Futbolun Arka Bahçesi

De Boer İçin Değişim Zamanı

Avrupa Ligi/Rasathane

Fernandao’nun son dakika golünden bu yana çok zaman geçmedi. Ancak iki ekibin de çeşitli faktörlerden ötürü artı yönden ziyade, eksiye doğru gittiğini söyleyebiliriz. Fenerbahçe’de saha içi performansı geriye gidişin sinyaliyken, Amsterdam temsilcisinde saha dışı olayları can sıkıyor. Geçtiğimiz ayı yönetimdeki istifalar ile çalkantılı geçiren takımda, bu ay da sakatlıklar ile başladı.

Takımda sakat olan Vaclav Cerny’nin yanı sıra yedek kalecileri Diederik Boer ve takımın iki direkt oynayan oyuncusu Riechedly Bazoer dizinden, Mitchell Dijks ise kasığından sakat. Golcü Yaya Sanogo’nun iyileştiği söyleniyor ancak yine de maç eksiği var. Bunun yanında esas golcü Arkadiusz Milik iyileşti ve lige bomba gibi bir dönüş yaptı. Kuşkusuz bu haber Frank De Boer’in morallenmesini sağlamıştır.

Bundesliga’ya ayak uyduramayan Polonyalı golcü, geçen sezonu kiralık olarak geçirdiği Ajax’ta Eredivisie’ye uyum sağlayarak 28 gol atmıştı. Bu sezon başında bonservisi de alınan Milik, Polonya’nın Fransa yolculuğunda 6 gol ve 6 asistle katkı vermişti. Sakatlık sonrası çıktığı ilk lig maçında takımı Roda filelerini 6 kez sarsarken, Milik 2 gol ve 2 assit yaptı. Haftasonu oynanan lig maçının 14. dakikasında taraftarların alkışlarla destek verdiği Johan Cruyff, Ajax forması altında 128 gol atan Marco van Basten ve Arsenal’i seçip adanın en çok kazanan topçusu olana dek Amsterdam Arena’yı kasıp kavuran Dennis Bergkamp bu takımın en efsane üçlüsü olarak gösterilir. Artık aktif futbol yaşantısında bu isimler olmasa da, Ajax takımı skorer kimliğini sürdürmeye hep devam etti. Patrick Kluivert, Klaas-Jan Huntelaar ve Luis Suarez ile sezon sezon evrilen forvet hattı, bu yıl en genç ve aç üçlülerinden birine sahip. İlk maç Saraçoğlu’nda oynamayan Milik bu hattın temsilcimiz için en sıkıntılısı. Komple bir forvet olan Milik’in işi sadece atmak değil, aynı zamanda attırmak. Asist özelliğini teknik becerilerine ve oyunu iyi okumasına borçlu. İleri uçta verkaç varyasyonlarına girebilen oyuncu zaman zaman duvar görevi görerek, Ajax’ın sık sık kullanmak istediği orta saha oyuncularının hücum verimliliklerine olanak sağlıyor. Sol ayağı çok kuvvetli ve zorunda kalmadıkça zayıf ayağını tercih etmiyor. Kjaer, Alves ya da Kadlec her kim oynuyorsa oynasın en büyük konsantrasyonu kuşkusuz bu genç Polonyalının üzerinde tutmalı.

Frank De Boer rotasyonu sevmeyen bir adam. Zorunda kalmadıkça da takımı değiştirmiyor. Fenerbahçe karşısında takımı değiştirmek zorunda kaldığı pozisyonlar olacak. Ancak bunun takımın ileri ucunu etkileyeceğini düşünmüyorum. Frank hafta içi El-Ghazi’nin bireysel oyunundan memnun kalmadığını açıklamıştı. Ben buna rağmen genç ve potansiyelli futbolcuyu yine ileri üçlünün sağ kanadında göreceğimizi düşünüyorum. Fischer’in müdavimi olduğu sol kanadın en etkili bench oyuncusu ise duran top ustası Lasse Schöne. Bu isimlere karşılık ilk Ajax maçında sahanın en iyisi olduğuna inandığım Gökhan Gönül, devamlı olarak içeri kat etmeyi deneyen Fischer’e karşı bu maçta da pas kanallarını kapamak zorunda. Ancak Fenerbahçe’nin savunması gereken esas taraf sol kanat. Sarı lacivertli ekibin sol bekinin karşısında oynayacak olan El-Ghazi, ters kanatta oynayan arkadaşı Fischer’e nazaran çok daha hareketli, sprinter ve yıpratıcı bir isim. Rakamlar Hasan Ali’li Fenerbahçe’nin Caner’li takımdan daha az gol yediğini söylüyor. Açıkçası rakamlardan ve Caner’in sakatlığından bağımsız olarak ben de bu maç özelinde Hasan Ali’ciyim. Dikkatlice izlediğinizde Caner’in her maç minimum 2-3 pozisyonda ‘uyuyarak’ adamını kaçırdığını görebilirsiniz.

Orta sahada Topal – Souza sertliğine en yakın isim olan Bazoer’in sakatlığı Frank’ın güne mutsuz başlamasına neden olan konulardan biriydi. Bazoer orta saha direncinin ana noktası. Rakibi yoran, bozan ve topu kaptığında efektif kullanabilen bir box to box orta saha. De Boer, 19’luk Bazoer’in sakatlığının geçtiğini söyledi ancak Bazoer maça başlayacak kadar hazır mı? Futbolcunun oynamaması Fenerbahçe cephesinde en çok Diego’nun işine yarayacaktır. Takımında ileriye doğru en isabetli pas yapan isim olan Brezilyalı, karşısında Bazoer gibi fizik kuvvete dayalı bir orta saha olmadığında çok daha rahat tercihler yapabilir. Ajax Bazoer’siz başlarsa, kadroda yerine tercih edilebilecek iki alternatif mevcut. Bunlardan ilki, Thulani Serrero, genelde hücumcu görev aldığı orta sahada son maç üçlü defansın önünde libero gibi oynadı. Rakip ataklarında Mehmet Topal tarzı tandemin arasına girerek stoper görevi gördü. Bunları okurken aklınızda ülkemizdeki Topal ya da Necip tarzı çapalar belirmesin. Ajax’ın en büyük ilkesi pas yapmak. Ve bunu sahadaki 11 adam da gayet iyi uyguluyor. Serrero, Roda maçında koşan, basan ve alan daraltan özelliklerinin yanı sıra top yapan da bir orta saha görevi gördü. Eğer Frank De Boer tercihini Serrero’dan daha ofansif bir isimden yana kullanırsa o da Daley Sinkgraven olacaktır. Geçen sezonun başında henüz 18 yaşında Heerenveen’den 7 milyon avro bedelle gelmişti. Diğer tüm Ajax orta sahaları gibi ana özelliği top tekniği. Pasör bir oyuncu. De Boer genç oyuncuya zaman zaman kanatta da görev veriyor. Oyunda olduğunda özellikle Fischer ile aralarındaki uyum dikkat çekiyor. Ancak Bazoer’siz bir orta sahada, özellikle oyunu tutmayı ve orta saha direncini seven Pereira’nın Fenerbahçesi’ne, göbekte Sinkgraven tercihi rulet olur bence. Gerçi bu tercih, defansı baş tacı yapan Pereira’ya karşı, ofansif orta saha ile çıkıp rakibi değil ama rakip hocayı korkutmasına neden olursa, ruleti kazanmasını sağlayabilir. En azından Perreira’nın son haftalarda verdiği direktiflerle takımına oynattığı futboldan dolayı bu ihtimal de aklıma yatıyor. Orta saha demişken Hollanda temsilcisi birkaç gün önce kaptanı Davy Klaassen ile olan sözleşmesini 2019 yılına kadar uzattı. İsmi gibi klas olan oyuncuyu özellikle Premier League’den Spurs ve So’ton takip ediyordu. Takımın en değerli ismi olan Klaassen’in maç boyunca ya Topal ya da Souza’nın radarında olması şart.

Frank’ın yaşadığı en büyük sıkıntı ise defansta. Eminim, Mitchell Dijks’in sakatlandığı andan itibaren kara kara defans kurgusunu düşünüyordur. Takım Fenerbahçe’nin ardından Feyenoord ile oynayacak ve elindeki tek sol bek sakat. Aslında Dijks’in back-up’u olarak asıl mevkisi sol bek olan bir futbolcuya sahipler. Ancak Danimarkalı Nicolai Boilesen henüz hiçbir resmi maçta forma giymedi. Frank De Boer son lig karşılaşmasında Roda’ya karşı savunmada biraz deneysel takıldı. Klasikleşen 4-3-3’ten vazgeçen De Boer, Dijks’siz savunma varyasyonları denedi. Takımı kabaca 3-4-3 ile çıkaran Hollandalı hoca, önlerine defansif orta saha Serrero’yu koydu. Yukarıda da belirttiğim gibi Serrero top rakipteyken stoperlerin arasına girerken, oyuna stoper başlayan Tete asıl yeri olan sağ beke, asıl pozisyonu stoper olan Veltman ise sol beke geçti. Bu maç Frank de Boer’un üçlü savunma uygulayacağını düşünmüyorum ki, altı gol attıkları Roda’ya bile kanatlardan gelme imkanı veren Ajax’ın, Nani, Alper, Volkan kombinasyonuna karşı bu tercih ile perişan olacağı görüşündeyim. Peki Frank gerideki dörtlüyü nasıl kurabilir. Düşününce aklıma iki opsiyon gelmekte. Bunlardan ilki Tete’yi sol bek yapması. Bir diğeri ise Veltman’ı sol beke koyup stoperde van der Hoorn’u denemesi. Veltman’ın demin saydığım Fenerbahçe’li kanat oyuncularına karşı yavaş kalacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Tandemini 19 maçın 18’inde yan yana oynatan Frank, Fenerbahçe gibi üst düzey santrforları olan bir takıma karşı, defansın göbeğini “bence” bozmayacaktır. Kişisel fikrim Tete’nin sola geçeceği ve yerine ilk Fenerbahçe maçında sağ bekte görev yapan Ricardo van Rhijn‘in yine sağ arkada forma şansı bulacağı yönünde. Şu ana dek Tete’nin yedeği gibi dursa da, 24 yaşındaki van Rhijn, Bundesliga’nın orta sınıf kulüplerinin dikkatini çekmiş durumda. Tete’nin bek genlerinden gelmesi ve sol ayağını fena kullanmaması, Frank’ın hem tandemi bozmaması hem de sol bek sorununu çözmesi anlamı taşıyabilir. Ajax’ın defans dengesinin bozulması Fenerbahçe cephesinin en çok isteyeceği şey. Robin van Persie’nin sahada olması bile genç vatandaşlarının tüm konsantrasyonlarını uçan Hollandalı’nın üzerinde tutmasına sebep olacaktır. Defansı yıpratıp yerine gelecek olan Fernandao’nun da işini kolaylaştıracaktır. Zaten RvP’nin 90 dakika oynadığı bir maça uzun süredir şahit olmuyoruz ve Fernandao’nun da son dönemlerde yaptığı en iyi iş kenardan gelip tabelayı değiştirmek. Yine de özellikle yakın mesafeden gösterdiği müthiş reflekslerle takımına birçok puan kazandıran Cillessen’i geçmek forvetlerimiz adına kolay olmayacaktır. Cillesen Roda karşısında, refleksleri ile yine ön plandaydı. Fenerbahçe maçında da altıpastan bir kafa vuruşu çıkarmıştı. Olmadık işler yapabiliyor.

Ajax haftasonu ligin en zor ve en az gol yiyen takımlarından biri olan Roda’ya 6 gol atarken, bunu takımın temposu ve hızlı oyunu ile gerçekleştirmişti. Rakibine pozisyon veren Hollanda temsilcisi Fenerbahçe’ye de illaki pozisyon verecektir. Ancak önemli olan iki takım arasındaki tempo farkı. Gerek ligimiz, gerekse Vitor’un skoru bulup oyunu tutma mantalitesi Fenerbahçe’nin en çok zorlanacağı konunun fizik kondisyon olabileceğine işaret ediyor. Bunun yanı sıra Ajax sık sık uzak mesafe şutlar deneyen bir takım ve gördüğümüz kadarıyla Fenerbahçe bu şutlara imkan sağlayan bir ekip. Bütün bunların yanında Ajax’ın yalnızca 23,5 yaş ortalamalı çok genç bir takım olduğu unutulmamalı. Bu takım kendisinden iyi kadrolara karşı sinebiliyor. Bunun en iyi örneklerini ise evlerinde oynadıkları PSV ve deplasmanda kaybettikleri Fenerbahçe maçında gördük.

Son Yazıları Avrupa Ligi

Braga’ya Bırakma!

Braga, Liga Nos’un Porto, Sporting Lizbon ve Benfica’nın ardında kalan dördüncü takımı

Çeyreğe 2 Kala

Fenerbahçe bu sezonki yolculuğunda yine önemli sayılacak bir maça çıkacak. Bu seferki

Tek Bilek, Tek Yürek!

Uzun zamandır dolmayan stat, Lazio maçında batı tribünündeki bir miktar boşluğa karşın
Lazio

Kötünün İyisi: SS Lazio

Galatasaraylı taraftarlar için bir kurada gelebilecek en güzel takımlardır İtalyan ekipleri. UEFA

Umulmadık Taş: Molde

Her sene hangi turnuva, hangi şampiyona olursa olsun, bir takım bütün tabuları
Başa Dön