Futbolun Arka Bahçesi

Hayaller ve Planlar

Avrupa Ligi/Orta Saha

Hayatta hiç bir zaman, her beklenti karşılık bulmaz. Bazen beklentiler o kadar büyük olur ki sizi felaketlere sürükleyebilir. Aynı Brezilya Milli Takımı’nın bu yaz karşılaştıkları hüsran, aynı Beşiktaş’ın dün kendi sahasında, rakibinden ne kadar güçlü olsa da iki farklı maçı kaybedip puan bile alamadan tura veda etmesi gibi. Her ne kadar bizi Liverpool maçı ile tarifsiz bir sevince boğsa da Kara Kartal, dünkü maçtan sonra da gece rüyalarımıza girip dördüncü golü yediğimiz kabuslarla uyanmamıza sebep oldu. Peki bir takım 60 dakika oyunu sürklase edip, adam gibi tek bir pozisyon bile vermezken son yarım saatte belkide tarihi farkı görebilecek bir konuma nasıl geldi.

Öncelikli olarak Slaven Bilic’in eşleşmenin iki maçında da Preud’homme’ye karşı sınıfta kaldığını söylemek lazım. Hem oyuncu değişikliklerindeki basiretsiz tutumu, hemde sahaya sürdüğü tamamen duygusal yaklaşımla kurulmuş ilk 11’ler tek kelimeyle Beşiktaş’ın elenmesinin başlıca sebebi. Olcay Şahan’ın arkasında oynayan Kerim Frei bu takımda ne zaman ilk 11’de kendine yer bulacak merak ediyorum. Olcay her ne kadar  Kayseri Erciyesspor maçında kıpırdanma gösterse de son 2 aylık performansıyla yedek kulübesi bile görmemesi gerçekten inanılır bir durum değil. Diğer bir yandan sezon başından beri takımına uygulattığın sistemi zorunlu olarak Kayseri Erciyesspor maçında değiştirmen anlaşılır bir durum olsa da Club Brugge maçının rakip forma rengi hariç Kayseri Erciyesspor maçıyla bir alakası var mı ki sen aynı kadro anlayışıyla sahaya çıkıyorsun? Club Brugge’ün Wild Card ile mi son 16 turuna kaldığını düşünüyorsun? Veya bu maç senin deneysel çalışman mı merak ediyorum? Her fırsatta bu takımın en kilit oyuncusu dediğin Atiba’yı bu maç kenarda tutmanın ne gibi bir açıklaması olabilir. Tolga Zengin bu sene sakat olmadığı zaman da bile hiç bir fark yaratamamışken onun yokluğunda kaleyi devralıp hakkını sonuna kadar veren Cenk Gönen’i kesmenin mantığı nedir? Cenk sakat ise niye yedek kulübesinde oturuyor? İlk maçtan sonra Brugge’ün çok basit bir futbol anlayışı vardır diyen Slaven hocam ne hikmetse o basit futbol anlayışından 2 maçta 5 gol yiyip 2 gol atabilen bir takım sahaya sürdü. Bilic belki takım ortamını yönetme konusunda iyi bir teknik adam olabilir ancak taktik anlamında şuanda Hamza Hamzaoğlu ile aralarında en ufak bir fark yok. Derbilerde yaşadığı bu zafiyeti dün gecede görmüş olduk. Derbileri telafi edebilirsin fakat dünkü maçtan sonra çok daha ileri gidebileceğin ve tarih yazma fırsatı olan bir senede yaptığı akıl almaz hatalar ile bu şansı gelecek yıllara bıraktı.

Belçika ekibine dönücek olursak Bilic’in söylediği gibi “Bir hayalimiz ve bunu gerçekleştirmek için bir planımız var” söylemi tabiri caizse cuk diye oturan bir oyun sergilediler.Soğukkanlı, rakibin gücünü ve zaaflarını iyi etüt etmiş bir teknik adama sahipler. Preud’homme’nin ismini gelecekte sıkça duymamız bizleri şaşırtmasın. Brugge bu sene tecrübeli ve genç oyuncularla nasıl bir uyum sağlanacağını, aynı zamanda neyi yapıp neyi yapamayacaklarını bilen bir takım görüntüsü sunarak hem ligde, Belçika kupasında, hemde yenilgisiz ilerledikleri Avrupa Liginde bizlere göstermiş oldular. Her ne kadar Tom de Sutter isminin adeta Diego Costa’ya döndüren bir Beşiktaş savunması olsa da Sutter’in hakkını da Sutter’e vermek lazım. Maç boyunca Beşiktaş savunmasına hava topları vermeyen Sutter, attığı ilk goldede Pedro Franco’yu uzun boyuna rağmen süratiyle de devre dışı bırakması takdire şayandı. Tabi Preud’homme beraberlik golünün bu kadar erken geleceğini tahmin ettiğini sanmıyorum çünkü golden bir önceki pozisyon oyunun taktik anlayışını değiştiren Gedoz hamlesini yapması ve takımı öne taşıma planını daha sahaya yansıtmadan golü bulmaları da onlar için bir şans oldu. Devamında zaten maç eksiği olan Tolga Zengin, Brugge için sahada yapılması gereken her şeyi eksiksiz yaptı. Özellikle ikinci golde Boli Bolingoli-Mbombo’dan çalım yiyip golü yemesi Milli Takım seviyesine yükselmiş bir kaleci için tek kelimeyle rezaletti. Tolga’nın en azından turu bitirecek golü yemeden önce çalım yiyeceğine rakibi düşürüp kırmızı kart görmesi belkide gecede yaptığı en başarılı hamle olucaktı, fakat onu bile beceremedi.

Beşiktaş adına en güzel şey jeneriklik golüyle turun geldiğini sanmamızı sağlan Ramon Motta’ydı. O da beraberlik golünden sonra fişi çekti ve arkadaşlarıyla kusursuz bir uyum sağladı. Yazık oldu.Beşiktaş kaybedebilir, ne ilk ne son maç olacak ama rakibine kendi sahanda 6-7 tane yüzde yüzlük gol pozisyonu vererek değil.

Son Yazıları Avrupa Ligi

Braga’ya Bırakma!

Braga, Liga Nos’un Porto, Sporting Lizbon ve Benfica’nın ardında kalan dördüncü takımı

Çeyreğe 2 Kala

Fenerbahçe bu sezonki yolculuğunda yine önemli sayılacak bir maça çıkacak. Bu seferki

Tek Bilek, Tek Yürek!

Uzun zamandır dolmayan stat, Lazio maçında batı tribünündeki bir miktar boşluğa karşın
Lazio

Kötünün İyisi: SS Lazio

Galatasaraylı taraftarlar için bir kurada gelebilecek en güzel takımlardır İtalyan ekipleri. UEFA

Umulmadık Taş: Molde

Her sene hangi turnuva, hangi şampiyona olursa olsun, bir takım bütün tabuları
Başa Dön