kulüp tarihinin en golcü futbolcusu ünvanına sahip olacak. Martin Schmidt oynattığı futbol ile beklentilerin bir tık uzağında. Yine de takımına skorer bir kimlik kazandırdı. Mainz’in zorlu St.Etienne deplasmanından döndüğünü ve Kupa 2’ye veda ettiğini hatırlatayım. Skor bulabilirler ancak maçı kazanacaklarını düşünmüyorum.

SİSTEMİN KÖLESİYİZ
Frankfurt – Dortmund: 0
Ingolstadt – Wolfsburg: 2
Schalke – Darmstadt: Alt
Hertha Berlin – Mainz: 1

Son Yazıları Bundesliga

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Bundesliga #13

Leipzig zirveye iyice yerleşti; Hoffenheim namağlup ünvanını koruyor. Hertha, Frankfurt ve Köln

Bundesliga #29

Almanya’da özellikle ligin dibi ateş almış durumda; haftanın kritik maçları hakkında ilgi

Bundesliga #28

Milli ara tamamlandı. Almanlar oynanan tüm maçların en sükse yaratan karşılaşmasında kaybeden
Başa Dön