Futbolun Arka Bahçesi

Alman Usulü #2: Pal Dardai

Bundesliga/Orta Saha

Transfer döneminin başlaması ile 7/24 maruz kaldığımız ‘kamp günlükleri’ konseptinin akıl almaz buhranlığının verdiği rahatsızlıktan yola çıkarak, rotamızı güneye, Antalya’ya çevirdik. Birçok Alman takımının Belek’te olması ağzımızı sulandırdı. Bundesliga’nın havasını solumak; birkaç oyuncusuna, teknik adamına ve medya ayağına sitemizde yer vermek istedik. Alman Usulü köşesinin ikinci konuğu, Bundesliga’da ilk yarının en flaş takımının hocası Pal Dardai oldu.

  • Hertha Berlin ile sezona harika bir başlangıç yaptınız, ligde üçüncü sıradasınız. Böyle bir başlangıç bekliyor muydunuz?

Sezon başında böyle bir başlangıç yapmayı düşünüyorduk. Disiplinli ve sağlam bir takım oluşturduk; ardından da takımı rayına oturtmak kaldı. Bunu başardıktan sonra da futbolcular rollerine alıştı ve bir sorun kalmadı zaten. Tüm futbolcularımın motivasyonu üst düzeyde ve çok iyi çalışıyorlar.

  • Geçtiğimiz sezon takımı zorlu bir süreçte devraldınız ve sezon sonu zor da olsa ligde kaldınız. Yazın iki üç nokta transfer hariç takımı değiştirmediniz; ancak yeni sezonla bambaşka bir Hertha Berlin ortaya çıktı. Nasıl oldu bu değişim?

Çok uzun bir kamp dönemi geçirdik ve oldukça sistemli çalıştık. Tüm oyuncularım %100’ünü ortaya koydular ve sistemimize bağlı kaldılar. Sonuçta sistemli bir şekilde başarılı maçlar ortaya koyduk. Sezonun ikinci yarısında da bu sistemle devam edeceğiz, hiçbir değişiklik yapmayacağız.

  • Bir Hertha Berlin efsanesisiniz. Oyunculuk yıllarınızda Olympiastadium’a teknik adam olarak gelmenin hayalini kurduğunuz olur muydu?

Teknik direktörlük planım hep vardı. Futbol oynarken de bunu düşünüyordum, ileride kendimi bir takımın başında hayal ediyordum. Bu hedefim için emekli olduktan sonra da gayret sarf ettim; kendimi antrenör olarak geliştirmek için çok çaba harcadım. Bir süre yardımcı hocalık yaptım ve ardından birinci adam oldum. Burada futbolcularıma da bir parantez açmak isterim. Onlarda bana çok yardımcı oldu ve beraber güzel işler yapıyoruz, iyi sonuçlar alıyoruz. Sonuç olarak artık Olympiastadium’a futbolcu olarak değil teknik direktörü olarak çıkıyorum.

  • Ligde siz, Tuchel, Schubert, Weinzierl gibi birçok genç teknik adam mevcut. Buradan hareketle son dönemde Almanya’da genç futbolculara yapılan yatırım aynı zamanda teknik adamlara da yapılıyor sonucunu çıkarabilir miyiz?

Son dönemde Alman futbolu çok fazla teknik adam çıkardı. Bunun için doğru planlama ve strateji gerekiyor. Büyük bir emek ve sabır lazım. Genç teknik adamların önünü açmak adına onlara güvenilmesi şart. Bundesliga bu saydığım konulara çok fazla imkan veren bir futbol iklimi. Genç antrenörler için oldukça doğru bir adres. Onların pişmesi ve gelişmesi için fazlasıyla olanağa sahip bir ortam Bundesliga. Yetenek keşifleri konusunda muazzam bir atılım yapan lig,  bu yapılanmayı aynı şekilde her zeminine uygulamaya çalışıyor.

  • Macaristan’da az gollü futbol anlayışınız ile Euro 2016 bileti aldınız. Hertha Berlin’de ise sık sık değişik dizilişlere başvuruyorsunuz. Değişime açık bir hoca olduğunuza vurgu yapabilir miyiz?

Genelde elimdeki tüm opsiyonları değerlendiririm. Bu yeni bir taktik anlayış ya da eski bir diziliş olabilir. Hali hazırda iyi giden bir takımı bozmam ama genelde maçtan maça elimdeki malzemeye göre bir futbol anlayışı benimserim. Tabi altyapıdan gelen futbolcularımın da A takımda oynanan sistem ile gelişmesi çok büyük bir artı. Böylece altyapıdan yükselen futbolcular takımıma daha kolay adapte olabiliyor. Burada oynanan futbola yabancı kalmıyor. Bu işimi kolaylaştıran bir etmen.

  • Son dönemde Avrupa futbolunda bir 4-6-0 furyası var. Örneğin liginizde Bayern bunu zaman zaman uyguladı. Bunun yanı sıra Türkiye milli takımının da kullanması gündemde. Bu sisteme bakış açınız nasıl?

Her teknik adamın bir futbol mantalitesi ve oyun anlayışı var. Ben takımlarımda kurduğum sistemle devam etme inancındayım. Tabi belli dönemlerde, belli sebeplerden sistem üzerinden değişiklik yapılabilir ancak 4-6-0 henüz düşündüğüm bir formasyon değil. Diğer takımların sistemi ile ilgilenmiyorum. Benim takımlarımda her futbolcu istenilenleri karşıladığı takdirde yerini korur.

  • Türkiye milli takımını Fransa’ya taşıyan Selçuk İnan’ın son dakika golünde neler hissettiniz? O gol olmasa direkt olarak Fransa’da olacaktınız?

(Gülüyor) Sizin için oldukça özel bir andı. Ancak bizler için böyle olduğunu söyleyemeyeceğim. Futbol bu, itiraz edemiyorsunuz. Sonuç olarak iki takım da bu yaz Fransa’da olacak. 

  • Son olarak Macaristan’ın ve Türkiye’nin Euro 2016 şanslarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle Türkiye’nin başında çok iyi bir teknik direktör var. Takımı çok iyi çalıştırdığını biliyorum. Bunun yanı sıra yetenekli genç oyunculara sahipsiniz. Macaristan da benzer şekilde, ancak bizim bir handikapımız mevcut. Uzun yıllardır Macaristan bu düzeyde mücadele etmediği için tecrübe eksikliğimiz var. 40 seneyi aşkın süredir Avrupa Şampiyonalarına katılamadık, buraları hiç oynamamış futbolcularımız var. Fransa’da takımca sakin ve motive şekilde mücadele etmeliyiz. Zamanla takımımın bu seviyeye geleceğine inanıyorum. Hem Türkiye hem de Macaristan disiplinli ve çok çalışan futbol ülkeleri. Bu sebepten iki takımın da Euro 2016’da başarılı olacağını düşünüyorum.

 

Son Yazıları Bundesliga

Plastik Kulüp: RB Leipzig

Almanya’nın iki yakasının birleşmesinden bu yana Leipzig’in en fazla zikredildiği günleri yaşıyoruz.

Bundesliga #13

Leipzig zirveye iyice yerleşti; Hoffenheim namağlup ünvanını koruyor. Hertha, Frankfurt ve Köln

Bundesliga #12

Geçen sezon fırsat buldukça haftanın ilgi çekici maçları öncesinde ufak, bilgilendirici notlar

Bundesliga #29

Almanya’da özellikle ligin dibi ateş almış durumda; haftanın kritik maçları hakkında ilgi
Başa Dön