Futbolun Arka Bahçesi

Tarih Yazmak Korkaklara Göre Bir İş Değildir

Avrupa Ligi/Orta Saha

Öyle bir maç, öyle bir eşleşme izledik ki neyi özlediysek hepsi vardı. Taraftarından teknik ekibine, forvetinden kalecisine kadar, hatta ve hatta bir ritüeli canlandırmaya gelmiş rakibine kadar tek kelimeyle futbol şöleni izledik. Slaven Bilic bizlere resmen futbolun teorisinin sahaya nasıl yansıtılacağı konusunda 120 dakikalık inanılmaz bir sunum yaptı. Bekledi, sabretti, sanki golün atılacağı zamanın bile hesaplandığı taktik anlayışını sahaya yansıttı.

Bazen şartlar başarı için her zamankinden daha zor olabilir. Mesela deplasmanda dünyanın en iyi takımlarından birine 1-0 gibi bir skor ile yenilip bir an önce kurtulmak istediğin bir stadda bu maçın rövanşını oynayabilirsin. Tüm bunların üstüne savunma hattın daha önce hiç birlikte oynamamış (ki bunlardan ikisi Opare ve Necip maç eksiği ve kendi bölgesinin dışında oynama durumunda kalmış) da olabilir. Senin gol atman gereken maçta rakip şu an dünyanın en tehlikeli kontratak silahlarına sahip bir takım da olabilir. Hatta kendi evinde oynayacağın maçta tek güzel tarafı ismi olan Atatürk Olimpiyat Stadı, rakip için tarihlerinin en önemli galibiyetlerinden birini aldıkları stad bile olabilir.

Fakat dün gece her şey tam da Liverpool’un istediği gibi giderken bir anda Bilic’in bir oyuncu değişikliğinden çok maçın gidişatını değiştiren hamlesi geldi. Hırvat hoca, bu eşleşmede pek bir varlık gösteremeyen Sosa’nın yerine transfer sezonunun fazla tartışılan ismi Tolgay’ı 61. dakikada oyuna aldı. Bu dakikadan itibaren Beşiktaş vitesi 1’den 5’e yükseltti adeta. Sahada turu geçemeyeceğine inanmış bir tane Beşiktaş oyuncusu yoktu. En önemlisi mükemmel takım savunmasının üstüne ilk yarının aksine havadan değil direk ayağa oynayan bir takım haline dönüştü. O sırada Beşiktaş’ın Eden Hazard’ı Gökhan Töre topu soldan aldı yine rakibini fuleli çalımıyla ekarte edip Demba Ba’ya topu ceza sahası çizgisi üzerinde bırakması, sonrasında Demba’nın sadece bir bitirici değil komple forvet olduğunu kanıtlaması için doğan fırsat ve Tolgay’ın enfes vuruşu… Golden sonra artık her şey daha gerçekti; Bilic’in hayalleri planıyla beraber bir gerçeklik kazanmaya başlamıştı. Rakip Liverpool değil kırmızı forma giymiş 11 adet futbolcuya bürünmüştü. İbre taraftarın da desteğiyle tamamen Beşiktaş’a dönmüş, Liverpool köşesine sıkışmış bir boksör gibi son darbeyi bekliyordu. Ancak o son darbe fileler yerine kale direğinde patlayınca uzatmaları ve seri penaltı atışlarını izlemek zorunda kaldık.

Uzatmada Beşiktaş kaldığı yerden devam etti. Plana sadık kalıp tek pozisyon dahi vermediler. Zaten Brendan Rodgers ayağa pasla çıkamayacağını anlayınca Lambert’i oyuna sokarak uzun toplara dönmek durumunda kaldı. Ama o hamle de Beşiktaş savunması arasında kayboldu gitti. Baskıya rağmen son 6 lig maçının beşinde gol dahi yememiş Liverpool’a; tempo olarak bizim ligimizle kıyas kabul etmeyecek ölçüde daha üst seviye futbol oynanan bir ligin takımına karşı uzatmalarda ikinci golü bulmak pek kolay değildi. Ardından hakemin penaltı atışlarına giden düdüğü geldi. Kale Liverpool tarihinin en önemli penaltılarını attığı kaleydi ama bu sefer geriden gelen ve inancı daha yüksek olan taraf Beşiktaş’tı. Dokuz tane kusursuz penaltı atışı izledikten sonra Lovren topun başına geldiğinde hepimizin içinden geçen onun atamayacağıydı ve öyle de oldu. Milli takımın bile tartışıldığı bir ortamda Beşiktaş, armasındaki Türk Bayrağı’nın hakkını verip hepimizi sokaklara döktü. Teşekkürler Kara Kartal; sende bu inanç olduğu sürece bu uçuş Varşova’da nihayetlenir.

Son Yazıları Avrupa Ligi

Braga’ya Bırakma!

Braga, Liga Nos’un Porto, Sporting Lizbon ve Benfica’nın ardında kalan dördüncü takımı

Çeyreğe 2 Kala

Fenerbahçe bu sezonki yolculuğunda yine önemli sayılacak bir maça çıkacak. Bu seferki

Tek Bilek, Tek Yürek!

Uzun zamandır dolmayan stat, Lazio maçında batı tribünündeki bir miktar boşluğa karşın
Lazio

Kötünün İyisi: SS Lazio

Galatasaraylı taraftarlar için bir kurada gelebilecek en güzel takımlardır İtalyan ekipleri. UEFA

Umulmadık Taş: Molde

Her sene hangi turnuva, hangi şampiyona olursa olsun, bir takım bütün tabuları
Başa Dön