Futbolun Arka Bahçesi

You Will Never Walk Alone !

Avrupa Ligi/Mini Bar

Liverpool’un tarihi anlar yaşadığı Atatürk Olimpiyat Stadı’nda Beşiktaş’ın tarihi maçı için 60 bin ‘biletli’ seyirci yerini aldı, niceleri de ekranlarının başında. İlk yarı Bilic’in kontrol oyunu vardı. Risk almadı, oyunu tuttu. Pozisyonlar da verdi; Sturridge ve Sterling gibi hızlı, patlayıcı iki oyuncu ile “Kırmızılar” fırsatlar harcadı. Balotelli’nin ise maç boyu takımı adına yaptığı en iyi iş kırmızı kart görmemesiydi. Cenk’in formu Bilic’in ilk yarıdaki planında başarı getirdi. Ancak ilk 45 dakikadan sonra işin rengi kırmızıdan siyaha döndü.

İlk yarı boyunca havadan oynayan Beşiktaş, Toure–Skrtel–Lovren gibi en büyük avantajı yüksek top olan defans bloğu karşısında pozisyon üretemedi. Ercan Taner maç boyu belki de en çok Skrtel ismini telaffuz etti, tüm uzun toplar L’pool defansının kafasında eridi. İşte tam burada Sosa’nın devreye girmesi, işi merkezden çözmesi gerekirdi. Bilic de bunu bekledi, ama Sosa kıpırdamayınca öldürücü hamle geldi. Tolgay’ın oyuna girişi orta saha direncinin yanında taraftar direncini de arttırdı. İlk yarıda sallanan, ikinci yarıdaki enerjisiyle maça tutunan Olcay, ‘her şeyi yapan adam’ Gökhan Töre ile kanat değiştirdi. Töre sol kanadı işledi, Rodgers hamle yapmakta gecikti, merkezden gelen Beşiktaş’ta Tolgay cezayı kesti. Rodgers’ın ilk maçın yıldızı Ibe’ye tanıdığı kredi Beşiktaş’a gol getirdi. Bu dakikadan sonra normal süre Liverpool yarı alanında geçti. Asıl pozisyonlarının dışında oynayan Opare ve Necip yerini hiç yadırgamadı. Gerçi Beşiktaş’ta belki 5 numaralı forma hariç kötü performans gösteren tek bir oyuncu bile yoktu. Töre takımına sahip çıktı. Oyunun sıkıştığı anlarda sorumluluk aldı, dribblingleri ile arkadaşlarını atağa kaldırdı, yeri geldi geriye dönüp defanstan top çıkardı. Serdar kariyerinin en iyi maçını oynadı, enerjisi tükenmedi. Defansta çok akıllıydı, tüm pas açılarını kapattı, hücuma yaptığı bindirmeler Dani Alvesvari idi. Ama tur kapısını kuşkusuz Bilic açtı. Tolgay ile oyunu çözdü, yüksek gerilimdeki maçta sakinliğini korudu ama hırsını kaybetmedi. Tolgay’ın Messivari hareketlerine kenardan verdiği tebessüm bu eşleşmeden ne kadar keyif aldığının bir kanıtı gibiydi. O top korner oldu. Demba’nın topu direkte patladı! Beşiktaş nazarıydı adeta. Tam da Beşiktaş’ın, Çarşı’nın talihsizliği…

Uzatmalarda Beşiktaş temposundan ödün vermedi, en tempolu lig denilen Premier League temsilcisi rakibine oranla maç boyu fizik/kondisyon olarak net üstündü. Maçın penaltılara gittiği an kırmızıların tek ümidi Şampiyonlar Ligi’ni o kalede kaldırmış olmalarıydı. Lovren kaçırdı, Arsenal ve Tottenham maçları ile kendini Ada’ya tanıtan Beşiktaş, Liverpool maçı ile İngiltere’de manşetlere çıktı. Burada ise o penaltı kaçtığında sadece siyah beyaz değil, sarı lacivert ayaktaydı ve sarı kırmızı da; yeşil beyaz da haykırdı o an. Ve Kırmızılar, Avrupa’nın zirvesine çıktığı statta Avrupa Ligi’ne veda ederken bir marş bıraktılar akıllarda; You Will Never Walk Alone Beşiktaş !!

Son Yazıları Avrupa Ligi

Braga’ya Bırakma!

Braga, Liga Nos’un Porto, Sporting Lizbon ve Benfica’nın ardında kalan dördüncü takımı

Çeyreğe 2 Kala

Fenerbahçe bu sezonki yolculuğunda yine önemli sayılacak bir maça çıkacak. Bu seferki

Tek Bilek, Tek Yürek!

Uzun zamandır dolmayan stat, Lazio maçında batı tribünündeki bir miktar boşluğa karşın
Lazio

Kötünün İyisi: SS Lazio

Galatasaraylı taraftarlar için bir kurada gelebilecek en güzel takımlardır İtalyan ekipleri. UEFA

Umulmadık Taş: Molde

Her sene hangi turnuva, hangi şampiyona olursa olsun, bir takım bütün tabuları
Başa Dön